En iyi 6 şemsiye

Yaz günü şemsiye yazmak da nereden çıktı diyebilirsiniz.

Küresel ısınmanın de etkisiyle artık yazlar da yağışlı.

Hatta yaz yağmurları kış yağmurlarından daha beter bir şekilde bardaktan değil sanki kovadan boşalıyor.

Geçen hafta İstanbul’da bir yemekte buluştuğum centilmenin de şemsiye meselesine benim kadar özenli yaklaştığını görünce, şemsiyelerle ilgili yazımı tekrarlamanın faydalı olacağını düşündüm.

Her ne kadar İstanbul uzun yürüyüşlere elverişli bir kent değilse de yağmura yakalanmak, kısa süre içinde sizi perişan edebilir. Bundan korunmanın en etkili ve hatta tek yolu ise doğru düzgün bir şemsiyeye sahip olmaktır. Üstelik şemsiye, bir centilmenin de, bir hanımefendinin de hem vazgeçilmez hem de işe yarar aksesuvarlarından biri.

Ben de bu hafta size biraz şemsiyelerden söz edeyim ve bazı tavsiyelerde bulunayım dedim. Şemsiyeler türlü türlü aslında. Her birinin işlevi ayrı, kullanıldığı yer ayrı, buna göre tasarımları da farklı. Bir golf şemsiyesi ile yürüyüşte kullandığınız bir şemsiye bile farklı.

Benim burada bahsedeceğim şemsiyeler daha çok şehirde veya kırda dolaşırken kullanacağınız türden.

Dediğim gibi, şemsiye çok işlevsel ve hayat kurtaran bir aksesuvar.

Bu nedenle eğer otomobiliniz bir Rolls Royce değilse, yani kapısının içinde markaya özel üretilmiş bir şemsiye saklamıyorsa, otomobilinizin bagajında mutlaka bir şemsiye bulunmalı. Ya da torpido gözünde bir küçük katlanabilir şemsiye olmalı. ‘Aston Martin’in de bazı modellerinde bagajda markaya özel bir şemsiye bulunuyor.

Elbette ani bir yağmura yakalanırsanız, sokak satıcılarından 10 liraya anı kurtaracak bir şemsiye alıp o an için ıslanmaktan bir nebze olsun kurtulabilirsiniz ama asıl olarak en az bir iyi şemsiye sahibi olmak esastır.

BİRİNCİ KOŞUL DOĞAL MALZEME

İyi bir şemsiyenin olmazsa olmaz koşulu ise gövdesinin kaliteli bir ahşaptan veya doğal bir malzemeden imal edilmiş olmasıdır. Bu malzeme ahşap, bambu veya bağa olabilir. Kaburgası kaliteli metalden olmalıdır. Kaburga eklemleri dayanıklı, paslanmaz malzemeyle kaplı olmalı, ahşabı iyi işlenmeli ve uzun süre kurutulmuş ahşaptan üretilmelidir. Üzerindeki su geçirmez kaplamanın ise naylon değil, dokuma olması şarttır. Doğal malzeme kumaşların “empermeabilize” yani su geçirmez hale getirilmişinin kullanılması idealdir.

Şemsiyenin kumaşı çok farklı desenlerde olabilir. Erkekler için düz siyah olabileceği gibi, farklı renklerde minik şal desenli, piedöpul, ekose, prensdögal veya çizgili olabilir. Kadın şemsiyelerinde renk ve desen çok daha çeşitlidir. Puantiyeli şemsiye bir kadında çok hoş durabilir ama bir erkeği sadece komik gösterir. İşte bana göre en iyi 6 şemsiye.

1- SWAINE ADENEY BRIGG

Londralı Swaine Adeney Brigg aslında daha çok erkeklere yönelik bir aksesuvar mağazası. Çanta, cüzdan gibi aksesuvarlar, fötr, melon, silindir şapkalar ve kasketler, enfes bastonlar, yürüyüş bastonları ve av baston oturakları gibi şeylerin yanı sıra Brigg markası ile “krallara layık” şemsiyeler üretiyor. Krallara layık cümlesini laf olsun diye söylemiyorum, İngiliz Kraliyet ailesinin erkekleri bu markanın şemsiyelerini kullanıyor. En bilinen müşterileri Prens Charles. Zaten en pahalı modellerinin adı da Malakka kamışından ısmarlama olarak imal ettikleri Galler Prensi modeli. Fiyatı yaklaşık 600 Euro. Armut, kiraz, akçaağaç, bambu ve kestane, kullandıkları diğer ağaç türleri. Erkek şemsiyesi kadar kadın şemsiyeleri de ünlü. Fiyatları 300 ila 600 Euro arasında değişiyor. 1750 yılından bu yana şemsiye üreten Brigg dünyanın en iyi şemsiyesi bana göre.

Özel siparişle, sapının içinde minik içki mataraları bulunan modeler de yapıyorlar. Hazır ürünleri zevkinize uymuyorsa, sipariş de verebiliyorsunuz. Siparişinize göre üç hafta ile üç ay arasında bir teslimat süreleri var.

Piccadily Arcade’deki mağazaları küçük ama şahane bir dükkandır ve kızıma da Sherlock Holmes kitaplarını hatırlattığı için onun da favori dükkanıdır.

Prens Charles Brigg şemsiyesi ile

2. FRANCESCO MAGILA

Francesco Magila muhtemelen kıta Avrupa’sının en iyi şemsiyecisidir. 1854 yılında Milano’da açtığı atölyede şemsiye üretimine başlayan Magila 160 yılı aşkın zamandır giderek artan bir kalite anlayışıyla şemsiye üretmektedir. Çok özel ahşaplarla çok özel dokunmuş kumaşları tamamen el işçiliği ve en eski metotlarla bir araya getiren Magila’nın şemsiyeleri çok zor ulaşılabilen ürünlerdir. Ortalama fiyatları 600 Euro civarındadır.

3. MARIO TALARICO

Her ne kadar Maglia İtalya’daki en iyi şemsiye üreticisi olarak bilinse bile benim bu ülkedeki favorim Mario Talarico’dur. Kurulduğu 1860’tan bu yana hiç değişmeyen bir ortamda, günde toplam 3 şemsiye üretir Talarico. Ahşap saplar elde tek tek yapılır, tek tek oyulur. Kumaşlar özenle seçilir. Her biri elde işlenir. Desenleri en uygun birleşecek şekilde fireden kaçınılmaksızın kesilip biçilir. Her malzeme çok özeldir. Bambu, yaban kirazı, sedir, Malakka kamışı, ceviz gibi malzemeler yıllarca saklanır ve üretime uygun hale getirilir. En ucuzu 300 Euro civarındadır. Ana gövdesi tamamen bağadan üretilen bir şemsiyesinin 10 bin Euro’ya satıldığını duymuştum bir zamanlar. Daha çok siparişle çalışır ama hazır olarak da bulunabilir.

4. JAMES SMITH AND SONS

185 yıldır Londra’nın centilmenlerine şemsiyeler ve baston üreten James Smith and Sons, gerçekten fiyat-kalite orantısında şahane bir şemsiyecidir. Sıradan görüntülü modelleri bir ana, sapına farklı hayvan figürlerinin oyulduğu modelleri eşsizdir.

Sevdiğiniz köpek cinsinin ya da avlamayı sevdiğiniz bir hayvanın figürünü taşıyan şemsiyeleri iyi kalite ağaçlardan üretilmiştir. Kaybetmediğiniz sürece yıllar boyu sorunsuzca kullanabileceğiniz bir şemsiyedir. Ancak kumaş seçeneği fazla değildir. Erkek şemsiyelerini genelde tek renk naylon bazlı kumaştan üretir. Fiyatları 250 Euro civarındadır.

5. FOX

Niye sıralamada aşağılara koyduğumu bilmediğim bir şemsiye üreticisidir Fox. Brigg’in hemen altına da koyulabilirdi aslında. Çok şık şemsiyeler üretir. 900 ayar gümüşten yaptığı şemsiye sapları birer sanat eseridir. Ismarlama şemsiye de imal eder. Yıllar önce Fox’tan aldığım abanoz ağacı gümüş işlemeli şemsiyemi çaldıklarında çok üzülmüştüm. Çok özel bir şey talep etmezseniz fiyatları da uygundur. 150- 200 Euro civarındadır.

6. BROOKS BROTHERS

“Bir şemsiyeye bu kadar para verilir mi? Bir şemsiye almak için Londra’da, Milano’da dükkân dükkân dolaşacak mıyız? Memleket neleri konuşuyor, sen nelerden bahsediyorsun. Üşüttün mü?” diyecek olursanız öfkenizi dindirmek için son bir önerim daha var: Brooks Brothers. Bir süredir Türkiye’de de var olan ünlü giyim markası Brooks Brothers’ın şemsiyeleri de mükemmeldir. Üstelik de fiyatları yukarıda saydıklarımın 5’te biri civarındadır. Markanın Türkiye’deki dükkânlarında şemsiye var mı bilmiyorum. Varsa ve fiyatları 500-600 TL’nin üzerine çıkmıyorsa kaçırmayın derim.

CELAL BİRSEN: Türkiye’nin şemsiyecisi Celal Birsen de çok şık ve güzel şemsiyeler üretiyor aslında. Ancak ahşap işleme konusunda zaman zaman özensiz davranıyorlar. Tabii bu biraz da hammadde meselesi. Ancak saplarının bazen zaman içinde formlarını kaybetmesi dışında oldukça iyi ve güzel şemsiyeler yapıyor Celal Birsen de.

***

Görüşlerinizi okuyorum

Cuma günü, genç bir okurun malini paylaşmış görüşlerinizi bildirmenizi istemiştim.

Çok teşekkür ediyorum.

Yaklaşık 3 bin kadar mail geldi.

Hâlâ da geliyor.

Hepsini okuyorum.

Değerlendirip, sizin fikirlerinizi de yazacağım.

Ama o kadar çoklar ki, biraz vakit alacak.

Bu hafta içinde yetiştirip yazabileceğimi düşünüyorum.

Emekleriniz için de teşekkür ediyorum.

***

Elektrikli traktör

Birkaç hafta önce Önder Yol’un yaptığı elektrikli traktörlerden söz etmiş ve deneyip yazacağımı söylemiştim.

Ancak Önder Yol sürekli erteleyip durdu bu buluşmayı ve denemeyi.

Nedeni dün ortaya çıktı.

Meğer benden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a denetmeyi planlıyormuş.

Eh, artık en etkili ve en yetkili kişi elektrikli traktörü denediğine göre benim deneyip yazmama gerek kalmadı.

Büyük usta, değerli dost Şener Şen’in Züğürt Ağa filminde dediği gibi “Ağanın sözünün üstüne söz söylenmez”.

***

MHP’nin Suriyeli politikası ne?

Suriyeli göçmenlerin yarattığı düzensizliğe karşı sonunda bir adım atılacak galiba.

Bir zaptı rapt gelecek.

Ancak ben bir kez söyleyeyim, Suriyeli göçmenlerin yüzde 80’i ülkelerine dönmeyecek. Onlar artık buralı.

Bir süre sonra Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin haklarından, kültürel haklarından,

Suriyelilerin eğitim haklarından falan söz ediyor olacağız.

Suriyeli mafyalarının oluşacağından falan zaten kuşkumuz yok.

Benim merak ettiğim ise Sayın Devlet Bahçeli’nin bu konuda ne düşündüğü.

Devlet Bey’in ya da MHP’nin Suriyeli göçmenler ya da mülteciler konusundaki fikri ne?

Nasıl bir politika öneriyorlar?

Bu konuda ne düşünüyorlar!

***

Yalova Kaymakamı yok artık

Rize’nin bir ilçesinde, bir Kaymakam bir parkın isminin “Atatürk” yapılmasına izin vermemiş.

Geldiğimiz nokta bu artık.

Ama geçer merak etmeyin.

O Kaymakam’a gelince.

Kendini Yalova Kaymakamı zannediyor olmalı.

Ama değil.

Güvenmesin.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hayatı zenginleştirenin satın aldığımız şeyler değil, yaşadığımız anlar olduğunu anladığımız zaman.