|
|
|
Bu yazıya toplam 9 yorum yapıldı.
Yorumlar :
| kemal'im - 13/MAY/2008 14:31 |
sayın altaylı
cebinde metelik olmayıp soyadı demirel olana banka verenler bile aklandı bu ülkede.sen hala migros vs diye konuşuyorsun.
en azından adamlar daha batmadı.batarsa kredi, onlarda aklanır illaki.düzen böyle kurulmuş.
önceliğe gelince,adam tabiki kendine yakın olanı kayıracak. öyle olmazsa zaten eşyanın tabiatına aykırı durum olur.
nasılki şimdiye kadar iktidar olanlar yaptıysa fark yok yani. bu kadar kadı kızındada olur.
|

| nedimevci - 13/MAY/2008 14:33 |
değerli okuyucular
dün ilk kez bir yorum yaparak fikirlerimi paylaştığım bu platformda bugün Fatih Bey'in yazısını okuyunca "yüzü eskimeyen" deyimini kullancağım.
Çünkü çağdaş demokrasilerde kamu kurumlarının yöneticileri hükümetler tarafından herhangi bir baskıya uğradıklarında bunu istifa ederek protesto eder gerekçe olarakta fikir uyuşmazlığını gösterir.
atv-sabah kredisinden sonra her iki kamu bankasının da yöneticilerinin onurlu insanlara yakışır şekilde istifa etmesini bekledim. Maalesef istifa etmek yerine yapılan uygulamayı savunmaları beni çıldırtıyor. Bu yöneticilere PES demek istiyorum. Halkbank genel müdürü de kredi olayından hemen sonra bir gazeteye röportaj vererek uygulamayı savunmuştu.
İnanın anlamakta çok güçlük çekiyorum. Ne olurdu sanki bir kez olsun hayatının en onurlu işine bu kadar yaklaşmışken ayyuka çıkmış baskıyı açıklayarak istifalarını verselerdi.
ONUR böyle birşey olsa gerek en tepede iken ilkeler gereği bırakıp gidebilmek.
Bu arada "Invisible Reflections" rumuzlu arkadaşa iyi dilekleri için teşekkür ederim.
Ne zaman adam oluruz?
ithamlarla kalmak yerine erdemlice bırakıp gitmeyi becerebildiğimiz zaman.
|

| ferhatdon - 13/MAY/2008 14:58 |
BEN BU GAZETECİLERİ ANLAMIYORUM!
Fatih Altaylı dünkü yazısında Vakıfban'kın BDDK tarafından izlendiğini hatta yönetimine BDDK tarafından bir kişinin konulduğundan bahsediyordu.Bunlar aynen olmuş ve Fatih Altaylı bunlar sanki gözlerinin önünde olmuş gibi gerçekmiş gibi anlatıyordu.
Bizde vay be neler oluyormuş diye heyecanla okurken birde bakıyoruzki bugünkü yazısında Fatih Altaylının bu anlattığı olayların hiç aslı astarı yokmuş.
Şimdi hangisine inanacağız hangi yazı doğru?Fatih Altay'lının dünkü yazısınamı inanalım yoksa bugünkü yazısınamı?
Gazeteciler neden bir söylenti yada dedikodu duyduklarında teyid etme gereği duymazlar? Bu şekilde yazılar günümüzde çoğaldığı için maalesef haber kirliliği medyamızda çok fazla.
Ben bir okurum ve hakkımı istiyorum. Hakkım doğru haber. Gazetecilerin birinci görevi bence doğru haberdir. Özelliklede köşe yazarları bu doğru habere çok daha dikkat etmelidirler çünkü onlar birde bu haber üzerinden yorum yapmaktadırlar.
Ama onlar işin kolayını bulmuşlar.Ben bir yazayım nasılsa bi cevap gelir.Gelmezse (özelliklede Emin Çölaşan'nın yaptığı gibi) 5 gün önce yazdım TIK yok 10 gün önce yazdım TIK yok gibi bir ikide sıkıştırırım öyle yada böyle bir cevap alırım.
Gazetecilik bumu?Gazeteciler reytingini böylemi alıyorlar bilemiyorum ama neyin ne olduğunu anlayamamak benim hiç hoşuma gitmiyor.
Vakıfbankla ilgili ne düşünmem gerektiği hakkında hiçbir fikrim yok. Fikri olan arkadaşların bu fikre bu iki yazıdan nasıl ulaştıkları konusundada şüphelerim olabilir ancak.Somut bilgisi olan arkadaşların yazılarını merakla bekliyorum.
Saygılarımla,
|

| barış sevgi - 13/MAY/2008 16:44 |
Derin devlet iş başında!
Anayasa Mahkemesi Başkan vekili bir araç tarafından izlendiği endişesiyle Ankara Emniyet Müdürünü arıyor.Şüpheli araç emniyete aitmiş.
Herhalde Başkan vekili ve arkadaşı gerçekten izlendiklerine ikna olmasalar, emniyet müdürüne başvurmazlardı.
Araç kaçakçılık ve organize suçlarla ilgiliymiş.
Ben her şeyi Ergenekon'a bağlıyorum ama elimde değil.
Acaba neden izleniyorlardı???????????????
|

| KARECHi - 13/MAY/2008 16:51 |
Sayin Altayli,
Dun medyada ´aclik sinirinda yasayan´ kuyumcu,avukat ve doktorlarin haberi vardi.Mutlaka okumussunuzdur.Ben aksam haberlerinde de izledim.Konuyu soran muhabirlere kuyumculurain verdigi cevap ´´yorum yok´´tu..
Vergi kaciran bu meslek guruplariyla ilgili mutlaka yazilar yazmissinizdir.
Bunlari onlemenin,denetim altina almanin bir yolu yokmudur? Yilda odenmeyen verginin haddi hesabi yok.Bu vergiler ekonomiye kazandirilsa bizim icin elbet cok daha iyi ve guzel olacak.
Herseyi cok bilen maliye bakanimiza bu konuyu guzel bir yaziyla hatirlatsaniz,belki bir careler dusunurlerde harekete gecerler.
Camekanlarinda kilo kilo altini olan,ozellikle yaz aylarinda dugunlerin nisanlarin bolca oldugu,yurt disindan gelenlerin altin aldigi kuyumcularin azgari ucret kadar gelir elde ettigini beyan etmesi rahatsiz ediyor beni..
Kapali carsidaki kuyumcularin vergi beyanlarina bakarak aclik sinirinda yasadiklarina inaniyormusunuz?
Selamlar....
|

| doruk - 13/MAY/2008 17:25 |
İŞVERENLERİN SEFALETİ
SEFALETİN İŞVERENLERİ
gelir vergisi beyannamelerine gore
iş adamları, doktorlarımız, avukatlarımız, müteahhitlerimiz
gibi serbest meslek sahipleri, işverenlerimiz, rantiyemiz
açlık sınırının altında sürünüyor...
ticari zekasıyla ovundugumuz
kayserili isverenlerimiz/serbest meslek sahiplerimiz bile
aylık ortalama 816 lira gelir elde etmisler...
43 ilde ise durum daha da vahim...
elde edilen gelirler asgari ucretin bile altında...
mutesebbis ruha, vatanseverlige, durustluge bak...
yanında calistirdigi adamdan bile
doktor hastabakıcıdan
avukat ofisboydan
fabrikator ustabasindan,
mueteahhit duvar ustasından
daha az kazaniyor,
daha az vergi oduyor...
ama pes etmiyor,
istihdam olsun diye aclik sinirinin altında bile
sirketini aciyor, calisiyor, calistiriyor.
yiyin efendiler yiyin...
|

| KOCASOPA - 13/MAY/2008 17:58 |
| sayın altaylı son on yılda devlet büyüklerden kimlerin suudi kralından hediye aldıgını ve bunun miktarını açıklayamazlarsa gazetecilere ve tv cilere ve yorumcuklara da inanmayacagım.ne var ki bunda.devlet sırrı bişle sayılmaz.haydi bunu ,ilk açıklayan ve tesbit eden siz olun...başarılar...
|

| hasan tahsin - 13/MAY/2008 18:49 |
Sn Altaylı.
Vakıfbank: "BDDK ile sorun yok" başlığını kullanmışsınız.
Vakıfbank'a "anahtar uyduracak bir çilingir" henüz ortaya çıkmadı diyeblirmiyiz ?
Yoksa çilingirler çok maharetlide biz seslerini duyamıyormuyuz.
Kimbilir ortalık çok gürültülü de "çilingir"seslerini net olarak
duyamıyoruz.
Hortumcu Çilingirler artık vazgeçsinler,kamu kilitleriyle uğraşmaktan.
Takatsız kaldık.
Kuruduk,kuruduk.!
Yakında kasalardan "tin,tin" sesleri gelmeye başlayacak.
|

| ANKARALİOGUZ - 13/MAY/2008 22:48 |
Aşağıda yazacaklarıma yeminli iktidar düşmanları karşı çıkacaklar ama sağduyulu arkadaşlar birazda olsa hak vereceklerdir.
AKP İktidarı kendisine yandaş medya kurmaya mecbur bırakıldı.
Zira türk medyasında kendi çıkarları için ülkeyi bir kaosa gözü kapalı sürüklüyecek bir çok gözü dönmüş var.
22 temmuz sonrasından bu yana birer günde o kadar çok kavramla tanıştık ki, hepside Hürriyet ve Özkök patentli.
Mahalle Baskısı, Malezya olurmuyuz?, İran olmaya az kaldı...
Laiklik ve Cumhuriyet elden gidiyor. Ne yazık kı bu tür haberler reyting yaptığı için bu sitenn sahibi bile kendisinin bile inanmadığı yazılar yazdı.
Bu durumda baktı ki Hükümet, bu medya bizi hallaç pamuğu gibi ordan oraya savuruyor. Yüzde 47 ler bile yetmiyor.
En güzel yol karşı bir medya oluşturmak.. Manupule edilmiş beyinlere en iyi medya yolu ile yaklaşmak olduğunu anlamış durumda.
Ülke gündemini bir gurubun gazetelerinin belirliyemediği bir ortam yaratılması gerekiyordu. Dünyada hiç bir iktdar AKP iktidarı kadar kendisine bir yakın bir medyaya ihtiyaç duymadı.
Oğuz Ağca
|

*Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekiyor. Eğer kayıtlı üyemizseniz her sayfanın üst bölümünde yer alan kullanıcı adı ve şifre alanlarını doldurarak giriş yapınız.
**Kayıtlı değilseniz üye olmak için tıklayın.
|
|
|