Bana gelince disiplin Okan’a ‘çıt’ yok

Akhisar’ın hocası Okan Buruk çıkıyor ve Tudor’a ‘seviyesiz’ diyor. Kulüpten ‘çıt’ çıkmıyor. Rakip hoca senin hocana ve dolaylı olarak G.Saray Kulübü’ne ‘seviyesiz’ diyor. Bir yanıt ver, bir laf et. Beni disipline veriyorlar ama Okan Buruk’a cevap bile veremiyorlar!

– G.Saray seyircisi, maç öncesi Tudor’u ıslıkladı… 4 gole rağmen hoca ve yönetim istifaya çağrıldı, yönetici taraftarla kavga etti… Yardımcı antrenör Ayhan Akman, futbolcularla tartışıyor… Şu anda lider bir takım var ama kriz bitmiyor?

Galatasaray taraftarı tanınmayacak halde. Ben takımı eleştiriyorum diye bana da kızıyorlar ama sonra da gidip maçta daha oyun başlamadan Tudor’u ıslıklıyorlar. Ulan bi durun yahu! Bir maç başlasın en azından. Tudor hala bu takımın hocası olduğuna göre ve sen de maça takım kazansın diye gittiğine göre Tudor’u ıslıklamayacaksın. Ha maç biter, yenilmiş olursun ne halt edersen et! Ama daha bismillah, Tudor’a ıslık. Ayhan’ın öfkesi de normal bence. Çünkü Tudor’un hataları da ona yükleniyor. Yüklüyoruz daha doğrusu. O da geriliyor. Dediğiniz gibi takım lider ama kriz bitmiyor çünkü Galatasaray’da yönetim yok.

– Burada yönetimin hatası nerede?

Bakın kardeşim, Tudor’u tartışmaya açan yönetimin bizatihi kendisidir. Lucescu’ya görüşmeye gittiğin anda Tudor’u aslanların önüne atmışsındır. Bu yapılır mı, yapılır ama bunu iyi bir yönetim motivasyon unsuru olarak kullanır. Kötü bir yönetim ise hocayı harcamış olur. Yönetimde hata çok. Mesela Akhisar maçından sonra, Akhisar’ın hocası Okan Buruk çıkıyor ve Tudor’a ‘seviyesiz’ diyor. Kulüpten ‘çıt’ çıkmıyor. Ulan rakip hoca senin hocana ve dolaylı olarak Galatasaray kulübüne ‘seviyesiz’ diyor. Bir yanıt ver, bir laf et. Çıt yok. Beni disipline veriyorlar ama Okan Buruk’a cevap bile veremiyorlar. Siz de buna ‘Galatasaray yönetimi’ diyorsunuz. Daha sayayım mı? Başkana tribünden istifa çağrısı yapılıyor. Bir yönetici dönüp taraftara küfrediyor. Olabilir ama eden yöneticiyi tanırsan olamaz. Çünkü taraftarı bu hale getiren o. Taraftarlara her türlü ‘imkanı’ sağlayan, taraftar gruplarını ‘mali’ girişimlerle koordine edeceğini düşünüp işi bu hale getiren o. Sonra da çuvallıyor ve küfür…

*************

YA HAKEM AKHİSAR’I 10 KİŞİ BIRAKMASAYDI

– G.Saray-Akhisar maçında adrenalin yüksekti. İlk yarı 2-0 mağlup G.Saray, ikinci yarı coştu…

İki şok golle 2-0 geriye düştüğünde bile pek çok Galatasaraylı, bu maçın alınabileceğini tahmin ediyordu. Çünkü o ana kadar oynanan oyunun hakkı 2-0’ı göstermiyordu. Buna rağmen yenilebilirdi de. Çünkü 2’den geriye dönmek çok kolay olmuyor. Orada hekemin etkisi büyük oldu. Rakip 10 kişiye düştü haksız bir kırmızı kartla. Zaten çok üstün olan G.Saray rahatladı. Futbolcular taktik olmadan da coşup çok iyi oyunlar oynayabiliyorlar. Bu kez öyle oldu. Tabii çok önemli bir etken de, Ndiaye’nin uzun zamandan beri ilk kez iyi oynaması, görevlerini yapması oldu. Maçı kotaran adam aslında Ndiye oldu. Geçen hafta hatalı gol yedi diye Muslera’yı eleştirince, taraftarlardan tepki gördüm. “Vay efendim nasıl Muslera’yı eleştirirsin” Eleştireceğim ki, formsuzluğu, hataların nedeni ortaya çıksın. Al işte bu hafta da çok hatalı bir gol yedi. Hatırlayın geçen sezon da az yakmadı Galatasaray’ı. “Ama çok kurtarıyor.” Kurtaracak tabii, işi kurtarmak, gol de yiyebilir. Ama büyük hatalar yapmayacaksın. Ya hakem rakibi eksik bırakmasa, ya Galatasarday oradan dönemese!

*************

BEŞİKTAŞ’TA MESELE KAFALARDA

– Beşiktaş bir türlü lige konsantre olamıyor. Şenol hoca bunu nasıl çözmeli?

Geçen hafta da söylediğim gibi Beşiktaşlı futbolcular rakip seçiyor sanki. Güçlü rakibe iyi, güçsüz rakibe kötü oynuyorlar. Tabii bir de Avrupa maçlarının dönüşünde hep kaybediyor Beşiktaş. Bunun nedeni konsantrasyon bozukluğu. Avrupa’dan lige kafalarını çeviremiyorlar. Orada bir duygusal boşalma, bir adrenalin patlaması yaşıyorlar, belli ki ve ligde de o boşalma nedeniyle maça asılamıyorlar. Galiba G.Saray’ın şanssızlığı Avrupa maçı oynamadığı bir hafta Beşiktaş’la karşılaşması oldu. Şenol Hoca’nın değilim, belki psikologların çözeceği bir durum var ortada. Çünkü Güneş son Avrupa maçında rotasyona rağmen bu ligde bu sonucu aldıysa, mesele onda değil, futbolcuların kafasında.

PENALTI TARTIŞMALARINI GÜLEREK İZLİYORUM

– Kayseri-Beşiktaş maçındaki penaltı Türkiye’yi ikiye böldü. Siz ne diyorsunuz? 

Bu konuda eski hakemler arasındaki tartışmayı gülerek izliyorum. İki ünlü ve çok popüler eski hakem televizyondan defalarca izledikleri, ağır çekim her açıdan tekrar tekrar gördükleri bir pozisyon hakkında iki farklı karar verip, ikisi de haklı olduğunu iddia ediyorsa, burada söz bitmiştir. Belli ki, burada önemli olan yorumdur ve hakemin verdiği karar doğrudur çünkü hakem penaltı olarak yorumlamıştır. Hakem penaltı demeseydi o da doğru olurdu. Çünkü sonuç olarak maçı yöneten o. Umut Bulut da oyun sırasında çok itiraz ettiği pozisyona maçtan sonra “Cenk’e temasım olmuş olabilir. Herkes penaltı diyorsa demek ki, penaltı” diyerek çok centilmence ve adam gibi bir nokta koymuştur. Buradaki mesele şu: Bu penaltı ama bundan çok daha penaltı olan pek çok pozisyonda hakemler, hatta aynı hakem ‘devam’ kararı verebiliyor. Oyuncuları da, hakem eskilerini de yanıltan bu oluyor.

B.MÜNİH ZOR AMA İMKANSIZ DEĞİL

– Kartal’a Devler Ligi’nde B.Münih çıktı… 

Beşiktaş için herkes onu isterim bunu isterim diye yazdı, söyledi. Kimi Shakhtar dedi, kimi Basel’i istedi. Futbolcular ise “Real Madrid” falan dediler. Gel gör ki, Bayern Münih çıktı. Beşiktaş’a ters gelecek futbol oynayan bir takım ve finale yürümesi muhtemel görünen bir ekip. Biliyorsun futbol için, “11’er kişilik iki takımın oynadığı üç hakemin yönettiği ve sonunda Almanlar’ın kazandığı bir oyun” denir. Zor kura. Ama imkansız değil.

*************

FENERBAHÇE 2 YAŞINDAKİ ÇOCUK GİBİ

– Fenerbahçe çok önemli bir maçı kazandı. Bursa gibi bir ekibe tek bir pozisyon dahi vermedi. Aykut Kocaman takımı kendi istediği yola soktu. Ne söyleyeceksiniz?

Fenerbahçe kazanıyor. İyi oynamıyor, göze hoş gelen bir futbol oynamıyor ama puan alan bir futbol oynuyor. Fakat kırılgan yapısı da gözden kaçmıyor. Gitmeyen bir şey var Fenerbahçe’de. Nedir diye sorsan somut söylemem ama maçlarını izlerken bunu hissediyorsunuz. Takımın en önemli transferi Valbuena’dan yararlanamıyorsanız, coşkuyu hissetmiyor ve hissetiremiyorsanız bir sorun vardır. Fenerbahçe 2 yaşında bir çocuk gibi. Yürüyor, hatta hafiften koşuyor ama her an düşüp bir yerine incitecek diye tedirgin olursunuz ya, öyle bir hali var.

KANARYA’NIN GENETİĞİNDE VAR

– Daha önce ‘F.Bahçe yarış dışı kaldı mı?’ sorumuza hep kızıyordunuz. ‘Geri dönerler zirveye oynarlar’ diyordunuz. Bu yorumu neye dayanarak yaptınız? 

Çünkü o Fenerbahçe. Büyük hatalar olmadıkça mutlaka geri dönüşler yapan bir takım. Bunu yapamadığı da oluyor bazen ama genelde bir şekilde tutunmayı beceriyor. Genetiğinde var. Teslim olmuyorlar. Direniyorlar. Öyle veya böyle. Kadrosu da iyi baktığınız zaman. Öyle bir kadro, hocasız bile çok hızlı pes etmez.

SONUÇLAR SEÇİMİ ETKİLEMEZ

– Sizce bu sonuçlar Fenerbahçe’de seçimi etkiler mi?

Sonuçlar seçimi falan etkilemez. Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım’ın kurduğu bir sulta var. 18 yılda kulübe üye yaptığı binlerce kişi var. Ne yaparsan yap Aziz Yıldırım’a oy verecek, Azizbahçeli bir kitle var. Tahminim bunların sayısı 7 bin civarında ve bunlar “Ben bıraktım” demedikçe Aziz Yıldırım’ı başkanlıkta tutarlar. Bir Galatasaraylı olarak da benim işime gelir bu durum o ayrı. Üstelik Aziz Yıldırım şimdi ‘siyasetin’ de desteğini almış görünüyor. Benim anlamadığım Yargıtay’daki davanın niye hala sonuçlanmadığı. Bu kadar önemli bir dava iki yıldır Yargıtay kararı belkiyor.

*************

NE KAÇIYORSUN BE EVLADIM!

– Burak Yılmaz büyük bir kaza atlattı… 

Futbolcular hızlı, spor otomobillere bayılıyorlar ve sonunda bunlar oluyor. Sadece bizde değil, her yerde. İngiltere’de. İspanya’da, her yerde futbolcular kaza yapıyorlar, ölümden dönüyorlar. Çok şükür Burak’a bir şey olmadı ve çarptığı araçta da kimse yokmuş şansa. Kaza bu olur. Futbolcuların meslekleri gereği dikkatli olması lazım diyeceğim ama bunlar da delikanlı. Beni asıl kızdıran Burak’ın kaza sonrası olay yerini terkedip ‘kaçması’. Bu hoş değil. Ne var bunda, kaza işte. Dur bekle, polis gelsin, yasal işlemler yapılsın. Ne kaçıyorsun be evladım!

*************

ALT LİGLERDE BİRÇOK REZİLLİK YAŞANIYOR

– Liglerde enteresan olaylar oluyor. Alanya- Kayseri maçı sonrası yaşanan kavga, 2. ve 3. liglerde boykot kararları, Mertcan Çam’ın parasını vermeyen yönetimi TFF’ye şikayet etmesi yüzünden Urfalı başkan tarafından dövülmesi…

Az saydınız, başka rezillikler de var. Galatasaray Başkanı’na taraftarlar şişe, taş falan atıyor, kulüp başkanları ‘en büyük rakibimiz hakemler’ diye veryansın ediyor. Alt liglerde daha ne rezillikler yaşanıyor. Ne yazık ki, bu durumu Türkiye’nin genel durumundan ayırmak mümkün değil.

Mertcan Çam