Aziz Yıldırım Güneş’i alsın!

“Kocaman’ın ‘Gereğini yapacağım’ sözüyle ne demek istediğini kimse anlamadı. Eğer giderse yerine Rıdvan Dilmen gelsin, Daum gelsin veya Yılmaz Vural gelsin. Ya da daha iyi bir fikir olarak Beşiktaş’ta pek keyfi yerinde olmayan Şenol Güneş’i alsınlar. Ben Aziz Yıldırım olsam, Güneş’e hemen teklif götürürüm.”

– Konu tabii ki yine Fenerbahçe. Aykut Hoca, Osmanlı maçından sonra “Gereğini yapacağım” dedi ama istifa sözü ağzından çıkmadı. Ama sonunda “Yönetim beni kararımdan caydıramaz” dedi. Sizce bu sözler ne anlama geliyor? Yönetim ile bir güven tazelemesi mi yapmak istiyor?

– Bu sorunuza yanıt vermek hemen hemen imkansız. Bana Aykut Kocaman’ın sözlerinin ne anlama geldiğini soruyorsunuz. Kocaman’ın sözlerinin ne anlama geldiğini anlamak çok da mümkün bir şey değil. Çünkü Kocaman, soyadı gibi kocaman ama içi boş laflar eder ve ne dediğini anlamak genelde imkan dahilinde değildir. Bu kez de anlamadım. Kimsenin de anladığını zannetmiyorum.

İstifa uzatılacak bir şey değildir

İlle de bir şey anlamaya çalışacaksak, sizin de dediğiniz gibi “Yönetim, daha doğrusu Başkan beni biraz pohpohlasın ve taraftar ile medyanın hışmından kurtarsın yoksa bırakmak zorunda kalacağım” demek istiyor olabilir. Çünkü istifa öyle uzatılacak bir şey değildir. “Bıraktım” dersin ve bırakırsın. Ya da “Görevi bırakıyorum, yönetim yeni bir hoca getirinceye kadar isterlerse takımın başında kalabilirim” dersin. Gereğini yaparım, yapacağım, yapmalıyım, yaparsam görürsünüz gibi laflar zırvadır.

Terim’i bile yazıyorlar

– Aykut Hoca giderse Fenerbahçe yerine kimi getirmeli veya ne yapmalı?

– Rıdvan Dilmen gelsin. Daum gelsin. Ama bence en doğru isim Yılmaz Vural gelsin. Hiçbir şey olmasa bile eğlenceli olur. Çok da iyi olabilir. Ya da daha iyi bir fikir olarak, Şenol Güneş’i alsınlar. Baksanıza Beşiktaş’ta pek keyfi yerinde değil gibi. Son açıklaması “Benim yerime de birini getirin” oldu maçtan sonra. Ben Aziz Yıldırım olsam, Şenol Güneş’e hemen teklif götürürüm. Gerçi dün de bir yerlerde bazı yöneticiler Terim’i istiyormuş diye bir şeyler okudum. Pek ihtimal vermiyorum ama Fatih Hoca için iyi challenge olabilir.

Aynı suda iki kere yıkanılmaz

– Ersun Yanal’ın da ismi geçiyor adaylar arasında…

– Bu medyanın Ersun Yanal aşkını anlamak mümkün değil. Trabzonspor’u şad etti; şimdi bir de Fenerbahçe’yi şad etsin diye mi gelecek! Kardeşim aynı suda iki kere yıkanılmaz. Gelirse başarılı olacak diye bir kural yok. Şartlar değişik, rakipler değişik. Ama çok isteniyorsa gelsin. Gelsin de kendisinden de kurtulalım. Ersun Yanal da Fenerbahçe’nin Fatih Terim’i olma yolunda anladığım kadarıyla.

Koç mutlaka gelmeli

– Yeni bir hoca gelse bu takımı ne kadar değiştirebilir?

– Allah aşkına Fenerbahçe’nin kadrosu o kadar da kötü mü? Tamam iyi değil, tamam birçok yanlış transfer yaptılar ama kötü bir kadro da değil. Ayrıca kadro kötü ise bunu da bu yönetim ve bu teknik direktör el ele kurmadı mı? Mesela hoca değil de, niye “Ali Koç gelse değiştirebilir mi?” diye sormuyorsunuz. Siz sormasanız da ben söyleyeyim. Bu kulübe Ali Koç gelmeli. Çok iyi bir başkan olur mu, olmaz mı bilemem. Belli olmaz. Ama en azından Fenerbahçe’yi taraftarla barıştırır, bir rüzgar estirir, kulübü modernize eder, havayı değiştirir. Ama Aziz Yıldırım da Ali Koç gelmesin diye her şeyi yapacaktır emin olun. Yargıtay’dan karar lehine çıktığı anda asla Ali Koç’a bırakmaz kulübü. Tabii Yargıtay bu davayı niye bu kadar uzatıyor onu da anlamak mümkün değil. Bu da bana normal gelmiyor.

 

YILDIRIM GİTMEDİKÇE F.BAHÇE GÜN YÜZÜ GÖRMEZ

– Bu iş artık hoca değil, yönetim sorununa dönüşüyor. Siz de aynı görüşte misiniz?

– Tabii ki yönetim sorunu. F.Bahçe’nin sorunu yıllardır yönetim sorunu, daha doğrusu başkan sorunu. Bunun taraftar da farkında, medya da farkında ama söyleyen ya da söyleyebilen yok. Serdar Ali Çelikler ve benim dışımda Fenerbahçe’de en büyük sorunun Aziz Yıldırım olduğunu söyleyen yok. Hadi ben Galatasaraylıyım, ciddiye almasınlar beni ama Serdar Fenerbahçeli. Şimdi sorun Aykut Kocaman gibi duruyor, ancak Aykut Kocaman’ı oraya getiren kim. Aykut’la bu işin olmayacağını, Fenerbahçe’ye hiçbir yararı olmayacağını getirildiği gün söylemedik mi? Aziz Yıldırım sürekli kendine kalkanlar oluşturuyor ve bunları harcıyor. Aykut Hoca da bunlardan biri oldu. Yıldırım gitmedikçe F.Bahçe gün yüzü görmez.

BEN YOKSAM KULÜP YOK DİYOR

– Peki bu işler nasıl yürüyecek? Taraftarın hiçbir heyecanı kalmamış, başkana ve yönetime güven sıfır, tribünler bomboş, koca kulüp yokuş aşağıya paldır küldür gidiyor. Mutlaka Aziz Yıldırım dışı bir çözüm mü gerek?

– Tabii ki çözümün ilk aşaması Yıldırım’ın gitmesi. Ama gitmez. Gitmeyecek. Uzun süre bir koltuğu işgal eden pek çok kişi gibi kurumun varlığını kendine bağlı görüyor. Kendisi yoksa Fenerbahçe de yok olur zannediyor. Psikolojik bir durum bu. Aziz Yıldırım’a da mahsus değil. Ama ondaki artık patolojik noktada. Burada bir düalite (ikilem) var. ‘Fenerbahçe yoksa ben yokum’ diyemediği için ‘Ben yoksam Fenerbahçe yok’ diyor.

 

G.SARAY’IN FARKI GENEL KURUL YAPISI

– Galatasaray hasarı gördüğü zaman neşteri vurabiliyor. Neredeyse her yıl hoca değiştiriyor, iki yılda bir başkan değişiyor. Ama bu kadar gelgitlere rağmen öyle ya da böyle yoluna devam ediyor. Fenerbahçe kadar hasar almıyor. Bu, iki kulübün yapısından mı kaynaklanıyor?

– Fenerbahçe’de süper başkan adayları var. Bir çırpıda on isim sayarım. Galatasaray’da ise böyle bir şey yok. Sağdan say Ali Dürüst, soldan say Ali Dürüst. Ha bir de tecrübesiz Adnan Öztürk adı geçiyor niyeyse. Fenerbahçe’de ise Ali Koç, Ferit Şahenk, Hamdi Akın, Nihat Özdemir, Mehmet Ali Aydınlar, Sadettin Saran gibi birçok isim var. Buna rağmen Fenerbahçe yönetim değiştiremiyor. Galatasaray ise hızla değişime gidebiliyor. Bunun temel nedeni genel kurul yapıları. Galatasaray’da mektepli etkisi olsa dahi oldukça bağımsız bir genel kurul var. Hata yapıyor ama hatadan dönebiliyor aynı hızla. Galatasaray’da lider sultası denilen şey asla oluşmuyor. En önemli fark bu.

 

Lig üç takım arasında geçecek

– Beşiktaş’ta Caner’in cezasından sonra Adriano’yla birlikte taşlar yerine oturdu. Çok rahat oynuyorlar. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’ne rağmen ligin favorisi gözüküyor. Siz ne diyeceksiniz?

– Elbette ligin favorilerinden biri de Beşiktaş. Belli ki, lig Galatasaray, Beşiktaş ve Başakşehir arasında geçecek. Başakşehir tamamen lige konsantre. Galatasaray’ın iyi bir kadrosu ama kötü bir hocası var. Beşiktaş ise ligin en iyi topunu, daha doğrusu istikrarlı bir biçimde iyi topunu oynayan takım. Ama bana sorarsanız biraz kırılgan bir hali olmaya başladı son zamanlarda.

Avcı kazanırsa yarışta öne geçer

– Başakşehir sessiz sedasız ilerliyor. Ve üstelik bu sene daha kararlı gözüküyorlar. Galatasaray ve Beşiktaş’ı ne kadar rahatsız edebilirler?

– Çok rahatsız edebilirler. Galatasaray’ı yenerlerse, ki Tudor’lu Galatasaray’ı yenme ihtimalleri var, Abdullah Avcı’lı Başakşehir şampiyonluk yolunda öne geçer. Galatasaray; Başakşehir veya Beşiktaş’tan birini yenmek zorunda. Başakşehir takım olarak tüm konsantrasyonunu lige kanalize etmiş durumda. Ama hala kadro derinliği ve Emre’ye aşırı bağımlı olmaları en büyük zaafları.

Asıl Cimbom’u Başakşehir maçında göreceğiz

– Galatasaray iki haftalık sıkıntıyı atlattı. İyi bir maç ve farklı bir galibiyet elde etti. Nasıl buldunuz oyunu?

– Kötü buldum. Şimdi bazıları kızacak ama ilk yarı golden sonra bir ara Gençlerbirliği tek kale oynadı. Bu baskı sırasında bir gol atsa maç başka yöne gidecekti. 10 ila 30. dakikalar arasında Galatasaray orta sahayı geçmekte bile zorlandı. Sonra Gençler çözüldü, 2. yarı başında gelen iki gol işi bitirdi ama Galatasaray çok iyi oynadı derseniz çok doğru olmaz. Skor iyiydi o ayrı. Tabii bu maçları almak önemli. Sonuçta bu maçlarda da 3 puan alıyorsunuz. Başakşehir’i yenmemiz lazım. Asıl Galatasaray’ı orada göreceğiz.

Çift forvetle başlamak çılgınlık değildir

– Tudor’un çift forvet oynamasına ne diyeceksiniz? Sizce biraz çılgın teknik direktör sınıfına girebilir mi?

– Biz ‘Niye Gomis’i çıkarıp Eren’i alıyorsun, sıkıntıda olduğun zaman çift forvet niye oynamıyorsun’ dedik. O da maça çift forvet çıktı. Demek ki, maçtan önce sıkıntı olduğunu düşünüyordu. Futbolda sonucu aldıysan haklısındır ama o sonucu alırken ortaya çıkan sorunları görmeyip bir sonraki maçta aynı yöntemle sonuç alacağını zannedersen fena halde yanılabilirsin. Ama sorunuza tam yanıt olarak şunu söyleyebilirim; çift forvetle maça çıkmak çılgınlık değildir. Ama oynanan futbolda sıkıntılar varken, her maça çift forvet çıkarak her maçta 5 gol atacağını zannetmek çılgınlık değil aptallıktır.

 

PAŞA’DAN ÇALINAN PUANLAR BİR TAKIMI ŞAMPİYON YAPAR

– Kasımpaşa en sonunda çileden çıktı. Üst üste hakem hataları yüzünden “Artık yeter” dediler ve TFF ile MHK’yİ istifaya çağırdılar. Kasımpaşa ligin en mağdur kulüplerinin başında geliyor. Bu hakemler Kasımpaşa’dan ne istiyor?

– Son üç yılda Kasımpaşa’dan çalınan puanların toplamı, bir takımı şampiyon yapar. Geçen yıl 20’ye yakın puanı açık, bariz ve bana sorarsanız kasti hakem hataları ile ellerinden alındı. Ben bunun kasıtlı olduğuna inanıyorum. Bence Kasımpaşa’nın yolunun kesilmesi için verilmiş bir talimat var. Hiçbir takıma bu kadar fazla kötülük peş peşe yapılmamıştır. Niye olduğunu bilmiyorum.