Kabahat MHK’de

“Ben, derbiye Fırat Aydınus’un atanacağını düşünüyordum. MHK, Ali Palabıyık adını açıklayınca ‘Bunda bir iş var’ dedim. Ali Palabıyık kötü niyetlidir diye değil, bu maçın altından kalkamaz diye. Nitekim kalkamadı da. Ama kabahat onda değil, MHK’de.”

– Hakem Ali Palabıyık için söyleyecekleriniz nedir?

Açıkçası maçtan önce ben derbiye hakem olarak Fırat Aydınus’un verileceğini düşünüyordum. Bu yıl çok formda görünüyor. Geçen senenin dökülen hakemi bu yıl iyi başladı. MHK, Ali Palabıyık adını açıklayınca ben “Bunda bir iş var” dedim kendi kendime. Ali Palabıyık kötü niyetlidir diye değil, Ali Palabıyık bu maçın altından kalkamaz diye. Nitekim kalkamadı da ama kabahat Ali Palabıyık’ta değil. Kabahat MHK’de. Palabıyık titrek, kılkuyruk dedikleri türden bir hakem. Maçı taşıyamadı. Kendisi kötü olduğu gibi, kendisinden daha kötü yardımcılara sahip. Hatası çok. Bakmayın siz bazı hakem hocalarının söylediklerine. Bana göre Quaresma’nın 2. sarı kartı da hatalı. Orada sarı kartlık bir şey yok. Ama şu da bir gerçek ki, Quaresma zaten atılmak ister gibi oynuyordu. Orada atılmasa başka bir yerde yine atılırdı. Atiba’nın 2. sarı kartı normal mi? Penaltı tamam ama kasti olarak topa giden bir el yok. Sarı kart gereksiz. Cenk’in verilmeyen penaltısı başka bir felaket ama ben ona çok takılmıyorum. Verilmeyen ilk penaltı değil. Negredo’nun ofsayt pozisyonu da olacak iş değil. 77 santim geriden çıkmış. 10-20- 30 santim olur da anlarım. Neredeyse bir metre geride. Yuh artık. Tabii ben buna iptal edilen gol demiyorum. Hakem çalmasa gol olur muydu, olmaz mıydı o ayrı. Düdük pozisyonu değiştirdi.

Sonuç olarak felaket bir hakemlik izledik. Takımlar da iyi niyetli değildi ama bence kabahat MHK’de. Hakemde değil. Bir espri okudum, ona da çok güldüm: “Fenerbahçe, Ali gelecek dertler bitecek derken, herkes Ali Koç zannediyormuş. Meğer o Ali, Ali Palabıyık’mış.”

GERİLİMDEN BESLENEN HEP F.BAHÇE OLDU

– Önce derbi. Son yılların en gergin derbisi oldu. İki kulüp sanki arada husumet var gibi bir durum yaratıyor. Bu sizi rahatsız etmiyor mu?

Maçtan önce de söylediğim gibi gerginlik her zaman Fenerbahçe’nin işine yarıyor ve bunu bildiği için de her derbi öncesi Fenerbahçe maçı geriyor. İddialı bir konumdaysa ya da iddialı bir konuma yükselmesi bu maça bağlıysa Fenerbahçe derbileri çok gergin hale getiriyor ve rakip ister Beşiktaş olsun, ister Galatasaray olsun bu gerilimi taşıyamıyor.

Bakın eskiden Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında bir gerilim veya husumet yokken, bu maçlar öncesi gerilim olmazdı ve Beşiktaş, Fenerbahçe karşısında başarılı olurdu. Ne zaman ki Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında gerginlik başladı, bundan beslenen ve kazanan Fenerbahçe oldu hep. Aynı şey Galatasaray için de geçerli. Tabii Şenol Güneş de ilginç. Avrupa’da çok daha önemli, çok daha stresli maçları sakin bir biçimde geçirirken, söz konusu Fenerbahçe olduğu zaman o da kendi olmaktan çıkıyor. Trabzon’un başındayken de, Beşiktaş’ın başındayken de rakip Fenerbahçe olunca Şenol Güneş de normal Şenol Güneş olmaktan uzaklaşıyor, geriliyor.

Husumet diyorsunuz. Ben de şunu söyleyeyim. Fenerbahçe bu yönetimiyle “Nefret objesi” haline geldi. Eskiden Anadolu’da en sevilen takım Fenerbahçe’yken Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu üslubuyla Fenerbahçe’ye karşı tüm takımlar husumet sahibi oldu. Ben şimdi merak ediyorum, Futbol Federasyonu, Mahmut Uslu’ya ne ceza verecek.

FENER YÖNETİMİ HARİÇ HERKES HAKSIZDIR!

– Beşiktaş isyanda… Fenerbahçe de diyor ki “Biz de iki senedir isyandayız”… Sizce kim haklı?

Beşiktaş iki yıldır hakemlerden zarar görmüyordu. Alışkın değiller. Fenerbahçe yönetimi ise her zaman suçlayacak birini bulur. Fenerbahçe yönetimi hariç herkes haksızdır!

OZAN VE JOSEF ÇOK İYİYDİ

– Derbide oynanan futbolu nasıl buldunuz?

Açık söyleyeyim; çok zevkli, çok heyecanlı bir maçtı. Futbol kalitesi muazzam değildi ama çekişme, heyecan, gerilim, stres çok üst düzeydeydi. Eğlendim.

– En çok kimi beğendiniz?

Komik olacak ama Josef ile Ozan Tufan’ı.

CANER VE SERDAR’A YAPILANLAR AYIP

– Caner tepkisi için neler söyleyeceksiniz?

Caner tepkisini anlamam mümkün değil ama taraftarlar hep böyle. Kulüp istediği parayı vermemiş, o da verene gitmiş. Ne var bunda? Bir futbol yöneticisi adamın özel hayatını taşıyor gündeme. Ayıp, terbiye sınırlarının dışında. Spor ahlakı ile bağdaşmayan şeyler bunlar. Caner’e tavsiyem, kendisi hakkında yapılan seviyesiz açıklamalarla ilgili, bu açıklamaları yapan kişi veya kişileri dava etsin. Ayıp diye bir şey var, bazıları bunun farkında olmasa da. Ayrıca Bursa’nın da Serdar Aziz’e tepkisini anlamadım. Kulübüne 4,5 milyon Euro kazandırıp gitmiş. Teşekkür etmeleri lazım, küfür değil.

GÜNEŞ, HERHALDE ‘KALBİM HEP TRABZON’DA’ DİYOR

– Şenol Hoca’nın her F.Bahçe maçında bu kadar gerginleşmesine ve bordo-mavi giyinmesine ne yorum yaparsınız?

Şenol Hoca haftalardır bordo-mavi giyiyor. Seviyor o renkleri. Bugün ben de bordo-mavi giymişim. Kravatım bordo. Herhalde Şenol Güneş “Kalbim hep Trabzon’da” demek istiyor.

NORMAL OYUNUNU OYNARSA LEİPZİG’E KARŞI ŞANSI VAR

– Beşiktaş-Leipzig maçı yorumunuz nedir?

Derbinin stresini atarlarsa, normal oyunlarını oynarlarsa şansları var. Beşiktaş’ın o grupta herkese karşı şansı var. Daha doğrusu o grupta herkesin herkese karşı şansı var. Yenerlerse üst tur neredeyse garanti olur.

**************

3-0’DAN 4-3 KAYBETMEK YANAL’IN HATASIDIR

– Trabzon, Alanya önünde maçı 3-0’dan 4-3 kaybetti. Bu normal mi?

Maç 5-6 olur derken kaybettiler. Normal değil tabii. İki hafta önce Ersun Yanal’ı muhteşem teknik direktör ilan ederken ben ne dedim? “Lig sonuncusunu zorla yenmekle muazzam hoca olunmaz. Ne yaptı yani, Real Madrid’i mi yendi” dedim. Alanyaspor’dan 4 yemek, hem de 3-0 öndeyken hoca hatasıdır başka bir şey değil. Alanya’nın en büyük silahı, hatta tek silahı kim? Vagner Love. Attığı golleri gördünüz. Peki bunu tutmak bir hoca için çok mu zor ya da onun başına bir adam dikip, onun da arkasını ikinci bir adamla kollamak ayıp mı?

**************

İLK KEZ G.SARAY’I BEĞENDİM

– Galatasaray çok hırslı ve etkili oynuyor…

Galatasaray çok tempolu oynuyor. Rakip diriyken zorlansa bile rakip yorulunca bu tempoyu kabul ettirmeyi başarıyor. Bu sezon ilk kez Galatasaray’ı beğendim diyebilirim. Teslim olmayan bir takım. Karakterli. Tek sıkıntı 13. adam yok. Bu futbolu bu kadro oynuyor. Yedekler bu futbola uygun değil. Sinan’ın uygun hale gelme olasılığı var, kafası uygun olur mu emin değilim. Yedekler başka bir futbolun kadrosu, oynayanlar başka bir futbolun. Galatasaray’ın en büyük sıkıntısı bu. Bu tempo rakibi aptala çeviriyor. Bunu kaybetmemek gerek.

DEĞİŞİKLİKLER OLMASA DA GOL GELECEKTİ

– Tudor’un yaptığı değişiklikler herkesi şaşırttı…

– En çok da beni şaşırttı. Mariano şahane oynuyordu ve Yasin’i soktu. Latovlevici’yi de aldı. İkisi de kanatları çok iyi kullanıyordu. Nitekim Yasin hiç yarar sağlamadı. Ben de olsam Feghouli’yi oyuna alırdım ama Rodrigues’in yerine. Tolga’yı da kanattan biraz içeri kaydırırdım. Tudor daha acayip bir şey yaptı ve kazandı. Şimdi herkes bunu değişikliklere bağlıyor. Halbuki G.Saray zaten gole yakın oynuyordu. Atacaktı. Belliydi. Değişikliklerden sonra atınca “Tudor’a sihirbaz” demeye başladınız. Bursa’nın, G.Saray’ın temposunu kaldıramayacağı ikinci yarı çok açıkça belli olmuştu. Tabii Feghouli büyük silah. Bakalım kimi kesecek? Bence Rodrigues’i kesmeli. Pazarda Galatasaraylı pazarcılarla sohbet ederken “Zor maç olacak. Feghouli oynarsa şansımız artar” demiştim. Sonradan da olsa girdi. Sanırım tam hazır olmadığı için az süre veriyor Tudor.

FEGHOULİ TEKNİK VE AKILLI

– Feghouli için neler düşünüyorsunuz?..

Çok teknik, çok akıllı. Uzun bir sakatlıktan sonra böyle oynaması çok umut verici. Demek ki, daha da yukarı çıkabilir. Belhanda’nın da daha verimli olması lazım. Belhanda ve Feghouli de gol atmaya başlarsa takım çok rahatlar. Ndiaye’nin biraz daha öne çıkması lazım baskılı oynadıkları anlarda.