Aykut Kocaman’ın futbolu çağ dışı

“Aykut Kocaman da Aziz Yıldırım da değişmez. Onları böyle sevin sevecekseniz. Şu kadarını söyleyeyim; Kocaman, Fenerbahçe’ye kötü ve çağ dışı bir futbol oynatıyor. Böyle bir oyun anlayışı Konya’da idare eder ama Fenerbahçe’de etmez.”

– Fenerbahçe’nin Vardar’a elenmesi ‘kara leke’, ‘facia’, ‘rezillik’ yorumlarıyla karşılandı. Siz bu maç için neler söyleyeceksiniz? Bu bir dibe vuruş mudur?

Bu hatayı spor basınının tamamı anında yapıyor. Hemen ilk laf: Dibe vuruş… F.Bahçe, G.Saray gibi dev kulüpler, dev camialar bir maç kaybetti diye, bir turnuvadan elendi diye dibe vurmaz. Tarihe bakın. Mesela Manchester United, Şampiyonlar Ligi’nin yeni kurulduğu dönemde, eleme maçında G.Saray’a elendi. O günkü tabloda G.Saray için Östersunds neyse, F.Bahçe için Vardar neyse, M.United için de G.Saray oydu. O maçı kaybetti diye Manchester United dibe mi vurdu? Böyle şeyleri bir maç sonucuna bakarak söyleyemeyiz. Ama genel tabloya bakarak, F.Bahçe’nin iyi durumda olmadığını, daha doğrusu F.Bahçe Futbol Takımı’nın iyi durumda olmadığını söyleyebiliriz. F.Bahçe’nin de G.Saray’ın da henüz dibe vurmadığını ama çok kötü yönetildiğini söyleyebilirim. İkisini de çok zor günler bekliyor. G.Saray futbolda, F.Bahçe basketbolda çok iyi sonuçlar alabilir. Ama kulüp olarak her ikisini de zor günler bekliyor. Bu yönetimlerle ikisinin de kulüp olarak dibe vurması kaçınılmaz.

– F.Bahçe’nin durumu oldukça kötü ve hiçbir umut vadetmiyor. Siz ne diyorsunuz?

Bana sorarsanız G.Saray da berbat bir durumda. Gelecek açısından büyük kaos ve sıkıntı bekliyor kulübü ama üç maç kazanınca birden bire her şey güllük gülistanlık gibi görünmeye başlıyor. Dün kombinesini yakanlar, bugün stadı dolduruyor. Tarihin en kötü başkanı, çok büyük işler başarmış gibi kasılarak gezmeye başladı. Ne oldu? Üç maç kazandılar. Aynı şey F.Bahçe için geçerli. Ama yönetim anlayışı olarak Aziz Yıldırım yönetim anlayışından ne köy olur ne kasaba.

‘İRİ LAFLAR ETMEKLE BÜYÜK HOCA OLUNMAZ’

– Fenerbahçeliler, Aykut Kocaman için yapılan “Değişti” yorumuna çok sevinmişti. Ancak gördük ki Aykut Hoca’nın futbol aklı değişmemiş. Sizce de öyle mi?

Bir laf vardır, erkekler kadınlarla “Evlendikten sonra de değişmez”, kadınlar da erkeklerle “Evlendikten sonra değişir” diye evlenirmiş. Ama ikisi de yanılırmış. Aykut Kocaman’la değişti ya da değişir diye evlendiyse F.Bahçe büyük hata yapmıştır. Kırk yıllık kani olur mu yani. Aykut Kocaman da Aziz Yıldırım da değişmez. Onları böyle sevin sevecekseniz. Şu kadarını söyleyeyim; Aykut, F.Bahçe’ye kötü, çağ dışı bir futbol oynatıyor. Savunma bloğu oyuna bu kadar az girince, Mehmet ve Josef oyunun geneline katılmayınca F.Bahçe eksik adamla oynuyormuş gibi oluyor. Böyle bir oyun anlayışı Konya’da idare eder ama F.Bahçe’de etmez. Konya ligde 4. olursa başarılıdır, Fenerbahçe 1. olamayınca başarısızdır. Büyük konuşmakla, iri laflar etmekle büyük hoca olunmaz.

‘YILDIRIM’LARLA USLU’LARLA BU İŞ YÜRÜMEZ’

– Fenerbahçe, neden her yıl geriye gidiyor?

Geriye giden yanları var, geriye gitmeyen yanları var. Basketbolda geriye gitmiyor mesela. Ama basketbola aktardığı kaynak yüzünden UEFA ile sıkıntı yaşayabilir, o ayrı mesele. F.Bahçe’de çok iyi şeyler de var. Mesela F.Bahçeli bir sporcu dünya şampiyonu oldu. Onu niye söylemiyorsunuz? Ramil Guliyev, F.Bahçe’nin atleti. İlk kez atletizmde dünya şampiyonu, hem de sprintte ve F.Bahçeli bir sporcu. Futbolda geriye gittiği doğru. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi UEFA ile bağlayıcı bir anlaşması var. F.Bahçe, çılgınca para harcayamıyor. Bir diğeri ise 3 Temmuz süreci diyeceksiniz ki, üzerinden 5 yıl geçti. Ne alaka, söyleyeyim. 3 Temmuz sonrası F.Bahçe’nin eski yönetim anlayışı taca çıktı. Ne diyordu eskiden Aziz Yıldırım: “O mu şampiyon yaptı, ben yaptım.” Bu laf bir anlayışın ifadesiydi, bir yöntemin. O yöntem artık yok. Yıldırım’ın bildiği yöneticilik anlayışı 3 Temmuz’la ortadan kalktı, geçersiz oldu. Artık yeni, modern bir yönetim anlayışı gerek F.Bahçe’ye. Aziz Yıldırım’larla, Mahmut Uslu’larla bu iş yürümez. Bunu taraftar anladı ve haykırıyor. Bunu söylemek zoruma ve ağırıma gidiyor ama F.Bahçe taraftarı gerçekten muhteşem bir kitle oldu.

**************

OZAN’DA NE BULUYORLAR?

– Milli Takım aday kadrosunu açıklayan Mircea Lucescu’nun, Arda Turan ve Emre Belözoğlu tercihini nasıl buldunuz?

Vallahi beni asıl şaşırtan Ozan Tufan tercihi oldu. Bu Ozan’da bizim görmediğimiz bir şey görüyor herhalde teknik direktörler. Koşmayan, koşamayan, sahada yerini tutamayan, alanına hakim olamayan bu şişman çocukta ne buluyorlar merak ediyorum. Acaba Fatih Terim’le buluşması mı etkili oldu diye düşünmüyor değilim. Şunu da itiraf etmem lazım ki, son maçta Ozan hiç de kötü oynamadı. Biraz kendine baksa yetenekli oyuncu. Belki Milli Takım’a seçilmek yarar. Arda ise alsan konuşuluyor, almasan konuşuluyor. Ama bence Arda alınır. İlk 11’e koyarsın, koymazsın o ayrı konu. Ama Lucescu Arda’yı yeniden yaratabilir. Emre ise formuyla, oyun kalitesiyle, yaratıcılığıyla şu anda ligin en iyisi. Ben olsam ben de alırdım kesinlikle. Çünkü şu anda ona ihtiyaç var. Selçuk bugünkü formuyla orta sahayı toparlayamaz ama Emre toparlar. Yanında da belli ki Tolga Ciğerci oynayacak. Kadro açıklanmadan önce Lucescu’nun ciddi panikte olduğunu biliyordum. Çünkü Milli Takım’a gelmesi muhtemel oyuncuların çoğu kendi takımlarında ya oynamıyor ya da formda değil. Yerli takımlar genelde yabancılar üzerine kurulu ve bu da Milli Takım için oturmuş bir iskelet bulmayı zorlaştırıyor. Lucescu’da bunun sıkıntısı vardı. Ve bu sıkıntı hala sürüyor gibi görünüyor. Yurt dışında oynayan Türk oyunculara çok iş düşecek sanki. Hakan Çalhanoğlu, Cengiz Ünder gibi. Emre Mor gibi bir yetenek ise heba olmanın eşiğinde. Futbolda yetenek kadar akıl ve bilinç de önemli. Mor’da bu yön eksik gibi. Futbol altyapısı iyi ama kültürel altyapı çok kötü gibi görünüyor.

**************

EMRE BELÖZOĞLU İLE BAŞAKŞEHİR MÜTHİŞ

– Başakşehir, Sevilla’ya son anda elendi. Başakşehir için düşünceleriniz neler?

İki Başakşehir var. Emre’li ve Emre’siz. Emre’li Başakşehir müthiş oynuyor, Emre’siz Başakşehir sallanıyor. Sevilla karşısında, 2. maçta müthiş bir oyun. Rakibin bile saygısını kazanan bir oyun. Ligde ise bazen iyi bazen kötü. Ben hala Başakşehir’in orta sahada yaratıcı bir oyuncu eksiği olduğunu düşünüyorum. 40’ına merdiven dayamış Emre’ye bir alternatif yaratmaları lazımdı.

**************

‘UEFA G.SARAY’A CEZA KESEBİLİR’

– Galatasaray fırtına gibi ve taraftarı yere göğe sığdıramıyor. Eski hava neredeyse yakalanmak üzere. Sizce de öyle mi?

Başlangıç olarak beklentinin çok üzerinde olduğu kesin. Ama batı kültüründe nasıl başladığın değil, nasıl bitirdiğin önemlidir. Hatırlayın; Riekerink de yere göğe sığdırılamıyordu ve “Riekerink Bey diyeceksiniz” diye bir söylem üretilmişti. Sonrası malum. Bir G.Saraylı olarak futboldaki başarının sorunların gözden kaçırılmasına neden olmasını istemem. G.Saray hala bir sorunlar yumağı. Sportif AŞ geçen yıl 300 milyon TL zarar etmiş. Bu yıl bu zarar daha da artacak. Buna karşın UEFA’ya zararı 30 milyon Euro ile sınırlayacaklarına dair taahhütleri var. Zarar şu anda 72 milyon Euro. Önümüzdeki yıl ne olur belli değil. Yani UEFA cezayı kesebilir. Bu yıl Avrupa’ya gidemeyerek en az bir 15-20 milyon Euro kayıp var. Riva projesinde başkan 3 milyar gelecek derken, ihaleyi alan firma çekildi ve gelir şimdiden 761 milyona düştü. Benim duyduğum 2. gelen de çekilecekmiş. Yani felaket. Üstüne bir de bu konuyla ilgili camiada çirkin dedikodular dolaşıyor. Başkan “Riva’dan gelen paraya dokunmuyoruz” diyor ama borçlanmaya devam ediyor. Bir iki ay önce “Odeabank’tan 150 milyon yeni kredi alındı” dedim. Kimse inanmadı. Birkaç hafta önce ortaya çıktı ki, alınmış. Daha da alacaklar. Sportif AŞ bu yılı da zararla kapatırsa şirketteki imtiyazlı hissemizi kaybedeceğiz. Daha türlü facia var. Eğer 3-5 galibiyet bu tabloyu unutturup üzerini kapatacaksa ört ki ölem. Ben hala G.Saray’ın, Özbek kardeşler yönetiminden kurtulması gerektiğini düşünüyorum. Bu kulüp ki, değil üç beş dandik galibiyet, Avrupa şampiyonu olmuş başkanı, mali açıdan başarısız bulduğu için indirdi. Özbek’e göz yumarsa çok ayıp olur.

– Galatasaray’ın transferleri lig için yeterli mi?

Selçuk ve Yasin böyle oynamaya devam edecekse, Sinan Gümüş gidecekse kadro yetersiz demektir. Savunmada hala eksik var. Sol kanatta eksik var. Rodrigues bana göre yeterli bir oyuncu değil. Ama yine de ligi idare edebiliriz gibi görünüyor. Belki birkaç oyuncuyu daha elden çıkarıp bir iki takviye yapmak gerekebilir.

**************

BEŞİKTAŞ 1. DE OLABİLİR 4. DE

-Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi grubunu nasıl buluyorsunuz? Bu gruptan çıkabilir mi?

Kuradan sonra sosyal medyada yorumları okudum. Beşiktaş 2. çıkar diyenler çoğunluktaydı. Futbol bu her şey olabilir. Beşiktaş, gruptan 1. de 4. de çıkabilir. Ben kendi adıma Beşiktaş’ın gruptan, bugünkü haliyle çıkabileceğine zerre ihtimal vermiyorum. Önceki akşam Monaco’yu izledim. Hala çok güçlüler. Leipzig, Alman Ligi’ni 2. bitirmiş bir takım. Porto zaten Porto. Benim tahminim Monaco ve Leipzig 1 ve 2 olurlar. Porto 3., Beşiktaş 4. olur. Ama dediğim gibi futbol bu. Bir sakatlık, bir ceza, bir hakem hatası her şeyi değiştirebilir. 7 puanla gruptan da çıkılabilir.