Aşk bitmiş ızdıraba dönmüş

“F.Bahçe’nin çok daha iyi olması lazım. Bazen ‘Aykut Hoca, Aziz Yıldırım’dan geçmişin intikamını mı alıyor acaba’ diye düşünüyorum. Bana sorarsanız F.Bahçe’nin en büyük sorunu Aziz Yıldırım. O varken bu iş olmayacak gibi görünüyor. Aralarındaki aşk bitmiş, ızdıraba dönüşmüş. Ama o hala Ali Koç’un önünü nasıl keserim hesabı içinde.”

– Fenerbahçe taraftarı Aykut Hoca’ya öfkeli. Volkan’a ilk kez bu kadar protesto oldu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Fenerbahçe’ye inanamıyorum. Bu kadar mı acayip bir takım olabilir? Hazırlık maçlarında çok kötüydüler. Sonra şahane bir ön eleme maçı oynadılar. Sonra yine durdular ve geriliyorlar. Vardar’a 2 golle kaybetmek akıl alır gibi değilken, ligde de çok kötü bir performans sergiliyorlar. O kadar da kötü kadroları yok. Tabii eksikleri var ama buna rağmen çok daha iyi olmaları lazım. Bazen “Aykut Hoca Aziz Yıldırım’dan geçmişin intikamını mı alıyor acaba” diye düşünüyorum. Çünkü gerçekten çok kötüler.

Mehmet Topal takımın en önemli adamı belki ama stoperde. Kanatlar çalışmıyor. Santrfor yok. Koskoca F.Bahçe’nin santrforu yok. Van Persie var ama yok hükmünde. Alternatifi Ahmethan diye gencecik bir çocuktu. Ve yetersiz. Soldado yeni geldi. Ozan Tufan diye biri var. 22-23 yaşında maşallah Kırkpınar pehlivanı gibi. Adam sorumsuz da. Bunun hocası, kondisyoneri, beslenme uzmanı falan da mı yok kulüpte? Bana sorarsanız F.Bahçe’nin en büyük sorunu Aziz Yıldırım. O varken bu iş olmayacak gibi görünüyor. Aralarındaki aşk bitmiş, ızdıraba dönüşmüş. Ama o hala Ali Koç’un önünü nasıl keserim hesabı içinde.

FENERBAHÇE, BURAK’IN SAKATLANMASINA VE YANAL’A DUA ETSİN!

– Fenerbahçe-Trabzon maçını nasıl buldunuz?

Fenerbahçe, Burak Yılmaz’ın sakatlanıp çıkmasına ve Ersun Yanal’ın da oyuna Rodallega’yı almamasına dua etsin. Aykut Kocaman faullerden şikayet etti. Galiba 38 faul olmuş lehlerine. Ama bana sorarsanız bu fauller genelde hakemin kötü olmasından. Biraz fazla kesti oyunu. Adına yakışır kalitede maç değildi ama çekişmeliydi.

100 MİLYON ALACAKLI BAŞKAN OLAMAZ!..

❱ Lige hakemler yine fırtına gibi hatalarla girdi. Sizin yorumunuz nedir?

Hakemler ilk hafta rezaletti. İkinci hafta ise daha da rezaletti. Tek sıkıntısız hakem Osmanlı-Galatasaray maçının hakemi Halil Umut Meler’di. O çocuğun iyi maç yönettiğine geçen sene de dikkat çekmiştim, ama onda da bir istikrar sorunu var. Alper Ulusoy’un, Kasımpaşa-Beşiktaş maçında Talisca’nın kırmızılık hareketini görmemesi kabul edilebilir gibi değil. Belli ki, hakemler bu yıl da Beşiktaşlı olacaklar. Geçen yıl da Quaresma en az iki bariz kırmızı karttan yırtmıştı. Belki bunlar şansa oluyordur bilmiyorum ama dünyanın hiçbir ülkesinde federasyon başkanına 100 milyon dolar borçlu bir kulüp olamaz. Biri bunu UEFA’ya, FIFA’ya taşısa ne olur, merak ediyorum.

❱ Kasımpaşa’nın tecrübeli oyuncusu Veysel Sarı hakemlerin ayrım yaptığını söyledi, siz ne düşünüyorsunuz?

Bence de yapıyorlar. Kesin yapı- yorlar ve daha vahimi göz göre göre yapıyorlar. Eleştirileri de hiç ama hiç kaale almıyorlar. Hakem hatalarından en fazla ağzı yanan takım da yıllardır Kasımpaşa.

❱ Hakemlerin, Beşiktaş ve Trabzonspor’u koruduğuna yönelik tepkiler var, hakemler tarafından bir kollanma var mı?

Siz söyleyin. Bence var gibi duruyor. Elimde belge bilgi yok. Zaten yıllar önce Selim Edes söylemişti, “Rüşvetin belgesi mi olur p…” diye. Bunun da belgesi olmaz ama şüphesi olur. Geçen sezon Beşiktaş aleyhine hakem hatası rakiplerine oranla çok daha az olmuştu. Lehine hata ise mebzul miktarda vardı.

KARTAL’DA METAL YORGUNLUĞU VAR

❱ Beşiktaş’ın oyununa bakınca bir şeyler eksik gibi görünüyor. Sıkıntı var mı sizce?

Beşiktaş’ta son günlerin moda tabiriyle “Metal yorgunluğu” var gibi duruyor. Beşiktaş yönetimi “Bedavacılıkla” iyi götürüyor üç yıldır. Gerçi bu yıl Pepe’ye biraz para verdiler ama yine de “tutumlu” gidiyorlar. Bir örnek olarak söyleyeyim. Mesela Gomis Beşiktaş’a gelse, Beşiktaş çok daha iyi bir takım olmaz mıydı? Ya da Nasri’yi orta sahaya alsalar? Beşiktaş eskiyor ve kendini yenileyemiyor. Üç yıl üst üste şampiyonluk kolay değildir. Bir başka sorun da Şenol Güneş yeni alınan oyuncuların büyük bölümü- nü kulübede tutuyor. Tamam elinde iyi bir takım var ve yenilerin uyum sağlaması için zaman kazanmak istiyor olabilir ama yine de 50 milyon Euro’luk kulübe fazla lüks kalıyor, üstelik de takım puan kaybederken.

HIZ SONUÇ VERİYOR, SAVUNMADA EKSİK VAR 

❱ Önce Galatasaray’dan başlayalım. Fırtına gibi lige girdiler. Bir ay önce isimsiz bir İsveç takımına elenen Galatasaray nasıl oluyor da bu kadar değişim içine girebiliyor?

Sizin kadar iyimser olabilmeyi çok isterdim ama ben yine de temkinli olmak istiyorum. Diyeceksiniz ki, “Sen de hiçbir şeyi beğenmiyorsun!” Ama mesele o değil. Oynadığımız iki takım, bu yıl muhtemelen küme düşecek olan iki takım. Üstelik Osmanlıspor bir de çok hatalı bir taktik anlayış ve kadro ile çıkınca Galatasaray rahat kazandı.

Ben iki maçta gördüklerimi söyleyeyim. İlk maçta, Kayseri karşısında Tudor değil takım kazandı. Maçı alan Gomis’in hırsıydı. Tudor’un geriye çekmeye çalıştığı takımı Gomis ileri taşıdı. Tudor ise yapılabilecek en anlamsız değişiklikleri yaparak büyük bir hataya imza attı. Allah’tan rakip bunu değerlendiremeyecek kadar güçsüzdü. İkinci maçta ise takım daha iyiydi ve Tudor da ilk maçtaki hataları yapmadı. Değişiklikler çok doğru ve çok yerindeydi. Sezonu erken açmanın ekmeğini yiyor aslında Galatasaray. En iyi tarafı ise geçen yılın aksine hızlı oynuyor. Ortada hızlı oyun dışında büyük bir taktik deha yok. Hızlı oyun rakibi şaşırtıyor, panikletiyor. Çözmeyi zorlaştırıyor. Bugün futbolda en büyük silah hız. Set oyunu oynamak artık çok zor. Hızlı oynarsan sonuca ulaşıyorsun. Galatasaray geçen yıl benim langırt futbolu dediğim bir oyun oynuyordu. Bu yıl hızlanmışlar. En önemli farkı bu hız yaratıyor. Ancak bunun da bir başka sıkıntısı var. Galatasaray’ın 60. dakikada pili bitiyor. Sonrasında sıkıntı başlıyor.

Osmanlı gibi bitik bir takım bile 60’tan sonra maça ortak olabilirdi. Bu kadar değişim dediğiniz, arada üç hafta var ve oynadığınız rakipler de UEFA’ya katılmayı başarmış bir İsveç takımı değiller. Yine de sezon başı itibarıyla memnuniyet verici bir durum.

TUDOR’UN KREDİSİ HALA ZAYIF

❱ Tudor hakkındaki düşünceleriniz şu anda neler?

Geçen sezon geldiğinde böyle bir giriş yapsaydı çok iyi olurdu. Şu anda kredisi zayıf. Hep kazanmak zorunda. Tökezlemesine kimsenin tahammülü yok. 10. haftada hala liderse Galatasaray o zaman kredi açılır kendisine.

❱ Bu kadar çok yeni transferi olan bir takımın bu kadar çabuk uyum sağlamasını bekliyor muydunuz?

Açıkçası beklemiyordum. Çok hızlı takım olmuşlar. Fenerbahçe’nin haline bakınca, oturmuş denilen Beşiktaş’ın oynadığı futbola ve yeni transferleri hala kulübede tutmasına bakınca Galatasaray’ın durumu mucizevi. Umarım erken form tutmanın acısını ilerleyen haftalarda çekmezler.

SELÇUK İNAN KAFASINDA BİTİRMİŞ

❱ G.Saray’da en çok kimi beğendiniz?

Maç yazımda da söyledim; Gomis ve Fernando. Belhanda hazır değil gibi. Ama usta olduğu belli. Fakat savunma sorunu halen sürüyor. Maicon ya hazır değil ya da iyi değil. Bilmiyorum. Serdar Aziz zaten çok zayıf. Bu arada Selçuk da bu takımda oynamaz. Cuma günü maça girdi ve takımın zaten yorgunluktan dolayı düşen temposunu iyice düşürdü. Selçuk kafasında Galatasaray’ı bitirmiş.

DOĞRULAR SAKLANINCA KIZIYORUM 

❱ Artık Galatasaray’ı daha insaflı eleştirirsiniz diye düşünüyoruz!..

Bak şimdi. Yine tepemi arttıracaksınız. Bunca yıldır beni tanımamışsınız. Ben tribündeki taraftar değilim. Benim için Galatasaray başka bir şey. Ben yönetimleri skorlara bakarak eleştirmiyorum. Başkan yalan söyleyince kızı- yorum. Doğruları saklayınca kızıyorum. Riva ve Florya satışlarında Galatasaray zarara uğratılınca kızıyorum. Kongrede aptal yerine koyulup harcamalar saklanınca kızıyorum. Bakın Divan’da başkan açıkça doğru olmayan şeyler söylüyor. Harcamaları saklıyor. Ekim ayında UEFA denetiminde Galatasaray’ın limitleri aştığı ortaya çıkıp Galatasaray’a yine Avrupa kupalarına katılmama cezası gelirse ne yapacağız? Kızmayacak mıyız! Divan’da olmadık şeyler olunca kızmayacak mıyız?

DİSİPLİNE YOLLANMALILAR

❱ Son Divan Kurulu toplantısında olanlar için ne diyeceksiniz?

  Adını ağzıma almak istemediğim kişi çıkıp bizim Galatasaray Divan Kurulu toplantılarında alışık olmadığımız üslupta bir konuşma yapıyor. Rezalet. Ama ondan daha rezaleti, yönetim kurulu masasından bir başka densizin ona laf atıp bir de üzerine yürümeye kalkışması. Sonra kavgalar, “Gel dışarıya” gibi bitirim lafları… Bence hem Alper Narman, hem de kürsüde konuşup terbiye sınırlarını aşan kişi disipline birlikte yollanmalı.

Böyle aymazlık olmaz

❱ Yabancı sayısı bugünlerde çok konuşuluyor…

Aynı federasyon bir sene çok sert sınırlama getiriyor. Aziz Yıldırım istedi diye. Ertesi sene ful serbest. Böyle bir aymazlık olmaz. Bunlardan biri doğru ise diğeri yanlış. Bana göre ikisi de yanlış. Ne o kadar sert sınırlama doğru, ne de bu kadar serbestlik. Eski sınırlama büyüklere çok zarar verdi, Tarık Çamdal gibi adamlara milyonlar ödendi.

Türkiye Futbol Federasyonu’nda iki başlılık var

❱ TFF’de Demirören-Yardımcı arasında kılıçlar çekildi. Sizce ne olur?

Servet Yardımcı’nın federasyon başkanı olması gerektiğini haftalardır söylüyorum. Şu anda iki başlılık var gibi görünüyor. Ben Servet beyin daha iyi bir federasyon başkanı olacağını düşünüyorum. Bir de geçen yıldan beri değindiğim ve tekrar ettiğim konu var. Federasyon başkanı, bir kulüpten 100 milyon dolar alacaklı olamaz.