Fenerbahçe olsa 5 atardı

Hakan Şükür golü atınca rahatladım, Hakan Şükür’ün gol attığı hiç bir Fenerbahçe maçını kaybetmemiştik,

Ancak Galatasaray golden sonra Fenerbahçe gibi bir takım karşısında 1-0 öne geçmenin telaşına kapıldı, Özellikle ikinci yarı tam bir panikle oynadı,

Fenebahçe de oyuncu kalitesi ile adam eksikliğini kapattı,

Fenerbahçe Galatasaray’ı böyle yakalayınca beşliyor, Galatasaray ise maçı zar zor kazandı,

Tabii kaleci Volkan’ın 91, dakikaya kadar süren perfomansını da unutmamak lazım,

Kalli geçen hafta sonunda yaptığı gibi saçma arayışlara girmeden ender doğrularından birini yapıp Sabri’yi sağbek oynattı,

Nonda’yı oyuna alma zamanlaması da çok iyiydi,

Fenerbahçe’de ise Zico maça tek forvetle başlayıp hatayı baştan yaptı,

Maçta iki isim ön palana çıktı,

Galatasaray’da Ümit Karan, Fenerbahçe’de ise Gökhan,

Hangisi maçın adamıydı diye sorarsanız ben Gökhan derim,

Yıllardır görmediğim güzellikte bir gol attı,

Benzer bir pozisyonu da yine kendi yarattı,

Gerçi o pozisyonda önce bir elle oynama ve ardından bir de faul hakem tarafından görülmedi ama sonuçta Gökhan’ın müthiş bir kalitesi olduğunu gösterdi,

Ümit Karan ise akıl almaz bir asistle ilk golü hazırladı,

ben böyle müthiş asist hayatımda görmedim desem yeridir,

Bu asist, tabir yerindeyse “Küstah bir hayalgücüyle” yapılabilirdi, Karan yaptı,

Attığı golde de Hakan’a “Bırak” dediği o kadar belliydi ki, Hakan vursa hayatta gol olmayacak bir top Galatasaray’a turu getirdi,

Hakemin bütün çabalarına rağmen yine de güzel bir futbol izledik,

Galatasaray taraftarına ise iki çift sözüm var,

Lugano sahadan çıkarken sahaya attığınız şeylerden utanç duymalısınız,

Futbolun güzelliğini lütfen bozmayın,

Lütfen!

 

 


Bu ne biçim hakem

Doğrusunu söylemek gerekirse Fenerbahçe maçı öncesi, bizim takımdan pek de umudum yoktu,

Galatasaray’ın kupa kalitesini, zaman zaman mucizeler yaratan bir ekip olduğunu biliyordum ama son iki maç asabımı bozmuştu,

Fenerbahçe’nin kadro kalitesi de ortadaydı,

Çeyrek finali geçeceğimize dair pek bir beklentim yoktu,

Tek beklentim kavgasız gürültüsüz bir maç olması, sahada futbolcuların, tribünde bizim taraftarların maçı çığrından çıkaracak hareketler yapmamasıydı,

Maç başlar başlamaz, hakem Cüneyt Çakır’ın abuk sabuklukları göze çarpmaya başladı,

Yanımdakilere, “Bu hakem bu maçı kontrol edemeyecek” dedim,

Hemen “Amma önyargılısın” yanıtını aldım,

Dakikalar ilerledikçe haklılığım ortaya çıkmaya başladı,

Maçın kırılma anlarından biri, hiç kimse dikkat çekmedi ama bence Selçuk’ın Barış’a yaptığı faulden sonra gerçekleşti,

Selçuk yerde yatan Barış’a elini uzatıp kaldırmak istedi,

Nedendir bilinmez Barış Selçuk’u tersledi,

Maçta ne gerilim var, ne tartışma var, Ortam gayet iyi, Ama Barış Selçuk’un uzattığı eli itti,

Selçuk da kızıp Barış’ı itekledi,

Hakem gelip Selçuk’a sarı kartı gösterdi,

Gereksiz, abuk sabuk bir otorite gösterisi,

Ardından daha büyük bir komedi geldi,

Taç atan Volkan topu değiştirmek istedi,

Tak bir sarı kart da ona,

Haydaaaa!

O arada Lugano kendi salaklığından oyundan atıldı,

Kart haklıydı,

Sonrasında  hakem giderek saçmalamaya başladı,

Maç da zıvanadan çıktı,

Allahtan futbolcular ve taraftarlar hakeme uymadılar, Yoksa maç bitmezdi,

Bence yukarıda saydığım iki kart dışında hakemin kartlarında bir hata yoktu,

Gökhan’ın kart gördüğü pozisyona haksız diyenler var,

O kanaatte değilim, Top toplayan çocuğun attığı topu tutup, yerdeki topu dışarı atabilir veya top toplayan çocuğun topunu kafayla dıyarı atıp yerdeki topla oyunu sürdürebilirdi,

O vakit geçirmeyi tercih etti,

Galatasaraylı Volkan’ın gördüğü sarının bir benzerini görüp oyun dışı  kaldı,

Maçtan sonra dinlediğim yorumcular “Hakemin standardı yoktu” diyorlar,

Yanlış,

Bence vardı, Ama çok kötüydü,

Fenerbahçe kalecisi Volkan’ın yaptıklarının ise affedilir tarafı yok,

İyi bir ceza almalı diye düşünüyorum,

Hasan Şaş bile böyle bir şey yapmadı şimdiye kadar,

 
 
 
 

Fenerbahçe olsa 5 atardı

Hakan Şükür golü atınca rahatladım, Hakan Şükür’ün gol attığı hiç bir Fenerbahçe maçını kaybetmemiştik,

Ancak Galatasaray golden sonra Fenerbahçe gibi bir takım karşısında 1-0 öne geçmenin telaşına kapıldı, Özellikle ikinci yarı tam bir panikle oynadı,

Fenebahçe de oyuncu kalitesi ile adam eksikliğini kapattı,

Fenerbahçe Galatasaray’ı böyle yakalayınca beşliyor, Galatasaray ise maçı zar zor kazandı,

Tabii kaleci Volkan’ın 91, dakikaya kadar süren perfomansını da unutmamak lazım,

Kalli geçen hafta sonunda yaptığı gibi saçma arayışlara girmeden ender doğrularından birini yapıp Sabri’yi sağbek oynattı,

Nonda’yı oyuna alma zamanlaması da çok iyiydi,

Fenerbahçe’de ise Zico maça tek forvetle başlayıp hatayı baştan yaptı,

Maçta iki isim ön palana çıktı,

Galatasaray’da Ümit Karan, Fenerbahçe’de ise Gökhan,

Hangisi maçın adamıydı diye sorarsanız ben Gökhan derim,

Yıllardır görmediğim güzellikte bir gol attı,

Benzer bir pozisyonu da yine kendi yarattı,

Gerçi o pozisyonda önce bir elle oynama ve ardından bir de faul hakem tarafından görülmedi ama sonuçta Gökhan’ın müthiş bir kalitesi olduğunu gösterdi,

Ümit Karan ise akıl almaz bir asistle ilk golü hazırladı,

ben böyle müthiş asist hayatımda görmedim desem yeridir,

Bu asist, tabir yerindeyse “Küstah bir hayalgücüyle” yapılabilirdi, Karan yaptı,

Attığı golde de Hakan’a “Bırak” dediği o kadar belliydi ki, Hakan vursa hayatta gol olmayacak bir top Galatasaray’a turu getirdi,

Hakemin bütün çabalarına rağmen yine de güzel bir futbol izledik,

Galatasaray taraftarına ise iki çift sözüm var,

Lugano sahadan çıkarken sahaya attığınız şeylerden utanç duymalısınız,

Futbolun güzelliğini lütfen bozmayın,

Lütfen!

 

 


Bu ne biçim hakem

Doğrusunu söylemek gerekirse Fenerbahçe maçı öncesi, bizim takımdan pek de umudum yoktu,

Galatasaray’ın kupa kalitesini, zaman zaman mucizeler yaratan bir ekip olduğunu biliyordum ama son iki maç asabımı bozmuştu,

Fenerbahçe’nin kadro kalitesi de ortadaydı,

Çeyrek finali geçeceğimize dair pek bir beklentim yoktu,

Tek beklentim kavgasız gürültüsüz bir maç olması, sahada futbolcuların, tribünde bizim taraftarların maçı çığrından çıkaracak hareketler yapmamasıydı,

Maç başlar başlamaz, hakem Cüneyt Çakır’ın abuk sabuklukları göze çarpmaya başladı,

Yanımdakilere, “Bu hakem bu maçı kontrol edemeyecek” dedim,

Hemen “Amma önyargılısın” yanıtını aldım,

Dakikalar ilerledikçe haklılığım ortaya çıkmaya başladı,

Maçın kırılma anlarından biri, hiç kimse dikkat çekmedi ama bence Selçuk’ın Barış’a yaptığı faulden sonra gerçekleşti,

Selçuk yerde yatan Barış’a elini uzatıp kaldırmak istedi,

Nedendir bilinmez Barış Selçuk’u tersledi,

Maçta ne gerilim var, ne tartışma var, Ortam gayet iyi, Ama Barış Selçuk’un uzattığı eli itti,

Selçuk da kızıp Barış’ı itekledi,

Hakem gelip Selçuk’a sarı kartı gösterdi,

Gereksiz, abuk sabuk bir otorite gösterisi,

Ardından daha büyük bir komedi geldi,

Taç atan Volkan topu değiştirmek istedi,

Tak bir sarı kart da ona,

Haydaaaa!

O arada Lugano kendi salaklığından oyundan atıldı,

Kart haklıydı,

Sonrasında  hakem giderek saçmalamaya başladı,

Maç da zıvanadan çıktı,

Allahtan futbolcular ve taraftarlar hakeme uymadılar, Yoksa maç bitmezdi,

Bence yukarıda saydığım iki kart dışında hakemin kartlarında bir hata yoktu,

Gökhan’ın kart gördüğü pozisyona haksız diyenler var,

O kanaatte değilim, Top toplayan çocuğun attığı topu tutup, yerdeki topu dışarı atabilir veya top toplayan çocuğun topunu kafayla dıyarı atıp yerdeki topla oyunu sürdürebilirdi,

O vakit geçirmeyi tercih etti,

Galatasaraylı Volkan’ın gördüğü sarının bir benzerini görüp oyun dışı  kaldı,

Maçtan sonra dinlediğim yorumcular “Hakemin standardı yoktu” diyorlar,

Yanlış,

Bence vardı, Ama çok kötüydü,

Fenerbahçe kalecisi Volkan’ın yaptıklarının ise affedilir tarafı yok,

İyi bir ceza almalı diye düşünüyorum,

Hasan Şaş bile böyle bir şey yapmadı şimdiye kadar,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İhaneti ödüllendirmenin sadakati cezalandırmak anlamına geldiğini unutmadığımız zaman