Ferrari demeyin, Enzo üzülür

Bu hafta deneme sürüşü yapamadık.

Ama bence daha iyi oldu. Fırsattan istifade, size otomobil tarihinin önemli otomobillerinden birini daha yazma fırsatı bulmuş oldum.

Ferrari’nin kurucusu Enzo Ferrari’nin 1932 yılında bir oğlu olmuştu.

Alfredo Ferrari.

Pek çok Alfredo gibi, onun da takma adı Dino’ydu.

Babasının gözbebeği Dino, 1956 yılında, bir kas hastalığı sonucunda hayatını kaybettiğinde 24 yaşındaydı.

Enzo yıkılmıştı.

Ve oğlunun anısını en bildiği işte, otomobillerde yaşatmak istedi. Dino’nun ölümünden sonra Ferrari’nin içinden yeni bir marka çıkarmak istedi.

Bu marka Dino’ydu.

İlk Dino yarış pistlerine 1957 yılında çıkan Dino 156 F2’ydi. 1.5 litre motorlu, 180 beygirlik bir yarış otomobili.

Dino 156 F2 – 1957

Onu takip eden Dino 1959’da geldi. 2 litre motorlu 196 S.

Dino 196 S – 1959

1961’de ise Dino 156 F1 pistlerdeydi.

Dino 156 F1 – 1961

Ardından 1965 yılında Dino 166 P ve 1966 yılında da yine bir yarış otomobili olan Dino 206 S pistlere çıktı.

Ancak Enzo’nun amacı Dino’yu pistlerde sınırlı tutmak değildi. Pist yarışçısı Dino 206 S, Pininfarina tarafından yeniden dizayn edildi ve herkesin kullanımına sunulacak bir spor otomobil haline getirildi.

Dino 206 SP – 1967

Ancak altyapı yarışçı kardeşi ile hemen hemen aynıydı. Güzel ama biraz sorunlu bir otomobildi. 1967 yılında piyasaya çıktı ve iki yıl boyunca üretildi.

1969 yılında ise asıl efsanevi spor otomobil Dino 246 tanıtıldı.

Dino 246 GT – 1969

206’dan belirgin farkları vardı.

Dizayn değişmişti ama değişiklik bununla sınırlı değildi.

Yeniden yaratılmıştı.

Ferrari fabrikalarında üretilen bir otomobil için ilk kez kullanılan bir direksiyon sistemine sahipti.

Ortada yanlamasına yerleştirilmiş bir V6 motoru vardı.

Tübuler şasiye sahipti ve double wishbone süspansiyon sistemi ile donatılmıştı.

Alaşım gövdeli Dino 206’ya göre biraz daha ağırdı çünkü bu kez gövde çelikten yapılmıştı.

İlk Dino 246 GT’lerde Ferrari’nin F2’lerde kullandığı 1.6 litrelik 180 beygir gücündeki motoru kullanıldı.

Ancak aynı yıl içinde FIAT’ın 2.5 litrelik döküm motorları otomobile uyarlandı.

Daha geniş ve daha derin yanma odalarına sahip bu motorla otomobilin gücü de 15 beygir kadar artarak 195’e çıktı.

Ferrari’nin motorda yaptığı bazı değişiklikler sayesinde motorun devir limiti 7800’e çıkmış bu da gücü artıran bir unsur olmuştu.

5 vitesli manuel şanzıman da oldukça yenilikçiydi.

Dino 246 GT’nin hemen ardından GTS geldi.

Muazzam bir otomobildi.

Dönemin keyifli dizilerinden olan, başrollerini Roger Moore ile Tony Curtis’in paylaştıkları ve TRT’de Kaygısızlar olarak yayınlanan “The Persuaders” dizisinin başrolünde Tony Curtis’in kullandığı otomobil olarak görüldü (Roger Moore’un da Aston Martin V8’i vardı)

Kullanımı kolay, müthiş dengeli, yol tutuşu bugün için bile mükemmel sayılabilecek bir otomobildi.

Hayatımda kullandığım en keyifli, en hoş iki otomobilden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

1990’ların ortasında 45-50 bin dolara iyi durumda olan bir Dino GTS bulmak mümkündü.

Ancak değeri sonradan anlaşıldı. Şimdilerde vasat durumda olanları müzayedelerde 600 bin dolarlar civarında fiyatlara satılıyor.

Bu satırları okuduysanız sizden bir ricam var.

Bir Dino’ya asla Ferrari demeyin.

Enzo asla istemezdi. O bu otomobilleri oğlunun adı yaşasın diye yaptı.

 

SEVGİLİ EŞİNİZE HEDİYE ALIR MISINIZ?

Geçenlerde ünlü müzayede evi Bonhams’dan bir mail geldi.

Benzersiz bir Rolls Royce’u satışa sunacaklardı. “One of a kind” dedikleri türden bir otomobil. Aslında otomobil 1926 model bir Rolls Royce Phantom 1. 1926 yılında Amerikalı işadamı Clarence Gasque tarafından eşi Maude’a hediye edilmek üzere ısmarlanmış. Maude Gasque aslında İngiliz bir varlıklı ailenin kızı.

Özel merakı ise 18. yüzyıl Fransız tarihi, sanatı ve dizaynı. Clarence Gasque da bu yüzden otomobilin içinin o dönemin Fransa’sını yansıtacak bir tema ile yapılmasını istiyor ve “Bütçe kısıtlaması yok elinizden geleni yapın” talimatını veriyor Rolls Royce’a. Rolls Royce o dönemin otomobil endüstrisinin genelde yaptığı gibi işi Wolverhampton’daki bir karoseri üretim firmasına, Charles Clark and Sons’a veriyor.

Ortaya çıkan görüntü fotoğraflarda. Bir otomobilden çok Versailles Sarayı’ndaki kraliyet odasına benziyor. Döşemelerin kumaşı Fransız kraliyeti için üretim yapan Aubusson’daki döşemecilerde 8 ayda özel olarak dokunuyor. Marküterilerin yapımı da aylar sürüyor.

O gün Clarence Gasque otomobil için Rolls Royce’a 8.000 dolar öderken, içi için Charles Clark’a 5.500 dolar veriyor. Bugünün değerleri ile otomobil için 430.000 dolar, iç dizaynı içinse 300.000 dolardan toplam 730.000 dolarlık bir hediye anlamına geliyor.

Marküteri içki dolabı önemli bir detay. İçinde Lalique bardaklar ve Fransız porseleni tabaklar var.