Yeni Quattroporte geliyor

4 kapılı spor otomobilleri hayatımıza sokan ilk marka Aston Martin ve Lagonda ‘sı olsa da, gerçek anlamda 4 kapılı spor otomobiller çağı Maserati Quattroporte ile başlar,

Hele son nesil Quattroporte ‘nin inanılmaz başarısı sonrasında Aston Martin Rapide ile yeniden ve Porsche de Panamera ile ilk kez pazarın bu bölümüne girdiler, Ancak bana göre hiç biri Maserati Quattroporte ‘nin yanına yaklaşamadılar,

Aston Martin uzatılmış Vantage görüntüsüyle gerçek bir 4 kapılı spor otomobil yaratamadı,

Porsche ise 4 kapılı spor otomobilden çok Cayenne ‘in otoyol versiyonunu çıkarmış gibi oldu, Maserati, gerek dış çizgilerindeki estetik, gerek içindeki rafine zevkle, rakiplerinden eski olmasına rağmen üstünlüğünü korudu, Rakiplerine oranla geri kaldığı yeri, kalite ve sağlamlık oldu, Ama her güzelin bir kusuru olurdu,,,

Maserati önümüzdeki yıl yeni Quattroporte ‘yi piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor,

Fabrikadan yapılan, otomobilin daha güçlü bir motorla donatılacağı ama boyutlarının büyümeyeceği yolundaki ilk açıklamaya rağmen, bana ulaşan bilgiler o yönde değil, Henüz piyasaya çıkmayan otomobili fabrikadaki gizli bölümlerde görenlerin kulağıma fısıldadığına göre, yeni Quattroporte şimdiki versiyona göre 20 cm daha uzun, Yani neredeyse S-Klasse Mercedes veya Audi A8 boyunda,

Dış çizgilerse sır olmaktan uzak, En büyük değişiklik motorda, Ferrari ile birlikte geliştirilen yeni V8 hem çok daha güçlü hem de çok daha az tüketiyor, Henüz açıklanmamakla birlikte motorun 500 beygirin üzerinde bir güç vereceği söyleniyor, Ama yine fısıltılara göre Avrupa ve ABD ‘deki ekonomik krizin de etkisiyle Maserati, bu kez 6 silindirli daha küçük bir motoru da opsiyon olarak sunacakmış, Daha da beteri, dizel bir versiyon bile gündeme gelebilirmiş,

Ben yine de yeni modelin şimdiki kadar güzel görünmediğini düşünüyorum,

Siz ne dersiniz!

CD player ‘ları sevmiyorum çünkü,,,

High end müzik sistemleriyle ilgili yazılarıma çokça gelen tepkiler arasında, “Niye CD player ‘ları yazmıyorsun” serzenişleri var, CD player yazmıyorum çünkü CD player sevmiyorum, CD player ‘ları sevmiyorum çünkü CD player ‘lar asla ve asla pikaplar kadar iyi ses çıkaramıyorlar,

Size şunu bir kez daha hatırlatmak isterim, İyi bir müzik sisteminin en önemli parçası “HOPARLÖRLERDİR”, En iyi ampliyi, en iyi pikabı, en iyi CD player ‘ı alsanız bile işiteceğiniz ses, hoparlörünüzün çıkaracağı sesle sınırlıdır,

İkinci önemli parça amplidir, Müzik kaynağı üçüncü sırada gelir, İster CD player olsun, ister pikap, isterse kaset,,,

Ama madem istediniz, size CD player ‘lardan da söz edeyim, Şunu bilin ki, her ne kadar son 20 yılda büyük aşamalar kaydetmiş de olsa, en iyi CD player ile vasat bir CD player arasındaki fark “kıl” kadardır, Yani 1000 dolalık bir CD player ile 20 bin dolarlık bir CD player arasındaki ses kalitesi farkı, fiyat farkına değmeyecek düzeydedir,

Gelelim benim hoşuma giden CD player ‘lara, Geçenlerde buraya bir fotoğrafını koyduğum ama bahsetmediğim Ayon CD3, CD player meselesine yeni standartlar getirmeyi başarmış müthiş bir üründür, Çin ‘de sadece CD player ‘lar üzerine uzmanlaşmaya çalışan Shanling ‘in CD-T100 ve CD-T300 ‘ü de hem dizayn, hem kalite olarak göze çarpar, Fiyatları da 12 bin dolar civarındadır,

Singapur ‘da üretilen Loit Passeri de görsel olarak tam bir arzu nesnesi kıvamında olup, ses kalitesi olarak da kötü bir seçenek değildir, Fiyat kalite orantısındaysa MBL rakipsiz sayılabilir, Ama ben yine de bir CD player ‘a bu kadar para verilmesine hiç razı değilim,

Benden söylemesi,