O bir Dino; asla bir Ferrari olamadı.

Ferrari ‘nin ürettiği bence en hüzünlü otomobildir Dino,

Çünkü oğluna adanmıştır Enzo Ferrari ‘nin,

Oğlunun nedeni tam da anlaşılamayan bir şekilde ölmesinden sonra, onun anısına yaptığı bir otomobildir,

Zaten asla bir Ferrari değildir, O bir Dino ‘dur,

 

Ferrari yönetiminin bütün baskısına rağmen Enzo Ferrari otomobilin hiç bir yerine Ferrari yazmamıştır ve ambleminde "Dino" yazar,

Enzo ‘nun oğlu Dino Ferrari de babası gibi bir otomobil manyağıydı, Çok parlak fikirleri vardı, Takıma çok katkı sağlıyordu ama kimilerine göre uyuşturucadan, kimilerine göre İtalyan Mafyası tarafından zehirlenerek öldürüldü,

Babası da oğlu için hala çok güzel olan bu otomobili üretti, Onun adını vererek,

İlk çıkan Dino ‘lar 206 GT olarak tanımlandı,

2 litrelik 6 silindirli aliminyum motoru 160 beygir üretiyordu,

Bu da lik 206 GT ‘leri 235 kilometrelik son sürate ulaştırıyordu,

Sırfıdan yüze çıkması ise 6 saniye civarındaydı,

206 GT ‘lerden çok üretilmedi, 1968 ‘de başlayan üretim 1969 ‘da bittiğinde toplam Dino sayısı 69 ‘du,

Ancak otomobil büyük sükse yapmıştı,

Bir süre aranın ardından 1971 ‘de daha çok bilip gördüğümüz Dino 246 GT geldi,

Hemen aynılardı,

Sadece motor biraz daha büyümüştü, 6 silindirli motor 2,4 litreye çıkmıştı ancak bu kez blok aliminyum değildi, Piyasada satılacak bu otomobili daha ucuza maletmek için motor da,, gövde de çelik alaşımından yapılmıştı, Buna karşın güç biraz artmış 175 beygire çıkmıştı,

Son süret ve hızlanma değerleri ise fazla değişmemişti,

Otomobil daha Daytona tarzı koltuklarıyla çok havalıydı ve 2 yılda 3761 adet üretildi,

Bunların bazıları GTS olarak da bilinen Spyder modeliydi,

Ben Dino ‘ya bir televizyon dizisinde aşık oldum,Benim yaşımda olanlar hatırlar, TRT ‘nin "Kaygısızlar" diye yayınladığı başrollerinde İngiliz Lordu olarak Roger Moore ve Amerikalı petrol milyarderi rolünde de Tony Curtis ‘in oynadığı bir dizi vardı,(Orjinal adı Persuaders)

Dino o dizide Tony Curtis ‘in (Dizideki adı Danny Wilde) kullandığı otomobildi,

O gün bugündür o otomobili çok severim,

Bir ara bu otomobilden ararken Amerika ‘nın Savannah kentinde yaşlı bir hanımefendi de bir tane olduğunu duydum ve gittim,

80 ‘lerine yaklaşmış ama hala çok güzel olan kadının garajında bir tane duruyordu,

Türk olduğumu öğrenince çok şaşırdı, Gözleri doldu, "Bana bu otomobili hediye eden bir Türk ‘tü" dedi,

Ve uzun süredir aramızda olmayan, hepinizin adını bilmesi muhtemel bir işadamının adını verdi,

Sadece onuhla bir kaç bindikleri otomobil 800 mildeydi,