Fatih Bolu’yu solladı geçti

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan bir iki ay önce göçmenlerle ilgili olarak “Kendilerini Bolu’da istemiyoruz. Gelip yerleşirlerse evlerine hizmet götürmeyeceğiz, su vermeyeceğiz” demişti.

Kelime kelime bu değildi belki ama meali buydu.

Aman aman aman.

Adam bunu bir söyledi kıyamet koptu.

“Faşist, ırkçı, insanlık düşmanı, rezil, vicdansız” gibi suçlamalar ve hakaretler kendisine yöneltilenlerin en hafifleri idi.

Trolik tepki o kadar büyük oldu ki, CHP Tanju Özcan’la ilgili soruşturma başlattı, disipline sevk etti adamı.

Dün de bir başka Belediye Başkanı’nın açıklamalarını Esra Boğazlıyan’ın Haberturk.com’daki röportajında okudum.

İstanbul’un Fatih ilçesinin Belediye Başkanı Ergün Turan’ın.

Fatih Belediye Başkanı Turan, Tanju Özcan’dan da bir adım öteye giderek “Göçmenlere Fatih’te kiralık ev vermeyeceğiz” demiş.

Şimdi kimse kalkıp bana “Bolu koskoca il, Fatih ilçe” demesin.

Fatih Bolu’dan büyük.

Fatih’in nüfusu 396 bin, Bolu’nun 316 bin.

Ergün Turan daha ileriye taşımış bayrağı diyorum çünkü Bolu’da en azından başlarını sokacak bir yerleri vardı ama su yoktu.

Burada başlarını sokacak yer de yok. Ev yoksa su zaten yok.

Eeee, ne oldu Tanju Özcan’a saldıran troll ordusu ve hümanist arkadaşlar?

Ergün Turan’a gık diyemiyorsunuz değil mi!

Ah siz yok musunuz siz!

Nasıl da anında dönersiniz.

AK Parti göçmenleri savununca hepiniz göçmencisiniz.

AK Parti göçmenlere karşı olunca hepiniz göçmen karşıtı.

Arsızlar sizi.

Tabii AK Parti’nin dönüşü de az uz değil.

Göçmenler gelip AK Parti’nin güçlü olduğu kent çeperlerine yerleşip, AK Parti seçmenini rahatsız etmeye başlayınca şimdi “göçmen karşıtı” oluverdiniz aniden.

Haksızsınız demiyorum ama hep geç uyanıyorsunuz sorun orada.

FETÖ’ye de, başka şeylere de hep geç uyandınız.

İş işten geçtikten sonra.

Yine öyle oluyor.

Ama Allah’tan etrafınızda fikirsiz bir yalaka taifesi var.

Dön dediğiniz anda dönenler.

Yakında parti olarak “Bay Kemal göçmenleri savunuyor” diyerek CHP’nin göçmen raporu ile meydanlara çıkarsınız eminim.

Trolleriniz de aynı anda bağırmaya başlar.

Başkanlık sisteminin erdemlerinden bir saniyede dönenler göçmenlik konusunda dönmekte hiç zorlanmazlar merak etmeyin.

***

UKOME idi İEM oldu

İstanbul Ulaşım Koordinasyon Merkezi yani UKOME, İstanbullulara Eziyet Merkezine yani İEM’e dönüştü.

Çünkü merkezi iktidar, yerel iktidar başarısız olsun diye uğraşıyor.

Ama artık akılla, izanla bağları o kadar kopmuş ki, yaptıklarının tam aksine kendilerine zarar verdiğinin farkında değiller.

Şu kadarını söyleyeyim, Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde, merkezi idare belediyenin hizmetlerini engellemek için bu kadarını yapmamıştı.

Taksi meselesi dün bir kez daha UKOME’de reddedildi.

Yani belediyenin 1000 yeni taksiyi hizmete alması.

Ben açıkçası 1000 yeni taksinin sorunu çözeceğini düşünmüyorum ama belediye böyle bir düşüncede ise bunu engellemek iş değil.

Bırakın yapsınlar.

Sorun çözülmez ise belediyeye karşı bir koz elde etmiş olursunuz.

Sorun çözülürse de İstanbulluya hizmet etmiş olursunuz.

Mevcut durumda sadece ve sadece İstanbulluya eziyet etmiş oluyorsunuz.

Ve bunu görmeyecek kadar siyasi zekanızı yitirmiş, hırsınıza, öfkenize ve kaybettiğiniz rantın derdine düşmüş vaziyettesiniz.

Bu duygularla başarılı olmuş bir siyaset ben tarihte görmedim.

Emin olun siz de olmuyorsunuz.

***

Kafanıza göre takılın

Vaka sayıları hızla arttıkça herkesin sorusu şu oluyor: Yeni bir kapanma gelir mi? 

Ben size söyleyeyim gelmez.

Bugün artık iktidarın Türkiye’yi kapatma imkanı kalmamıştır.

Seçim atmosferine girmeye hazırlanan bir ülkede dolar 10 TL’ye doğru giderken, bütçe açığı büyürken, işsizlik yüzde 20’lere dayanmışken, genç işsizliği yüzde 30’a doğru giderken, enflasyon yüzde 30’lara göz kırparken Türkiye kapanmaz.

Günde değil 250 ölüm 500 ölüm de olsa Türkiye kapanmaz.

Aşı karnesi zorunluluğu getiremeyen bir iktidarın ülkeyi kapatması mümkün değildir.

İsteyen rahat olsun, isteyen kaygı duysun.

Kafanıza göre takılın.

Hükümet de öyle yapıyor zaten.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Tepkiler özneye göre değil, fiile göre olduğu zaman.