Gezileştirme çabası mı?

Boğaziçi eylemcilerine sürekli polis müdahalesi var.

Özgürlükler ülkesi, insan hakları eylem plancısı Türkiye’de “İdare”nin en azından bir bölümü ama oldukça geniş bir bölümü Türkiye’nin özgürlükler ülkesi olduğunu ve insan hakları eylem planı ile müthiş bir atılım yaptığını hala öğrenebilmiş ya da en azından duymuş değil.

Türkiye’nin aslında bir özgürlükler ülkesi olduğunu bilseler, herhalde bir genç kızın gırtlağını sıkmaz, göğüslerinden yakalamazlar, kendi çocuklarından, kardeşlerinden, yeğenlerinden farkı olmayan bu çocukları coplarla dövmezler.

Sizi bilmem ama ben son zamanlarda her tür eyleme yönelik güvenlik gücü müdahalesinde aşırılık gözlemliyorum.

Gerekenin ötesinde bir sertlik, olmaması gereken bir zalimlik.

Bu sertlik o kadar gereksiz ve manasız ki, herkes şöyle düşünmeye başlıyor.

“Tepki olsun diye özellikle yapıyorlar.”

Evet, aynen böyle düşünüyor herkes. Ben de.

Sanki sertliği arttıralım.

Bu, tepkileri arttırsın.

Sonunda iş şiddete dönüşsün.

Şiddete başvurmayan eylemciler şiddete yönelsin.

Böylelikle toplumsal kutuplaşma yeniden tetiklensin.

Hadi adlı adınca söyleyelim.

Sanki Gezi’de yaşananlar tekrarlansın isteniyor.

Aynen Gezi gibi, makul ve barışçı bir eylem olarak başlayan Gezi’nin, FETÖ’ye mal edilen gereksiz sertleşmesiyle dönüştüğü olaylar tekrarlansın isteniyor.

Her protesto olayında sanki böyle bir tahrik, böyle bir deneme yapılıyor.

Ama Allah tarafından eylemciler böyle bir tuzağa düşmüyor.

“Gezileştirme” zorlamalarına karşı “Gezileşmeyeceğim” tavrını güçlü biçimde sürdürüyorlar.

Şiddet yanlısı ne idüğü belirsiz grupları aralarına almıyor, eylemlerini kirletmelerine izin vermiyorlar.

Ama biliniz ki, bu “Gezileştirme” çabaları sürecektir.

Çünkü bazıları artık başka çıkış yolu görmemektedir.

***

Mesele yıldız mı, para mı?

Fenerbahçe Spor Kulübü, Futbol Takımı’nın şampiyonluk sayısını arttırmak için bir süredir girişimlerde bulunuyor.

1. Lig’in kurulmasından önceki dönemin bir bölümünde elde ettiği şampiyonlukların da 1959 sonrasında kurulan Lig’de elde ettiği şampiyonluklara eklenmesini istiyor.

Böylece en fazla şampiyonluk elde eden takım olmayı planlıyor. Bunu ilk kez Aziz Yıldırım döneminde denediler, Federasyon’dan ret yanıtı aldılar.

İlk başvurunun yapıldığı dönem Fenerbahçe 2. Başkanı olan Nihat Özdemir, Futbol Federasyonu Başkanı olunca şimdi bir kez daha deniyorlar.

Özdemir’in işi zor.

Çünkü daha önce aynı başvuruyu kendisinin de içinde olduğu yönetim yapmış.

Hayır dese kendini inkar olacak ama topu kurullara falan atarak yırtabilir.

Sen bu konuda ne düşünüyorsun diyenlere verecek yanıtım yok.

Çünkü futbol tarihçisi değilim.

Ama Fenerbahçe’nin tarih öncesi şampiyonluklarını şampiyonluk sayısında Galatasaray öne geçince hatırladığını biliyorum.

Bildiğim bir başka şey, Fenerbahçe’nin şampiyonluk iddia ettiği yıllarda aynı yıl içinde bazen birden fazla şampiyonluğu var ve yine aynı yıl içinde başka şampiyonlar da var.

Bugün artık 1. Lig’de olmayan, hatta 2. 3. Lig’de olan takımlar.

Onlar da yıldız takma hakkına kavuşacaklar.

Bunun bir de parasal karşılığı var.

Eski şampiyonluklar, naklen yayın gelirlerinden daha fazla pay almanızı sağlıyor.

Fenerbahçe bu tezini kabul ettirirse naklen yayın havuzundan daha fazla pay alacak.

Ve yine tarih öncesi şampiyonlarından biri yarın öbür gün yeniden Süper Lig’e çıkarsa ve naklen yayınlardan diğer takımlara oranla çok daha yüksek para alacak.

Tabii bu işi yapmanın çok daha kestirme yolları da olabilir.

Sonuç olarak mesele sadece basit bir yıldız meselesi değildir.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sorumsuzluğun bedelini yasaları çiğneyerek hukuk devletine ödetmediğimiz zaman.