Boşuna mı açtık acaba!

Ayasofya “hayırlısı” ile tam olarak ibadete açıldı ya…
Tam olarak dememin nedeni şu, daha önce de yazdım, tartışmanın yeniden başladığı günlerde “Ayasofya’nın bir bölümünde zaten namaz kılınıyor, zaten ezan okunuyor” diye, şimdi tamamında namaz kılınabilecek.
4 bin kişi namaz kılabilecekmiş.
Üst kat balkonu dahil.
Hayırlısı.
Umarım 1500 yıllık yapıya zarar verecek bir yoğunluğa izin verilmez.
Özellikle ilk gün yoğun bir ilgi olacağı kesin.
Ve yine ilk gün corona önlemleri nedeniyle kapasitenin birkaç yüz kişi ile sınırlı tutulacağını tahmin etmek zor değil.
Bu arada ilginç tepkiler alıyorum.
Kim olduğunu bilmediğim bir grup vatandaş, sanki Ayasofya’nın ibadete açılmış olmasına karşıymışım gibi mail atarak ya da sosyal medyada bir şeyler yazarak hakaret ediyor.
Ben de onlara “Ayasofya’nın cami yapılmasını karşı çıkan, yapıldıktan sonra niye yaptınız kardeşim diyen tek bir yazımı gösterin” diyorum.
Susuyorlar.
Yanıt gelmiyor.
Anladığım şu.
Bazı “troller” ya da bunları kullananlar muhalefetin ve muhalif diye belledikleri ya da kendilerine muhalif diye belletilen gazetecilerin Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına tepki göstermemelerinden çok da mutlu olmamışlar.
İstiyorlar ki, birileri çıksın “Açamazsınız, yapamazsınız, yaptırmayız, açtırmayız” desin.
Bunlar da işaret parmaklarını onlara doğru uzatıp “İşte din düşmanları, işte Batı kontrolündeki imansızlar. İşte vatan hainleri, işte yerli ve millilikten nasibini almamış şerefsizler” diyebilsinler.
Yeni bir karşıtlık, yeni bir fay hattı üretebilsinler.
Buradan yeni bir “konsolidasyon” çıkarabilsinler.
Tepki gelmedikçe çok bozuluyorlar hatta “Yahu boşuna mı ibadete açıldı burası” bile diyor olabilirler.
Bu nedenle ben şimdi iktidarı destekleyen bazı televizyonlarda “Ayasofya’nın ibadete açılmasına karşı çıkan” bazı isimleri görürsem şaşırmayacağım.
Makul makul “Niye açılmamalıydı” diye anlatacak.
Ve hatta Atatürk’ü anımsatacaklardır.

***

Yerli ve milli Almanımız

Yerli ve milli otomuz hızla ilerliyor diye duyuyorum.
Daha önce de tasarım ve prototip konusu hızla ilerliyor diye duymuştuk.
Sonra ortaya Pininfarina’nın fuar fuar gezmiş otomobili “Yerli ve Milli” otomobilimiz diye çıkarılmıştı.
Mevzuya Fransız olanların avuçları patlamıştı bu İtalyan malı yerli ve milliyi alkışlamaktan.
Birisinin bile “Yahu bu otomobil söylenilen fiyata nasıl yapılır. Böyle halk otomobili mi olur” diye sormamıştı.
Sonrasında yerli ve milli otomobilimizin elektrik aksamının yerli ve milli CEO’muzun geldiği Alman Bosch’tan alacağımızı öğrenmiştik.
Dahası otomobili yürütecek olan motor ya da motorlar da aynı yerden, Alman Bosch’tan gelecekti.
Bu durumu benden başka eleştiren de olmayınca konu kapandı gitti zaten.
Şimdi de bize gösterilen otomobil olmayacağı kesin olan otomobili üretmek için fabrika temeli atılıyor.
Hayırlı uğurlu olsun.
Allah utandırmasın.
Tez vakte bitsin inşallah.
Manşetlerden okuruz temelin nasıl başarı ile atıldığını.
Bir yandan da otomobil için çalışmalar sürüyor.
Bu kez de otomobilin mühendislik işlerini yapmak üzere Alman mühendislik şirketi EDAG ile anlaşılmış.
Yerli ve milli Alman EDAG ile.
Türkiye’de üretim yapan Amerikan Ford’un hafif ticari aracını Türk mühendisler yapıyor A’dan Z’ye gazeteler “Türk mühendisliğinin başarısı” diye anlatıyor.
Keza FIAT’ın Egea’sını Türk mühendisler dizayn etti diye övünüyoruz.
Ama yerli ve milli otomobilimizi sanki Türkiye’de mühendis yokmuş gibi, sanki Türkiye’nin bu konuda hiç know how’ı yokmuş gibi Alman şirketine dizayn ettirmek üzere anlaşma yapıyorsunuz.
Üstelik de çeyrek milyar avro vererek.
Ve sonra da sanki marifet yapılmış gibi bir de bunu duyuruyorsunuz.
Açık söylüyorum ben bu bilgiyi hükümete yakın medyada “Alman mühendislik devi Gebze’de ofis açtı. İlk proje TOGG ile” diye yazdıkları için öğrendim.
Bu yerli ve milli anlaşma ve hamle için TOGG’u ve yöneticilerini kutluyorum.
Yerli ve milli, dışı İtalyan içi Alman otomobilimiz için gösterdikleri çabaya minnettarım.

***

Tarım

Tarım yazılarına yarın devam edeceğim.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Edepten suskunluğu korkaklık ya da aptallıktan zannetmediğimiz zaman.