LGS’yi şad ettik, sıra YKS’de

Dün LGS vardı.
Yapılmasın denilen ne varsa yapıldı.
Olmasın denilen ne varsa oldu.
Siz istediğiniz kadar televizyonlarda anlatın, gazetelerde yazın “Maske takın, sosyal mesafeyi koruyun, g.t g.te gelmeyin. Dikkatli olun” diye.
Siz istediğiniz kadar sınava katılacakları korumak için sokağa çıkma yasağı ilan edin.
Hiçbir şey değişmez.
Çünkü bu ülkede öyle bir kitle var ki, okuduğu tek şey kendi bildiği, dinlediği tek şey kendi iç sesidir.
Ona bir halt anlatamazsınız.
Ona bir halt öğretemezsiniz.
Diziyi tarih zanneder.
Survivor’ı olimpiyat oyunları.
Siz haber kanallarına ordinaryüs profesör çıkarsanız, üç Nobelli doktor getirip anlatsanız dinlemez.
Bu sınava katılan öğrenci sayısının 2 mislinden fazlası haftaya üniversite sınavına girecek.
Siz o zaman seyreyleyin gümbürtüyü.
Şurası net ki, bunlara istediğiniz kadar anlatın, değil Sağlık Bakanı, Cumhurbaşkanı her gün ekrana çıksa, tüm televizyonlar ortak yayınlasa bir şey anlatamayacak, bir şey öğretemeyeceksiniz.
Bunların anlayacağı tek şey kaldı.
Sağlık Bakanı çıkıp ekrana “Bundan böyle Covid-19 hastalarına bedava tedavi yapılmayacak. Hastalar tedavi masraflarını kendileri ödeyecek. Parası olmayana tedavi uygulanmayacak” desin bakın bu güruhun bir teki sokakta kalıyor mu!
Bunların anlayacağı tek dil bu.
Bana sorarsanız iyi de olur.
Çünkü ben vergilerimle sağlanan sağlık hizmetinden bu saygısız, sorumsuz, izansız güruhun ahmakça yaşam tarzını finanse etmek istemiyorum.
Bunlara para harcayacağınıza parayı Tarım Bakanlığı’na verin.
Bari hayvancılık kurtulur.

***

İktidar bloğunun doktrin yazarı

Perinçek’in neden ekranların vazgeçilmez konuğu haline geldiğini anlatmaya çalıştığım yazım, okurların kafasını karıştırmış.
“Ne yani sadece kavgacı olduğu için mi ekranlarda” diye sormuşlar.
Büyük oranda bunun için.
Sert tartıştığı, yüksek sesle tartıştığı, adrenalini yüksek olduğu için.
Ama elbette sadece bunun için değil.
Perinçek’in son dönemde bir başka özelliği daha var.
İktidar ortaklarının politikalarını, iktidar ortaklarından çok daha iyi savunuyor.
AK Parti muhafazakar demokratlıkla başlayıp, muhafazakar, milliyetçi, ulusalcı olarak sürdürdüğü tavrını “siyasal literatüre” uygun bir söylem haline getiremedi.
Geçmişi, tabanının bir bölümünün beklentileri gibi nedenlerle parti yönetimi konumlandığı yeri isimlendiremezken, AK Parti’yi canhıraş savunma ihtiyacı duyan kesimler ise siyasal kültür eksikliği nedeniyle yeni konumlanmayı isimlendiremiyor, anlamlandıramıyorlar.
Bunu önemli ölçüde MHP ve lideri yapabiliyor. Çünkü MHP’nin hem siyasal kültürü yüksek hem de bunu anlatabilme yetisi var.
Fakat MHP’nin de medyaya çıkmamak, televizyonlarda konuşmamak gibi bir tavrı var.
O zaman geriye kalıyor Doğu Perinçek.
Doğu Bey, ekranlarda yüzde birin altında oy alan bir partinin lideri olarak değil, yüzde 51 oy almış bir iktidar bloğunun dışarıdan siyasal temsilcisi olarak yer buluyor.
Üstelik de bunu öylesine bir özgüvenle yapıyor ki, izleyenler Doğu Perinçek’i iktidarın bir numaralı akıl hocası, Cumhur İttifakı’nın en önemli parçası zannediyorlar.
Çünkü iktidar kanadından hiç kimse iktidarın uygulamakta olduğu politikaları Perinçek kadar iyi “doktrinleştiremiyor.”
Doğu Perinçek’in bu özelliğini iktidar bloğunun çok yakın durmadığı yayıncılar keşfetti ve ekrana ilk olarak onlar çıkardı.
Ama Perinçek şimdi iktidar yanlısı medyanın da göz bebeği.
Açıkçası bir ara iktidar partilerinin Perinçek’in kendilerini temsil etmesinden rahatsızlık duyacağından şüpheleniyordum.
Ama belli ki rahatsızlık değil, memnuniyet var.
Hem iktidar kanalları arasında konuk etme sırası var hem de ona dil uzatanların kafası anında koparılıyor.
Bu kişi Şamil Tayyar olsa bile.

***

Yalancının…

Şu Futbol Federasyonu Yönetimi beni çok eğlendiriyor.
Bu kadar aciz, bu kadar ezik, bu kadar zavallı olup da ortalıkta başı dik dolaşıyormuş gibi yapmalarına bayılıyorum.
Dünkü yazımdan sonra yine çıkıp benim yalan söylediğimi, benim kendilerini karaladığımı, benim ne kadar kötü ve berbat bir adam olduğumu açıkladılar.
Çok güldüm.
Dün dediğim şu:
– Bein eksik ödeme yaptı.
– Bein kaçacak.
– Teminat mektubunu Bein’e geri verdiğiniz için elinizde hiçbir kontrgaranti yok
– B planınız yok.
Önce şunu söyleyeyim.
Bein’in eksik ödeme yaptığını ben yazmadan önce arayıp sayabildiğim kadarı ile 70 küsur başka yazar veya internet sitesi yazmış.
Bein’in futbol yayınını bırakmaya uğraştığını haftalardır herkes yazıyor.
Teminat mektubunu Bein’e iade ettiğinizi bilmeyen yok.
Naklen yayın için B planınız olmadığını, bu konuda hükümete bakmaktan başka hiçbir halt yapmadığınızı kulüplerle yaptığınız toplantıda kendiniz söylediniz.
Ve bunların hiçbirini yalanlamıyorsunuz ama ben yazınca “yalanlıyorsunuz.”
Yahu benden bu kadar mı korkuyorsunuz be!
Hadi söyleyin, hangisi yalan.
Bein gitmesin diye adamlara yapmadığınız indirim kalmadı, yalan mı?
Teminat mektubu elinizde ise hadi göstersenize!
B planınız var ise niye kamuoyuna açıklayıp, Bein’i de hizaya sokmuyorsunuz.
Hadi gelin madem bu kadar çocukça davranıyorsunuz, çocukça bir yemin edelim.
“Yalancının en sevdiği hayvanı ölsün mü?”
Ayrıca bu kadar da korkmayın Nihat Bey, futbolla ilgili konuşuyoruz!

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kuklaların kuklacı istediği müddetçe ayakta durabildiğini anladığımız zaman.