McGurk ve iftiralar

Obama döneminin Suriye’deki özel temsilcisi Brett McGurk’tan bu köşede daha önce uzun uzun söz ettim, hatırlayacaksınız.

Şu günlerde ABD medyasının yıldız konuğu olduğunu anlatmıştım.

Suriye konusunda her fırsatta ekranlarda.

Gazete röportajlarında, özel makalelerin altında imzası var.

Çok net bir Türkiye karşıtı, çok açık bir YPG/PKK muhibbi.

Terör örgütünün ABD nezdindeki en etkili fahri büyükelçisi.

Dün bu köşede yazdığım “PKK, Bağdadi’nin itlaf edilmesini kendi başarı hanesine zor yazar. Türkiye geldi IŞİD’le mücadele yarım kaldı diyen bir örgüte nazire yapar gibi Bağdadi öldürüldü” diye yazmıştım.

Yanıt bu Brett McGurk’tan geldi.

New York Times’da bir makale döşenmiş sormayın gitsin.

Bu operasyonun Türkiye lehine bir algı yaratmasından öylesine korkmuş ki, NYT’daki makalesinde “Bu operasyonda yardım YPG’den geldi. Türkiye’ye son ana kadar haber bile verilmedi. Türkiye’nin bu işte hiçbir katkısı olmadı” şeklinde uzun uzun yazmış.

Satır aralarında ve hatta satır üzerinde açıkça Türkiye’nin IŞİD’e estek verdiğini, operasyonun Türkiye’ye haber verilmesi halinde Bağdadi’nin Türkiye tarafından uyarılabileceğini, terörün merkezi haline gelen İdlib’deki teröristleri Türkiye’nin koruyup kolladığını yazmış. İdlib’le ilgili sözler verdiği halde buraya bir şey yapmadığını ve IŞİD liderinin de Türkiye’nin gözlem noktaları olan bir bölgede ele geçirildiğini de ekleyerek Türkiye’yi IŞİD’in hamisi gibi göstermeye çalışmış.

Hadi bunları yazdın.

Peki IŞİD’in tüm açıklamalarında Türkiye’yi hedef aldığını, IŞİD’in en fazla saldırıda bulunduğu ülkenin Türkiye olduğunu da yazsana.

Yazmaz.

Bilmediğinden mi?

Asla değil. İt gibi biliyordur.

Ama yazarsa aşağılık bir adam olmaz.

Yazarsa dürüst bir adam olur, şerefsiz bir manipülasyoncu olmaz.

Elbette McGurk gibi karanlık amaçlara hizmet eden, politik kariyerini Türkiye düşmanlığı üzerine kurarak maddi manevi getirilerini bekleyenler olmuştur ve olacaktır.

Vahim olan ise Amerikan siyasetinde McGurk gibilere yanıt verecek tek bir dostumuzun dahi kalmamış olmasıdır.

İran’dan ve Kuzey Kore’den bile daha fazla şeytanlaştırılan ülke haline geldiğimiz açıktır. Türkiye bugün ABD’de en çok iftiraya maruz kalan ülke konumundadır.

Korkulması gereken ise iftiranın yakışanıdır.

Brett McGurk

***

ABD Esad işbirliği

Bağdadi İdlib’de öldürüldü.

ABD 8 helikopterle gelmiş.

İnfazı gerçekleştirmiş.

Bir yerleşim birimini yok etmiş.

Cesedi veya cesetleri alıp gitmiş.

İdlib neresi?

70 bin teröristin yerleşik olduğu, birkaç milyonluk bir bölge.

Türkiye buradaki teröristlere silahları bıraktıracağı sözünü vermişti Rusya’ya.

Sözünü tutamadığı için Putin’in eleştirilerine maruz kalmıştı ve bir süre Esad güçleri ve Rusya İdlib’de operasyonlara başlamıştı.

İdlib hava sahası ise tamamen Rusya tarafından kontrol ediliyordu.

Yani böyle bir operasyonu ABD, Rusya ve Esad’ın haberi ve izni olmazdan yapamazdı. Anlaşılan o ki, ABD artık Esad ile bile iş tutmaya hazır.

Oralarda varlığını istemediği tek güç Türkiye.

***

RTÜK Başkanı: Üç yerden maaş almıyorum

RTÜK ile ilgili uzun bir yazı yazdım dün.

RTÜK’ün televizyon kanalları arasında nasıl ayrımcılık yaptığını, nasıl ATV’nin çıkarlarına uygun bir davranış biçimi içinde olduğunu.

Bu hizmeti karşılığında da RTÜK Başkanı’na koruma kalkanı görevini ATV-Sabah grubunun yaptığını anlattım.

Buna ilişkin de bir örnek vererek, “RTÜK Başkanı’nın üç yerden maaş aldığı iddiasını gündeme getiren Faruk Bildirici hakkında yalana dayalı karalayıcı haber yapıyorlar” dedim.

RTÜK Başkanı beni aramadı.

Ancak aracılı bir mesaj gönderdi.

Demiş ki, “Fatin Bey’in üç yerden maaş aldığım iddiasını gündeme getirmesi beni çok üzdü. Üç yerden maaş aldığım iddiası doğru değil.”

Benim böyle iddiam olmadı.

Ben sadece bu iddiaya karşılık Sabah’ın iddia sahibine yönelik karalayıcı haber yapmasını, RTÜK – ATV ilişkisine işaret ettiği için hatırlattım.

Bu iddia abana ait değil, RTÜK üyesi Faruk Bildirici’ye ait.

RTÜK Başkanı “Üç yerden maaş almıyorum” diyorsa iddiasını kanıtlamak Faruk Bildirici’ye düşer.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sevgisiz saygının eksik kaldığını anladığımız zaman.