Yalnız ve güzel ülkem

Türkiye’nin dün akşam saatlerinde başlattığı operasyonu izlerken, aklıma Nuri Bilge Ceylan geldi.

Ne haklıymış güzel adam.

Ne doğru söylemiş.

Ne kadar iyi görürmüş her şeyi.

“Benim yalnız ve güzel ülkem” derken.

Yalnız ve güzel ülkenin Mehmetleri, hemen hemen bütün dünyanın “Terör Örgütü” olarak kabul ettiği bir örgüte yönelik haklı bir operasyon başlatıyor.

Tüm dünya medyası ama istisnasız tüm dünya medyası ortak bir dille “Türkiye Kürtleri katletmeye başladı” diye haber yapıyor.

Cehaletten ve bilgisizlikten mi?

Asla.

Hiç kimse bu kadar cahil, hiç kimse bu kadar bilgisiz değil.

Ahmak hiç değiller.

Bilmeseler, dün New York Times’daki makaleyi okur, gerçeği öğrenirlerdi değil mi!

Ama gerçekle bir ilgileri yok.

Yapmak istedikleri çok açık.

Türkiye’yi şeytanlaştırmak istiyorlar.

Her türlü kötülüğe layık, ilkel bir ülke imajı yaratmak istiyorlar.

Trump gibi bir cahil bile Türkiye’nin Kürtleri katletmediğini, bölgedeki milyonlarca Kürt’le Türkiye’nin bir sorununun olmadığını, meselenin ABD tarafından yıllardır beslenip büyütülen bir grup terörist olduğunu bilmeyecek kadar cahil değil.

Sadece Okyanus’un diğer tarafı da değil.

PKK’yı terör örgütü olarak kabul eden Avrupa ülkelerinden birinden bile “Türkiye’yi anlıyoruz” diye tek bir cümle duymuyoruz.

Karşımızda müthiş bir koro, işaret parmaklarını bize doğru uzatmış “Suçlusun” diye bağırıyorlar.

Yarın BM Güvenlik Konseyi toplantıya çağrılıyor.

AB “Durun” diyor.

İngiltere, Fransa ve İtalya Avrupa Konseyi’ni toplantıya çağırıyor.

Hadi Batı böyle.

Doğu’dan gelen sesler farklı mı!

Astana’da birlikte hareket ettiğimiz İran sert tepki gösteriyor.

Rusya doğrudan bir şey yapmasa bile daha önce de yazdığım gibi, Suriye üzerinden “Topraklarımıza girme” mesajı verdirecek.

Hindistan’dan zaten olumlu bir şey beklemiyoruz ama Pakistan’dan da gelmiyor bir “anlayışlı” açıklama.

Ortadoğu desen, zaten pek çok ülkesinde büyükelçimiz yok.

Olanlarda da büyükelçilerimiz evlerinden çıkamıyor.

Suudiler ve Emirlikler zaten düşmandan beter.

Katar da ses vermiyor.

Mısır harekatı durdurmak için Arap Birliği’ni toplantıya davet ediyor.

Ne Çin’den ne Japonya’dan…

Ne de Türk cumhuriyetlerinden.

Tık yok.

“Yahu bu Türkiye terör örgütüne operasyon yapıyor” diyen tek bir kişi yok.

Ve İlk kez Kürt meselesi “uluslararası bir sorun” olarak karşımıza böylesine dikiliyor.

Bizim yanımızda ise sadece “değerli yalnızlığımız” ve bu konuda söylenecek, birikmiş çok şeyimiz var.

Ama bugün o gün değil.

Bugün Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Tabii en çok herkese rağmen ve herkese karşı orada savaşacak olan askerimizin!

*

Tahrik kesin gelecek!

Öyle görülüyor ki, PKK/YPG hedeflerine yönelik başlatılan operasyonun, iç politik etkileri de olacak.

Havada böyle bir koku var.

O koku ne diye soracak olursanız, sosyal medyada oluşan bazı “trol” söylemler,

Güneydoğu’da oluşacak bazı “provokatif” eylem veya gösteriler, bazı siyasetçilerin ortaya koyacağı söylemlerle gerilecek bir ortam ve sonrasında oluşacak bir tepki Türkiye’yi yeni bir OHAL dönemine taşıyabilir.

Bunun tahrik edileceğine fazla şüphem yok.

Böyle bir gerilim yaratmak, HDP’nin üzerine gidilmesini sağlamak ve belki yapılacak yeni tutuklamalar ve ilan edilecek yeni bir OHAL ile Türkiye’nin uluslararası alanda daha da kötü duruma düşmesini sağlamak.

Bunun hem içeriden, hem dışarıdan tahrik edileceğini düşünmek fazlaca “şüpheci” olmayı gerektirmiyor.

*

Şu iş salimen bitsin

Şu operasyon sağ salim tamamlansın, Türkiye askeri ve siyasi hedeflerine ulaşsın yazılacak çok şey var.

Hangi hatalarla buraya geldik?

Türkiye nasıl bu kadar yalnızlaştırıldı?

Stratejik derinliğin üstadı Türkiye’yi nasıl böyle açmazların içine itti ve nasıl hiçbir özeleştiri yapmadan ve yüzü kızarmadan ortalıkta dolaşıp, yeni siyasi hareketlerden söz edebiliyor?

Yazacak, söyleyecek çok şey var.

Ama hele bir şu iş bitsin.

*

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Toplumların bazı dönemleri hafızalarından silmek isteyeceğini unutmadığımız zaman.