Mahkum oldun Arda

Arda Turan’ın Berkay Şahin’e saldırması ve ruhsatsız silahla hastane basması ile ilgili dava sonuçlandı.

Dava sonunda Arda Turan zafer kazanmış gibi sevindi.

Ve “Beraat ettim, aklandım” gibisinden lakırdılar sarf etti.

Oysa böyle bir durum yok.

Arda bal gibi mahkum oldu.

Sadece hakim, Arda’nın daha önce suç işlememiş olmasına ve bundan sonra da işlemeyeceğine olan inancı nedeniyle “kararın açıklanmasını erteledi”.

Son derece sıradan bir işlem.

Arda davayı kaybetti.

Ancak hapse girmeyecek.

Ancak 5 yıl içinde bir daha suç işler ve mahkum olursa bu suçtan aldığı ceza açıklanacak ve hapse girecek.

Yani burada “Beraat ettim” diyecek bir şey yok.

Ama “Ucuz kurtardım” diye sevinmesinde bir beis yok.

Ama Türkiye böyle bir ülke zaten.

Bu gibi suçlarda sadece Arda değil, herkes ucuz kurtarıyor.

***

Albayrak kalır

Dün Ankara’da idim.

Kentin gündemi ne yazık ki, sıkıcı siyaset.

Kabine, Bolton’un görevden alınması, belediye başkanlarının Başkanlık Sarayı’nda ağırlanması, ABD Ticaret Bakanı Ross’un ziyareti gibi mevzular.

Sondan başlamak gerekirse Ross’un ziyareti Ankara’da çok umutlu bir hava oluşturmuş. Kendisi de milyarder bir işadamı olan Ross’un Türkiye-ABD ticaretinde yıllardır beklediğimiz bazı anlaşmaların önünü açacağına inananlar var.

Erdoğan ile Ross’un görüşmeler sarısında neredeyse el ele dolaşması, Ross’un sürekli olumlu mesajlar vermesi umut vermiş.

Ben ABD söz konusu olduğu zaman umutlu değil, temkinli olmaktan yanayımdır hep. Yine de en azından anlayışlı bir adamla muhatap olmuş olmak umut verici.

Deli Bolton’un Ulusal Güvenlik Danışmanlığı’ndan alınması da Ankara’da olumlu bulunuyor.

Ben orada da temkinliyim.

Deli gitti ama akıllıların Türkiye’ye bakışı da çok olumlu değil.

Pompeo’nun etkisi artacak deniyor. O da bizim meselelere çok sıcak bakan biri değil. Çok erken sevinmeyin, üzüntüsü daha ağır olabilir.

En büyük geyik ise kabine değişikliği.

Erdoğan kabineyi genelde “Değişiyor” dendiği zaman değil, “Galiba değişmeyecek” dendiği zaman değiştirmeyi seviyor.

Yine de eninde sonunda değişecek.

En çok konuşulan mesele ise iki bakanın görevde kalıp kalmayacağı.

Bunlardan biri Berat Albayrak, diğeri ise Süleyman Soylu.

Bu ikilinin birbirleriyle de geçinemediği çok bilinen bir sır.

Hangisi görevden alınacak, ikisi de mi alınacak!

Toto bunun üzerine oynanıyor.

Konuştuğum pek çok kişinin emin olduğu bir şey var.

“Beklentilerin aksine Berat Albayrak görevden falan alınmayacak” diyor herkes.

Ancak bakanlığının bölünmesi söz konusu olabilir.

Yani Maliye Bakanlığı ayrılabilir.

Buraya kamu tecrübesi olan biri gelebilir.

Söylenen bu.

***

Komplo mu kalite mi?

Cumhurbaşkanı’nın yemeğe davet ettiği CHP’li belediye başkanları niye bu kadar sevindi anlamadım.

Saray’a gittikleri için çok mutlu görünüyorlardı.

Ya da bana öyle geldi.

Buluşmanın en önemli meselesi Ekrem İmamoğlu’nun sandalyesinin kırılması ve Cumhurbaşkanı’nın “Buna israf denir” diyerek espri yapmasıydı.

Burada aklıma şunlar geliyor:

1. Ekrem İmamoğlu çok şanssız biri. Bunca zamandır Saray’da ilk kez bir iskemle kırıldı o da tam israftan söz edildiği günlerde İmamoğlu’na denk geldi.

2. İmamoğlu ile böyle bir espri yapabilmek için İmamoğlu’na özellikle dingildeyen bir sandalye verildi. Yani Ekrem Bey bir “Şaka komplosuna” kurban gitti.

3. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın mobilyacısı kalitesiz üretim yapmış, sandalyeler şimdiden kırılmaya başladı. Oysa İstanbul’daki yüzlerce yıllık saraylardaki mobilyalar hâlâ taş gibi.

***

Çıkar

Emre Mor instagram ünlüsü denilen bir kıza mesajlar atmış.

Kız da bu mesajları ifşa etmiş.

Birileri de Emre Mor’a akıl vermiş.

“Bu tip kızlara mesaj atarsan deşifre ederler. Atma”

İyi de Emre Mor’un kime mesaj atmasını bekliyorsunuz ki!

Üniversite profesörü bilim kadınlarına mı?

Tabii ki bu kızlara atacak.

Karşılıklı çıkar orada.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

10. köy çok kalabalık olmadığı zaman.