“Dünya gücü” bilimle olur

Karamsar bir tip olmadığımı, beni okuyanlar bilir.

Genelde olumlu düşünmeye çalışırım.

Bana göre çözümsüz sorun yoktur.

Yeter ki, sağlık sıhhat yerinde olsun.

“Bu da geçer ya hu!” derim hep.

Bazen zor geçer bazen kolay geçer ama geçer.

Bir şekilde geçer.

Kimi uzun sürer, kimi vakitlice geçer.

Ama geçer.

Her şey akılla geçer.

Akıl yoksa zor geçer. Ama sonunda akıl kazanır, bilgi kazanır yine geçer.

Dün “Ne zaman adam oluruz” sorusuna, “Cehalet susup, bilginin sesi duyulunca” diye yazdım.

Kimi anlamış, kimi kendince anlam yüklemiş.

Ne demek istediğimi anlatan bir küçük hikaye anlatayım.

Bana da sevgili dostum Celal Şengör anlatmıştı bir tarihte.

Büyük İskoç iktisatçısı Adam Smith, ki kendisi 1700’lerde yaşamıştır ve “Ekonomi” fikrinin babası olarak bilinir, dönemin Başbakanlarından William Pitt tarafından Londra’da Bakanlar Kurulu toplantısına davet edilir.

Adam Smith tüm kabinenin bulunduğu toplantı salonuna girince, Britanya İmparatorluğu’nun Başbakanı da dahil tüm bakanları ayağa kalkarlar.

Smith bu saygı gösterisi karşısında şaşırır ve biraz da utanır.

Başbakan Pitt büyük bilim adamına döner ve şöyle der: “Burada sizi karşılamaktan onur duyuyoruz. Hepimiz sizin öğrenciniz sayılırız.”

Bilgiye saygı budur.

Cehaletin susup, bilginin konuşması böyle bir şeydir.

Ancak böyle olunca bir ülke büyük güç olur.

O tarihten sonraki 200 yıl boyunca İngiltere’nin ekonomik ve siyasi güç olarak dünyaya hükmetmiş olması boşuna olmuş bir olay değildir.

İngiltere başbakanları “Biz dünya gücüyüz” diye sürekli söylediği için dünya gücü olmamıştır.

Bilime ve bilgiye değer veren. Bilgi ve bilim karşısında ayağa kalkan başbakanları olduğu için dünya gücü olmuştur.

***

Relaks Ahmet, relaks

Ahmet Hakan susup oturacağına, millete posta koymaya kalkışmış.

Lafımın üzerinden çok geçti, kıl oldu tüy oldu Davutoğlu emekli oldu gibi birtakım saçmalıklar öne sürerek kendisini eleştirenlere posta koymuş.

Aman be kardeşim.

Ne bu ego be.

Ama gerek yok yırtınmana.

Herkes hata yapar, herkesin ağzından çıkmaması gereken bir laf çıkabilir.

Herkes bazen tükürdüğünü yalamak zorunda kalabilir.

Sen de bırak bu kompleksli, egosuna yenik düşmüş adam tavırlarını.

Otur adam gibi, de ki; “Yahu bir laf ettim ama arkasında duramadım.

Ne deseniz haklısınız. Başkası yapsa ben de onunla alay ederdim. Ben yaptım siz de haklı olarak benimle dalga geçiyorsunuz. Ne yapalım, bu da bana ders olsun”.

Bunu de ve kurtul.

Çünkü lafının altında kaldın.

Debelendikçe daha çok pisliğe bulaşacaksın.

“Halt ettim” de kurtul.

Bu kadar egoya gerek yok.

Rahat ol biraz.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gazetecileri cesur olmamakla itham edenler, gazetecilere şikayet maili attıkları zaman “Adımı kullanmayın” demediği zaman.