İktidar medyasından muhalefete dev kıyak

Farkındasınızdır diyeceğim ama aptalca bir giriş olacak.

Farkında olmamanız mümkün değil.

İktidarı destekleyen medya başta olmak üzere, Türk medyası muhalefet partilerinin adaylarına ve bu partilerin genel başkanlarına mesafeli duruyor.

Mesafede kastım şu:

İktidar kanadından genel başkan ya da belediye başkan adayı düzeyinde kim konuşursa konuşsun, anında canlı yayına geçiliyor, özellikle iktidar partilerinin genel başkanlarının miting ve konuşmaları baştan sona canlı yayınlanıyor.

Yetmezse, daha sonra tekrarı da banttan bir daha veriliyor.

Buna mukabil özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingleri, toplantıları ve konuşmaları büyük bir özenle yayınlanmıyor.

Ya da en kabasından, yasak savma kabilinden birkaç dakika gösterilip geçiliyor.

Fakat biliyor musunuz ki, iktidar destekçisi kanallar böyle yaparak aslında muhalefete büyük bir hizmet yaparken, hizmet ettiklerini zannettikleri iktidara da büyük bir kötülük yapıyorlar.

Çünkü Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarını yayınlamamak, muhalefet adaylarına büyük bir güç veriyor.

“Bu kez de CHP’ye vereyim bari” diyen kim varsa, Kılıçdaroğlu her ekrana çıkıp konuşmaya başladığında, “Yok yok. Ben yine de CHP’ye oy vermemeyim” noktasına geçiyor.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarını yayınlamayan iktidar kanalları, aslında CHP’li adaylara ve Millet İttifakı’na büyük bir hizmet, dev bir iyilik yapmış oluyorlar.

Çok açık söylüyorum, CHP’liler, medyanın Kılıçdaroğlu’na uyguladığı sansürden çok memnun.

Bunun 1 Nisan’a kadar sürmesini istiyorlar.

***

Banliyö

Gebze-Halkalı arasındaki tren hattı en sonunda açıldı.

İstanbul’un en eski toplu taşıma sistemlerinden biridir aslında.

Gerek Sirkeci-Küçükçekmece, gerekse Haydarpaşa- Pendik arasındaki tarihi 1870’lere kadar gider.

İstanbul’un ticaretinin ve sanayiinin Eminönü, Sirkeci, Karaköy hattında bulunduğu dönemlerde, yerleşimi biraz da kent dışına aktarmak ve sur dışındaki küçük yerleşim bölgelerini geliştirip, nüfusu yaymak maksatlı kurulmuş olduğu düşünülen bir hattır.

Uzun yıllar geliştirilerek büyük hizmet etti.

Daha sonra 1990’larda planlanan Marmaray kapsamında yenilenmesi gündeme geldi ve projelendirildi.

Uzun bir yeniden yapım sürecinden sonra dün açıldı.

Yenileyenlerin, modernleştirenlerin eline sağlık.

İnşallah seçim öncesi yetişsin diye acele ile açılmamıştır.

Umarız ki, sinyalizasyonu, makinist eğitimleri tamdır.

Çünkü İstanbul için çok önemli ve değerli bir yeri vardır.

***

Kadına kadın hakareti

Kadınların Taksim’deki yürüyüş girişiminde ezanın yuhalanmadığı çok açık.

Bunu dün de yazdım.

Ancak yine açıkça söylemek gerekirse o yürüyüşe katılan bazı kadınların hazırladıkları pankartları da garipsediğimi söylemeliyim.

Pankartlara bakınca “Bunları hazırlasa hazırlasa kadın düşmanı bir grup maganda hazırlamıştır” diye düşündüm.

Çünkü kadını bu kadar cinsel meta haline getiren, kadını cinsellikten ve seksten ibaret zanneden, kadını sadece vajinadan ibaret gören bir söylem başka yerde görmedim.

Açık söyleyeyim, o pankartlardan bir tekini bile bir erkek hazırlamış olsaydı, emin olun linç edilirdi.

***

İmpotans gibi görünüyor

Mehmet A. Alakurt, bir kadını hedef aldığı anlaşılan ilk “acısını” haykırınca “İlişmeyin, ciddiye almayın. Belli ki aşkta kaybetmiş. Ondan yapıyordur” dedim.

Demez olaydım.

Meğer ortada klinik bir vaka varmış.

Adam kafayı yemiş.

Kadınlara yönelik hakaretler art arda geliyor ve artık zıvanadan çıktı.

Yazdıklarını sosyal medya üzerinden mecburen okuyunca fikrimi değiştirdim.

Bunun aşk acısıyla falan alakası yok.

Bu arkadaşın belli ki, çok ciddi bir erkeklik sorunu var.

Bu kadar öfkenin arkasında ancak ve ancak çok ciddi bir impotans problemi olabilir.

Muhtemelen terk edilme de bu yüzden!

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Keyifle yapmadığımız bir işten hayır gelmeyeceğini bildiğimiz zaman.