AK Parti’nin şansı CHP

Araştırma şirketleri AK Parti’nin yerel seçim öncesi ciddi kan kaybettiği konusunda hem fikir.

Ancak seçime giderken iktidar partisinin çok büyük bir şansı var.

O şansın adı “Cumhuriyet Halk Partisi”

Ya da Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi.

Sadece Genel Merkez değil, tüm il ve ilçe yönetimleri.

Türkiye’de sürekli söylenen bir cümle var: “İktidarı eleştiremeyenler muhalefeti eleştiriyorlar. Muhalefet eleştirilmez”

Hayır efendim.

Çok yanılıyorsunuz.

Bazı durumlarda, muhalefetin “aczi” bir ülkeyi, kötü bile olsa iktidara mahkûm edebiliyor.

Bunun en tipik örneği CHP.

Rakibin en zayıf anında bile parti içi çekişme, kişisel çıkarlar öylesine ön plana çıkabiliyor ki, muhalefet iktidardan daha hızlı kan kaybediyor.

Kendi ayağına kurşun sıkan böyle bir muhalefet partisini, AK Parti ya da lideri dizayn etse bu kadarını dizayn etmeye “Ayıp olur. Çok belli olur” diye utanır.

Aday beğenilmiyor, il başkanı istifa ediyor.

Aday içe sinmiyor, ilçe teşkilatı toptan işi bırakıyor, belediye başkanı partiden ayrılıyor.

Örgütün dinlenilmemesi gereken yerde örgüte kulak veriliyor. Örgütün dinlenilmesi gereken yerde örgüte kulaklar tıkanıyor.

Bir yandan “Türkiye elden gidiyor” diye muhalefet yapıyorlar. Ama koltuk elden gidince ülkenin bir önemi kalmıyor, partiden kopuyorlar.

Toplumda çok zor durumda bir yüzde 40’lık kesim var.

AK Parti bu kesimi temsil etmiyor ve umursamıyor.

Ancak CHP de bu kesimi temsil etmekten uzak.

Çevremde oyunu “kerhen” CHP’ye verenler çoğunlukta.

Dün Kadıköy’de bir asansörde karşılaştığım 50’li yaşlardaki kökten CHP’li bir hanımefendinin CHP için söylediklerini burada yazmam mümkün değil.

O kadar galiz.

Çok açık söylemek gerekirse CHP bu seçimden de başarısızlıkla çıkarsa genel başkanın istifası falan yetmez.

Partiyi kapatıp vakıf haline getirsinler.

Merak etmesinler.

Bu millet Atatürk’ün izinden gitmek için yeni bir yol bulur.

Yoksa da yapar!

***

Yeteneksizsin Türkiye

Acun Ilıcalı’nın yaptığı “Yetenek Sizsiniz” programı benim bu ülkeye olan inancımı köreltmekten başka bir işe yaramıyor.

Şaka yapmıyorum, gerçekten durum bu.

Aynı programın başka ülkelerdeki versiyonlarını izliyorum Digitürk üzerinden.

O programların seçmelerinde ilk başta elenenlerden birini alın, bizim ülkede tartışmasız şampiyon olur. Bizde ağzıyla garip gürültüler yapan çocuklar, ilkokul müsameresinden beter cambazlık gösterileri, izlerken utandığım dans grupları, 3. Sınıf hatta 5. Sınıf illüzyonistler.

Allah aşkına imkânınız var ise açın aynı programın Amerikan, İngiliz, hatta Rus versiyonlarını izleyin. Bu kadar mı fark olur.

Bir ülkenin bu yarışmaya soktuğu “sözde yetenekler” bu kadar mı “kabız” olur!

Sevgili Acun, bu programı artık yayınlama ne olursun!

Vallahi de billahi de başka bir ülkeden biri izler de “Yetenek düzeyimizi görür” diye utanıyorum.

***

Yatsıya gelmeden sönen avukat mumu

Geçtiğimiz günlerde Ahmet Kural’ın avukat grubunun yaptıklarını eleştiren bir yazı kaleme aldım.

Meğer işin başında ünlü avukatlardan Ahmet Kurutluoğlu varmış.

Aradı.

“Ben medyayı kullanmam, medya beni kullanır” gibisinden bir giriş yaparak bir sürü laf etti.
Sonra anladım ki, Doğan Grubu’nun vergi davasından dolayı bir kuyruk acısı varmış.

“O zaman da beni eleştirmiştiniz. Ama ben Doğan Grubunun vergi davasını kazanmasını sağladım” dedi. Ben de “Madem kazandı niye yarım milyar dolara yakın vergi ödedi. Aydın Bey kazandığı davaya rağmen bu parayı ödeyecek kadar zeka yoksunu bir adam mı?” diye sordum.

Sonunda karşılıklı hakaretlerle telefonu kapadık.

Neyse anlatacağım mesele o değil.

Biliyorsunuz ben Sıla’nın sosyal medyada arkadaşları tarafından yayınlanan bazı görüntülerin, Kural’ın avukatları tarafından kesilip biçilerek Sıla aleyhine bir algı oluşturulmak için medyaya servis edildiğini yazmıştım.

Ahmet Kural’ın avukatlarından olduğunu söyleyen Kurutluoğlu ise bunu yalanlamıştı.

Sıla, bu görüntülerin yayınlanmasından davacı olmuştu.

Ve görüntüleri yayınlayan kuruluş “O görüntüler bize Kural’ın avukatları tarafından verildi” diye mahkemeye bildirmiş.

Ben durum üzerine bir yorum yapmayayım.

Siz ağzınıza geldiği gibi yapabilirsiniz!

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Lider diye seçtiğimiz kişide asgari bir zeka aradığımız zaman.