Kesici disipline gider mi?

İlhan Kesici, genel tavrı olan kibarlığı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı  kutlayan, daha doğrusu bu yeni dönemin vatanımıza, milletimize, halkımıza hayırlı uğurlu olmasını isteyen bir tweet attı.

Attı ve bir anda eleştiri okları üzerine döndü.

Daha doğrusu CHP’liler Kesici’nin üzerine çullandı.

“Nasıl böyle bir tweet atarsın” diye.

Kesici peş peşe açıklamalar yaparak durumu aydınlatmaya çalıştıysa da kulak asan olmadı.

Kesici’ye olan bu büyük öfkenin gerekçesini, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’a sordum.

Yanıtı şöyle oldu:

“Bizim Cumhurbaşkanı’nın kutlanmasına bir itirazımız olamaz. Yemin törenine biz de katıldık. Sayın Kesici’nin mesajında bizim kabul edemediğimiz şey 3. Dönem vurgusudur. Biz parti olarak Cumhuriyet’i asla numaralandırmayız, numaralandırılmasına da her zaman karşı olduk. Yoksa kutlamak elbette herkesin hakkıdır” dedi.

Bunun üzerine Engin Bey’e Kesici’nin açıklamasını hatırlattım:

“İlhan Bey tek parti dönemini 1. Dönem, çok partili 1950-2018 arasını 2. Dönem, Başkanlık sistemini ise 3. Dönem olarak tanımladığını söylüyor, Cumhuriyeti numaralandırmak değildir bu” diyor.

Engin Altay’ın tavrı değişmedi:

“Farketmez. Öyle veya böyle Cumhuriyet numaralandırılamaz.  Bizim için bunların hepsi tek bir Cumhuriyet’tir. Tek parti döneminde elbette hatalar yapılmıştır, yanlışlar yapılmıştır ama o dönem demokrasimizin kuluçka dönemidir. CHP o dönemin sonunda çok partili demokrasiye geçişi hazırlamış ve iktidarı kendi elleriyle, kendi içinden çıkan Demokrat Parti’ye tartışmasız teslim etmiştir. Bunun tarihte eşi benzeri yoktur ve ben bunu AK Partililere de söylüyorum. Tek parti dönemine sövmeyin çünkü dedeleriniz de, siyasi büyükleriniz de o dönemde CHP’liydi diyorum. Şimdi de bizim karşı olduğumuz Başkanlık sistemi de aynı Cumhuriyet’in Meclis’inden çıkmıştır ve devam niteliğindedir. Biz asla Cumhuriyet’i numaralarla birbirinden ayırmayız. İlhan Bey’in kutlamasına katılmadığımız nokta budur” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın genel kurul salonuna girişi sırasında ayağa kalkmadıklarını hatırlatmam üzerine ise “Biz Cumhurbaşkanları için ayağa kalkarız. Nitekim Tayyip Bey için de kalktık. Ama ne zaman ki, partili Cumhurbaşkanı kimliğine büründü. O zaman tarafsızlığını yitirdi. Başka bir partinin genel başkanı için ayağa kalkmayız tabii ki” dedi.

İlhan Kesici’ye yönelik parti içi tepkinin bir disiplin kurulu sürecine dönüşüp dönüşmeyeceğini de sordum Engin Altay’a: “Zannetmiyorum. Umarım böyle bir şey olmaz” diyerek tavrını da belirtti.

************

AK PARTİ’NİN YASAMA ENDİŞESİ YOK

AK Parti’nin 16 yıl sonra TBMM’deki çoğunluğunu kaybetmesinin olası etkilerini AK Parti TBMM Grup Başkanı Prof. Naci Bostancı ile konuştum.

AK Parti Grup Başkanı’nın bu yönde bir endişesi yoktu. Bostancı, “Geçmişte de yasa çıkarmak için TBMM’de yarıdan bir fazla çoğunluğuna ihtiyaç yoktu, bugün de yok. Mevcut Anayasa’ya göre şu anda 301 vekille istediğimiz yasayı Meclis’ten geçirebiliriz. Yani AK Parti’nin yasa çıkarmaya yeten bir sayısı var. Engel ne? Çıkaracağımız yasaya karşı olanların bizim Meclis’te bulunduracağımız çoğunluktan bir fazlası ile bunu engellemeleri. Bunu yapabilmek için de MHP’ye ihtiyaçları var. Yani MHP de muhalefet boluğu ile birlikte hareket edecek. Bu da pek mümkün görünmüyor. MHP, AK Parti’nin getirdiği bir yasa teklifi için gidip CHP ve HDP ile birlikte hareket etmez. MHP bazı yasa tekliflerinin oylanmasında bizimle ortak hareket etmese bile karşı bloğa geçmediği sürece bir sorunumuz yok. Ki zaten biz de MHP’nin çok yüksek sesle karşı çıkacağı yasa tekliflerini niye yapalım. Sonuçta uzunca bir süredir, pek çok konuda ortak tavır aldığımız bir parti” dedi.

************

BİRİ BEŞTEPE’DE, İKİSİ GEZİDE

Siyaset ilginç bir şey.

Seçimlerden önce AK Partililerin en kızdığı AK Partili siyasetçi olan eski Cumhurbaşkanı  Abdullah Gül,  Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın  Beştepe’deki davetinde  en ön sırada oturuyordu.

Buna mukabil seçimlerden önce Erdoğan ile birlikte yana yana mütebessim poz veren eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile kimi AK Partililerin, “Acaba bakan olacak mı?” diye hevesle beklediği Ali Babacan birlikte ailece turistik gezideydiler. Acaba diyorum, Abdullah Gül, hepsini temsilen mi Beştepe’deydi.

************

SİS LAMBALARI

Sürücülerden bir ricam var diye yazacağım ama bu enayiliği yapanlar acaba bu köşeyi okur mu diye de merak ediyorum.

Ricam şu: Sevgili sürücüler, sayın şoförler, lütfen havanın açık olduğu ortamlarda ne ön ne de arka sis lambalarınızı yakın!

Araçlarınızda bulunun tüm lambaları yakmak zorunda değilsiniz.

Bu sizi daha havalı ve daha şık yapmıyor.

Tam aksine özellikle arka sis lambaları arkanızdan gelen sürücülerin gözünü alıyor.

Bu lambalar sadece ve sadece sisli ya da yoğun kar yağışlı havalarda, yani görüşün düşük olduğu ortamlarda aracınızın farkedilmesini sağlama amacıyla otomobilinize konulmuştur. Bu yüzden daha parlak ışık verirler ve açık havalarda çok rahatsız edicidir.

Ortada sis veya kar yok iken bu lambaları yakarsanız, arkanızdan gelenler veya önünüzde olup da bu ışıklardan gözü rahatsız olanlar, sizi “Öküzün teki” zannedebilirler.

Benden uyarması…

************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İmajların altındaki gerçeği merak ettiğimiz zaman.