Galiba çok eğleneceğiz

Kağıt yok ama kalem ayakta çok şükür.

Artık yazılarımız basılmayacak.

Sadece burada olacağım.

Alışkın olmadığım bir şey değil aslında.

2007’nin Nisan ayında da yazdıklarımı basacak bir yer kalmadığında buraya sığınmıştım.

Kendi adıma bir internet sitesi kurmuş, orada yazmıştım 2 yıla yakın bir süre.

Öyle Habertürk gibi bir şey de değildi. Kendi imkanlarımla yaptığım sadece benim yazılarımı yayınlayan bir portal.

Yine benzer bir durumdayım ve bir şikayetim de yok çok şükür.

O gün de küçücük portaldan tüm medyaya tartışma konuları, haberler çıkıyordu bugünden sonra da öyle olacak.

Üstelik de artık baskı saati diye bir şey yok.

Son ana kadar gelişmeleri bekleyeceğim, hatta gün içinde gelişmelere göre yazılarımı yenileyebileceğim.

Hatta Habertürk yönetimi kabul ederse, videolar bile hazırlayabilirim sizler için.

Sanki çok eğleneceğiz gibime geliyor burada.

Nefesimiz yettiği sürece.

************

KOPYAYLA MI HESAP UZMANI OLDU?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu maliye kökenli bir bürokrat.

Hesap uzmanı.

Yani hesaptan anlıyor olması gerekir.

Hesaptan anlamak içinse gereken şey matematik bilgisi.

Demek ki, hesap uzmanı olan Kemal Kılıçdaroğlu matematik de biliyor olmalı.

Matematikten anlayan Kemal Kılıçdaroğlu’na bir sual sormak isterim.

Sayın hesap uzmanı Kemal Bey, bunca yıldır hesapla kitapla uğraştığınıza göre, 2 ile 2’yi sürekli birbiriyle çarptığınız zaman bu çarpmalardan birinde 4’ten farklı bir sonuç elde ettiniz mi?

Mesela 2 ile 2’yi 30. kere çarptığınız zaman hiç 6 ya da 3 veya 15 gibi bir sonuç çıktığı oldu mu?

Ben matematik dehası değilim.

Hatta en zayıf olduğum konudur yüksek matematik.

Bu yüzden de hesap uzmanı falan olmayı hiç düşünmedim.

Ama ben bile bu zayıf matematik bilgimle böyle bir şeyin olmayacağını biliyorum.

Peki bu basit gerçeği siz nasıl bilmiyorsunuz!

Genel Başkanlığınız süresince sürekli aynı hamleleri yaparak, aynı tavrı göstererek, aynı kişilerle çalışarak, aynı yöntemleri kullanarak ve aynı kişi olarak 9 kez seçim yaptınız ve 9’unu da kaybettiniz Kemal Bey.

Hani diyorsunuz ya “Atatürk Türkiyesi elden gitti” diye.

Gittiyse sizin yüzünüzden gitti.

Sizin 2 ile 2’nin çarpımından günün birinde farklı bir sonuç edilebileceğini zanneden anlayışınızdan, bilgisizliğinizden.

Bu kadar basit bir matematik gerçeğini görmüyorsanız eğer siz hesap uzmanı nasıl oldunuz Kemal Bey.

Torpille mi, kopya çekerek mi?

Nasıl!

Yok eğer böyle bir matematik saçmalığın olmayacağını biliyor ama yakın çevrenizin baskısıyla orada otuyorsanız bu da ayrı bir kabahat.

Biliniz ki, size “Aman efendim bu koltuktan kalkmayın, parti kurda kuşa yem olur” diyenler falan var ise Atatürk Türkiyesini yıkmaya çalışanlar asıl onlardır işte.

Çünkü onların aklında iktidar olmak, rejimi korumak, Türkiye’yi yolundan saptırmamak falan yoktur.

Onların derdi sizin yanınızda durarak üç beş belediye başkanını belirlemekte size etki etmek, büyük bölümü Türkiye’nin en zengin ilçeleri olan bu belediyelerde ranttan pay kapmak, partinizi daha da lekelemek, oralardaki rezilliklerle partinizin iktidar olma ihtimalini iyiden iyiye ortadan kaldırmaktır. Size “Çekilmeyin efendim” diyen kim varsa o Türkiye’nin düşmanıdır emin olabilirsiniz.

Onları dinlediğiniz müddetçe sizin de onlardan bir farkınız olmadığını da bilin.

************

BİLİMLER AKADEMİSİNE BAŞKAN SEÇMEYECEKSİNİZ!

Bazı CHP’li dostlar arıyor ve sitem ediyorlar:

“Sen bu İnce genel başkan olsun istiyorsun ama tanısan istemezsin”

Onlara söylediğimi sizinle de paylaşayım.

Şöyle diyorum kendilerine:

“Her şeyden önce şunu bilin ki, ben ne İnce’yi, ne de başkasını destekliyorum. CHP’nin genel başkanı kim olur benim işim değil. Ben sadece kimin artık olmaması gerektiğini söylüyorum. Ötesi CHP’nin kendi işi.”

“Muharrem İnce’ye gelirsek. Merak etmeyin, gerektiği kadar tanıyorum. Siz de şunu bilin. CHP’ye genel başkan seçeceksiniz, Türkiye Bilimler Akademisi’ne Başkan değil. NASA’ya Türk direktör ya da Oxford’da Türkiye’yi temsil edecek bir alim değil.

Sizin seçmeniz gereken kitleleri heyacanlandıracak, partiye kendi kişiliğinden fışkıran bir dinamizm getirecek, Türk yakın tarihinin gördüğü en cevval siyasetçi ile mücadele edebilecek ve topluma kendini kabul ettirmesi gereken birini seçeceksiniz. Öyle olmasa zaten size tavsiyem İlber Ortaylı veya Celal Şengör’ü genel başkan yapmanız olurdu!”

************

SOSYAL MEDYANIN CAHİL ALİMLERİ

Sosyal medyanın pek çok faydasının yanı sıra toplumsal yaşama en büyük zararı ne oldu biliyor musunuz?

Belki bazıları bana çok kızacak ama yine de söyleyeceğim.

Sosyal medya yüzünden alimler ve bilgili insanlara hakaret etmek kolaylaştı.

Daha da kötüsü bir kısım cahil, cühela, bilgisiz, seviyesiz insan da sosyal medya sayesinde “Alim” muamelesi görmeye, abuk sabuk fikirleri ortalıkta konuşulmaya başlandı.

************

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Liyakati sadece devlet yönetiminde gereken bir şey zannetmediğimiz zaman.