Camın en ‘çıplak’ hali

DÜNYA MARKASI ÇIKARAN DENİZLİ’DEKİ FABRİKADAN İZLENİMLER

Habertürk’ün ekonomi sayfalarında daha önce yazdığım lüks tüketimle ilgili yazılarımı hatırlayanlar, birkaç kez kristal bardaklar üzerine yazdığımı da hatırlayacaktır hiç kuşkusuz.

O yazılardan birinde dünyanın en iyi kristal bardak ve kadeh üreticilerini sıralarken, Paşabahçe’nin Nude serisini de en iyiler arasına dahil ettiğimi hatırlayacaklardır.

O sıralarda Nude henüz emekleme aşamasında bir marka olmasına rağmen oldukça başarılı işler yapıyordu ve “yüreklendirilmeleri” gerekiyordu diye düşünerek yazmıştım.

Bu arada Şişecam Cam Ev Eşyası Grup Başkanı Cemil Tokel de birkaç kez üst üste yurtdışında yaptıkları ürün tanıtım gezilerine davet etmişti ama gitmemiştim.

Ancak bu kez Denizli’ye, Nude’un el üretimi cam eşyalarını yaptıkları Denizli’deki fabrikaya davet edince “merakımdan” gidip görmek istedim.

Davetli gazeteciler ben, Güneri Cıvaoğlu, Ertuğrul Özkök, Mehmet Yılmaz ve yeme içme gurusu, eklerimizin yazarı Ali Esad Göksel’di.

Güneri Bey sağolsun, eniştesi bir kez daha “öldüğü için” son anda katılamadı.

Önce biraz Nude’dan bahsedeyim.

Paşabahçe Şişe Cam, yıllardan beri Türkiye’nin gururu sayılabilecek düzeyde cam ev eşyası üretiyordu. Ancak bu üretimi, uluslararası düzeyde. Üst segmentte bir marka haline getirmeyi hiç düşünmemişti.

4-5 yıl kadar önce “Biz niye bu işi kendi yaratacağımız bir markayla yapmıyoruz da ona buna üretim yapıyoruz” diyerek Nude markasını oluşturdular.

Marka, uluslararası ajanslarla yurtdışında yapılan fikir fırtınaları sırasında ortaya çıktı. Camın saflığını, şeffaflığı temsil etmek üzere ismi “Nude” yani “Çıplak” olarak seçildi. Markanın mesajı ise “Simple is beautiful” yani “Yalın güzeldir” olarak belirlendi.

MARKA DEMEK TASARIM DEMEK

Ürün kalitesi kadar tasarımın da önemli olduğu bilindiği için Ron Arad, Nigel Coates, Joe Doucet, Inga Sempé, Studio Formafantasma, Defne Koz, Alev Ebuzziya, Ayşe Birsel, Ali Bakova, Erdem Akan, Mikko Laakkonen, Pentagon Design, Markku Salo, Alejandro Ruiz gibi dünyaca tanınmış yerli ve yabancı usta tasarımcıların yanı sıra Tamer Nakışçı, Adrien Rovero ve Tomas Kral gibi hem eski, hem yükselen yeni nesil tasarımcılarla işbirliği yapıldı.

Markanın yaratılmasında bir diğer önemli isim ise Yair Haidu oldu.

Michelin yıldızlı lokantaların vazgeçilmez kadeh markası Riedel’ın baş danışmanı şarap uzmanı Haidu, Riedel’dan transfer edildi ve tasarımcıları şaraba uygun kadeh konusunda yönlendirdi.

Haidu, 5 yıldır Şişecam ve Nude ile birlikte çalışıyor. Ve sonunda ortaya dünyanın en iyi kadeh serilerinden biri çıktı.

Yola çıktıktan hemen sonra ilk ödülünü 2015 yılında alan Nude, o günden bugüne gerek dizayn, gerekse kalite ödüllerini toplamaya başladı ve 3 yılda 15 ödüle ulaştı.

Nude’un en son dizaynı Stem Zero ise tam bir başyapıt ve bana göre, düz kristal bardakların şu anda en iyisi.

Çok özel bir proses ile üretilen Stem Zero kadehler, tüm inceliğine rağmen oldukça da dayanıklı.

Derin dondurucuda soğutulan mermer altlıkla, soğuk içilen şarapları havalandırmak için yapılan özel karafları ise müthiş şık bir fikir.

LÜKS ADRESLERDE GÖRMEK MÜMKÜN

Nude şimdilerde dünyanın önemli lüks ve dizayn mağazalarında satılıyor. İngiltere’de Harrods, Fenwick, Amara, Twenty Twenty One; İtalya’da Wallpaper Store, La Rinascente, Yoox.com, Molteni, Minotti; Fansa’da Printemps, Le Bon Marché, The Conran Shop Paris; Amerika’da Barneys, MoMa, Goop.com, Design Within Reach, Minotti LA gibi önemli noktalarda Nude’u en değerli kristal eşyalar arasında bulmak mümkün.

Türk malı ve “Made in İstanbul” amblemli Nude’u Buckingham Sarayı, House of Parliament, Royal Albert Hall, Windsor Şatosu gibi İngiliz aristokrasisi ile özdeşleşmiş mekânlarda, Four Seasons, Rosewood London ve ME London, Hilton, Marriott, Blakemore Hotel, W Hotel, St. Regis, Shangri La Group, Hilton, Hyatt, Venetian Hotel Las Vegas, Edition Hotel Miami, Jean Georges gibi otellerde ve giderek daha fazla sayıda lüks restoranda görürseniz şaşırmayın derim.

ÂLEMİN KRALI BİR USTA VAR

Şişecam’ın Denizli’deki fabrikası şu anda yaklaşık 450 işçiyle günde 10 bin parça üretim yapıyor. Dev fırınlarda hazırlanan cam hammaddesi daha sonra küçük fırınlara alınıyor ve cam ustaları “pipo” denilen üfleme çubuklarıyla fırından aldıkları camı, bazen havada, bazen de kalıpların içine doğru üfleyerek yüzde yüz el üretimi cam eşyalar üretiyorlar.

Ve tamamı elde, ustanın becerisiyle üretilen bu ürünlerin tartılırken, 1-2 gram farkla aynı ağırlığa sahip olması ise bir başka hayret verici olay. Bir cam ustasının yetişmesi, çıraklıktan sofistike formları üfleyecek hale gelinceye kadar yaklaşık 10 yıl sürüyor. 15 yılda ise büyük usta kategorisine geçmek mümkün ancak bunun için ekstradan bir yetenek de gerekiyor.

Mesela bazı çok ilginç ürünleri yapabilen tek bir usta olduğunu öğreniyor ve kendisiyle tanışıyoruz. Zaten vücut dili de “Âlemin kralı benim” havasında.

********

Kadehimi üfledim

Fabrika gezimizin sonunda bize de cam üfleterek bardak yaptırıyorlar.

Ertuğrul Özkök iki denemede başarılı bir bardak üretiyor.

Mehmet Yılmaz o kadar çok üflüyor ki, iki denemede de camdan balonlar yapıyor ama ikinci deneme biraz kadehe benziyor. Ali Esad Göksel ise cam üflemeye yeni bir teknik getiriyor. Üfleyeceğine içine çekerek, bardak olmayan ve ne olduğu da pek anlaşılamayan garip bir şey yapıyor. Yine de sıcak camı yutmadığına dua ediyoruz. Ben ise aldığım tüyolarla, ilk denememde kırk yıllık ustalar gibi şahane bir kadeh yapıyorum ve fabrikada çalışma teklifi alıyorum.