Gülen’in aşk hayatıyla ilgili dedikodu yapsam

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı sevdiğim bir meslektaşımdır,

Son derece beyefendi, lafını sözünü bilen, aklı başında bir adam izlenimi uyandırmıştır bende hep,

Fethullah Gülen cemaati içinde de giderek güçlenen bir figürdür,

Öylesine güçlenmiştir ki, iddialara göre topluluğun önemli adamlarından Hüseyin Gülerce’yi tasfiye etmeyi düşünecek hale gelmiştir,(Bu durum bir başka yazımızın konusu olabilir)

Ekrem Dumanlı zaman zaman gazetesinde medya üzerine ahkam keser,

Bunu yaparken de, en önemli referansı Zaman gazetesinin yüksek satış rakamlarıdır,

Ancak Zaman’ın gerçek satışı 30 bin civarındadır,

Gerisi dağıtılmaktadır,

Cemaatten finansörler parayı verir,

Şakirtler bayiden alır dağıtırlar,

Ben bunu yazınca itiraz edeceklerdir ama durum budur,

Ekrem Dumanlı da bu dağıtımı kendi başarı hanesine yazar ve ahkam keser,

Oysa medya ahkamı kesmek için ille de çok satan bir gazetenin başında olmak gerekmez,

Önemli olan doğru bir duruş sergilemektir,

Zaman gazetesinin aldığı pozisyonları referans göstererek medya ahkamı kesen Ekrem Dumanlı’nın kıblesi Ergenekon Soruşturma ile birlikte şaştı,

Zaman gazetesi bu soruşturmanın basına yansıması sürecinde yıllardır üzerine konuştuğu basın ahlakı konusunda tam anlamıyla sınıfta kaldı,

İddianamenin, soruşturmanın bütünlüğü ile alakası olmayan, yasa dışı veya için dinlemelerle elde edilmiş özel hayat bilgilerini büyük bir fütursuzlukla Zaman gazetesinin sayfalarına taşıdı,

Hiç bir kanıta dayanmayan dedikodular, yayına konu edilmesi hiç bir ahlaki kriterle açıklanamayacak kişisel konular Ekrem Dumanlı’nın gazetesine malzeme oldu,

Öyle ki, kişilerin cinsel tercihleriyle ilgili “Pis ve aşağılık” dedikodular, yakıştırmalar bile Zaman’dan başka yerde yayınlanmadı,

Ekrem Kardeşime bir tavsiyem var,

Son bir kaç aylık Zaman’ları alsın ve sakin bir yerde, kendiyle başbaşa kalarak okusun,

Sonra da bu yaptıklarının, yıllardır üzerine konuştuğu medya ahlakıyla ne kadar bağdaşıp bağdamadığını kendi kendine bir sorsun,

Daha iyi anlaması için Ekrem’e bir soru sorayım,

Ben dinlendiğinden emin olduğum telefonumda, seninin cemaatinin liderinin cinsel hayatıyla ilgili dedikodular yapsam ve bu konuşmaların dinleme kayıtları yarın öbür gün bir yerlerde yayınlansa ne düşünürsün Ekrem?

Samimiyetle yanıt ver,

 

 


Motor olmak

Doğruları yazmak zordur ama doğruları yazmamak daha zordur,

Yukarıdaki cümle bana ait değil ama gazetecilik açısından son derece doğru bir cümle,

Ve galiba Türk basının içinde bulunduğu “Zor durumu” açıklayan bir cümle,

Doğruları yazmamak gazetecileri küçültüyor,

Ertuğrul Özkök, ucu kendilerine her dokunduğunda “Haysiyet cellatlığından” yakınıyor, dedikodulara dayalı yayınlardan şikayet ediyor,

Bunu en fazla yapanın kendileri olduğunu unutarak,

Yakın günlerden bir örnek vermek gerekirse, Milliyet gazetesini ele alalım,

Milliyet, internet sitesinde Ergenekon İddianamesi’nin tam metnini yayınladı,

Okuyuculara çok iyi bir kolaylık sağladı,

İddianameye bir arama motoru bağladı,

Motora bir isim yazıyorsunuz ve iddianamenin o isimle ilgili bölümleri karşınıza geliyor,

Şahane bir hizmet gibi duruyor değil mi!

Ama bir istisna var,

“Aydın Doğan” ismini yazdığınız zaman arama motoru “Stop” ediyor,

Şaka gibi ama gerçek bu,

Arama motoru, iş iddianamedeki Aydın Doğan bölümlerini aramaya gelince çalışmıyor,

Zannedersiniz ki, Aydın Doğan adı iddianamede geçmiyor,

“Fatih Altaylı” yazıyorsunuz ismin geçtiği 12 yer karşınıza çıkıyor,

Aydın Doğan yazıyorsunuz tık yok,

Bu mu gazetecilik, bu mu medya ahlakı, adabı,

İddianameyi inandırıcı bulmuyorsan, kişilerin karalanmasını, töhmet altında kalmasını istemiyorsan böyle bir arama motoru koymazsın,

Ama arama motoru koyup Aydın Doğan adını bu motorun kapsama alanından çıkarsan kendin “Motor” olursun,

Milliyet’in olduğu da budur,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazeteciliği gazeteciler öldürmediği zaman