Fiyasko değil beklenen sonuç

Beijing Olimpiyatları’nda sporcularımızın başarılı olamaması, Türk basınını kızdırdı,

Sağda solda “Fiyasko” “Hani en az 10 madalya alacaktık” gibi yazılar ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlığı hedef alan eletiriler yapılıyor,

Okudukça gülüyorum,

Allah aşkına söylesinler, gerçekten, samimi olarak bu olimpiyatlarda Türk sporculardan bir başarı bekliyorlar mıydı?

Bunu beklemekle, yarın bir Türk’ün Mars’a gitmesini beklemek arasında hiç bir fark yok,

Çünkü bir beklenti için bazı emareler gerekir,

Mesela olimpiyatlardan önce 4 yıl içinde Türk sporcularının çeşitli branşlardaki dünya ve Avrupa Şampiyonalarında kürsüye çıkmış olması, yılın en iyi derecelerine yakın dereceler yapmış olması, madalyalar almış olması, hatta en azından bu gibi şampiyonalarda finale yaklaşmış olması gerekir,

Var mı böyle bir durum?

Yok,

Bir iki bildik branş dışında Dünya sporunda yokuz,

Peki niye yokuz!

Yokuz çünkü spor ilgi alanımızda değil,

Giderek girmiyor, giderek ilgi alanımızdan çıkıyor,

Doğru düzgün spor yapan yok,

Okullarda spora önem veren yok,

Futbol ve basketbol dışında gençlerin spora yöneldiği yok,

Ya da var ama tek tük,

Sorumlusu kim?

Biziz,

Medya,

Olimpiyatlar başlamadan yazdım, “Tek satır olimpiyat haberi yok” diye,

Olsa ne olur,

Aradaki 4 yıl boyunca spor sayfalarında tek bir olimpik spor haberi gördünüz mü?

Varsa yoksa futbol, biraz da basketbol,

Gerisi nerede?

Ha bir de sörf var, Çağla Kubat yaptığı ve mayoyla göründüğü için,

Başka!

Diyeceksiniz ki, başarı olmadığı için haber yok,

O iş öyle değil,

Haber olacak ki, spor gündeme gelecek ki, başarı olsun,

Haber olunca sponsor olacak, Sponsor olunca para olacak, Para olunca o spora ilgi olacak, İlgi olunca rekabet olacak, Rekabet olunca başarı olacak,

Var mı Türkiye’de olimpik branşlarda ihtisas kulüpleri?

Tek tük, Yok denecek kadar az,

Hepsi parasızlıktan can çekişiyor,

Olmaz,

Bu kafayla sportif başarı olmaz,

İşte Ülker,

Spora on milyonlarca dolar harcıyor,

Nereye?

Futbola, basketbola,

Çünkü o zaman yazılıyor, çiziliyor,

Adı geçiyor,

Ülker o parayı atletizme verse, iddia ediyorum her olimpiyatta en az bir belki iki şampiyon çıkarırız,

Ama 4 senede bir gün haber olur,

Futbolla, basketbolla her gün haber,

Bu anlayışla bu başarı çok bile,

Yenisi yetişmediği için hala Derya Büyükuncu’yu yüzdürürüz biz,

Yaş haddinden emekli oluncaya kadar, 

 

 

 


Geri dönüş sinyali mi?

AKP’li Edibe Sözen bir yasa taslağı hazırladı,

Amaç gençleri korumak,

Ama taslak nereye çeksen oraya gidecek nitelikte,

Bizim Habertürk editörleri hemen destek verdiler,

Şaşırdım, Aradım, “Nereden çıktı bu destek” diye,

“Çocukları ve gençleri uyuşturucu, pornografi ve her türlü bağımlılıktan uzak tutmak için dünya çapında yürütülen kampanyaları da destekliyoruz, Bunu da o kapsamda destekledik”  dediler,

“Peki taslağın tamamını gördünüz mü? Okullarda ibadethaneyi de destekliyor musunuz? Dünya çapında yürütülen kampanyalarda her okula kilise, havra, cami de var mı?” dedim,

“Biz o bölümü desteklemiyoruz ama Fatih Bey bir gün Beyoğlu’na gece vakti çıkın ve gençliğin durumunu görün, O arka sokakları bir görün” dediler,

Durumu bildiğimi ama bu taslağın, bu haliyle böyle bir desteği hak etmediğini söyledim,

Ve ertesi gün Ankara’dan bir telefon geldi,

Bir AKP’liden,

“Başbakan Edibe Sözen’i arayıp taslağı geri çekmesini söyledi” dedi,

Başbakan taslağı basından okumuş,

“Bilmiyor muydu?” diye sordum,

“Biliyordu ama detaylarını bilmiyordu, Detayları görünce bozuldu” dedi,

Tayyip Erdoğan, Edibe Sözen’i aramış ve şöyle demiş, “Edibe Hanım yaptığımız doğru işleri bile anlatmakta güçlük çekiyoruz, Her şeyin altında başka bir şey aranıyor, Bu taslak bu haliyle bu arayışta olanların arayıp da bulamadığı bir koz olur, Lütfen geri çekelim, İçinde yanlış algılamaya neden olacak unsurları temizleyelim, Acelesi yok, Daha sonra yeniden gündeme getirirsiniz”

Hemen Habertürk’ün şef editörü Gülin Yıldırımkaya’ya haber verdim,

Taslağın geri çekildiğini ilk Habertürk duyurdu,

Bunları niye yazdım,

Anayasa Mahkemesi kararından sonra Tayyip Erdoğan’ın tavrında bir değişiklik olacağının ilk emaresi olarak gördüğüm için,

Tayyip Erdoğan’ın 2002 seçimlerinden sonraki dönemde bir süreliğine de olsa gösterdiği hassasiyete geri dönüşünün sinyali olarak algıladığım için,

Umarım bundan böyle bu yöntem geçerli olur,

Aksinin ne sonuç verdiği hep beraber gördük, 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kendi ahlaksızlığımızı örtmek için başkalarını tehdit etmediğimiz zaman