Halk çocukları 45 metrelik yatta

Reisi Cumhur Hazretlerinden tık yok,

Her yazımıza anında yanıt yollayan Riyaseti Cumhur mabeyincileri bu kez derin bir sükunet içinde,

Oysa sualimiz oldukça basit,

Diyoruz ki, "60 arşın boyunda olduğu söylenen ve Rixos otellerinin sahibi Fettah Bey’in uhdesinde bulunan yatla yaptığınız tatil için bir ödeme yaptınız mı? Yaptınızsa kaç lira ödediniz? 

Ödediyseniz bunun faturası Riyaseti Cumhur makamına mı kesildi yoksa şahsen mi ödediniz?"

Böylesine basit bir soruya yanıt verilmemiş olması ilginç,

Bazıları hala diyor ki “Cumhurbaşkanı yatta tatil yapamaz mı?"

Ben de hala diyorum ki, "Yapar, Ama Cumhurbaşkanları onun bunun yatında avanta tatil yapmaz, Parasını cebinden verir, hatta Cumhurbaşkanlığı bütçesinden verir ama Cumhurbaşkanları işadamlarına bir tatil uğruna borçlu kalmazlar, "

Ama bunu bile anlamayanlar var,

Vahim olan da bu zaten,

Partizanlık, rövanşizm gözleri öylesine kör etmiş ki, "Bizim Cumhurbaşkanımız ne isterse yapar çatlayın" havasındalar,

Anlamadıkları şu,

Abdullah Gül sadece sizin reisi cumhurunuz değil, bizim de Cumhurbaşkanımız,

Kişilik olarak beğenmesem de, tavırlarına saygı duymasam da, içten pazarlıklı olduğunu düşünsem de benim de Cumhurbaşkanım,

Cumhurbaşkanlığı sırasında Evren’i de sevmezdim,

Demirel’i hiç sevmezdim,

Sezer’i de sevemedim,

Bunu da sevmiyorum,

Ama sevsem de sevmesem de hepsi benim de Cumhurbaşkanım,

O makama saygım var,

O makama saygımızı korumamız için o makamın "Ahlaki geleneklere uygun" bir şekilde kullanılması lazım,

Hele hele kendilerini  "Halkın ihtilalinin ürünü" olarak görenlerin, 45 metrelik yatla avanta tatilleri hiç yapmaması lazım,

Bilmem anlatabildim mi!

Yoksa hala anlamadınız mı?

 

 


Atlet komple Ömer Bey

Geçmişte defalarca Ömer Üründül’ün televizyonlarda, canlı yayınlar sırasında yaptığı futbol yorumlarını eleştirdim,

Çünkü Üründül yorum morum yapmıyordu,

Ezberlediği üç beş beylik cümleyi, her maçta aynen tekrarlıyor, içimizi bayıyordu,

Üründül sahada oynanan futbolu anlamıyor, sıradan cümlelerle yorum yapıyormuş gibi davranıyordu,

Ancak artık Üründül’ün futbol yorumlarını eleştirmeyeceğim,

Ben yazdıkça durum "Betere" doğru gidiyor,

Futbol yorumları ile içimizi bayan Üründül, artık “Atlet komple" 

oldu,

Futbolla yetinmiyor ve her türlü spor olayını yorumluyor,

Galiba pazar sabahıydı,

TRT’yi açtım,

Olimpiyatlarda bir basketbol maçı seyredeceğim,

Birisi yorum yapıyor,

Basketbolda olmayan terimlerle basket yorumluyor, taktik yorumluyor,

Ses tanıdık,

O da ne Ömer Üründül futboldan sonra basketbol yorumcusu da olmuş,

"Eyvah" diyorum,

Yorumlar facia,

Üründül basketbol literatürüne yeni terimler kazandırıyor,

Başlıyorum gülmeye,

O sırada basketbol camiasından arkadaşlar arıyor,

"TRT’yi aç" diye,

"Açık" diyorum,

Hep birlikte gülüyoruz,

Ve facia burada da sona ermiyor,

Ertesi gün yine TRT’te voleybol maçına göz atıyorum,

Yorumcu yine Ömer Üründül,

"Pes" diyorum ve televizyonu kapatıyorum,

Ayıptır yahu,

Anladık Ömer Üründül hali vakti yerinde bir dostumuz olduğu için, sporu da çok sevdiği için Avrupa Şampiyonası, Dünya Kupası, Olimpiyat ne varsa hepsine gidiyor,

Masrafları cebinden ödediği için kimse "Gitme" demiyor,

Yorumcu olmak için bir para talep etmediğinden başı sıkışan onu yorum yapmaya davet ediyor,

İyi de bu iş bu kadar ucuz mu?

İzleyiciye saygı diye bir şey yok mu?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Saygın makamlar açlık giderme yeri haline getirilmediği zaman