Bu tekne kimin?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 45 metrelik bir tekne ile tatil yapıyormuş,

Özal’dan beri kullanılmayan Okluk Koyundaki Cumhurbaşkanlığı yazlık konutu da hazırlanmış, Gül ailesi tatilini orada sürdürecekmiş,

Dünya nimetlerinden faydalanmayı seven bir Cumhurbaşkanımız var,

Anladığım kadarıyla lüksü de seviyorlar,

Benim merak ettiğim Cumhurbaşkanı Gül’ün tatilini geçirdiği 45 metrelik motoryatın kime ait olduğu,

Hiç bir fotoğrafta teknenin adını göremedim,

Kimse yazmamış da,

45 metrelik tekne megayat sınıfına girer,

Öyle çok bulunan bir şey değildir,

Acaba Gül’e teknesini veren kim?

Yok eğer Cumhurbaşkanı bu tekneyi kiraladıysa o da ayrı bir mesele,

Çünkü 45 metrelik bir teknenin bir haftalık kirası en az 100 bin avro civarında,

Yani 180 bin YTL,

Eski parayla 180 milyar, 

130-150 bin avroya kadar tekneler var, o ayrı,

Bu nedenle merak ediyorum,

Bu yüzen saray kimin?

Hakaret yok, yalan yok,

Sadece bir soru,

Köşk’ten bir yanıt gelir mi acaba?

 

 


Hocayı kovar şampiyon oluruz

Galatasaray Yönetimi iyi işler yapıyor,

Öncelikle mali açıdan iyi işler yapılıyor,

Stadın isim hakkının Türk Telekom’a satılması ve Telekom’la yapılan forma sponsorluğu anlaşması, gazetelerden izleyebildiğim kadarıyla yaklaşık 100 milyon dolarlık bir iş,

Bunun Galatasaray bilançosuna koyulmasıyla, kulübün mali tabloları düzelecek,

Stattaki locaların ve koltukların satışıyla birlikte Galatasaray “Batak kulüp” görüntüsünden kurtulacak,

Sportif AŞ ile Futbol AŞ’nin birleşmesi becerilebilirse, Galatasaray, gelirlerinde önemli bir artış kaydedecek,

Zaten bu birleşme yapılmadan veya Sportif AŞ’nin hisseleri yeniden kulübe kazandırılmadan Galatasaray’ı büyütmenin imkanı da yok gereği de,

 Gelelim bu yıl yapılan transferlerle takımın kazandığı görüntüye,

Galatasaray, yabancı bir kaleci aldı, de Sanctis,

Gerek var mıydı?

Bence yoktu,

Kaleci alınacaksa, öyle büyük bir isim alınırdı ki, yedeğe düşen Aykut ve Orkun hiç gocunmazlar, durumu normal karşılarlardı,

Ama alınan kaleci mevcutlardan çok üstün değil,

Gereksiz bir iş,

Savunmaya alınan Meira çok önemli bir isim,

Hiç itirazım yok ama Galatasaray’ın o noktada bir sorunu yoktu ki,

Milli takımın başarılı savunması Galatasaray’ın göbeğinde oynuyor,

Alınan oyuncu iyi ama çok da elzem bir transfer değil,

Takımın hala doğru düzgün bir sağ beki yokken  bence oraya birisi alınsa daha doğru bir hareket olurdu,

Forvete Kewell’ı aldılar,

İsim olarak iyi de, oyun olarak iyi mi?

Oynarsa iyi de, oynayacak mı?

Son yıllarda pek oynamamış,

İnşallah bizde oynar,

İşimiz inşallah’a kalmış,

Bence takıma bir pivot santrfor lazım,

Alınmadı,

Ve en büyük sıkıntı teknik direktör,

Alman hoca geldiği gün, Alman futbolunun içinden bir dostumu aradım, “Nasıl adam” diye sormak için,

“Almanya’nın en iyi teknik direktörü değil, İlk ona da girmez, Bence Galatasaray ayarında değil” demişti,

Beni takımdan daha çok teknik direktör korkutuyor,

Ama onun da iyi bir tarafı var,

Beğenmezsek göndeririz,

Nasıl olsa teknik direktörsüz daha rahat şampiyon oluyoruz,

 

 


Haberiniz var mı?

Bugün olimpiyatlar başlıyor,

Olimpiyat tarihinin en geniş katılımla ve en tartışmalı olimpiyatlarından biri,

Türk basınında, Türk spor basınında en ufak bir heyecan yok,

Eskiden aylar öncesinden yayınlar başlar, Türkiye’nin en iyi spor yazarları olimpiyat için yollara düşerdi,

Şimdi ise kimsenin umurunda değil,

Avrupa, Amerika ve Hatta Arap televizyonları haftalardır olimpiyat yayınları yapıyorlar,

Bizim televizyonlarda üç beş geçiştirme haber,

Gazetelerde de durum farklı değil,

Sonra da bir beklenti,

Türkiye Olimpiyat şampiyonu çıkaracak, İstanbul’da olimpiyat yapılacak,

Bu ülkeye olimpiyat düzenleme işi verilirse buna ilk ben itiraz ederim,

Spor basını bile böyle olan bir ülkede olimpiyatın ne işi var diye,

 

 


Centilmenler böyle yapmaz

Özay Şendir bugün çok doğru bulduğum bir yazı yazmış,

İlhan Selçuk’un Emine Erdoğan’a çok ayıp ettiğini anlatan,

İlhan Selçuk bence de ayıp etmiş,

İlhan Selçuk’u siyasi bir taraf olarak görürsek, siyasi rekabet başkadır, zerafet ise bambaşkadır,

İlhan Abi Emine Erdoğan’ın giyim kuşamı üzerinden Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyor,

Ben, ortada bir yolsuzluk, bir kayırma, bir siyasi çıkar sağlama durumu yoksa, aileler, çoluk çocuk üzerinden siyasi eleştiriye karşıyım,

Yıllar önce Başbakan Mesut Yılmaz’la papaz olduğumuz günler,

Karşılaşınca kafamızı çeviriyoruz,

Gazeteler Mesut Bey’in oğlunun Cocacola bayiliği aldığını yazıp eleştirmeye başladılar,

Delikanlıyı ben korudum, “Başbakan çocukları ne yapacak, İşsiz mi kalacak” diye,

Şimdi İlhan Abi Emine Erdoğan’ın kılık kıyafetini eleştirmiş,

Demediğini bırakmamış,

Bir centilmen böyle bir şey yapar mı?

Bir kadının kıyafetini beğenmeseniz bile gidip “Bu ne biçim kıyafet, Ne zevksizsin” der misiniz?

Hiç hayatınızda bir kadına böyle bir şeyi söylediniz mi?

Düşünebilirsiniz, dedikodusunu yapabilirsiniz ama gidip de ortalık yerde suratına böyle bir şey söylemezsiniz,

Söylerseniz ayıp olur,

İlhan Abi’nin de yaptığı ayıp olmuştur,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Tarikat önderlerine devlet başkanı muamelesi yapmadığımız zaman