Yaşar Paşa’nın anlattığı bir hikaye

YAŞ kararlarını eleştirenlere veya en azından hiç ihraç kararı olmamasını şüpheyle karşılayanlara TSK sert tepki göstermiş,

Komik,

Allah aşkına samimi yanıt verin, YAŞ’tan tek bir ihraç kararı çıkmamasını, en azından tebessümle karşılamadınız mı?

12 yıldır ihraçsız tek YAŞ olmamışken, 2008 yılında bu durum normal mi?

Bence değil,

Bu bir gösterge,

Aynen Anayasa Mahkemesi kararı gibi bir gösterge,

Nasıl ki Anayasa Mahkemesi “Siyasi bir karar” aldıysa, Türk Ordusu da “Siyasi bir karar” almış görünüyor,

Geçen yaz Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ile yaptığım bir sohbeti aktarmış ve Büyükanıt Paşa’nın Yunanistan’daki bir site devletinde binlerce yıl önce yaşanan “Deli suyunu içmek” hikayesini anlattığını yazmıştım,

Galiba Yaşar Büyükanıt’ın adını vermemiştim ama üst düzey bir komutan diye aktarmıştım hikayeyi,

Öyküyü hatırlatmak gerekirse “Yunanistan’da bir küçük site devletine bir gün bir kahin gelir, Ve der ki, üç ay sonra müthiş yağmurlar yağacak, Bu yağmurların suyundan içen herkes delirecek, Bunun üzerine site senatosu toplanır ve dev sarnıçlar yapılmasına karar verilir, Burada siteye uzun süre yetecek su biriktirilecek ve delirten sudan içilmeyecektir, Nitekim kahinin dediği olur, Yağmurlar yağar, İçen herkes delirir, Site yönetimi ise kapıları kapar ve içeri kimse alınmaz, Site halkı sadece sarnıçlardaki temiz suyu içerek delirmekten kurtulur, Ancak çevredeki köyler, diğer sitelerde yaşayanlar hep delirmiştir, Delirmeyen sitenin sakinleri kendilerini çok yalnız, herkesten farklı hissetmeye başlarlar, Ve sonunda site senatosu toplanır ‘Bu iş böyle gitmez, Onlardan farklı olduğumuz için artık onlar bize deli gözüyle bakıyor, En iyisi deli suyundan biz de içelim ve onlar gibi olalım’ der, Kapılar açılır, site halkı da deli suyundan içer”

Yaşar Büyükanıt’ın anlattığı hikaye buydu,

Ben de nakletmiştim,

Acaba YAŞ kararları site yönetiminin aldığı bir karar mı?

 

 


Reisi Cumhur Kucağı

Reisi Cumhur Hazretleri Sayın Abdullah Gül, Türkiye’de bundan sonra neyin nasıl olacağını çok güzel hareketlerle hepimize gösteriyor,

İşte rektör atamaları,

Eskiden “En çok oyu alanı nasıl atamazsın” diye Sezer’e yaygara yapanlar, şimdi aynı haltı kendileri yiyorlar,

Bakın rektör atamalarındaki “Zarafete”

AKP düşüncesine karşı çıkmış olanlar kaç oy almış olurlarsa olsunlar sureti katiyete atanmıyorlar,

“Onlardan” olmayanların hemen hiç şansı yok,

Kimler atanıyor,

Rektörlerin yapmış olduğu AKP karşıtı kampanyaya AKP yandaşı kampanya ile yanıt vermiş olan öğretim üyeleri,

AKP’den milletvekili olmak için adaylık başvurusu yapmış profesörler,

Fikren veya en azından zikren AKP’ye yakın olanlar,

Hepsi kaç oy almış olurlarsa olsunlar YÖK tarafından listenin başına koyuluyorlar, Cumhurbaşkanı Gül tarafından da atanıyorlar,

YÖK rektör adaylarının liyakatini değil, iktidardaki fikre yakınlığını araştırıp sıralıyor,

Bunu bizzat yapma zahmetinden kurtulan Reisi Cumhur Hazretleri atıyor,

Sonra da “Siz biz ayrımı yok, Türkiye’yi kucaklıyoruz” diyorlar,

Başbakan Erdoğan bundan sonra ne yapacak, gerçekten Türkiye’yi sizsiz bizsiz kucaklayacak mı, 22 Temmuz gecesi söylediği yere dönecek mi bilmiyorum,

Umutla bekliyorum,

Ancak Reisi Cumhur Hazretlerinin tavrı açık,

Onun kucağı sadece yandaşlarına açık, 

 

 

 


Anayasa Mahkemesi iki davaya baktı

Anayasa Mahkemesi Dünya rekoru sayılabilecek bir sürede çok önemli iki davaya birden baktı ve iki davayı da aynı rekor sürede karara bağladı,

Yüce Mahkemeyi kutluyorum,

Bu davalardan biri hepinizin bildiği gibi AKP hakkındaki kapatma davasıydı,

Kapatma davası, çoğunluğu memnun edecek şekilde, siyasi bir şekilde sonuçlandı,

Sakın “Siyasi” diyerek eleştirdiğimi zannetmeyin,

Anayasa Mahkemeleri’nin özellikle kapatma gibi “Zor davalarda” siyasi kararlar alması normaldir, Davanın doğası bunu gerektirir,

Aksi bir karar da siyasi karar olacaktı,

Mahkeme, Türkiye’nin bundan sonraki yönünü belirlemiştir,

O yönün ne olduğunu, tezahürlerinin neler olacağını başka bir gün yazarım, merak etmeyin (Ya da edin)

Anayasa Mahkemesi, kapatma davasını yasal olarak mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak çok önemli bir işe imza attı ama bunun yanı sıra “En az 10 yıl sürer” denilen çok önemli bir davayı daha sona erdirdi,

Bu dava Ergenekon davası,

4500 sayfalık iddianamesi, yüz binlerce sayfalık ekleri olan bu dava, geçen çarşamba günü, saat 18:03’te sona erdi,

Kapatma davasının sonucunun açıklandığı o saat ve o dakikadan bu yana “Yandaş medya” dahil bütün medya Ergenekon’u manşetlerden indirdi,

O güne kadar sürekli 1, sayfaların en tepesinde yer alan Ergenekon haberleri artık görünmüyor,

En fazla iç sayfalarda küçülen ve giderek önemsizleşen haberlere dönüştü,

Pek yakında onlar da ortadan kalkar ve Ergenekon meselesi kapanır gider,

Bu iki çok zor ve önemli davayı tek kalemde bitiren Anayasa Mahkemesi’ne teşekkürlerimi sunuyorum,

Sağ olsunlar, varolsunlar,,,

 

 


Artık spor

Sevgili okurlar, Liglerin başlamasına az kaldı, Şampiyonlar Ligi ön eleme maçları ise başladı,

Yarın ve öbür gün biraz spor yazacağım, Kusura bakmazsın herhalde,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Her şeye evet diyerek yükselirseniz, yükselenin kendiniz olmadığını anladığınız zaman