Merak etiğim bir adam

Habertürk internet sitesi bir kaç gündür, çok ilginç bir ismi mercek altına aldı,

Bu kişi Mustafa Özkan,

Mustafa Özkan’ın adı Ergenekon soruşturması ile ilgili olarak anılıyor ve Ergenekon’un medya tarafını organize eden kişi olarak dedikodulara ve günlüklere konu oluyor,

Bunlar doğru mudur, değil midir bilemem,

Bildiğim Mustafa Özkan’ın her an her taşın altından çıkabileceğidir,

Ve Mustafa Özkan, Türkiye’deki "Güç simsarı" gazete patronu tipinin ilk örneklerindendir,

İlk parlamaya başlaması Menderes dönemindedir,

Ankara’da Başkent Matbaası diye bir matbaası vardı,

O dönemde resmi ilan gazetelerini basardı,

Kağıt tahsislerinin medya üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığı dönemde, kağıt karaborsası ve matris karaborsası yaparak epey para kazandı,

Demirel döneminde yıldızı iyice parladı,

İstanbul’a geldi,

Adalet Partisi’nin yayın oranı sayılabilecek Son Havadis gazetesini kurdu,

Büyük paralar kazandı,

Siyasetle çok iyi ilişkileri vardı,

Buhran dönemlerinde hep ortaya çıktı,

Ecevit’in Güneş Motel hükümetinin kurulmasında bile arabuluculuk yaptı,

Herkesle iyiydi,

Arabuluculukları ona güç sağlıyordu ve o bu gücü paraya tahvil etme becerisini gösteriyordu,

Adalet partisi yok olunca Son Havadis gazetesi de kapandı,

Ama Özkan, ilişkileri sayesinde gücünü korudu,

Son olarak MHP Ecevit hükümetinin koalisyon ortağı olunca Mustafa Özkan da Aydın Doğan’la birlikte MHP eğilimli bir gazete kurdu,

Ancak bu gazete tutmadı,

İstanbul’da kendi dını taşıyan yalıları, iş dünyası ve siyasetle girift bağlantıları olan Mustafa Özkan’ın benim açımdan en ilginç yönü bu güce, bu servete rağmen hiç bir zaman vergi listelerine girmemiş olmasıdır,

Mustafa Ökan’ın vergilendirilmemiş kazancının ve siyasi ilişkilerdeki gücünün kaynağını oldum olası merak etmişimdir, 

 


Ya bunlar Gülencilere yapılsaydı

Ergenekon Soruşturması’ndaki suçlamaların bir benzeri daha önce açılan bir davanın iddianamesinde yer almıştı,

Fethullah Gülen, terör örgütü kurmakla suçlanmıştı,

Ergenekon soruşturmasında kullanılan yöntemleri neredeyse alkışlayanlara bir kaç sorum olacak,

Fethullah Gülen ve cemaati ile ilgili yürütülen soruşturma aynı Ergenekon soruşturmasındaki yöntemlerle yapılsaydı,

Yani soruşturma kapsamında, iddianame oluşturulmadan önce bazı Emniyet Müdürleri aylarca tutuklu kalsaydı,

Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı gözaltına alınsa, evinde ve işyerinde bulunan belgeler basını dağıtılsa,  belki de görevi gereği elinde tuttuğu belgeler suç isnadı olsaydı,

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı gözaltına alınsaydı,

Hüseyin Gülerce tutuklanıp cezaevine koyulsaydı,

İhsan Kalkavan, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine bir organizasyonun finansörü olduğu iddiasıyla  koyulduğu cezaevinde  hastalansaydı,

Samanyolu TV, Kanaltürk programcıları gece yarıları evlerinden alınıp sorgulansaydı,

Cemaatin önde gelenlerinin telefon konuşmaları basında sayfa sayfa yazılsaydı,

Bunların banka kayıtları ortalıkta haber olsaydı,

Bütün bu kişiler aylar hatta yıllarca daha iddianame hazırlanmadan cezaevinde yatsaydı,

Bunların ordudaki uzantası olduğu iddiasıyla bazı askerler tutuklanıp vatana ihanetten yargı önüne çıkarılsaydı,

Acaba Ergenekon Operasyonunun yapılış biçimine kayıtsız şartsız destek verenler o zaman ne derlerdi,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hukuktaki masumiyet karinesine dikkat ettiğimiz zaman