CHP daha önce de böyle dinlenmişti

Önder Sav’ın başına gelenler komik,

Hem de çok komik,

Bir anlamda CHP’nin neden iktidar olamadığının da göstergesi,

Biz sürekli partinin birinci adamı ile uğraşıp duruyoruz ama 2,  adama bakınca 1, adama şükretmek gerekiyor galiba,

Gerçi 2, adam 1,’nin eseri diyenler de haklı olurlar,

İşin iyice komiği böyle bir telefon rezaleti, CHP’nin başına ilk 

defa gelmiyor,

Daha önce de bir CHP Genel Başkanı, hem de Başbakanlığı 

sırasında benzer bir olaya imza atmıştı,

Yıl 1979,

Bülent Ecevit’in Güneş Motel 11’leriyle hükümet kurduğu dönem, 

Daha doğrusu o dönemin sonu,

Senato yenileme ve ara seçim kararı alınmış, Bülent Ecevit’in 5-0’lık hezimete uğrayıp hükümetten istifa etmesinden kısa süre önce,

Başbakan Bülent Ecevit yanında bir grup gazeteciyle yurt gezisinde,

Duraklardan biri de Akşehir,

Önce miting var, Sonra da Akşehir’de gecelenecek,

1970’lerin Akşehir’i,

Otel dediğin, taşra oteli,

Başbakan ve eşine zar zor bir özel oda bulunuyor,

Gazeteciler ve diğer partililer üçer beşer kalıyorlar,

Zamanın etkili gazeteleri Cumhuriyet ve Tercüman’ın Ankara 

temsilcileri Yavuz Donat ve Yalçın Doğan aynı odayı 

paylaşıyorlar,

Herkes ikiliye takılıyor, "Manşetlerde kavga ediyorsunuz ama burada 

aynı odada kalıyorsunuz" diye,

Akşam odalara çıkılınca Yalçın Doğan ve Yavuz Donat evlerini 

arayıp eşlerine haber vermek istiyorlar,

O zaman otomatik arama falan hak getire,

Şehirlerarası dediğin bir saatlik bekleme sonunda belki bağlanıyor,

Yalçın Doğan santrali arayıp Ankara numaraları veriyor ve 

bağlanmasını beklemeye başlıyorlar,

Aradan iki saat geçiyor bağlanan falan yok,

En sonunda Yalçın Doğan tekrar santrali arayıp telefonların 

akıbetini sormak istiyor ve ahizeyi kaldırıyor,

Birden yüzü değişiyor, eliyle Yavuz Donat’a "Gel" işareti yapıyor,

İki gazeteci ahizenin hoparlörüne kulak dayıyorlar,

Telefonda Bülent Ecevit, yani Başbakan,

Dönemin sok çıkarlı telefon santralinde karışıklık olmuş ve 

Başbakan’ın konuşması, aynı anda bir başka hatta karışmış,

Başbakan Ecevit, CHP’li Salih Yıldız’la konuşuyor,

Salih Yıldız Başbakan’a Ankara’da hükümetle ilgili gelişmeleri 

aktarıyor,

"Ahmet Karaaslan istifanın eşiğinde" diyor Yıldız,

Başbakan hemen çözüm öneriyor, "Onu bize Kapalıçarşı’dan 

kuyumcu bilmem kim ayarlamıştı, Hemen onu devreye sok"

"Tuncay Mataracı da sallantıda" diyor Yıldız,

Başbakan onun için de bir aracı öneriyor,

Hilmi İşgüzar, Orhan Alp hepsi istif etmek üzere, Başbakan Salih 

Yıldız’a yöntemler öneriyor,

Yavuz Donat’la Yalçın Doğan da dinliyorlar,

Sonunda konuşma bitiyor,

İki gazetecinin elinde bomba gibi haber var,

Yavuz Donat "Ne yapacağız?" diyor,

Yalçın Doğan "Ben Cumhuriyet’te bunları yazamam" diyor,

Yavuz Donat "Ben Tercüman’da yazarım" diyor ve hemen Genel yayın 

Yönetmeni Güneri Civaoğlu’nu arıyor,

Ertesi gün Tercüman manşetten haberi patlatıyor,

Zaten sıkıntıdaki hükümet 9 şiddetinde depreme maruz kalıyor,

Ertesi gün gazetecilerle seçim otobüsünde karşılaşan Başbakan 

Ecevit herkesin elini "Saygılar" diyerek sıkıyor sıra Yavuz Donat 

gelince "Saygılar" deyip geçiyor,

Bütün hükümet MİT’in dinleyip Tercüman’a servis yaptığı 

inancında,

Ankara’ya dönünce eski Emniyet Müdürü dönemin Başbakan 

yardımısı Orhan Eyüboğlu Yavuz Donat’ı arıyor,

Buluşuyorlar, Eyüboğlu Donat’a "Yavuz biz bu işleri biliriz, 

Nereden sızdırdılar bunu sana" diye soruyor,

Yavuz Donat da dostu, ağabeyi Eyüboğlu’na bütün gerçeği 

anlatıyor,

Eyüboğlu sinirleniyor "Sen beni çocuk mu sandın, Buna kim inanır" 

deyip gidiyor,

Ecevit otelin ilkel santralinin, Önder Sav ise kendi ilkelliğinin 

kurbanı,

CHP Genel Sekreteri partisine tamiri güç bir yara açtı,

Dahası AKP’ye hiç de haketmediği bir puan kazandırdı,

Bence bir an önce siyaseti, en azından partideki görevini 

bırakmalı,

Hiç değilse yaş haddinden,