İlk Raund Çalık’ın

Doğan Grubu ile Çalık Grubu’nun “Medya dışında da rakip” olduklarını ve sadece medyadaki rekabete bile tahammül edemeyen Doğan’ın bu duruma hiç tahammül edemeyeceğini söylemiştim,

Doğan Grubu gazetelerinde, Çalık’a ve Çalık’ın ATV-Sabah’ı almasına yönelik eleştirilerin dozunun giderek artması yaklaşan fırtınanın habercisi,

Fırtına yaklaşırken, fırtınanın şiddetini arttıracak bir “Alçak basınç” oluşumu Mersin civarında görüldü, Doğan Grubu ile Çalık’ın “Yeni bir rafineri kurma” konusunda rekabet içinde olduklarını bir iki gün önce yazdım,

Konu, benim yazının mürekkebi kurumadan gündeme geldi,

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu dün toplandı,

Toplantı ilginçti, EPDK Başkanı Günay’ın görev süresi bir kaç gün önce dolmuştu ve yerine yeni başkan atanmamıştı,

Başkanın büyük önem taşıdığı bu gibi kurullar genelde başkan yokken toplanmazlar, toplansalar da hayati kararlar almazlar,

Ancak bu kez öyle olmadı, EPDK Başkansız toplandı ve başkansız toplantıda çok önemli kararlar alındı,

EPDK toplantısında alınan kararla Çalık Grubu’nun Hintli ortağı ile birlikte kurduğu Doğu Akdeniz Petrokimya Rafineri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne Mersin’de yeni bir rafineri kurma izni verdi, Bu kararla Çalık uzunca bir süredir beklediği rafineri kurma iznine kavuştu,

Mersin’de rafineri kurmak için izin bekleyen tek grup Çalık değildi,

Doğan Grubu da POAŞ’ı için Akdeniz Rafineri Sanayi ve Ticaret AŞ ile rafineri izni almak için  EPDK’dan izin bekliyordu,

Çalık’a rafineri izninin veren EPDK Doğan’ın başvurusunu ise karara bağlamadı,

Doğan’ın rafineri için gösterdiği arazide bir de enerji santrali kuracak olmasını gerekçe göstererek Doğan’ın izin başvurusunu “Hukuk Kuruluna” gönderdi,

Yani en az bir kaç ay öteledi,

Türkiye’de zaten daha fazla rafineriye ihtiyaç yok,

Çünkü TÜPRAŞ ve Batman rafinerileri yeterli üretimi yapıyor,

Mersin’de Shell’e ait bir rafineri atıl olarak duruyor,

Bir de Çalık devreye girince başka bir rafineriye ihtiyaç kalmıyor,

Bu nedenle de Doğan’ın rafinerisi “Ülke kaynaklarının gereksiz israfı” olarak görülebilir,

Sonuç olarak yakında medyada rakip olacak Doğan ile Çalık medyadan önce rakip oldukları bir başka işkolunda kapıştılar,  İlk kapışmanın galibi Çalık oldu,

Bu kapışma medyadaki kapışmanın dozunu arttıracaktır,  

 

 


Sansürden Medet

Dün hakemlerin utanç verici bir girişimine şahit oldum,

Faal futbol hakemleri, Ahmet Çakar’ı televizyonda azarlayarak bir ilke imza atan RTÜK Başkanı’nı ziyaret ettiler,

Ziyaretin nedeni belli,

Hakemler sansür talep ediyorlar,

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun baskı kurarak hakem programlarını engellemesini talep ediyorlar,

Aferin hakemlere,

Faal hakemken sansür isterler, hakemliği bırakınca pek çoğu bir televizyona kapak atıp iki yıl önce yaptıkları işi eleştirmeye başlarlar, hakemlere sallarlar,

Canı sıkılanın gidip RTÜK’ün sansürcü kafasına sığınması olacak iş değil,

Yanlış anlamayın, hakem programlarının futbola zarar verdiğini, futbolun keyfini öldürdüğünü, futbola güveni azalttığını ben de söylüyorum,

Ama bunun önlenmesinin yolu RTÜK sansürü olmamalı,

Hakemler RTÜK Başkanı’na gidip sansür dileneceklerine, Futbol Federasyonu’na gitseler çok daha iyi ederlerdi,

Federasyon, süper ligin yayın anlaşmasına buradaki görüntülerin hakem eleştirileri için kullanılamayacağına dair bir madde ekler ve konu çözülmesi gereken yerde, futbol camiasının içinde çözülürdü,

En basit çözümleri üretemediğimiz yerlerde sansürden medet ummak ayıptır,

 

 


Düzeltme

Yavuz Semerci bir düzeltme yazısı göndermiş,

Yolsuzlukların örtbas edildiği, gündeme taşınmadığı yolundaki yazımla ilgili düzeltme talebinde Yavuz şöyle demiş:

“Sevgili Altaylı,

Dün köşeni her zamanki gibi büyük bir keyifle okudum,

Ancak beni ilgilendiren bir cümle vardı, Galiba hafızan seni yanılttı, Anlatayım,

Sami Ofer’in Tüpraş’ın yüzde 14,76’sını satın aldığı, satın almadan önce de Başbakan Tayyip Erdoğan ile Bilkent Oteli’nde kamuoyundan gizlenen bir görüşme yaptığı bilgisi belgeleri ve tanıklarıyla ilk kez Vatan Gazetesi’nde benim imzam ile yayınlandı,

Dün hayretler içerisinde "Sami Ofer ile Başbakan’ın görüşmesini ortaya çıkardığını" gördüm,

Halbuki cümle şöyle olmalıydı: 

"Bu gizli görüşmeyi Yavuz Semerci kamuoyuna duyurdu, Başbakan önce yalanladı, sonra benim programımda görüşmeyi doğruladı,"

Anlayacağın haberin emek kısmı bana, cila kısmı sana aitti,

Yanlış anlaşılmaması için bu bilgiyi okurlarınla paylaşmanı rica eder, çalışmalarında başarılar dilerim, “

Yavuz Semerci’nin düzeltmesi sonuna kadar haklıdır,

Ofer-Erdoğan görüşmesi Semerci’nin yönetimindeki Vatan’da ortaya çıkarılmış, iki gün boyunca böyle bir görüşme yapmadığını tekrarlayan Başbakan Erdoğan, benim “Çanak sorular sorduğum” Teke Tek programında böyle bir görüşme yaptığını açıklamak zorunda kalmıştır,

Büyük bir keyifle düzeltir, Yavuz’dan özür dilerim,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Çiçeklerin saksılarla değil, saksıların çiçeklerle güzelleştiğini unutmadığımız zaman