Çok Bile Satıyorlar

Başbakan Erdoğan, medyayı kontrol etmekle yetinmemeye, bir de fırçalamaya başladı,

Fırçalayan memnun, fırçalanan memnun bize laf düşmez ama yine de bir miktar bilgi vermekte fayda görüyorum,

Başbakan her zamanki gibi gazetecilere “kızarken” basının içinde bulunduğu duruma da değinmiş,

Gazete satışlarının 3 milyon civarında olmasından ötürü basını ve gazetecileri suçlamış,

Başbakan’dan iyi bilecek halimiz yok ama Türkiye’de gazete satışları 4 milyona yaklaşıyor,

Zaman 800 bin dağıtıyor, Posta 600, Hürriyet 500 bin civarında satıyor, Sabah 400 binde, Star 280 bin,  Milliyet ve Vatan 200’er bin satıyorlar, Akşam 200 bine yaklaşıyor, Takvim 300 binin altına indi, 500 bin spor gazetesi satılıyor, Bugün 100 bin dağıtıyor, Vakit, makit derken 4 milyonu buluyorlar,

Dünyada en çok gazete satılan ülke Çin’de günde 98 milyon gazete satılıyor, Onu 89 milyon gazeteyle Hindistan, 69 milyon gazeteyle Japonya takip ediyor, ABD’de satılan toplam gazete sayısı 52 milyon,

Avrupa’ya gelince satışlar düşüyor,

Avrupa’nın en çok gazete satılan ülkesi Almanya’da 21 milyon gazete satılıyor,

Fransa’da ise 9 milyon,

Başbakan gazetecileri “Az satmakla” suçlarken, bir kişi de çıkıp “Bu bizim değil, siyasetçilerin suçu” demiyor,

Çünkü gazete satışları, ülkenin ekonomik büyüklüğü ile doğru orantılı,

Yani ne kadar para o kadar gazete, Mesela Fransa, gayrısafi milli hasılası 1,5 trilyon dolar civarında, Türkiye’nin 4 misli, Gazete satışları ise iki misli,

Diğer Avrupa ülkelerinde de durum çok farklı değil,

Bu açıdan bakıldığında, GSMH’ye oranla gazete satışlarında Türkiye’nin durumu hiç de fena değil,

Olması gerekenin üzerinde bir satış var,

Yani siyasetçiler ülkede kişi başı milli geliri 30 bin dolara çıkardılar da, gazeteciler mi gazete satmayı beceremedi,

Durum bu değil,

Başbakan Erdoğan’a sormak lazım “Türkiye’de otomobil, buzdolabı, televizyon, bilgisayar, satışlarının nüfusa oranı  Avrupa Birliği düzeyinde de bir tek gazeteler mi az satıyor” diye,

Üstelik gazeteler gazete olmaktan giderek çıktığı için tirajlarda da belirli bir düşüş var,

Geçen yıl başında Hürriyet ve Sabah milyonu aşıyorlardı,

Şimdiki durumları ise ortada,

Bilmem anlatabildim mi!

 


Barzani Nerede?

Mesud Barzani ortalıkta yok ama iddia çok,

Kimileri Karayılan ve Bayık’la birlikte bir NATO üssünde olduğunu söylüyor,

Bana pek makul gelmiyor,

Kimileri “Suikast girişiminde yaralandı” diyor,

Olabilir,

Bir bilgim veya bir fikrim yok,

Ancak dün Avusturya’daki bir okurumdan bir mail geldi,

Okurum, Mesud Barzani’nin Viyana’da AKH Hastanesi’nde tedavi altında olduğunu iddia ediyor,

Bir gazetem, Viyana’da muhabirim falan olsa araştırtırdım ama bu imkanlara sahip değilim,

Ben iddiayı dile getireyim de, imkan sahipleri araştırsınlar,

Bakarsınız oradadır,

 


Ne Yazmam Lazım

Sabah-ATV ihalesini yazdıkça türlü yorum geliyor,

Kimi ilginç buluyor ve okuyor,

Kimisi “Bu konu kabak tadı verdi” diyor, kimisi ise “Kuyruk acın var yazıp duruyorsun” yorumunu yapıyor,

Yapılan işlemin haksızlığına inanmakla birlikte emin olun kuyruk acım falan yok,

Dahası umurumda değil,

Gazetemizi elimizden alsalar da, kafamızın içindekileri almadılar ya!

Bize de lazım olan o,

Yazmam kuyruk acısından değil,

Konuyu önemsememden,

Türkiye’ye AB standardı, demokrasi, özgürlük getireceklerini söyleyenler, müthiş bir medya kontrolü peşindeler,

Sizce bu Türkiye açısından önemli değil mi?

Bu büyük grubu alacak olanlar, Türkiye’nin neyi haber alıp neyi haber almayacağına karar verecekler,

Doğan Grubu kuyruğu kaptırmışken, bir de ikinci büyük medya grubunun şimdi devletin, sonrasında da özgür yayıncılık yapmayacağı baştan belli bir grubun eline geçerse bu hepiniz için, hepimiz için kötü olmaz mı?

Üstelik de yukarda anlattığım durumdan ötürü kimsenin bu konuyla ilgili objektif, açık seçik bir yazı yazması mümkün değilken, bunu yazmayıp da neyi yazacağım,

En çok beğenilen, en çok arzulanan, en seksi erkeklerle olan benzer yönlerimi mi?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazete köşeleri “karı istirem” diye bağırma yeri olmadığı zaman