Başbakan yerini geri alıyor

Başbakan Erdoğan’ın huyunu suyunu biraz anlayabilen herkes, artık Anayasa taslağının “En sert, en gerginlik yaratıcı” biçimde hazırlanacağını, TBMM’deki komisyonda daha da sertleşeceğini ve Türkiye’de yeni ve büyük bir tartışmaya kaynaklık edeceğinden emin,

Bunun nedeni ise açık,

Rektörlerin Anayasa ile ilgili yaptıkları çıkış,

Rektörler, sert, belki de gereğinden sert bir çıkış yaparak, Anayasa’nın değiştirilmesi ile ilgili çalışmaların hemen durdurulmasını istediler,

Eleştiri sınırını aşan, fikir beyan etmekten öte bir tarz içeren bu çıkış karşısında Başbakan Erdoğan’ın göstereceği tepkiyi tahmin etmek güç değildi,

Tam da kendinden beklenen şekilde bir inatlaşmaya girecekti ve girdi,

Üstelik de, Abdullah Gül’ün Anayasa ile ilgili tartışmalara “İtidalli” yaklaşımının hemen ertesi gününde,

Erdoğan’ın rektörlerle ve onların temsil ettiği düşünce ile “İnatlaşması” artık kaçınılmaz,

Bu çıkış Erdoğan’a başka bir fayda daha sağladı,

Neredeyse 2 aydır düştüğü manşetlere yeniden tırmandı,

Bugünkü gazeteleri henüz görmedim ama büyük olasılıkla Başbakan Erdoğan tepelerde bir yerde olacak ve uzunca bir süredir Abdullah Gül’e kaptırdığı yeri geri alacak,

Bu arada tabanına da bir mesaj vermiş olacak,

“Bakın görüyor musunuz, çok sevdiğiniz Abdullah Gül statükonun dayatmaları karşısında geri adım atıyor ama ben aslanlar gibi direniyorum, Buranın ve sizlerin asıl lideri benim, Bendeki yürek onda yok”, Görülüyor ki, Başbakan yeniden sahne alıyor,

Bu sahne alış tarzının bedeli umarım herkes için ağır olmaz,

 

 


ABD’de Din ve Siyaset

Dünkü Hürriyet’te Ertuğrul Özkök’ün Hillary Clinton’la yaptığı kısa sohbetten notlar vardı,

Okudunuz mu bilmiyorum,

Okuduysanız bir bölüm dikkatinizi çekmiş olmalı,

Clintonların dinle ilgili söyledikleri ve vermeye çalıştıkları imaj,

Bill ve Hillary Clinton, dindar olduklarını, dine saygılı olduklarını özellikle vurgulamaya çalışıyorlar,

Çünkü yazdığım gibi ABD’de din siyaseti giderek yaygınlaşıyor, din giderek güçleniyor, aile değerleri dinle ilişkilendirilerek siyasette giderek daha etkin olarak kullanılıyor,

Bu nedenle de Demokrat Clinton’lar bile dini siyasete bir şekilde sokuyorlar,

Bu arada benim ABD’de dinin siyasetteki etkisiyle ilgili yazdıklarıma bazı itirazlar geldi, “Yok öyle bir şey” diye,

Bunu yazanlar konuya yüzeysel, moda tabiriyle “Kendi mahellerinden” bakanlar,

ABD’de din siyasetin içinde her zaman vardı ve şimdi daha da çok var,

Bilir misiniz bilmem,

ABD’de şimdiye dek sadece bir tek Katolik Başkan seçildi,

Adı J,F, Kennedy’ydi,

O da görev süresini tamamlayamadan suikasta kurban gitti,

Bilmem anlatabildim mi?

 

 


Teenager

Her tarafta azgın teke haberleri,

İleri yaşta azıp evi terk eden erkeklerle ilgili yorumlar, Araştırmalar, röportajlar,

Herkes erkekleri konuşuyor ama azgın keçiler de az değil,

50’lerini aşmış pek çok kadın da kendine genç sevgili buluyor,

Ama onlar pek haber olmuyor,

Çünkü erkeklerde “Özgüven kırılmasına” neden oluyorlar,

Onları görmezden gelmek erkeklerin işine geliyor,

Herkes “Erkek libidosunu” önemsiyor, Sanki kadınların “Libidosu” yokmuş gibi,

Oysa her iki cins için de durum aynı,

İşin kötüsü bu haberler, erkeklerde bir “Haklılık” duygusu yaratıyor,

Böylesi bu durumu “Normalleştiriyor”

Eğer bu durum normalse, kadın için de aynı derecede normal bunu kimse düşünmüyor, düşünmek istemiyor,

Eskiden “Kırkından sonra azanı teneşir paklar” denirdi,

Şimdi kırkından sonra azanı “Teenager” paklıyor,

Kültürel değişim bu olsa gerek,

 

 


Şaşırtan sonuç

Dün öğle yemeğinde Fenerbahçeli bir arkadaşımla gırgır geçiyordum,

“Bu akşam hiç heveslenme, İnter size üç atar, Zaten gruptan da sıfır puanla çkar yeniden tarih yazarsınız,

Zico ile bundan iyisi olmaz”

Arkadaşım çok kızdı,

“Hadi gel iddiaya girelim, Nesine istersen” dedi,

“Ben hırsız mıyım? Böyle bir iddia senin cebinden para çalmak demek” diye arkadaşımı iyice delirttim,

Haliyle iddiaya girmedik,

İyi ki de girmemişiz,

Dün gece aldığım mesajların haddi hesabı yok,

Şaka bir yana Fenerbahçe’nin İnter’i yenmesine hem şaşırdım, hem sevindim,

Darısı başımıza,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Güçle boyun eğdirenin, güç karşısında boyun eğenler olduğunu bildiğimiz zaman