Sabıka cezayı arttırmalı

Sevgili okurlar, Dün gece bilgisayarımın internet bağlantısında bir sorun oluştu, Bu nedenle yazılarımı sizlere vaktinde ulaştıramadım,

Sabah yapılan tamirattan sonra yazılarımı yollayabiliyorum,

Çok özür dilerim,,

 


Sabıka Cezayı Arttırmalı

Türkiye’nin çok tanınmış, çok bilinen ve bir zamanlar en büyükleri arasında yer alan bir işadamı aradı,

“Doğan’ın vergi uzlaşmalarını sayende ibretle ve hayretle izliyoruz” dedi,

İşadamına göre bu işte Doğan kötü niyetli ancak Maliye de Doğan’a karşı fazla toleranslı, İşadamı şöyle diyor: 

“Vergi uzlaşmaları sıradan işlemlerdir, Herkes yapabilir, Bu işlemlerde genelde cezada indirim yapılır, Ana para ve faizde indirim pek olmaz, Ender olarak ana parada da indirim yapılabilir ama burada mükellefin iyi niyetli olması esas alınır, Bizim de zaman zaman uzlaşmaya gittiğimiz olmuştur, Her işadamı, her tacir zaman zaman bunu yapar”

Ancak işadamının bir itirazı var:

“Senin bulduğun belgelere bakılırsa Doğan sık sık uzlaşmaya gidiyor, Bunun bir tek izahı var, Vergi Kanunları’nı kendilerine göre yorumluyor, kanunlardaki açıkları arayarak vergiden kaçmaya çalışıyorlar, Onlar bunu yaptıkça Maliye’nin denetim elemanları da bunu yakalıyorlar ve vergiyi kesiyorlar, Onlar da her seferinde uzlaşmaya gidiyorlar, Yani asıl niyet vergiden kaçmak, Yakalanmazlarsa ne ala, yakalanırlarsa uzlaşmaya”

İşadamına göre Doğan Grubu burada iyi niyetli değil:

“Doğan Grubu’nun yönetiminde ve mail işlerinde pek çok eski Maliye bürokratı ve üstatlar yer alıyor, Bunlar vergi kanunlarını çok iyi bilen kişiler, Bu kişilerin Vergi Kanunlarını bilmemeleri, yanlış yorumlamaları mümkün değil, Çünkü o kaçakları yakalayanlar bunların talebeleri, Benim anladığım bunu bilerek yapıyorlar, Yani yanlış olduğunu, yasa dışı olduğunu bilerek yapıyorlar, Bu da şunu gösteriyor, Üzerlerinde ciddi bir patron baskısı var, Yani şirketin patronu onlara vergi vermemek için elinizden geleni yapın talimatı vermiş, Onlar da yapıyorlar, Yakalanmazlarsa ne ala, Yakalanırlarsa, hepsi Maliye kökenli olduğu için uzlaşmada etkinliklerini kullanıyorlar,”İşadamına göre Doğan Grubu bu işi kasıtlı yapıyor ve Maliye’nin artık buna bir dur demesi lazım:

“Doğan Grubu bu vergi işlerinde artık ağır sabıkalıdır, Bu kadar yanlış yoruma dayanan bu kadar kaçak üst üste olmaz, Maliye’nin bu işe bir son vermesi lazım, Yani bundan sonra uzlaşmaması lazım, Hırsızlıkta bile sabıkaya bakılıyor, Sabıka çoksa ceza artıyor, Doğan Grubu da vergi konusunda sabıkalıdır ve Maliye ona göre davranmalıdır”

 

 


Ya Bizim Gibi Düşün ya Düşünme

Şerif Mardin, önemli bir bilim adamıdır,

Türkiye’de kendini demokrat, liberal, ilerici olarak tanımlayanların da çok sevdiği bir isimdir,

Ancak geçen pazar gününden beri bu kesimler Şerif Mardin’i gözden düşürdüler, hatta gözden çıkardılar,

çünkü Şerif Mardin bu kez onların sevdiği gibi konuşmadı, Gerçek bir bilim adamı gibi inandığı doğruları söyledi,

Bunlar da işlerine gelmeyen doğruları söyleyeni sevmezler,

www,fatihaltayli,com,tr’de Ayşe Arman’ın Şerif Mardin’le yaptığı ve Şerif Mardin’in gözden düşmesine neden olan röportajı okuyabilirsiniz,

Şerif Mardin Türkiye’nin bir İslam Devleti’ne dönüşmesinin önünde bir engel kalmadığını, dönüşüp dönüşmeyeceğini ancak test ederek göreceğimizi söylüyor,

Benim aylardır söylediğim gibi,

Bunu daha bilimsel, daha akılcı bir biçimde anlatıyor,

İstikbalini AKP yalakalığına bağlamış “Sözde aydınlar” bu sözler üzerine Şeref Mardin’e yönelik açık bir saldırı başlattılar,

Bir dönem kıblelerine koydukları adama olmadık hakarete başladılar,

Bu durum Türkiye’deki “Meyhane aydınlarının” kişiliğini gözler önüne sermek açısından bence faydalı oldu,

Türkiye’nin içinden geçtiği olağanüstü dönem bazıları için turnusol kağıdı vazifesi görüyor,

 

 


Anayasa

“Yeni Anayasa Türkiye’nin önünü açacak” diyorlar,

Doğru haklılar,

Türkiye’nin bütün derdi Anayasa’ydı zaten,

Mesela 1982 Anayasası der ki, “İktidara gelenler çalıp çırpsınlar”

Bir başka maddesinde şunu görürüz, “İktidarın amacı yakınlarını servet sahibi yapmaktır”

Sosyal ve ekonomik haklar bölümünde  şöyle yazar: “İktidar partileri yakınlarını, eşlerini, dostlarını ve fikirdaşlarını devlette etkili görevlere getirmelidir”

Aynı bölümde şöyle yazdığını da görmüştüm: “İşkenceye uğramak vatandaşlık hakları arasındadır, Bu nedenle kamu görevlilerine vatandaşların bu hakkını teslim etme görevi verilmiştir”

devletin görevleri bölümünde de “Devlet vatandaşa hizmet götürmek zorunda değildir, Yollar bozuk olmalı, sular akmamalı, çevre devlet eliyle katledilmelidir,” diye yazar,

Bu ve benzeri maddeler nedeniyle Türkiye’nin önündeki en büyük engel 1982 Anayasası’dır, Bu anayasanın yerine yenisi gelince bütün bu sorunlarımız anında ortadan kalkacaktır, 

 

 


Özkök’ün Yazısı

Bana gelen maillerden gördüğüm kadarıyla Ertuğrul Özkök’ün “Darbe geliyor” başlıklı yazısına çok ciddi tepkiler var,

Özkök’ün yazılarını okurken dikkatli olmak gerekir,

Yazdığı ile söylemeye çalıştığı şey arasında fark olduğu gibi, bazen bu yazılar Doğan Grubu adına ilgilisine yollanmış mesajlardır,

Yani siz biz okuyalım ve anlayalım diye değil, özel birisi veya birileri okusun ve sadece o anlasın diye yazılır,

Darbe çağrıştıran yazısı onlardan emin değilim,

İktidara “Bakın bizimle iyi geçinmezseniz Türkiye’yi germeye başlarız, Altından kalkamazsınız” demek istiyor da olabilir, başka bir şey de,

Benim bu yazıyı masum ve saf bir şekilde okuduğum zaman anladığım ise Özkök’ün bir askeri darbeden söz etmediği,

Tam aksine, AKP’nin bile kontrol etmekte güçlük çekeceği radikal unsurlarının Türkiye’de sivil bir dinci darbe yapacağıydı,

Kimbilir belki de yazılar çok amaçlı olunca bazen anlamak zor oluyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yaşadığımız yıllara değil, o yıllarda yaşadıklarımıza tecrübe dendiği zaman