Teocon’lar ve yeni Haçlı Seferi

Bush’un ABD’ye Başkan olmasında ve Başkanlık dönemi politikalarında, özellikle de Irak Savaşı’nda  “Neoconların” oynadığı rolü hepimiz biliyoruz,

Türkiye’de bu kavramı ilk olarak yazan yanılmıyorsam ben olmuştum,

Sonrasında neoconlar hayli konuşuldu, hayli tartışıldı ve sonunda gözden düştüler,

Daha doğrusu gözden düştükleri iddia edildi,

Ama sanılanın aksine Neoconlar gözden düşmediler,

Kendi içlerinde bir evrim geçirdiler,

Bazıları bu evrime ayak uyduramadı ve döküldü, Ayak uyduranlar ise Bush’un çevresindeki diğer güçlerle biraraya gelip yeni bir grup oluşturdular: TEOCONLAR

Neoconlar “Yeni muhafazakarlardı”

Teoconlar “Dindar muhafazakarlar”

Amerika’nın son günlerde çokça konuşmaya başladığı bu tanımın içine girenler, ABD’yi  “Seküler” bir devlet olmaktan hızla uzaklaştırıp, “Hıristiyan milliyetçiliğe” doğru götürüyorlar,

Teoconlar’a göre, ABD Hıristiyanlığın yeni kurtarıcısı, Başkan Bush ise bu işin en üst düzey görevlisi,

Bunlara göre Başkan Bush “Biz” dediği zaman “Hıristiyan alemini” kastediyor,

“War on terror” yani “Terörle savaş” dediği zamansa, Müslüman ülkelere yönelik baskı ve savaştan, Bush’un “Kodları” böyle algılanıyor, 

Teoconların etkisiyle, Evanjelik Hıristiyanlık ABD’yi giderek etkisi altına alıyor,

Bir kaç kent ve eyalet dışında, özellikle Orta Amerika’da “Dincilik” yayılıyor,

Tarikatlar güçleniyor, orta halli sıradan vatandaş kilise gruplarına yöneliyor,

Buna paralel olarak, ABD’de yeni bir akım gelişiyor: Yabancı düşmanlığı

Özellikle “Hıristiyan olmayan” yabancılara karşı tepkiler oluşmaya başlıyor,

Teoconlar, Bush’u “Yeni Haçlı Seferinin” başkomutanı olarak görüyorlar,

Yakın zamana kadar, bu politikanın dışında kalan Avrupa’da, Katolik Kilisesi’nin, yani Vatikan’ın da bu yeni fikre destek vermeye başladığı iddia ediliyor,

Bundan yıllar önce yazdığım gibi, Bush ve Evanjelikler kendilerini Dünyayı Mesih İsa’nın dönüşüne hazırlamakla görevlendiriyorlar,

İsrail’le yakın ilişkinin temelinde de bu yatıyor,

Mesih’in gelişinde, Kudüs ve çevresinin temizlenmiş olmasını sağlamaya çalışıyorlar,

Bütün bunların etkisiyle, ABD hızla bir din devletine dönüşüyor,

Bunun üzerine kurulan yeni tezleri ise önümüzdeki günlerde tartışacağız,

 

 


Gizli Buluşmalar

Ortalık dedikodudan yıkılıyor,

“Hıncal Uluç’la gizli bir buluşma gerçekleştirmiş ve yemek yemişiz”

Yapmayın ya!

Doğru vallahi,

Gizli buluşma için seçtiğimiz yer Nişantaşı,

Yemekten sonra da çıkıp Nişantaşı’nda beraber dolaştık, Ne menem gizlilikse,

Yahu Hıncal Abi, 20 senelik dostum,

20 senedir ya beraber çalıştık, ya ayrı yerlerde,

Ama hep sık sık buluşup yemek yedik,

Meraklılarına söyleyeyim, Hıncal Uluç’la 15 gün önce de, yani Hıncal Abi tatile gitmeden önce de yine Nişantaşı’nda Brasserie’de buluşup yemek yemiştik,

Hatta yanımızda eşim de vardı,

Haftaya yine “Gizli” bir buluşma yapacağız,

Yerine daha karar vermedik ama şimdiden haber vereyim,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
En büyük sıkıntıların, öngörülmeyen sorunlardan dolayı yaşandığını unutmadığımız zaman