Kadının yeri

Dün bir yazı yazdık, pek az kişi olaya siyaset dışı gözlükle bakabildi, Ben diyorum ki, “Baş örtülü veya açık, çağdaş kadının yeri eşinin yanıdır, Benim eşimin ‘Yanımdaki yeri’ her makamdan üstündür, Yanımda eşimi çıkaramayacaksam neyleyim köşkü sarayı”,

Bunu kimi türban karşıtlığı olarak değerlendiriyor, kimi yeni gerilim arayışı, kimi de Çankaya’nın değerlerinin ayaklar altına alınması çağrısı,

Hala işin “Görüntüsündeyiz”

Abdullah Gül Çankaya’da mı?

Abdullah Gül’ün kafasındakiler, ki ne olduğu konusunda şüphe duyanlar var, Çankaya’da mı?

Cumhurbaşkanı’nın bütün yetkileri Abdullah Gül’de mi?

O zaman Hayrunnisa Gül resepsiyonlara katılsa ne olur, katılmasa ne olur?

Abdullah Gül bekar olsaydı, boşanmış olsaydı Türkiye’de sorun yok muydu?

Abdullah Gül’ü deneyip göreceğiz,

Toplumun bir kesiminin korkuları gerçek mi, paranoyaları haklı mı test edeceğiz,

Bu artık kaçınılmaz,

Hal böyleyken, Hayrunnisa Gül’ün  saklanmasının kime ne faydası var,

Varsa bir yanıtınız beklerim,

NOT: Hayrünnisa Gül’e benim değil, Türkiye’deki ilerici veya gerici kadın derneklerinin sahip çıkmasını beklerdim,

 


Sessizlik

İlginç bir biçimde Türkiye’de yaşam dondu,

Bir kaç aydır yaprak kımıldamıyor,

Ekonomide hiç bir hareket yok, Kısır bir siyasi tartışma dışında siyasette hareket yok,

Terör var, Terör girişimi var başka bir şey yok,

Gazeteler neredeyse boş çıkıyor,

Siyasete “damardan” giremedikleri için, abuk sabuk tartışmalara giriyorlar ve orada kalıyorlar, 

Türkiye stop etti,

Çalışması gereken hükümetten ses seda yok,

Bütün gözler yapacak işi olmayan Çankaya’da,

Satılan yok, alınan yok, özelleştirme yok,

TMSF’nin bir buçuk ay sonra yapacağı bir satış dışında ses seda yok,

AKP döneminde bu kadar sessizlik hiç görmemiştim,

Hayırdır inşallah,

 


Polisin Birinci İşi

Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz Türkiye’nin en iyi polislerinden biri, belki de birincisidir,

Eski dostluğumuza güvenerek her karşılaşmamızda kendisini kızdırırımdım,

“Ankara rahat şehir, Bir olay olduğu yok ki, fail yakalamak derdine düşesin” diye,

O da her seferinde, “Bizim işimiz olay olunca failini bulmak değil, olay olmadan, vatandaş zarar görmeden olayın olmasını engellemek, Fail bulmak ikinci işimiz,” yanıtını verirdi,

Yılmaz’ın ne demek istediğini dün bir kez daha gördük,

Büyük bir olasılıkla El Kaide’ye ait bir bombalı araç, içinde küçük bir atom bombası etkisi yaratacak yarım ton yüksek güçlü patlayıcı ile ele geçirildi,

Kimse buna şans diyemez,

Belli ki, istihbarat var, belli ki dikkatli bir çalışma var,

Ercüment Yılmaz’ın dediği doğru olmasaydı, yani birincil işlerini doğru yapıyor olmasalardı biz bugün Ankara’daki bir felaketi yazıyor olacaktık,

Ercüment Yılmaz ve ekibini de faili bulmadıkları için eleştiriyor veya faili buldukları için övüyor olacaktık,

Ama bu yazdıklarımızın o patlamada hayatlarını kaybedenlere hiç bir yararı olmayacaktı,

Bravo Ercüment Müdürüm,

İyi ki, hala varsın,

 


Koç Grubu

Son dönemde Koç Grubu’nun tutumunu izliyor musunuz?

Çok ilginç işler yapıyorlar,

Çok geniş alana yapılmış yatırımlarını yavaş yavaş, çok iyi değerlere elden çıkarıyorlar,

5 yıl önce 80 milyon dolar eden mallarını 200’e, 200 milyon dolar eder mallarını 500’e satarak belirli sektörlerden çekiliyorlar,

Bu çok doğru bir yaklaşım,

Çünkü Dünya’da da artık böyle bir trend var,

Çok uluslu, çok iş kollu Dünya devleri de artık böyle yapıyor,

Kırk tarakta bezi olmak artık iş dünyasında doğru bulunan bir tutum değil,

Dünya yönetim guruları, bu tip işletmelerin sahip oldukları işler arasında bir veya ikisi seçip buna yoğunlaşmaları gerektiğini, ya da şirketin büyük ana iş kolu hala önemini koruyorsa buna yoğunlaşmaları ve diğer alanlardan çekilmeleri gerektiğini söylüyor,

Koç grubu, iş dünyasındaki bu yeni felsefeyi Türkiye’ye taşıyan ilk ve tek “Dev grup”

Pek çok büyük grup hala büyük bir açgözlülükle dört koldan her işe saldırırken, Koç kendine çeki düzen veriyor, işini seçiyor ve oraya yoğunlaşıyor,

Bunu da ekonomik açıdan en doğru zamanda yapıyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yapmaya niyetimiz olmayan işleri yapacakmışız gibi davranmadığımız zaman