Ahmet Hakan’dan açıklama

Abdullah Gül’e yakın bazı AKP’lilerin Ahmet Hakan Coşkun’la ilgili iddialarını yazıp, “Bu dedikodular doğru mu?” diye sormuştum,

Neydi bu dedikodular?

İddialara göre Ahmet Hakan, yeni kurulan haber kanalı 24’ün başına geçmek istemiş, ancak bu isteği tam gerçekleşmek üzereyken, Abdullah Gül’ün “Vetosuyla” karşılaşmıştı, Ahmet Hakan’ın Gül’e karşı tavrının nedeni buydu,

Bu iddialar Ahmet Hakan’ın Gül’le ilgili, baskılarına katıldığım yazılarının “İnandırıcılığını” azaltıyordu ve “Şuyuu vukuundan beter” bu iddalar yanıtlanmalıydı,

Ahmet Hakan’a bu iddiaların gerçek olup olmadığını sordum,

Bugün yanıtlamış,

“İddialar tamamen gerçek dışıdır, böyle bir şey olmamıştır” diye,

Hakan’ın samimiyetine güveniyorum, inanıyorum,

Benim açımdan konu kapanmıştır,

Hasan Karakaya

Ahmet Hakan, cemaatten çıkmanın sıkıntılarını yaşıyor,

Vakit Gazetesi, başta Hasan Karakaya olmak üzere Ahmet Hakan’a “Sidikli” diyerek saldırıyorlar,

Ahmet Hakan da bugün diyor ki, “Abdullah Gül’den yüz buldular, Seviyeyi giderek düşürüyorlar, Yakında ana avrat küfür edecekler”

Merak etme Ahmet Hakan, “Edecekler” değil, “Ettiler”

O zaman sen de cemaatten olduğun için farkına varmamışsındır, dikkatini çekmemiştir, garibini gitmemiştir ama ettiler,

Senin belalın Hasan Karakaya bir yazısında bana tam anlamıyla “Ana avrat sülale” küfür etti,

Gazetecileri kolay kolay mahkemeye vermem ama Hasan Efendi sabrımı taşırdığı için dava ettim,

Davayı kazandık,

Hasan Efendi ciddi bir tazminata mahkum oldu,

Avukatlarım tahsilat için Vakit ya da o zamanki adıyla Akit Gazetesine gittiler,

Aldıkları yanıt ilginçti,

“Burada öyle biri çalışmıyor”

Avukatlar yazılarını gösterip, “Nasıl çalışmaz, Yazıları yayınlanıyor” dediler,

“Bizim kadromuzda değil, Yazılarını yazar bize fakslar, Buraya gelmez, Kendisini görmedik bile” yanıtını aldılar,

Defalarca gidip gelmelerine karşın, Vakit’in kapısından bile giremediler, Vakit yönetimi böyle bir yazarı istihdam etmediklerini söyleyip durdu,

Avukatlarım en sonunda dayanamayıp evini tespit ettiler ve gidip evinde icra yoluyla haciz uyguladılar,

Ahmet Hakan, işte böyle bir adamla uğraşıyorsun,

Allah yardımcın olsun,

Hamilton ve Gül

Formula 1 İstanbul Grand Prix’sinde benim favorim 19 yaşındaki yeni yıldız Hamilton’dı,

Ancak hem starttaki şanssız pozisyonu, hem de yarıştaki şansızlıkları nedeniyle podyuma bile çıkamadı,

Hamilton, F1’in yeni ve çok tartışılan ismi,

Geçen yıl GP2’de şampiyon olunca bu yıl, Mc Laren takımına Alonso’nun ardından 2, pilot olarak transfer edildi,

Fakat o kadar hırslı ve yetenekli ki, Alonso’yu ardında bırakıp, sürücüler şampiyonasında 1, sıraya yerleşti,

Bu durum Mc Laren takımı içerisinde ciddi sıkıntılar yaratıyor,

Çünkü takım stratejisi gereği, Mc Laren Alonso’nun şampiyon olmasını istiyor ve Alonso arkasına geldiği anda Hamilton’ın ona yol vermesi gerekiyor,

Fakat geç pilot bunu yapmaya pek de hevesli değil,

Kendisinin 1, takım arkadaşı Alonso’nun ikinci bitirdiği yarışta takım direktörü telsizden “Alonso’ya yol ver” diye yırtındığı sırada Hamilton bunu hiç umursamadı ve yarışı 1, tamamlayarak Alonso’yu ikinci yaptı, Bu duruma hem takım yönetimi, hem Alonso çok kızgın,

Ancak Hamilton, “Ona yol verseydim başkaları da beni geçebilirdi” diye kendini savunuyor,

Ama bence işin aslı bu değil,

Hamilton bir “Kazanıcı”

Kazanmak istiyor,

İlk senesinde bir F1 şampiyonluğuna ulaşmak, en genç şampiyon olarak tarihe geçmek istiyor,

Tarihin “En fedakar” yarışçıları değil, “Şampiyon yarışçıları” yazıp hatırladığını biliyor,

Bu yüzden de takım arkadaşı bile olsa rakibin rakip olduğunu düşünüp gazlıyor,

Sonrasında pişman olmamak için gazlıyor,

İlerde çocuklarına, torunlarına “F1 şampiyonu olabilirdim ama takım arkadaşıma yol verdim” dememek, bunun yerine şampiyonluk kupalarını gösterebilmek için gaza yükleniyor,

Bu durum siyasette de böyle değil mi!

Abdullah Gül, 2003’te takım arkadaşı ve rakibi Tayyip Erdoğan’a yol vermiş olmanın pişmanlığı ve öfkesiyle bugün Cumhurbaşkanlığı için diretmiyor mu?

Eğer cumhurbaşkanı olacak fırsatı ele geçirmeseydi,

2003’te verdiği yol onun tarihte yazılacağı yeri çok aşağılara itmeyecek miydi!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
F1 yarışlarının pistte değil, pitte kazanıldığını siyasetçiler de görünce.