12 Nisan Demek, 27 Nisan Demek

Ne yazdık geçen gün,

27 Nisan Muhtırası orada duruyor, Tayyip Erdoğan yeni bir gerilim yaratmamak için Abdullah Gül’ü aday göstermez” demedik mi!

Dün Genelkurmay Başkanı ne dedi?

“12 Nisan’da söylediklerimizin arkasındayız”

12 Nisan’da ne demişti asker?

“Cumhuriyet’in temel ilkelerine sözde değil özde bir Cumhurbaşkanı olmalı”

Peki asker 12 Nisan’dan sonra bir daha ne zaman konuştu?

27 Nisan’da,

Yani Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı oylanmadan hemen önce,

Ne demekti bu?

“Abdullah Gül bizim 12 Nisanda verdiğimiz tarife uymuyor”

Ben ne yazdım geçen gün?

“Abdullah Gül 27 Nisan’dan bu yana değişti mi?”

Bence değişmedi, Değişmediğine ve değişmesi mümkün olmadığına göre, bir daha söylüyorum: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Abdullah Gül’ü aday göstermez,”

Seçimlere 1 yıl kala olsaydı, gösterirdi,

Ama bugünlerde göstermez,

Çünkü gerilim istemiyor, Merkezin lideri olduğunu göstermek ve öyle kalmak istiyor,

Abdullah Gül’den de anlayış bekliyor, gerilimi tırmandırmamasını, efendice çekilmesini istiyor,

Gül ise kendince haklı olarak, “Ben 16 Nisan’da neysem bugün de oyum, Niye aday olmayayım?” diyor,

Fakat Erdoğan’ın tavrı belli,

Seçim gecesi, AK Parti önünde onbinler “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül” diye bağırırken Erdoğan’ın suratının asıldığını, eliyle “Susun, yeter” der gibi bir işaret yaptığını görmedeniz mi?

O gece, seçim zaferinin heyecanıyla bile gaza gelmeyen Erdoğan sizce yarın Abdullah Gül’ü aday gösterir mi?

Bu konuda hala hiç bir şey bilmiyorum ama Tayyip Erdoğan’ın düşünce metodolojisini artık çözebiliyorum,

En azından çözebildiğimi düşünüyorum,

Bence bu kez Tayyip Bey’in adayı Abdullah Gül değil, bir başka “Kardeşi” olacak,

Çünkü Tayyip Erdoğan o partideki herkesten daha akıllı ve daha lider,

Bunlara rağmen bir inatlaşma içine girerse,

Allah hepimizin yardımcısı olsun!

 

 

Ne oldu Zafer Bey?

 

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesi, Hürriyet Gazetesine yakışan bir internet sitesi olmaktan çok uzak,

Bana göre pespaye bir site haline geldi,

Hürriyet’teki kalite orada yok,

Ancak günde iki kere doğruyu gösteren durmuş saat misali arada güzel işler de yapıyorlar,

Dün de Prof, Zafer Üskül’ün “Anayasa’dan Atatürk’ün izlerini silelim” önerisini oya sunmuşlar,

Milyonun üzerinde oy gelmiş,

Sonuç net:

Yüzde 92 Üskül’ün önerisine karşı çıkıyor,

Yüzde 8 destek veriyor,

Profesörün “Mezcub” önerisi, AKP’ye oy verenlerin bile desteğini alamıyor,

Çünkü bu ülkede ezici bir çoğunluğun Atatürk’le bir sorunu yok,

Tam aksine Ulusalcısı da, AB’cisi de, İslamcısı da, Kürtçüsü de, sağcısı da, solcusu da Atatürk’ün değerini biliyor,

Atatürk’le sorunu olanlar sadece ve sadece az sayıdaki radikal İslamcı, radikal entel ve 2, Cumhuriyetçiler,

Bu millet, “Kurtarıcı kurucusuna” hala sevgi ve saygı duyuyor,

Bazı salaklar her nedense bunun farkında değil,

Yüzde 47 oyun kerametini kendilerinde zannediyorlar,

 

Mafya tatilde

Mafya ne zaman Türkbükü’ne iner diye düşünüyordum,

İndi,

Hatta biraz gecikmeli indi,

Çünkü nerede para, nerede normalin üzerinde bir kazanç olasılığı varsa, orada mafya oluşur,

Dün de Türkbükü’nde silahlar konuşmuş,

Halen cezaevinde olan ünlü bir mafya liderinin adamları olduğu söylenen iki kişi Türkbükü’ndeki Maki Otel’e gelmişler,

Güvenlik görevlileri tiplerini beğenmeyip içeri almayınca gidip daha kalabalık olarak gelmişler ve oteli yaylım ateşine tutmuşlar,

Haberin bana ulaştığı saatlerde 2 ağır yaralı vardı,

Türkbükü’ne geçmiş olsun,

Artık orası da bir mafya beldesi,

Seneye Çeşme, sonra Gündoğan,

Bizim ülkenin kaderi bu,

Hukuk devleti olamadıkça her yeri teker teker mafyaya teslim edeceğiz,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sahip olduğumuz şeylerin gerçek değerinin aslında bizim onlara verdiğimiz değer kadar olduğunu anladığımız zaman.