Nasılmış Aydın Bey!

Aydın Doğan davayı açtı,

Çünkü ben “Doğan Grubu vergi kaçırırken yakalandı ve vergi kaçakçısı olarak tescillendi, kayıtlara geçti”  diye yazdım, Hıncal Uluç da bunu köşesine koydu,

Dava ilginç olacak,

Önce Aydın Doğan’ın bu dava için anlaştığı avukata bir bakalım,

Doğan Grubu  Çağa Hukuk Bürosu ve Bayraktan Hukuk Bürosu ile çalışır,

Ancak bu kez davayı açan o bürolardan bir isim değil,

Bu dava için Aydın Doğan’ın “Özel olarak” seçtiği Avukat Deniz Ketenci,

Aydın Doğan Deniz Ketenci ile bizzat görüşerek “Bu dava benim için çok önemli, Ne gerekiyorsa yap ve bu davayı kazan kızım” demiş,

“Ne gerekiyorsa”nın anlamını çözemedim, Bir gün çözeriz inşallah,

Peki Deniz Ketenci kim!

Son dönemin parlak avukatlarından biri,

Başta Ali Balkaner ve Murat Demirel olmak üzere bir dönemin önde gelen “Hortumcularının” davalarını üstlenmişti,

Avukatlık böyle bir meslek, herkesin davasını üstlenebilirsiniz elbet,

Ama Deniz Ketenci, yanlış hatırlamıyorsam Murat Demirel’i ziyarete gittiğinde cezaevine “Cep telefonu” sokmaya çalışırken yakalanmıştı,

Neyse ki, cep telefonunun çantasında yanlışlıkla unutulduğu ortaya çıkmıştı,

Gelelim davaya,

Doğan’ın avukatı dava dilekçesinde yasal örnekler vererek “,, bir haber verilirken bile o kişi hakkında hırsız, sahtekar gibi nitelendirilmelerde bulunulması haber verme sınırlarının aşıldığını gösterir” diyor, ve ekliyor, “Müvekkilimize suç yükleme çabası içine girilmiş, saygınlık ve itibarını yitirmesine, halkın husumetine maruz kalmasına yol açacak türden iddialar yöneltilmiştir, Yargı kararı olmaksızın bir kişiye suç yüklemek hakaret etmek anlamına gelir”

Sevgili okurlar, elbette mahkemede yapacağım savunmayı burada yapmak niyetinde değilim,

Ancak Doğan’ın savunmasında yer alan cümlelerle, Doğan Grubu yayınlarını bir karşılaştırın,

Doğan Grubu gazetelerinin Türkiye’de kimlere hangi yakıştırmaları yaptığını, kimlerin saygınlığına yönelik yayınları günlerce sürdürdüğünü, daha bir kaç gün önce, ticari rakip olarak gördüğü Digitürk’ü daha ortada bir rapor bile yokken vergi kaçakçısı olarak ilan ettiğini hatırlayın ve gülün,

Etme bulma Dünyası Aydın Bey, etme bulma Dünyası,

İnsanın canı acıyormuş değil mi!

Bu yazılarım,  “Kurbanlarınızla” birazcık da olsa empati yapmanızı sağladıysa ne mutlu bana,

Adliye’de görüşmek üzere, 

 

Yatsıyı bulmayan yalan

Doğan Grubu’nun tetikçisi Vatan ve diğerleri Sabah-ATV davasını etkilemek için ellerinden geleni yaptılar,

Amaçlarına da ulaştılar,

“Turgay Ciner davayı kazandı” diye önceden yazarak mahkemeyi baskı altına soktular,

Mahkeme heyeti de bu ve benzeri baskılar karşısında topu taca attı,

Yürütmeyi durdurmanın reddine karar verdi, Böylelikle Doğan Grubu tetikçilerinin “Yalancı” oldukları da ortaya çıktı, 

Bu yazılanlardan sonra mahkeme tersini yapsa şaşardım,

Ancak Doğan Grubu gazeteleri Hürriyet, Milliyet, Vatan ve Sabah çarpıtmalarını bugün de sürdürüyor,

“Sabah ve ATV’ye el konulması hukuka uygun” diye yazıyorlar,

Oysa İdare Mahkemesi’nin böyle bir kararı yok,

O dava başka dava ve uzun sürecek,

İdare mahkemesinin reddettiği bu davalar sonuçlanıncaya kadar Sabah ve ATV’nin kontrolünün TMSF’den geri alınması yönündeki talep,

Mahkeme gerekçeli kararında diyor ki, “Telafisi mümkün olmayan zarar doğacağına kanaat getirilmemiştir”

Ne demekse,

Adamlar gazete ve televizyonu satacaklar,

Sonra Turgay Ciner “Asıl davayı” kazanacak ama geri alabileceği bir malı ortada olmayacak, Bu durumun mahkeme heyetine göre “Telafisi mümkün olmayan zarar” değil,

Böyle olmadığını mahkeme de biliyor ama bir yandan hükümet, bir yandan Doğan Grubu bastırınca mahkeme ne yapsın topu taca, yani bir üst mahkemeye atıyor,

Ortada beklenmedik bir durum yok konu eninde sonunda taraflardan birince Danıştay’a kadar götürülür,

Ama amaç hasıl olmuş, seçim sürecinde ve sonrasında Sabah ve ATV “Resmi Yayın Organı” olarak kalmıştır,

Hayırlı uğurlu olsun, 

 

Genç Parti ve baraj

Herkes soruyor, “Genç Parti barajı geçer mi?” diye,

Öyle ya, AKP tarafından yaptırılan anketlerde GP hep yüksek çıkıyor,

Bunun nedenini aylar önce Sabah’taki köşemde yazdım,

AK Parti, Genç Parti’nin yüksek oy almasını ve geçen dönem yaptığı gibi “Bir bölen” olmasını istiyor,

Çünkü Genç Parti’nin alacağı her oy ya CHP’den ya da MHP’den gidecek,

Genç Parti yüzde 7 oy alsa, bu oylar CHP ve MHP’nin hanesinden silinecek,

AK Parti bunu bildiği için Genç Partiye yol veriyor, gaz veriyor,

Çünkü bu partinin barajı aşamayacağını ama AKP’ye çalışacağını biliyorlar,

Durum bu olmasa, Cem Uzan ile TMSF ilişkisi belliyken, TMSF kontrolündeki bir gazetenin birinci sayfasında her gün Genç Parti ilanı çıkar mıydı!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adaletin önünün kesilmesinden mutluluk duyanlar, Adaletin bir gün kendilerine de gerekeceğini anladığı zaman,