Özne mi fiil mi

Doğru bildiğinizi yapıyor olmak, hesap verebilir olmayı da gerektirir,

Bugün bunu “Bir kez daha” yapma zamanı galiba,

Okurlar arasında eleştirenler var,

“Tayyip Erdoğan’ı destekliyordunuz, Şimdi döndünüz” diye,

Bunlar “Kibar” olanlar,

“Tayyip’in yalakasıydın, Şimdi ne oldu?” diyenler de var,

Bunlara kibar demek pek mümkün değil,

Ama bu soruları hangi tonda soruyor olsalar da, bunu sormaya hakları var, benim de bu soruları yanıtlama zorunluluğum,

Her şeyden önce hayatım boyunca kimsenin yalakası olmadım,

Ama Tayyip Erdoğan’ı ve hükümetinin “Doğru işlerini” desteklediğim bir gerçek,

Peki ne yapmalıydım!

Geldikleri günden itibaren, ne yaptıklarını görmeden yerden yere mi vurmalıydım,

Öyle yapanlar oldu,

Onlar “Cemaat gazetecisi”

Ben değilim,

Benim cemaatim doğrular,

Erdoğan iktidar olurken “Ben değiştim” dedi,

Doğru işler yapmaya, toplumdan gelen seslere kulak vermeye, gerilimden uzak durmaya başladı,

Ben de destekledim,

Ama desteklerken bazıları gibi gerçekleri görmezden gelmedim,

Erdoğan iktidarının ilk büyük rezaleti olan “Mısır yolsuzluğunu” ortaya çıkaran kimdi?

Tren faciasındaki ihmalleri, Galataport pisliğini, Unuakıtan’ın kızı Zeynep’in Telsim bağlantısını, Doğan’la hükümetin vergi pisliğini kim yazdı,

Başbakan Tayyip Erdoğan Sami Ofer’le “Yapmadım” dediği “Gizli görüşmeyi” kimin programında samimiyetle “İtiraf” etti,

Bunları da yazdım, destek de verdim,

Çünkü hep söylediğim gibi “Özneye” değil, “Fiile” baktım,

Ona göre tavır aldım,

Ancak AKP ve Genel Başkanı, giderek bir güç sarhoşluğu içine girdiler,

Çevrelerindeki “Yalaka duvarı” gerçeklerden kopmalarını sağladı,

Kendi ekiplerindeki “Doğrucu Davutları” bile yanlarından uzaklaştırdılar,

“Değiştik” diyenler yeniden “Değiştiler”

Ben bunun somut işaretini “Merkez Bankası Başkanı atamasında” gördüm,

1 ay kadar sonra bir seçim olacak,

Gelen iktidar kim olursa olsun, ben yanlışlarını görünceye kadar onları destekleyeceğim,

Yine özneye değil fiile bakacağım,

Ama AKP bir kez daha iktidar olursa, ikinci yarıya kırık notla başlayacak,

Düzeltebilirlerse ne ala!

Çocuklar üzerinden siyaset

Yıllar önce, Mesut Yılmaz Başbakan ve kendisini en sert eleştiren yazar ben,

Kanlı bıçaklıyız,

Çalıştığım gazeteden kovulmam için baskı yapıyor, hakkımda türlü tevatür yayıyor,

Tam o günlerde Mesut Yılmaz’ın oğlu hakkında anlamsız iddialar ortaya atılmaya başlandı,

Bir şirketten bayilik almış, ticaret yapıyormuş,

Kanlı bıçaklı olduğum adamın oğlu ile ilgili bir yazı yazdım,

“Başbakan çocuklarının da ticaret yapma hakkı vardır, Devletle iş yapmadıkça, haksız kazanç sağlamadıkça kime ne?” dedim,

Bugün aynı şeyi bir kez daha söylemek zorundayım,

Başbakan Erdoğan’ın oğlunun askerlik meselesi gündemde,

“Neden yapmadı? Çürük raporunu nasıl aldı? Hastalığı ne?” gibisinden sorular,

Elbette ki, her Türkiye vatandaşı erkek gibi Tayyip Erdoğan’ın oğlu da askerliğini yapmalı,

Ama gerçekten bir rahatsızlığı varsa bunu tartışmak, sağlık gibi önemli ve kişisel bir konuyu gündeme getirmeye çalışmak yakışıksız bir tutum olur,

Bu tartışmayı başlatmak da sürdürmek de abestir,

Ama şehitlerden “Kelle” diye bahsetmek de, sağlıklı evlatlarını askere yollayan ana babalara karşı yapılmış büyük bir ayıptır,

Özür

Sevgili okurlar, bir kaç gündür İstanbul dışında tatil yapıyorum,

Bulunduğum yerde internet erişimi sağlamak her zaman mümkün olmuyor,

Bu nedenle yazılarım bazen biraz gecikiyor,

Salı gününe kadar sürecek bu durum için hepinizden özür diliyorum,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığımızı unutmadığımız zaman,