(Çevre - Sağlık) HAVALİMANINDA ŞARBON ŞÜPHESİ   **    (Spor) BEŞİKTAŞ TIRMANIŞTA   **    (Kültür - Sanat) "MAHPEYKER" 15 EKİMDE VİZYONDA   **    (Spor) POTADA 2. TUR BİLETLERİ SATIŞTA   **    (Ekonomi) BORSADA TARİHİ REKOR   **    (Spor) POTADA 2. TUR HEYECANI BAŞLIYOR   **    (Ekonomi) ENFLASYON ARTTI   **    (Spor) SELÇUK İNAN VE CEYHUN'U BIRAKMIYOR   **    (Ekonomi) DOLAR 1,5140, AVRO 1,9400 LİRA   **    (Ekonomi) DOLAR 1,5140, AVRO 1,9400 LİRA   **    (Dünya) SİNABUNG YİNE KÜL PÜSKÜRTTÜ   **    (Spor) POLAT: NEDEN, SAKATLIKLAR   **    (Kültür - Sanat) İSPANYA'DA AŞK-I MEMNU RÜZGARI   **    (Dünya) YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ   **    (Dünya) 33 MADENCİ REKOR KIRDI   **    (Dünya) ABBAS UYARDI   **    (Dünya) ROMANYA HÜKÜMETİNDE SARSINTI   **    (Dünya) 50 BİN VİZON SERBEST BIRAKILDI   **    (Ekonomi) MB İTHALAT VE İHRACATA KARIŞMAZ   **    (Spor) BREZİLYA: 92 - HIRVATİSTAN: 74   **   
Arama :     
Kullanıcı Adı :   Şifre :     Üye olmak için tıklayın  |  Şifremi unuttum  
ANA SAYFA
Yazılar (Arşiv)

Beni dinlemeyen yılan bin ...

Vali, hükümeti temsil eder ...

Vahim olan ne biliyor musu ...
Spor (Arşiv)

Siz batırın, biz çıkarırız ...

Galatasaray, bu yönetime büyük ...

Büyük takımların vakti yoktur ...
Rüya Otomobiller (Arşiv)

Ford Kuga ...

Volkswagen Touareg ...

Alfa Romeo Mito ...
İletişim
Site Kuralları ve Künye
Özel Haber (Arşiv)
YAVUZ SEMERCİ YENİ BİR TARTIŞMA DAHA AÇTI
16.03.2009 ...

HABERTÜRK İLKLERİN GAZETESİ
16.03.2009 ...

Program Arşivi
(06 TEM) Teke Tek - SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş
(01 TEM) Teke Tek Özel - Prof. Dr. Azmi Özcan
(29 HAZ) Teke Tek - Eski özel harekatçı İbrahim Evin, Em. Tuğg. Servet Cömert, eski Batman Valisi Salih Şarman, yazar Altan Tan
(24 HAZ) Teke Tek Özel - Dünyaca ünlü çizerimiz Suat Yalaz
(22 HAZ) Teke Tek - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik
(17 HAZ) Teke Tek Özel - Prof. Dr. Mehmet Akman
(15 HAZ) Teke Tek - Avukat Rezan Epözdemir
(10 HAZ) Teke Tek Özel - Tarihçi Prof. Dr. Kemalettin Köroğlu
(03 HAZ) Teke Tek Özel - Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Soli Özel
(27 MAY) Teke Tek Özel - Orhan Karaveli, İlber Ortaylı

  07 HAZİRAN 2007

Medya kontrol altında mı değil mi

AK Parti Hükümeti’nin medyayı kontrol altına alıp almadığı tartışılıyor hep.
Sadece son bir kaç günlük gelişmeler bile, medyanın tam anlamıyla kontrol altında olduğunu gösteriyor.
En önemli örnek Abdüllatif Şener’in tüm baskılara rağmen AKP’den aday olmaması.
Hükümetin en güvenilir ismi olarak bilinen, yolsuzlukların karşısında dimdik durduğu izlenimi veren üyesi “Aday olmayacağım” diyor.
Partide güçlü, vekillik, hatta bakanlık garanti.
Ama o çekiliyor.
İlaç için bir tek gazete bile “Ne oldu” diye tartışmıyor. Bir tek gazeteci açıp sormuyor.
Bir muhabir sorup yanıtını almış olsa  bile yayınlanmıyor.
Sizce neden?
Çünkü bu duruşun tartışılması bile AKP’ye zarar verir de ondan.
Şener’in Galataport başta olmak üzere pek çok tartışmalı, daha doğrusu şaibeli konuda imza atmadığı, Maliye Bakanı Kemal  Unakıtan’la ciddi sorunlar yaşadığı biliniyor.
Şener’in siyasetten “Şimdilik” çekildiği bir dönemde bunlar gündeme getirilmiyor, tartışılmıyor.
Konular deşilmiyor. AKP’nin seçime giderayak yara alması, şaibeli bir hale gelmesi istenmiyor.
 Gazetecilerin şahit olduğu bazı olaylar, Başbakan’ın da içinde bulunduğu tartışmalar yayın yönetmenleri tarafından sayfalara koyulmuyor. Israr eden servis müdürlerine “Hesabı senden değil benden soruyorlar” yanıtı veriliyor.
Kimi medya kuruluşları kamuyla olan alacak ilişkileriyle, kimileri ise doğrudan hükümete bağlı kurumlar tarafından yönetildiği, kimileri ise varlık nedenlerini AKP ve onun çizgisine borçlu oldukları için çıtlarını çıkarmıyor, çıkaramıyorlar.
Bazı cılız muhalif haberler, yayın yönetmenlerinin köşe yazıları ile dengeleniyor.
23 Temmuz günü sandıktan çıkacak sonuca göre bu durum sürüp gidecek gibi görünüyor.
Post muhtıra dönemi
Genelkurmay’ın medya tarafından yumuşatılarak sunulan muhtırasından sonra ciddi bir sessizlik var.
Geçen hafta konuştuğum bir Amerikalı siyasetçi ilginç tespitler yaptı.
Aktarmak istiyorum.
ABD’li siyasetçi şöyle diyor:
“Genelkurmay muhtırasının ne anlama geldiğini bütün Dünya anladı,bir tek AKP anlamadı”
“Neden anlamadı?” diye sordum.
Yanıtı anlamlıydı:
“AKP Türkiye’yi yönetiyor ama rapor verdiği yer Türkiye değil.”
Bu garip cümleyi anlaşılır hale getirmesini istediğimde söyledikleri ise iyice garip:
“AKP siyasetin ABD’ye bağlı olduğunu düşünüyor. Legalitesini ABD’den alıyor. Türkiye’de kendisine tepkili kesimleri ABD üzerinden kontrol ettiğini düşünüyor ve bu yüzden ABD ile ilişkilerine çok önem veriyor. Bu yüzden de ABD onay vermedikçe AKP hükümetinin sizin çok istediğiniz Irak Operasyonu’na izin vermesi mümkün değil.”
“Peki muhtırayı anlamamanın bununla ilgisi ne?” dedim. Anlattı:
“Muhtıra ve sonrasında yapılan açıklamalara bakılınca fatura ABD ile AKP’ye ortak kesiliyor. Böyle bir durumda ABD AKP’yi değil Türkiye’yi tutar. Daha fazlasını sorma söylemem”
Bu konuşmadan bir kaç gün önce TSK’da çok üst düzey görevlerde bulunmuş bir komutanla beraberdim.
Komutana, “Muhtıra verildi ama sonrasında suskunluk var. Konu kapanmış olabilir mi?” diye sordum.
“Konu kapanmış mı, kapanmamış mı bilemem. Ama Alman askeri strateji uzmanı Clausewitcz’in bir sözü vardır. ‘Tank tekerleği dönmeye başladığı zaman hedefe varmadan durmaz. Bu hedefe ya silahla ulaşılır, ya da siyasetle’ Muhtarı ile birlikte tank tekerleği dönmeye başlamıştır” dedi.
Ne demekse!


NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Program satmak için kanal yöneticilerine övgüler düzmediğimiz zaman.

Bu yazıyı arkadaşına öner Bu yazıyı Facebook'ta paylaş

Bu yazıya toplam 53 yorum yapıldı.

Yorumlar :
seralin - 07/HAZ/2007 10:32
Sayin Fatih Altayli,

Bir sorunun yanitini cok merak ediyorum. Su son yazilariniz ve Sabah'daki yazilarinizi karsilastirinca Hukumete ve AKP'ye yonelik yaklasiminizda bariz bir degisiklik gozukuyor. Eski notur kisiliginizle karsilastirinca, muhalif cizgiye kaydiniz izlenimi veriyorsunuz. Bu son birkac haftada yasanacak bir degisiklikte gozukmuyor.

Sabah gazetesinde yazarken size Hukumet tarafinda dolaylida olsa bir baski var miydi?

[Yanlis anlamayin. Su anki cizginizi olumlu buluyorum. Sabah'ta yazdiginizda, fazla ortaya cikmayan bu cizginizinde en fazla rahatsiz ettigi okuyucularinizdandim, onu da belirtmek istedim.]

berna nuri süer - 07/HAZ/2007 10:51


İlk önce hayırlı olsun vede tebrikler...
En kısa zamanda çok güçlü bir portal olması dileği ile, sevgiler.
yazılara yorum yapmam gerekirse altına bende imzamı atarım.
Tekrar hayırlı olsun.
Berna Nuri SÜER

starman - 07/HAZ/2007 10:58
yoruma yorum pek huyum değildir ancak ben Fatih Altaylı'nın hiç bir zaman objektif ruhunu kaybettiğine inanmıyorum.hiç kimse dört dörtlük değildir hükümetin elbette yanlışları oldu..önemli olan herşeyi yanlışıyla doğrusuyla yazmaktır.yok efendim siz bunu doğru yazdınız ötekiler hepsi yalandı dersen asıl bu yalan olur....
yazıyla ilgili olarak;elbette gerçeklik payı var.ancak benim yorumum Abdullatif Şener'in bu yüzden ayrılmadığı yönünde..kendiside hep söylerdi bakanlık koltuğunda oturup milletle ilgilenmek yerine, odamda kitap okumaktan daha çok hoşlanıyorum.kendisi bilim adamı vasıflarında bir insan olduğu için bıraktı bence.eğer akpyle bu kadar ciddi bir anlaşmazlığı olsaydı seçim beyannamesini hazırlarmıydı????

maestro - 07/HAZ/2007 11:29
Sayın Fatih ALTAYLI ben sırf sizin yorumlarınız yüzünden okuduğum gazeteleri değiştirdim.Gerçekten sadece köşenizi okuyup çöpe attığım gazeteler olmuştur.Bu ülkede müzisyenlere,sanatçılara ve nitelikli kişilere ancak öldükten sonra değer veriliyor ancak ben Fatih Altaylı'nın hiç bir zaman objektif ruhunu kaybettiğine inanmıyorum.Bu günlük sadece sizi destekler yorum yapmak istiyorum.size başarılar diliyorum.MAESTRO

warda - 07/HAZ/2007 11:54

Yeniden yorumlarinizi okuyabilmek beni cook mutlu etti. Iyi ki varsiniz. Hayirli olsun.

ecegur - 07/HAZ/2007 12:02
Sayın Altay lı madem akp hükümeti medyaya baskı uyguluyor bunca zaman neden bu adamlara destek verdiniz,madem akp medyaya dayatıyor siz şu an bağımsız gazeteci olarak Abdüllatif Şener neden Akp den ayrıldı onu yazında bu millette öğrensiz bakalım

ismail041 - 07/HAZ/2007 12:34
Sayın Altaylı Hoşgeldiniz.Basınımızın özgür olacağı günler yakındır.Geçmişi karıştırmakta fayda yok.yazarlar patronlarının istediği gibi yazabiliyor.İnternet siteleri özgür.
Selamlar

atalayyacht - 07/HAZ/2007 12:39
özgür internet sitesinde dahada etkili yazacağınızı umuyorum. Sizden 71 doğumlu gelişim spor fanatiği olarak yeni sezonda GELİŞİM SPOR ayarında haftalık bir dergi veya internet sitesi bekliyorum.
Hayatta başarılar dilerim.

cemalabi - 07/HAZ/2007 13:21
Sayın Altaylı,

Sitenizden bugün haberim oldu, tüm yazılarınızı bir çırpıda okudum, doğrusu çok özlemişim... hürriyette ve sabahta yazdığınız dönemlerde güne hep sizin köşenizi okuyarak başlardım. Yokluğunuzda gün yavan başlıyordu doğrusu, hayırlı olsun sizede bizede...
Sizi okumamın en hoşuma giden yanlarından biri dikkatimi çeken bi konu olduğunda Fatih Altaylı bunu kesin yazar ve sanırım yaklaşımıda şöyle olur derdim ve genellikle yorumlarımız örtüşürdü...
Sizinle en ciddi fikir ayrılığımız 1 Mart teskeresinde oldu. Ben teskerenin reddedilmesinin Ülkemizin hayrına olduğunu düşünerek çıkmamasına sevinmiştim. Ama geldiğimiz noktada (enazından şimdilik) bu konuda da siz haklı çıktınız gibi gözüküyor...
C.başkanlığı seçimi , Mitingler, Muhtıra vs sürecinde yaşananları ABD nin AKP ye ' Ben istemezsem C.başkanıda seçemezsin,bi daha iktidara da gelemezsin, gelsende rahat edemezsin ' kurgusunun tezahürü olarak değerlendiriyorum.
......
Seçim sonuçları konusunda (çok olağanüstü bişeyler olmazsa ) barajı AKP, CHP ve MHP geçer bir miktarda ( 15 - 20 civarında) bağımsız girer diye düşünüyorum bende. DTP nin bağımsız adaylarla girip temsil edileceği bir Mecliste (Ülke dengeleri açısından ) MHP nin mutlaka yeralması gerekir ve iyi de olur diye düşünüyorum.
Sağlık ve Esenlikler dilerim...
Saygılarımla


vedatbeki - 07/HAZ/2007 13:26
Sayın Altaylı

Abdüllatif Şener'le ilgili yapılması gereken haberlerin yapılmaması gayet normal. Sizler de hak verirsiniz ki, 1984 yılından bu yana türk basınında yazılanların ötesinde yazılmayanlar gazeteciyim diyenlerin özel günlüklerinde muhafaza edilmiş ve üzerinden uzun süreler geçtikten sonra kitaplaştırılmaya ve ticari meta haline getirilmiştir. Kısaca Abdüllatif Şener için benim söyleyebileceklerim, Ak Parti ile Sayın Şener'in kan uyuşmazlığı Cem Uzan olayıyla başlamıştır. Hükümetin Cem Uzan için yaptığı uygulamalara Sayın Şener'in "Doğan Grubu için de düğmeye basalım!" teklifine Erdoğan'ın "O kadar da değil! Bu yeterli!" demesi başlangıçtır. O günlerde bu sürtüşmeyi yazmayanların bugün için çoğunluğu dipfrizde olan olayları yazma gibi düşünceleri ve eylemleri olamaz! O gün geçerli sebepler bugün hala değerini muhafaza etmekte. Bu konjoktör AKP'ye yaradığı kadar bundan haberdar olanlara da çıkar sağlamaktadır. Önemli olan basın ile iktidar arasındaki bağlantıyı koparmaktır. Kanaatim odur ki bunun kopması da oldukça zordur. Yaşadığımız bu olumsuzlukların nedenlerini bugünlerde değil, cumhuriyetin kuruluşunda ararsak daha net yorumlar yapmamıza vesile olacaktır. Bu cevapları ararken belki biraz canımız yanacaktır, ancak vücudun yapısını tespit etmeden, bugün için yaşadığımız sorunları sağlıklı şekilde analiz imkanından yoksun olduğumuzu söylemekle yetineceğim. Selamlar

bahajon - 07/HAZ/2007 13:27
FATİH BEY SİZE KATILIYORUM.YANLIZ DURUM BİR TEK BUNDAN İBARET DEGİL.DAHA BİLİNMEYEN AÇIGA ÇIKMAYAN DOLAPLAR DÖNÜYOR.ASLINDA BİZ MİLLET OLARAK KOMPLO TEORİLERİ ÜRETMEKTE USTAYIZDIR.SASILACAK OLAN DURUM BU KOMPLO TEORİLERİNDEN NASİPLENİPTE BİZİM DIŞIMIZDA BİZİM YAPABİLECEGİMİZ KOMPLOLARIN OLMAYISIDIR.DEVLET YAPIMIZ İNANILMAZ BİR BİÇİMDE KENDİ KENDİNİ BESLEYEN AMAÇSIZ BİR MEKANİZMAYA BÜRÜNMÜŞ.ARTIK DÜNYA SİYASETİ YOL BARAJ YAPTIN MI BİR NUMARASIN KONJOKTÖRÜNDEN ÇOK UZAK.İNSANLAR PEKALA TÜM YAPILABİLECEKLERİN BİR GÜN YOK EDİLEBLECEGİ KANISINDALAR.AMERİKA TÜM DÜNYA İÇİN TEHDİT.ARTIK ESKİSİ GİBİ MÜTTEFİK DE ARAMIYOR.MÜTTEFİK ADAY ADAYIYSAN NE ALA ASLINDA TÜRKİYE DEGİL AMARİKA DÜNYA SEÇİMİ YAPIYOR.BİZİM ADAY ADAYLARIMIZ AMERİKANIN MİLLET VEKİLİ ADAYI OLMA YARISINDALAR.YAZIK Kİ MEDYA DA BU GERCEGİN FARKINDA.BAKINIZ MEYDANLARA ÇIKIPTA MEMLEKETTE LAİKLİK ELDEN GİDİYOR CEREYANINA KAPILMAK YA DA TAYYİP ÇEK BAYRAGINI KANDİLE DEMEKLE VEYAHUT SİMİT HESABI YAPMAKLA AVUTULUP DURUYORUZ.ÜLKE BİZİM OLMAKTAN ÇIKMIŞ HALA GÖRMÜYORUSUNUZ.EKONOMİK BAGIMSIZLIĞINI KAZANMAYAN ÜLKE İSTİKLAL SAVASINI KAZANMAMIŞTIR. YAZIK BANA VE BANA BU ÜLKEYİ BIRAKAN SİYASETÇİLERE.25 YASINDAYIM AMA GELECEGİM İPOTEKLİ.YAZIKLAR OLSUN MİLLETVEKİLLİĞİ KEBAB PARTİLERİYLE KUTLAYANLARA.NASIL TEMBEL BİR MİLLETİZ ASIL BİZE YAZIKLAR OLSUN.CESARET İNSANI ZAFERE KARASIZLIK TEHLİKEYE KORKAKLIK ÖLÜME GÖTÜRÜR.BEN ÜSTÜME DÜŞENİ YAPICAM KORKAK VE KARARSIZ OLMUCAM.SUSMAYACAGIM.SAYIN ALTAYLI SİZDE SUSMAYIN AHERSEY ÖNCE ÖGRENMEKLE BASLAR YAZIN ÖĞRENELİM

alpii006 - 07/HAZ/2007 13:33
diğer yorurmcu arkadaşlarımızın da değiği gibi sayın altaylı nın yorumlarında gözle görülebilecek şekilde bir değişim var, daha önce iktidar yanlısı gibi görünürken, şimdi daha muhalif görünüyor. sebebini öğrenmek isterim?

canberkay - 07/HAZ/2007 13:35
Sayın Fatih Altaylı
Sizin gazetede ki yazılarınızı okur ne yalan söyleyeyim bu yazıların sizin karekterinizi yansıtmadığını düşünürdüm.Sanırım bu oradaki sorumluluğunuzun gereği olarak yazılan yazılardı.Şimdi kelimeleriniz ve düşünceleriniz daha özgür.Düşüncelerinizle kelimeleriniz ahankle dans ediyor ve okuyana zevk veriyor.Gerçeklerin içinde olupta gerçekleri açık yüreklilikle yazamamak halkı bilgilendirememek çok zor olsa gerek.Umarım birgün buradaki kadar özgür yazılar yazabileceğiniz bir gazetede yer alırsınız.Ben güneşli güzel günlere inanan birisiyim.Asla umudumu kaybetmiyorum.Birgün benim ülkemde de dürüstlerin söz sahibi olduğu bir idare bu halkı yönetecek.Birgün benim ülkemde de halka gerçekleri sadece gerçekleri yazan sizin gibi gazeteciler köşelerinden ışık saçacak. SAYGILARIMLA

omererdogan - 07/HAZ/2007 13:36
Sayın Altaylı

Öncelikle hoş geldiniz. Bu portalı açmakla bizleri çok sevindirdiniz. Nefis yorumlarınızı izlemeye devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun.
Dr. Ömer Erdoğan

samuel - 07/HAZ/2007 13:39
Fatih Bey,

sizn gibi dürüst, ilkeli,kaliteli bir gaztecinin yazılarına yeniden ulaşmak son derece güzel. Hoşgeldiniz.

ozcan06 - 07/HAZ/2007 13:50
sayin altayli sizi önceki calistiginiz gazete ve televizyonlardan beri takip etmekteyim begeneyim begenmeyim ama yazilarinizi dikkatle okuyan bir okuycunuzum yeni sitenizin acilmasini tebrik ediyor hayirli olmasini diiiyorum

Veteriner Camiası - 07/HAZ/2007 14:01
Fatih Bey Maalesf Bizimde Aşağıdaki Haykırşlarımızı Eylemlerimizi Hiçbir Medya Yayınlamadı Halbuki Biz Hep Buradaydık AMA MEDYA BİZDEN HEP KAÇTI
Bir Yıl Geçti: Haksızlık Sürüyor!
TBMM de 21.03.2006 tarihinde kabul edilen ve 31 Mart 2006 günü Resmi
Gazetede yayınlanan 5473 sayılı Değişik adlar altında ilave ödemesi
bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması ile
Bazı KHK değişiklik yapılması hakkında kanunun uygulanmasına açıklık
getiren devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin,
2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 5 Mayıs 2006 tarihinde Resmi
Gazetede yayımlanmıştı. Veteriner Hekim bir Tarım ve Köy işleri
Bakanının bulunduğu bir dönemde, Cumhuriyet tarihinde ilk kez
veteriner hekimler böyle bir konuma düşürülmüştü.

15 Mayıs 2007 tarihinde veteriner hekimler, bir yılı tamamlamış olarak
hak kaybına uğramış maaşlarını yine aldılar. Sessiz, tepkisiz, durumu
kabullenmiş bir görüntü ile. Bu sessizlik, gerçekten durumun
kabullenmesi anlamını mı taşıyor? Bunu zaman gösterecek. Bir gerçek
var ki parlamentonun görevini tamamladığı ve hükümetin aciliyet
gördüğü yasama çalışmaları içerisinde veteriner hekimlerin uğratıldığı
haksızlığın giderilmesi yok. Yeni bir seçime, Cumhuriyet tarhinde
meslek mensubunun ilk Tarım Bakanı olduğu şartlarda, ilk defa
veteriner hekimler bu denli haksızlığa uğradılar. Her sessizliğin
arkasında bir fırtına beklentisi olabileceği düşünülürse sabrın daha
fazla zorlanmamasını diliyoruz. Her halde asgari şartlarda veteriner
hekimler bu haksızlığa kayıtsız kalmayacaklardır

Gıda Kontrolü dendi güya AB ye uygun Kanun Çıkarıldı
Tamamen içi boş ve Uygulamada bir sürü karmaşa ve Danıştayın İptal
ettirdiği bazı maddeler çalışma izinlerini ve Sicil bellgelerini şimdi
Belediyeler veriyor.Hayvansal Gıdaların(En Riskli Gıdalardır) Kimin
Kontrol edeceği belli değil Kanuna bu konuyla ilgili tek madde konmadı
Gıda Kontrolleri ise kanunda sadece 4 yıllık fakülte mezunu dendiği ve
meslek belirtilmediği için Açık Öğretim Mezunları,Makine
Mühendisleri,Elektrik Mühendisleri,İnşaat mühendisleri Gıda Kontrolörü
oldu Şimdi sahada Kontrolör olarak bunlar geziyor.Kesimhane ve
Kombinelerde 2 (iki) Adet Veteriner Hekim Çalışırken Yok Efendim birde
Akredite Veteriner hekim olmalı ki Devlet Kontrolü olsun dediler
Yüzlerine Gözlerine bulaştırdılar Madem Devlet gözetiminde Olmalı
öylleyse mevcut 2 (iki) adet Veteriner Hekimin Maaşını Firmadan Sen
tahsil Et ve Veteriner Hekim seninle Muhatap olsun ama hayır illa
üçüncü bir iş çıkacak ve işler sarpa sardırılacak olay kangrene
dönüşecek politika bu Veteriner Fakültelerinin Kalitesizliğini ve
Sayısının Fazlalığını sorgulamadılar. Uzmanlık eğtimini Açmadılar ve
Görüşlerini hiçbir zaman meslek örgütleriyle paylaşmadılar. Ortada
Veteriner Hekimlere Yapılmış Özlük hakları Konusunda Çok Büyük Bir
Haksızlık var Ancak Tarım Bakanlığının Politikası Çözümsüzlük Olduğu
için O sorunda Kangren Olmuş Durumda Bir yılı aşkın bir süredir
eğitimi kendisinden 1 yıl aşağı olanlardan arazi Tazminatı Hariç
200.00 YTL az almakta Veteriner Hekimlerin Uzmanlık konusunda da
Bakanlığın politikası yine Çözümsüzlük Üzerine yarayı Kangren etmekten
başka birşey yapmıyorlar.2000 yılından Beri büyük baş hayvanları kayıt
altına alıp sisteme kayıt etmek için Uğraşılıyor Ancak ortada bir sürü
küpesiz ve Kayıtsız Büyük Baş hayvan var Çünkü uygulanan bir Sistem
yok Suni tohumlama Uygulamalarında Islah ile Melez ve Cins sayısı
arttırılacaktı Ortada Fal yok yumurta yok Şap Aşılamalarını özele
Devrederek Salgın Hastalıklar Kontrol Altına Alınacaktı Özelden sonra
Aşı Şişeleri (Kanunen yasak olmasına rağmen) Vatandaşları n Ellerinde
cirit Atıyor Buna Karşın ha Bire fatur karşılığı Aılama Makbuzu
Kesiliyor. Ortalık Salgın Hastalıktan
(Şap,Kuduz,Brucella,KKKA,Tüberküloz,Sarılık,V.S)geçilmiyor kimse
Sorumluluğu Üstlenip Çözüme Yanaşmıyor Yine sorun kangren olmuş
durumdaYurt İçi Veteriner Sağlık Raporlarında Karmaşa ve kargaşa devam
ediyor.Sevk Merkezi diyerek Bazı iller Vatandaşa eziyet merkezleri
Kurmuşlar Bu Merkezler Hayvanları Kayıt altına alıp Salgın
Hastalıkları Kontrol altına almak için kurulmuş gibi gözüksede tam
tersi işlev görerek Kaçak Hayvan taşımacılığını körüklemektedir.Çünkü
Buralarda Vatandaşa Engelli Koşu yaptırılmaktadır.15.00 YTL-30.00YTL
Döner sermaye ye Makbuz Kesilmektedir.Halbuki Tarım Bakanlığının
Görevi Çiftçiye ayağında hizmettir Vatandaşı ayağına getirip eziyet
etmek değildir Bakanlık genelge Yayınlamış Hayvan veya Hayvan
maddeleri Sevkleri Mümkün Olduğunca mesai saatlerinde yapılacaktır
diye Adam Yazın Sıcağında Bu Hayvanları nasıl yükleyecek Yola Nasıl
gidecek Bir Çok hayvan telef oluyor.Özellikle arı nakilleri (Arılar
karanlık olmadan Kovana Dönmezler) ve Et Nakilleri Akşam saat
18.00-22.00 arasınada yapılmaktadır veya vatandaş sabah saat 3.00-4.00
da hayvanını yüklemektedir şimdi sen bu adam sabah saat 8.30 akdar
bekle öyle sevk verelim dersen adamda herşeyi göze alır ve kaçak gider
hayvanlar kaçak giecekse senin sevk merkezi kurmanın ne anlamı var
Tarım bakanlığı yetkilileride Konuyu çok iyi bilmekte ancak bu
konuyuda Kangren haline dönüştürmüştür.Yıllardır Bu raporu veren
Hükümet Veteriner Hekimlerinin Çiftçinin Ayağına Giderek Hayvanları
Yerinde Kontrol ve Muayene edip Yüklerken dezenfeksiyon işleminide
gece gündüz demeden Yapması için Veteriner sağlık raporları için
Muayene Ücreti Belirlememiştir.Bilerek ve İsteyerek Belirlememiştir.
Konunun çözümü Çok Basit İken konuyu kangren haline dönüştürmeyi
üzerine Birde Müfettişlerini salmak suretiyle Başarmışlardır.Spot
Hayvan ilaçları ve kaçak hayvan İlaçları Piyasada Kol geziyor Kılını
Kıpırdatan yok.Cezasını İse Vatandaşlar çekmektedir.Ülke Tarımı ve
Hayvancılığı çekmektedir.Salgın hastalıklar sebebiyle Sağlıklarından
olarak vatandaşlar çekmektedir. Artık Vatandaş sizlerden Hizmet
bekliyor Samimiyet bekliyor Liyakat Bekliyor Kaçak güreş istemiyor

soundforge - 07/HAZ/2007 14:11
KISACA YORUMU OKUDUGUNUZU VE BEGENMEDIGINIZI YAZABILIRIDNIZ
DOGAN GURUBU VE DIGERLERI İKDİDAR VE OLASI DİĞER PARTİLERİN GÜDÜMÜNDEN NASIL ÇIKICAKLARKİ BÖYLE BİR DÜZEN VARKEN MEDYANIN 2. BİR İŞ YAPMMAMASI GERKTİĞİNİ BİLİYOSUNUZDUR BU KADAR EKONOMOYİE BAĞLI BİR MEDYA VE SONUÇ ORTADA MEDYA BÜYK ŞİRKETLERİN ZARARINI YADA YÜKSEK KARLA SATIŞINI TETİKLEDİĞİ İÇİN BİLGİĞİMİZ MAŞA GİBİ KULLANILIYOR O YÜZDENDE SONUÇ ŞU ANDA OLDUĞU GİBİ NE ŞİŞ YANSIN NE KEBAP

Sevket - 07/HAZ/2007 14:11
Yorum yapan arkadaşlardan bazıları "Fatih Altaylı neden şimdi AKP karşıtı olmuş?" demişler...

Fatih Altaylı'nın yazılarını dikkatle okuduysanız başta Galataport olmak üzere birçok konu üzerinde AKP'yi eleştiren yazıları oldu. İhaleleri alan ilginç insanları yazdı, birden zengin olmalarını AKP'ye bağladı.

Tüm bunlardan sonra şimdi "neden değiştin?" demek çok yanlış oluyor. Doğruları görmek ve bunları hep yazmak, geleceği görmek ve ona göre tavır belirlemek çok normal bir davranıştır. Her yapılan yanlış olmayacağı gibi her yapılanın da doğru olmaması çok normaldir.

Dün de yazmıştım, Ariel Sharon'la birlikte Bush'un da devri sona ermiştir. Bunlarla birlikte Tayyip Erdoğan'ın fişi çekilmiştir. Bundan sonraki zorlamalar Türkiye'ye zarar verecektir. Türk halkı bunu görmeli ve yanlış bir adım atmamalıdır.

mesgin - 07/HAZ/2007 14:13
sn altaylı ;

Siteniz hayırlı olsun;

yazılarınızı buradan da dikkatle takip etmeye başladım
sabah da yakaladığınız ilkeli çizgiyi korumanızı bekliyoruz
aksi olduğunda eleştirilerimi esirgemeyeceğim

selametle

nihatyasar - 07/HAZ/2007 14:14
özledik seni ....

boner - 07/HAZ/2007 14:24
Aslında bu sitede hep yazmalısınız bence.

Sizi konulara daha objektif bakar gördüm...

Size "eskiden yazılarınız yalakacaydı" demiyorum, çünkü sizi anlayabiliyorum. Bir gazetenin başındaysanız aklınıza estiği gibi davranamazsınız. Bu bir gerçek.

Ancak burada, kafanızdaki tam olarak neyse, yazılarınızda da o.

haks5 - 07/HAZ/2007 14:37
sitemiz hayırlı olsun her zaman dürüst ve doğrularla beraber olmak üzere

kelevli - 07/HAZ/2007 14:40
Sayın Altaylı;hayırlı olsun.Yıllarca hanki gazetede çalıştınızsa ilk açtığım sayfa sizin köşeniz olmuştur.Şimdilik hayırlı olsun diyorum.Bu köşeden en sert eleştirilerimi yazacağım.Ben sizin gibi yazarlara inanıyorum

nazan - 07/HAZ/2007 15:02
SEVGİLİ ARKADAŞLAR,
SİZLER DE BENİM GİBİ, FATİH ALTAYLI'YI UZUN YILLARDIR OKUYORSANIZ EĞER,BURADA OKUDUĞUM YORUMLARI YAPARKEN BİRAZ DÜŞÜNEREK YAZMANIZI BEKLERDİM.EN BAŞTA O BİR GAZETECİ.ÇOK İYİ BİR GAZETECİ.KİMSENİN DOKUNAMADIĞI KONULARA HİÇ KORKMADAN GİREBİLEN,TÜRKİYE'DE BİR ÇOK ŞEYİN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAYAN,SİVRİ DİLİ VE KİŞİLİĞİYLE HER ZAMAN ,HER KESE MEYDAN OKUYAN ;
BAŞBAKANI BİLE PROGRAMINA DAVET EDİP SORGULAYAN,SORULARINI SORARKEN ' AMAN İLERİ GİTMEYEYİM,İNCİTMEYEYİM .' DEMEDEN KONUŞAN,HER GÖZÜNE BATAN DURUMDA ELEŞTİRİLERİYLE GAZETEDEKİ KÖŞESİNDEN HESAP SORAN O DEĞİL MİYDİ?
LÜTFEN HAKSIZLIK ETMEYELİM.O BİR MEDYA GRUBUNUN BAŞINA GETİRİLDİ.DOLAYISI İLE,SADECE GAZETECİ KİMLİĞİ OLMADI.VE TİCARİ ANLAMDA DA ÜZERİNDE TAŞIDIĞI BÜYÜK SORUMLULUKLAR VARDI.VE ÇOK KISA BİR SÜRE O KONUMDA OLMASINA RAĞMEN,BEN ' İŞTE ŞİMDİ HAKETTİĞİ YERDE VE KONUMDA' DİYE DÜŞÜNÜRKEN,BÜTÜN OLANLARIN FATURASI DA ONA KESİLDİ.SANKİ O YAPMIŞ GİBİ?ADİL Mİ SİZCE?
EVET,NE YAZIK Kİ - BURASI TÜRKİYE - !
HEMEN BAŞINI KESELİM.HEMEN BİR KURBAN SEÇELİM,ÖLDÜRELİM.
BELKİ DE HATAYDI.SADECE GAZETECİ OLARAK SÜRMELİYDİ HAYATI.BU ÇİRKEFİN İÇİNE GİRMEMİŞ OLURDU.AMA HER YAŞANAN ŞEY TECRÜBEDİR.VE HAYATIYLA İLGİLİ EN DOĞRU KARARI O VERİR.BİZLER DEĞİL.
BEN KENDİ ADIMA,ONUN BU ÜLKEDEKİ ÇOK ÖNEMLİ BİR GAZETECİ VE FİKİR ADAMI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.YÜREKLİ,KORKUSUZ,BİLDİĞİ YOLDAN,DOĞRUDAN ŞAŞMAYAN VE BU YOLDA HİÇ KORKMADAN YÜRÜYEBİLECEK KADAR CESUR .
EMİNİM,SİZLER DE BENİM GİBİ,HÜRRİYET'TEN AYRILDIĞINDA ONU GÖREMEYİNCE ÜZÜLDÜNÜZ.NEREDE ? DİYE SORDUNUZ.GAZETEDEN SOĞUDUNUZ.SABAH' A GEÇTİ,SABAH OKUMAYA BAŞLADINIZ.YİNE OLMADI.O YİNE YOK.PEKİ NEDEN?
BU ÜLKEDE ,DOĞRU SÖYLEYEN,SİVRİ OLAN,MEYDAN OKUYAN HİÇ KİMSE SEVİLMEZ.MUTLAKA BİR ÇAMUR ATILIR ,YOK EDİLMEK İSTENİR.
AMA BİR UĞUR DÜNDAR,BİR FATİH ALTAYLI YOK E-Dİ-LE-MEEEZ!
HİÇ BİR ŞEY OLMAZSA, FATİH BEY KENDİSİ BİR GAZETE ÇIKARTIR.BENCE EN DOĞRUSU BU.O, DÜŞÜNCELERİ GİBİ,SAVUNDUKLARI GİBİ,FİKİRLERİ GİBİ ÖZGÜR OLMALI.KİMSEYE BAĞLI DEĞİL.KİMSEYE UYMAK ZORUNDA KALMADAN.

Ertan Geyik - 07/HAZ/2007 15:16
Hakikaten özlemiştik.

Fatih Altaylı Doğan grubuna ait olan POAŞ ile ilgili belgeleri, Tayyip Erdoğan'ın isteği doğrultusunda davranıp, yayınlamasaydı, emin olun ki Altaylı, hala Sabah'ın başında ve hatta TMSF'nin Ciner grubuna müdahalesi olmayacaktı. Ama ne oldu? Şu anda POAŞ'ın cezası 2 milyar dolarlardan yüz milyon dolarlara düşürüldü. Ne karşılığıonda peki? Eee 22 Temmuz'a daha çok var.

Aslında medyada işlerin nasıl döndüğünü bilmeyenler hariçten gazel okuyorlar. Bir Medya kuruluşunun başında iseniz, habercilik adına ister istemez hükümetle yakın gözükmek zorundasınız. Aksi takdirde habercilik konusunda en geriye itilirsiniz. Size bağlı gazeteciler toplantılara alınmaz, sizin gruba bağlı TV'lerin kameraları korumalarca içeriye alınmaz vb. bir sürü engelle karşılaşırsınız.

Ben Altaylı'nın tüm yazılarını, yazar olduğu günden bu yana okurum. Hükümeti en fazla eleştiren yazarları sırayla sayarsak, 1.si Emin Çölaşan, 2.si Yılmaz Özdil, 3.sü ya da 4.veya 5.si de Fatih Altaylı olur diye düşünüyorum.

Tekrar hoşgeldiniz Fatih bey,

Fikri Özgür - 07/HAZ/2007 15:18
Merhaba Sn. Altaylı...

Size bu yeni yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Siteniz hayırlara vesile olur inşallah.

Elbette ki bir yazarı öven de eleştiren de olacaktır. Yorumlara darılmaca, gücenmece yok tamam mı Sn Altaylı. Sizden, farklı ve eleştirel yorumlara da tahammül etmenizi temenni eder, şimdiden teşekkür ederim.
...

İlkin bu yazınızı okudum... Muhtıralara örtülü destek veren yazarların fikirlerine katıldığımı söyleyemem doğrusu. Ak Parti'ye muhalif olmak, onu eleştirmek başka şey, muhalifliği antidemokratik usullerle sürdürmek başka şeydir kanımca. Yoksa CHP'nin muhalifliğinden bir fark kalmaz ki.

Rubai: Darbesavar

Netekim bildiriyle dokuz milyar dolarlık,
Faturayı bir günde vatandaşa kesen kim.
Demokrasi, hak, hukuk; hepsi de sahtekârlık,
Büyük vatanperverlik böyle olur netekim!

Selâm ve dua ile...

Fikri Özgür - 07/HAZ/2007 15:23
Bir de yorum kısmıyla ilgili ufak bir hatırlatma Sn. Altaylı... Yorumları, yukarıdan aşağıya en son yazılana göre sıralarsanız daha iyi olur sanırım. Çünkü haber sitelerinde genelde böyle ve yorumlara ilk baktığımızda, en son yazılanı en üstte görmek daha güzel oluyor. Tabii ki takdir sizindir Sn. Altaylı. Teşekkürler.

Selâmlar...

istanBuLLs - 07/HAZ/2007 15:39
Sayın Altaylı,
Öncelikle Yeni Portalınız Hayırlı Olsun.

Malesef yazınız iki bölümünede katılamıyorum.

1- Medya kontrol altında olabilir, buna inanırım fakat bunu AKP sağlıyor diyemeyiz. TMSF nin iki üç gazeteye el koyması, gazetelerin yazdıklarından yada söylediklerinden değildir. Neden olduğu açıktır.

2- Ama Alman askeri strateji uzmanı Clausewitcz’in bir sözü vardır. ‘Tank tekerleği dönmeye başladığı zaman hedefe varmadan durmaz. Bu hedefe ya silahla ulaşılır, ya da siyasetle’ Muhtarı ile birlikte tank tekerleği dönmeye başlamıştır” dedi.
Ne demekse!

Bence 27 Mayıs diyor ama bence bu strateji uzmanı bu işi bilmiyor.

meteaktug3 - 07/HAZ/2007 16:07
Hani uzun yillardir yaptiginiz bir aliskanliginizi artik yapamiyorsunuzdur. O boşluğu her zaman hissedersiniz. Köseniz tekrar var artik. Boslugu tekrar doldurdugunuz icin tesekkurler.
Mete

yusufurkac - 07/HAZ/2007 16:20
Sn. Altayli
İyi günler dileklerim ile size bir şey sormak istiyorum..Baska kisilere de sordum ancak cevap alamadim ,sanirim kimse suya sabuna dokunmak istemiyor. Sorum kesinlikle bir ironi degil tamamen profesyonel merakımdandır.
Sn.Ertuğrul Özkök'ün 22 Mayıs 2007 tarhinde yazdığı şu yazı üzerine sorumu sormak istiyorum.
"
Biz kime satıldık

ÖNÜMDE uzun bir liste duruyor.Maliye Bakanlığı ile ihtilafa düşüp uzlaşma masasına oturmuş şirketlerin listesi.

Mesela, uluslararası dev bir banka.

3 milyar dolara yakın bir vergi ihtilafı olmuş ve masaya oturmuş.

Yüzde kaçla uzlaşma olmuş biliyor musunuz?

Sıkı durun. Yüzde 0.

Yani Maliye, uzlaşma sonucunda bu büyük yabancı bankadan beş kuruş vergi parası almamış.

Bir başka şirket. Ege'den.

Aynı Petrol Ofisi'ninkine benzeyen bir vergi ihtilafı.

Onun uzlaşması da sıfırla sonuçlanmış, hatta şirketin sahibi bunu gazetelere ilan vererek büyük gururla halka duyurmuş.

Listeye bakıyorum.

Yüzde 13, yüzde 20, yüzde 10'la sonuçlanmış birçok uzlaşma var.

Peki bu uzlaşma sonuçlarıyla ilgili olarak basında bir eleştiri çıkmış mı?

Yok...

* * *

Önümde bir de Petrol Ofisi'nin Maliye Bakanlığı ile yaptığı uzlaşma var.

Bu tür uzlaşmalarda masaya oturulurken vergi cezası başından siliniyor.

Sonra ana vergi üzerinden uzlaşma yapılıyor.

Maliye Bakanlığı, ihtilafa konu olan vergi borcunun yüzde 50'sini almış.

Diyorum, yüzde 50, Maliye uzlaşmalarında en yüksek uzlaşmalardan biri.

Emsali durumlarda kimseye bir şey denmezken, Petrol Ofisi haksız yere 200 milyon dolardan fazla para ödemiş."

Sorum da şudur
Ben ticaret ile uğraşan birisiyim. Diyelimki bir iş yapacağım ve sonun da 100.000 Ytl vergi çıkacak. Ben bu aşamada bilerek ve isteyerek bir usulsüzlük ile bu vergiyi vermemek üzere bazı organizasyonlar yapsam, aradan bir müddet geçtikten sonra da kendimi ihbar etsem..Vergi denetimcileri de beni vergi kaçırmak üzere organizasyon kurmaktan suçlu bulsa ve bana vergi aslı ile birlikte cezsa kesse ve bu ceza da 500.000 Ytl olsa, ben de gidip tamam uzlaşalım desem ve otursam vergi dairesi ile masaya.. Önce cezaları kaldırsalar kalsa geriye 100.000 YTL vergi aslı sonra ben desemki en yuksek oran 50% ama ben 60% a razıyım ve benle uzlaşsalar sonun da ben 60.000 YTL ödesem ve bunu haksız olarak nitelendirsem ve hatta bunu gazeteye ilan vererek duyursam ve en iyi şerefli vergi veren adam olduğumu iddia etsem. Sizce bu yöntem ile vereceğim 100.000 YTL vergiden kurtulabilirmiyim ve de haksız da olsa devlete 60.000 Ytl verdim diye öğünebilirmiyim hatta acaba devlet bana madalya da verirmi ? yoksa bunun için önce bir gazete satın almalı yada kurmalımıyım ? Cevabınızı bekliyorum
Saygılarımla esenlikler ve hayırlı işler dilerim
Yusuf Urkaç
İzmir

Avalon - 07/HAZ/2007 17:17
AKP'nin seküler sisteme yönelik tehdit oluşturmadıklarına dair söylemlerine hiçbir zaman güvenemedim.

İktidara gelişlerinden bugüne değin yaşanan sürecin bütününe baktığımda güvensizliğimin çok dayanaklı olduğunu görüyorum.

Hele de Cumhurbaşkanlığı seçimini bu kadar acemice yönetip, bu kadar ellerine yüzlerine bulaştıracakları, bu kadar maskelerini tam ortalık yerde düşürüp hakiki yüzleriyle çırılçıplak kalıverecekleri beklentilerimin de ötesindeydi…

Benim için aslolan seküler sistemdir. Bu ülkenin varoluşunun omurgası seküler düzenin korunmasıdır, ötesi hikaye.

Laik zemini koruyamadığımız sürece üzerine inşa edecek hiçbir şeyimiz olamaz... Özgürlüğümüz olamaz...

Benim için bu vatanın hakiki sevenleri, seküler yapının muhafızlığına kararlılıkla adanmış olanlardır.

Ve, ülkemi oluşturan insan nüfusunun ezici çoğunluğu o kadar cahildir ki, hiç olmazsa “özgürlüğünün garantisi” olan laik zemini koruyabilecek kadroları seçmekten zinhar acizdir. Özgürlüğünün nereden güç aldığını görebilmekten zinhar acizdir. Özgür düşünemez ki gerçek özgürlüğün ne olduğunu bilsin, çünkü birey değil sürüdür…

Bunu küçümsemek adına değil, apaçık bir gerçekle yüzleşmek adına söylüyorum. Bizim gerçeğimizdir bu. Bu kasvetli gerçekten kaçmak adına kafamızı kuma gömüp durmak, bu yapıyı yok saymak sadece sorunları aynı lanet kısır döngü içinde erteleyip duracaktır.

İşte bu yüzden, bu insan kalitesi yüzünden ben, “bu ülkede” demokrat değil, cumhuriyetçiyim.

İskandinav toplumlarının uygarlık düzeyini yakalarsak bir gün, demokrasinin hakkını veririz evelallah, zira ancak onlar gibi uygar toplumlarda işe yarar bu sofistike rejim..

Bizimkisi gibi cahil (aman pardon! cahil bırakılmış mı demeliydim??) toplumlarda demokrasi ancak, birilerinin münasip bir durakta inmek için bindikleri tramvay olmaya hizmet etmekten öte bir anlam taşıyamıyor maalesef!

Ülkemin gerçekten iyiliğini düşünenler, bir zahmet oturup da önce nüfus artışını engelleyecek, sonra da eğitim düzeyini ve kalitesini yukarı çekmeyi sağlayacak “demir yumruk” projeler üzerine “samimi” kafa patlatsınlar. Artık kaç nesil değişimlik süre alırsa bu işler…

Benim için bizimkisi gibi ülkelerde özgürlüğün teminatı demokrasi değil, laikliktir.

Ortalama insan kalitemiz iyileşemediği, bilinçler aşağı yukarı eşitlenemediği sürece de, laik kalmamızı sağlayacak irade demokratik değil otoriter olmak durumundadır.

Acı ama gerçek!

sahinc4 - 07/HAZ/2007 17:41
Önceilke merhaba demek istiyorum,doğrusu yazılarınızı özlemişim,kendinize ait bir site kurduğunuzu öğrenince hemen girdim ve öncekilerde olmak üzere bütün yazılarınızı okudum.hatta hıncal uluç un köşesindeki yazınızıda okudum.fakat birşey dikkatimi çekti daha önceleri akp hakkında bu denli sert yazılar yazmıyordunuz acaba bunun sebebini önümüzdeki yazılarında belirtirmisiniz yoksa al koyma işleminden akp mi sorumlu tutuyorsunuz.her neyse yazılarınızı özlemişim gerçekten,siyaset böyle hareketlendiği zamanda elkoyma işi iyi olmadı ama umarım bunu eniyi şekilde atlatırsınız.(küçük not)bensizi demokratik tavrınız ve inandığı gibi yazan,herkezi eleştirebilen tavrınızdan dolayı okuyorum umarım devam ettirirsiniz.saygılar şahin ceylan

ismailkmurat - 07/HAZ/2007 17:54

Sayın F. Altaylı,

Öncelikle böyle bir ortamda da olsa yazmanıza çok sevindim. A.K.P iktidarı boyunca yazdığınız yazılar Hürriyet ve Sabah'ın arşivlerinde duruyor, kimi yorumcular sizin muhalif yazmaya başladığınızı yazmışlar, okuyunca insan öyle bir eğilimi de görüyor. Galataport dışında ne yazdığınızı (yolsuzluklarla ilgili) bilmiyoruz. Yazılarınızda hükümete onlarca övgü cümlelerinin yanında hafif dokunduğunuz konuları 'ben hepsini yazdım' diyerek geçiştirirsiniz belki. Keşke Doğan Grubunun peşine düştüğünüz gibi yolsuzlukların da peşine düşseydiniz.Ülkemiz berbat durumdaysa sizin de günahınız çok. Patronlarınız için doğruları yazmaktan kaçındınız. Neyse olan oldu. Yazılarınızı ilgi ile okuyacağım. Esenlik dileklerimle.
Ne zaman adam oluruz? Omurgalı duruş sergilediğimiz zaman.


1Umit - 07/HAZ/2007 18:07
ööööffffff beeeeeeeeeeeeeeee özlemiştim !!!!

Gazeteler okunamaz oldu....Sabah, kalitesiz bir Metro veya Otogar gazetesine dönüştü...
Hürriyet isimli kagit kötü bulvar gazetelerini andiriyor...The Sun bile daha iyi !

Hoşgeldiniz !

Ümit Pehlivan




NEVERLANDER - 07/HAZ/2007 18:31
Sayın Altaylı,

Özellikle AKP döneminde çoğu zaman size sinirlensem de hep takip ettim.AK partinin de çoğu zaman beğenmediğim ama zaman zaman takdir ettiğim uygulamaları oldu. Tabii ki aynı görüşte olmayacağız. Ama hemen seçimin ertesi AKP ile ilgili keskin biçimde olumlu tavır almanız beni büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştı . Buna rağmen hep okuduk. Yazmadığınız günler gazete sıkıcı oluyordu. Burada daha özgür olacağınızı biliyorum. Muhalif Altaylı en iyi Altaylı'dır...

Öte yandan "Ne zaman adam oluruz?" köşesinde kime gönderme yaptığınızı anlamaya çalışmak güzel bir beyin jimnastiği oluyordu.
Yeniden başladı jimnastik... Bugünkü göndermeyi doğru tahmin ettim; evet...

Hayırlı olsun,
Neverlander

ATLAS - 07/HAZ/2007 19:23
SEVGİLİ FATİH
SENİ BEST FM'DEN BERİ TAKİP EDİYORUM.HABERTURK TE BU SİTE İLE İLGİLİ HABER GÖRÜNCE ANLAMSIZ Bİ SEVİNÇ YAŞADIM HEMEN Bİ KAÇ YAZINI OKUYUP ÜYE OLDUM.ÇOK FENA ALIŞMIŞIM SANA HERSABAH GAZETEDE KÖŞENE BAKIYORUM OLMADIĞINI BİLE BİLE.ŞAHSEN SENİ TANIMIYORUM BELKİDE BÖYLE DAHA İYİ TANISAM BU KADAR SEVİP BEĞENİR YAZILARINDAN BU KADAR ETKİLENİRMİYDİM BİLEMİYORUM.FATİH UMARIM DÜRÜST VE OBJEKTİF DURŞUNU BOZMAZSIN UMARIM KALEMİN SADECE SENİN FİKİR VE DÜŞÜNCELERİNİ YAZAR.UMARIM YAZILARIN HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ ÜLKEMİZİ, MİLLETİMİZİ VE YARINLARIMIZ OLAN EVLATLARIMIZI DÜŞÜNEREK YAZARSIN.SENİ OKURKEN VEYA SEYREDERKEN HEP İÇİMDEN AH BE BİDE FENERBAHCELİ OLSA DİYE DE HAYIFLANIYORUM
HOŞGELDİN SEVGİLER

eskikasımpasalı - 07/HAZ/2007 21:03
tekrar selam
aklıma geldi...
başbakanla söyleşinizi ilk bir kaç soruya kadar dinlemişdim...
Şu an hatırlamıyorum...
Çünki kızdım seyretmedim...
sorularınız sizin değilmiş gibi gelmişdi...
Haksızlık yapmadığımı umarım...SİZİ ANLAMAMIŞDIM.
BAŞARILAR DİLİYORUM.
KALEMLER KOLAY YETİŞMİYOR...KAZANMAK LAZIM.

cnyt34 - 07/HAZ/2007 21:09
Sayın Altaylı,
Aramıza tekrar hoşgeldiniz.Umarım bu web sayfası gelişir tek başına daha güçlü bizlerin sesi olarak medyada yerini alır.

Cüneyt Can

selimoglu - 07/HAZ/2007 22:04
Fatih Kardeşim,
Volkan dan allah razı olsun,haberim oldu.Öncelikle başarılar dilerim zaten boş durmak daha doğrusu konuşmamak (yazamamak) sana göre değildi.Geniş kitlelere ulaşman en büyük dileğim.
Kolay gelsin.
Selim Selimoğlu

Uygar - 07/HAZ/2007 23:08
Sevgili Fatih Altaylı
Hayırlı olsun. Medyatavadan haber aldım. Yani yine bir medya portalından. Gazetelerde sizle ilgili bir haber yok... yurt dışında iş yaparken alışkanlığımızdı her nerde olursa sizi okumak. Bir galatasaraylı olarak sevdiğim Altaylı Hür FM i kapattığında bir kızmıştım:) bir de AKP yanlısı yazılara başladığında... SERALİN in yorumuna katılıyorum. Burda biraz daha rahat yazıyor gibisiniz. Evet bu üsluptan ben de rahatsız değilim. Sabah operasyonunun içyüzünü ise merakla bekliyorum (bir gün de spor yazarsanız seviniriz)

Kolay gelsin

tersan76 - 07/HAZ/2007 23:32
Sayın Altaylı,medyanın akp ile medyanın kirli ilişkisine bir örnekte kuzey ırak değilmi..iki medya grubunun gazetesinide yıllardır dikkatle okurum ama birkaç muhalif yazar dışında kuzey ırak topraklarına girmekte neden geciktiğimizi sorgulayan hiç bir haber yok.sayın başbakan olası bir operasyonda milliyetçi oyların artmasından endişe ediyorsa eğer bu nekadar etik..otuz yaşındayım ve çok başbakan gördüm ama ilk defa ülkemin geleceğinden,yönetiminden ve dengelerinden bukadar endişeliyim..binlerce yıllık bir devlet geleneği olan millet hala nasıl devlet adamı çıkaramıyor hayret....

itfaiyeci - 07/HAZ/2007 23:45
Seni bu ortamda 1 numara yaparız degerli şahsiyet,saygılarımla...

doğukan - 07/HAZ/2007 23:57

Sayın Altaylı AKP ye fetullahçılarla barzaniciler oy verecekti, Baykal' ın sayesinde biraz gruplaşma oldu gibi, bence Baykal, AKP nin oylarını artırdı tabi adaylar meydanlara inince ayrıca bişeyler daha görürüz herhalde, ya bişey kafama takıldı, rahmetli menderesin asılma zamanlarındada israil konuları varmış, Menderes' in vatan haini olduğunu düşünmüyorum ama ekibinin hüsnüniyetli olduğuna inanmıyorum, tıpkı Tayyip Erdoğan gibi, şimdide Irak ve Kuzey Irakta kurulacak veya kurulması düşünülen Kürt devleti konuları var, ülkede refah havası var ama nerden buldun veya nerden geliyor bu değirmenin suyu havası var, açılan doğru dürüst fabrika yok, ihracat ithilatı yine karşılayamıyor, eskiden ecevit hasta olsa döviz çıkar borsa düşerdi, şimdi cumhurbaşkanını seçememişiz, BORSA ÇIKIYOR DÖVİZ DÜŞÜYOR, aLLAH AŞKINA NE İŞ

m.hamdisezer - 08/HAZ/2007 00:07
Merhaba Fatih bey,
Bu gün açtığınız siteden haberim oldu.Hemen girdim ve özlediğim uslubu doya doya okudum.
İlk kez Hürriyet'te sizi takip ettim ve tiryakiniz oldum gerek görüşleriniz düşüncenizdeki ortaklıklarımız ve en önemlisi GALATASARAY'LILIĞIMIZ...Daha sonra sizinle birlikte Sabah'a taşındık.Ama orasıda bir anda bitti.(gene de uzun dayandınız,ben daha önce biter diye tahmin etmiştim)Şu anda herhangi bir gazete almıyorum.(yazınızda bahsettiğiniz kontrollu medyayı bir nevii protesto)
Sizinle tekrar buluşmak keyifli...
Her yazınızda buluşmak üzere iştahla bekliyorum.Sevgiler.

Cengiz BARIS - 08/HAZ/2007 03:39
Sn.ALTAYLI
Ozlemistik,hosgeldiniz.Tekrar bulusmak guzel.Bende bircok okurunuz gibi sizin yazilariniza cok alismistim.Eksikliginizi hissettik.Basari dileklerimle.Sevgiler

erdem - 08/HAZ/2007 08:22
fatih altaylı okumak garip bir olay sevsende sevmesende okuyorsunuz sabah gazetesinde yazarken bir çok mail attım hepsinde de tarafsız olmadığı konusunda idi şimdi biraz değişmiş gibi keşke sabaha hiç gitmeden bu siteyi açsaydınız

fixed - 08/HAZ/2007 10:02
merhabalar,

bugün 35 yaşındayım. lise yıllarımda okul harclıklarımdan arttırır bir büyük gazeteyi mutlaka satın alırdım. yıllarca köşe yazarlarını okudum. özelliklede sizi.

bir zamanlar cumhuriyetin en büyük kalesi olarak gördüğüm özellikle ilgili bir gazetenin özellikle o büyük ilk mitinge gerek gazetelerinde gerek dünya starlarında habercilik yapmaya çalışan kanalında yer verilmeyince küçük dilimi yutmuştum.

SON KALE düşmüştü.

yıllarca okuduğum köşe yazarları sayesinde düşünce jimnastiği yaparak hayata farklı bakmaya başladım. ben cahil bir anne/babanın cocuğu olarak beni ben yapan hayat görüşlerimi okuduklarımla kazandım. iyi bir insan olmayı, cevreye saygılı olmayı, vatanını ülkesini seven biri olmayı.....

bir otobüs Türkiye'yi Ordu'dan başlayarak dolaşıyor. efendim orduda fındıkcılar, falanca yerde çayçılar filanca yerde şu beklentisi olanlar. nedense sormuyor programı sunan kişi ulkemi önemli fındıkmı ulkemi onemli çay parasımı bir sabah uyandığımızda uğrunda ölünecek toprak parçası bulamayabiliriz. bu milliyetçilik olayı değil bütün gelisşmelere baktığımda herşeyin boş olduğunu önemli olanın ülkenin bölünmez bütünlüğü olduğunu düşünüyorum. bu ülke vatandaşı için önemli olan ne çay parası ne fındık ne buğday aç kalabiliriz, bütün herşeyimi kayıtsız şartsız ülkeme bırakabilirim.

artık gözler açılsın. medyadaki SON KALE düştü. şimdi fert olarak bize sunulanı değil sunulmayanı görüp gardımızı almamız lazım.

Yüce Türk milleti sadece teröre karşı değil bizi bölmek isteyenlere içteki yapılanmalarada kitlesel karşı refleksimizi sandıkta gösterelim.

bortada şöylede bir durum var. önemli özelleştirmelerde bekliyor sırf medya ve bazı aydın iş çevreleri susuyorsa gözleri bu özelleştirmelerde diye düşünüyorum. bu özelleştirmelerden pay alanlar yarının en buyuklerı olacaktır.özellikle elektrik dağıtım nükleer falan.

sevgiyle,

ben asa






fixed - 08/HAZ/2007 10:09
olaya Abdüllatif Şener mantığıyla sadece bakmayalım.

dönem dönem isimler moda oluyor. medyada ön plana çıkıyor. sonra ters bir durumda kendileri nasılda arka plana çekiyorlar 32 işimle gülüyorum.

bir dönem medyada unakıtanın engin konusmaları nasıl takdir görüyordu. kanal kanal açılış açılış her yerde karşımıza çıkıyordu.

yemdi yumurtaydı tüpraş offer patlayınca kendini arka plana çekti. sonra atilla koç gündeme geldi. arada kürşat beyin cnr skandalına kadar bütün stil yüzüsü ve karın çekerek verdiği mayolu pozları ile medya cilalaması ile hayatımızdaydı.

artık birileri çıksın bu ülkeye gerçek hizmet eden görünmez kahramanları bilimadamlarınada operacılarına balecılerınede yer versin.

pratik - 08/HAZ/2007 11:03
seralin'e kesinlikle katılıyorum.
Ben Fatih Altaylı'yı nasıl tanıdım? Teke Tek programında, karşına aldıklarına benim aklımdan geçenleri soruyordu. Çekinmiyordu, korkmuyordu.. (Benim aklımdan geçerdi ama ben soramazdım kesinlikle)..
Ama son dönemde bakanları, başbakanı karşısına alıp, onların hoşuna gidecek tarza davrandı.. Milli Eğitim Bakanı'na soracak o kadar çok şey vardı ki? Başbakana da öyle. Ama artık aklımdan geçenleri sormuyordu Fatih Altaylı..
Böyle kalın...

Saygılarımla..

Hekimoglu Ismail - 09/HAZ/2007 15:19
Sayin Altayli,

Sizi Turk basininda ender gorulen,TARAFSIZ,DOGRU ve HALKIN YANINDA olan bir yazar olarak goruyorduk.

Su sozunuzu hic unutmuyorum"Bu ulkede nezamanki halkin %90 i Genelkurmay Baskaninin adini bilmez,ozaman DEMOKRASI var demektir".Fakat bu sitede yaptiginiz haberlere bakinca,su anda tam tersi bir durum icinde oldugunuz ortaya cikiyor.

Artik kendinizi Tien Yeng meydaninda tanklarin onune cikan Cinli gibi hissetmiyormusunuz?Yoksa sizidemi sindirdiler!?

Bir vatandas olarak, DEMOKRASI yolunda bizlere LIDER olacak insanlarin sonucta DEMOKRASI dusmanlarina teslim olmalarini gordukce umutlarim soluyor!




amanulla - 19/HAZ/2007 18:45
sayin Fatih Bey ben afgan asilli TC vatandasiyim. Sizin ilk yazilarinizi Almanyada hurriyetten okuyordum,Cek Cumhuriyetinde,Hollanda,Cin halk Cumhuriyetinde ve simdide Rusyadan okumaya devam ediyorum.Nerde olursaniz olun sahsen ben sizin nezaman adam oluruz yazisini ve kalan yazilarinizi takip edecegim.Basarilarinizin devamini diliyorum.

Ali Hasdemir - 06/TEM/2007 05:06
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, 22 Temmuz genel seçimlerinde aday olamayacağını sürpriz açıklamasını yapması, kendi deyişi ile ‘demokratik bir hakkı kullanması’nın doğal bir sonucudur. Ancak Şener, AKP içerisinde siyasete devam edeceğini de açıkladı.
Şimdi ortada iki görüş çarpışmaktadır.
Birinci görüş: Şener, bir şövalye ruhuyla önemli bir duruşu sergilemektedir. Sanki ‘Ben elimden geleni yaptım’ demektedir. Doğru bir karardır. Madem ki, siyasetin günümüzdeki durumundan ve seçmenin bu denli ayrışmasından hoşnut değildir. Tavrını ortaya koyarak ‘yeni dönem’ için doğru bir karar vermiştir.
İkinci görüş ise; kalmalı ve parti içindeki mozaiğin renkli bir siması olarak görevi sürdürmelidir. Kalması yıpranmasına değil, onun onurlanması için bir fırsattır. Sivas’tan tekrar milletvekili seçilmesi garanti gibidir zaten.
Esasen her iki görüşe de saygı duyulması gerekir. Zaten bu saygı demokrasinin açık örneği, hatta tarifinden başka bir şey değildir.
Şener’in, niçin aday olmadığını ya da aday olmaktan vazgeçme kararını şöyle değerlendirebilmek mümkündür. Bu bir vicdani karar olabilir. Fikirlerini beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, partisinin içinde en düzgün duran figürlerden biridir AKP Sivas milletvekili Şener.
Malum Şener, “Cumhuriyet’ine Sahip Çık” mitinglerinden gereken mesajı alabilen sayılı AKP’liden biridir. Çünkü bir süre önce bizzat şunu söylemişti: “Mitinglere katılanlar ne diyor, düşünürüm” demişti. Bu önemli bir adımdı. Parti kurmaylarının bakış açısının çok dışında bir bakış açısıydı aynı zamanda.
Şener, Cumhuriyet’imizin kurumlarına karşı çıkan kişisel bir söylemde bulunmamıştır. Toplumumuzu ayrıştıran hareket ve eylemlerden açıkçası biraz “uzak durmaya” gayret göstermiş, üniversitelere yaptığı ziyaret ve açık oturum, söyleşi toplantılarında ise, tam aksine toplumu birleştirici unsurlara riayet konusunda diğer partidaşlarından çok daha fazla özen göstermiştir. Bir nevi, “Hepimiz bu ülkenin yetiştirdiği insanlarız, aynı toprağı, gelenekleri paylaştık, paylaşıyoruz” mesajlarını sıkça vermiştir.
O nedenle Abdüllatif Şener, bir akademisyen edasıyla pozitif bir çizgi izlemiştir. Muhafazakâr, ancak ileri görüşlü biri olduğunun altını hep çizme gereği duymuştur.
Kimilerine göre ise, bu partinin vitrinini oluşturan en önemli kişiliktir.
Tam da bu satırlar tarafımdan kaleme alınırken Sivas’tan yeni bir haber düştü haber ajanslarına; Bakan Şener için Sivas'ta "Açlık Grevi" başlatıldı...
...
Sivas'ta, AKP Gençlik Kolları üyesi bir grup, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in, milletvekili adayı olmama kararı üzerine “açlık grevine” başladıklarını açıkladı. Şener’i bırakmak istemediklerini, hizmetlerinin devamını arzuladıklarını ifade ettiler. Bu eyleme bazı AKP’li Sivas milletvekili aday adayları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdiler. “Peki bu konuda da yorum yapmayacak mısın? diye sorarsanız fikrimi eğer, siyasi tavırlarını, iç ve dış dünya görüşlerini paylaşmasam böylesi bir eylemi en azından samimi bulduğumu söyleyebilirim.
En azından siyasetten kopmaması demokratik rejimimize güven veren bir parlamenter olması nedeniyle Türk politik hayatı için bir kazanç olacaktır.
Ancak, Şener’in aday adayı olmaması AKP için büyük bir kayıp sayılmalıdır.
Ali HASDEMİR/TÜRKİYE/TNY
Mayıs 2007


*Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekiyor. Eğer kayıtlı üyemizseniz her sayfanın üst bölümünde yer alan kullanıcı adı ve şifre alanlarını doldurarak giriş yapınız.

**Kayıtlı değilseniz üye olmak için tıklayın.
AnketSonuçlar
Bayram tatiliyle çakışan 12 Eylül günü nerede olacaksınız?

Oy vermek için sandık başında
Şehir dışında tatilde
Sandık harici herhangi bir yerde

Spor
Siz batırın, biz çıkarırız
Nasılsa içinden çıkamadığınız hale gelince ben ve benim gibi Galatasaraylılar yine gelir, yine kulüb ...
Rüya Otomobiller
Ford Kuga
Bir SUV'da olması gereken herşey Kuga'da ...
Seçtiğim Yazarlar
Ahmet Hakan
Hanefi Avcı’nın 7 küçük günahı
Bekir Coşkun
‘Evet’ borsası...
Ertuğrul Özkök
Hürriyet okuru çok haklı
Murat Bardakçı
Yaşını başını almış Twitter müptelâları