(Türkiye) MİLAS'TA YANGIN   **    (Çevre - Sağlık) HAVALİMANINDA ŞARBON ŞÜPHESİ   **    (Spor) BEŞİKTAŞ TIRMANIŞTA   **    (Kültür - Sanat) "MAHPEYKER" 15 EKİMDE VİZYONDA   **    (Spor) POTADA 2. TUR BİLETLERİ SATIŞTA   **    (Ekonomi) BORSADA TARİHİ REKOR   **    (Spor) POTADA 2. TUR HEYECANI BAŞLIYOR   **    (Ekonomi) ENFLASYON ARTTI   **    (Spor) SELÇUK İNAN VE CEYHUN'U BIRAKMIYOR   **    (Ekonomi) DOLAR 1,5140, AVRO 1,9400 LİRA   **    (Ekonomi) DOLAR 1,5140, AVRO 1,9400 LİRA   **    (Dünya) SİNABUNG YİNE KÜL PÜSKÜRTTÜ   **    (Spor) POLAT: NEDEN, SAKATLIKLAR   **    (Kültür - Sanat) İSPANYA'DA AŞK-I MEMNU RÜZGARI   **    (Dünya) YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ   **    (Dünya) 33 MADENCİ REKOR KIRDI   **    (Dünya) ABBAS UYARDI   **    (Dünya) ROMANYA HÜKÜMETİNDE SARSINTI   **    (Dünya) 50 BİN VİZON SERBEST BIRAKILDI   **    (Ekonomi) MB İTHALAT VE İHRACATA KARIŞMAZ   **   
Arama :     
Kullanıcı Adı :   Şifre :     Üye olmak için tıklayın  |  Şifremi unuttum  
ANA SAYFA
Yazılar (Arşiv)

Beni dinlemeyen yılan bin ...

Vali, hükümeti temsil eder ...

Vahim olan ne biliyor musu ...
Spor (Arşiv)

Siz batırın, biz çıkarırız ...

Galatasaray, bu yönetime büyük ...

Büyük takımların vakti yoktur ...
Rüya Otomobiller (Arşiv)

Ford Kuga ...

Volkswagen Touareg ...

Alfa Romeo Mito ...
İletişim
Site Kuralları ve Künye
Özel Haber (Arşiv)
YAVUZ SEMERCİ YENİ BİR TARTIŞMA DAHA AÇTI
16.03.2009 ...

HABERTÜRK İLKLERİN GAZETESİ
16.03.2009 ...

Program Arşivi
(06 TEM) Teke Tek - SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş
(01 TEM) Teke Tek Özel - Prof. Dr. Azmi Özcan
(29 HAZ) Teke Tek - Eski özel harekatçı İbrahim Evin, Em. Tuğg. Servet Cömert, eski Batman Valisi Salih Şarman, yazar Altan Tan
(24 HAZ) Teke Tek Özel - Dünyaca ünlü çizerimiz Suat Yalaz
(22 HAZ) Teke Tek - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik
(17 HAZ) Teke Tek Özel - Prof. Dr. Mehmet Akman
(15 HAZ) Teke Tek - Avukat Rezan Epözdemir
(10 HAZ) Teke Tek Özel - Tarihçi Prof. Dr. Kemalettin Köroğlu
(03 HAZ) Teke Tek Özel - Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Soli Özel
(27 MAY) Teke Tek Özel - Orhan Karaveli, İlber Ortaylı

  26 EKİM 2007

Niye tezkere istediler?

Okurlardan gelen soru ve yorumlar arasında “Madem asker hemen bir operasyon yapmayacaktı, niye nisan ayından beri sınır ötesi operasyon için yetki istiyordu?” diyenler hayli çok.
Yerinde bir soru.
Bir örnekle açıklayayım.
Evinize hırsız girmiş. Hırsızlıkla kalmayacağı belli, tecavüze hazırlanıyor.
Evde kendinizi koruyabileceğiniz, meşru müdafaa yapabileceğiniz bir silah var ama çekmecede kilitli.
Siz anahtarı buluncaya kadar hırsız yapacağını yapıyor, işini bitirip kaçıyor.
Siz tabancaya ulaştığınızda hırsızlar kaçmış bile.
Ne yaparsınız?
Sokağa çıkıp, hırsızların  olması muhtemel yönde sağa sola rasgele ateş mi edersiniz?
Yoksa hırsızları takip edip, yerlerini bulup sonra mı gereğini yaparsınız.
Tabii en doğrusu şikayetçi olup polisten medet ummak ama polis hırsızla ortaksa başka ne yapacaksınız!
Hele hele hırsız sizin eve girerken, polis erketeye yatıp, siz sokağa fırladığınız zaman yetkisini kullanıp elinizden silahı almaya çalışırsa durum iyice berbat olmaz mı?
Tezkere de tam böyle işte.
Genelkurmay tezkereyi isterken önce kapalı kapılar adında istedi.
Olmayınca çıkıp bağırmaya başladılar.
En sonunda iş bu hale geldi.
Oysa ilk tezkere talebinde bulunulduğu zaman kış sonunda PKK’nın hareketliliği gözlemlenmişti ve bu hareketlenme eyleme dönüşmeden bir önlem alınması planlanıyordu.
Olmadı, olamadı.
Şimdi tezkere var ama eşkıya dağınık. Önümüz kış.
Eşkıyanın inine çekilme zamanı.
Askerin önünde vakit var.
Bu arada polis hırsızı yakalarsa ne ala.
Yakalamazsa, günü beklenecek.

 

 


Bu Mesleği Bıraksam mı?

TMSF Sabah’tan iki kişiyi daha kovdu.
“Editoryal bağımsızlık” sözü vererek gelen TMSF Sabah’ta adam bırakmadı.
Editoryal işlere karışmayacağız diye gelenler, idareden kimseye dokunmazken, gazetecileri kılıçtan geçiriyorlar.
İşin komiği, yazarlar kovuluyor, temsilciler kovuluyor, genel yayın yönetmeninin haberi yok. O iktidarın adamlarıyla ihaleyi kimin alacağının peşine düşmüş.
Herkes kovuluyor, Nazlı Ilıcak Sabah’a, Fehmi Koru ATV’ye geliyor.
Yazık.
Gazetede yazar diyebileceğimiz bir Hıncal Uluç kaldı, bir de Umur Talu.
Onların da eli kulağındadır.
Gidebilecekleri yer olsa, bir dakika durmayacaklarından eminim.
Bütün bunlar olurken, ne muhalefetten, ne sivil toplum kuruluşlarından çıt yok.
Gazeteciler susuyor. Gazeteci örgütleri susuyor.
Gazeteciler büyük bir ihtimalle “Acaba kovulanların yerine bizi alırlar mı acaba?” diye bekliyorlar.
Peki muhalefet partileri, ana muhalefet partisi ne yapıyor, ne bekliyor.
Olan biteni şaşkınlıkla izliyorum.
Olan biteni görünce “Gazeteciyim” demek içimden gelmez oluyor.
“Acaba bu mesleği bırakmanın zamanı geldi mi?” diye düşünüyorum.

 

 


Kim Deli

Çok sevdiğim, görüşlerine değer verdiğim, ağabey olarak gördüğüm birisi aslında çok bilinen ama hafızamdan silinmiş bir öyküyü anlattı. Ben de size hatırlatayım.
Antik Yunan site şehirlerinden birinde senatoya gelen bir kahin, yakın zamanda haftalarca sürecek yağmurların başlayacağını, her yerde büyük seller olacağını ve bu yağmurun suyundan içen herkesin delireceğini söylemiş.
Bunun üzerine senato üyeleri yağmurlar başlamadan büyük bir sarnıç yapılmasını ve yağmurlar başlayınca delirmemek için bu sudan içmesini kararlaştırmış.
Dev bir sarnıç yapılmış ve içi doldurulmuş.
Bir süre sonra kahinin söylediği yağmurlar başlamış.
Site içinde yaşayanlar temiz suyu içerek delirmeden kalmışlar.
Ancak sitenin dışında yaşayan herkes yağmur suyunu içtiği için delirmiş.
Çevredeki herkes delirince, sitede yaşayanlar dışarıdakilerden farklı hale gelmişler.
Bir süre sonra dışarıdakiler normal, site içindekiler deli muamelesi görmeye başlamış.
Aradaki fark sonunda o kadar büyümüş ve dayanılmaz hale gelmiş ki, site senatosu toplanmış ve “Bu böyle gitmez. Dışarıdakiler ile çok farklılaştık. En iyisi biz de yağmur suyundan içelim ve birbirimizi daha iyi anlayalım” kararı almış.
Acaba Türkiye’de de sahneye koyulan bu müthiş tiyatro oyunundan esinlenmiş bir senaryo mu!

NOT: Felsefeci Olivier Abel bir sohbetimizde bir kısa öykü anlatmıştı. Onu da hatırladım. Çocukluğundan beri tımarhanede yaşayan  ve hiç dışarıya çıkmamış bir deli, tımarhanenin bahçesinde gezerken ilk kez tımarhaneyi  dışarıdan ayıran parmaklıklara kadar gelmiş. Parmaklıkları görünce çok şaşırmış. Parmaklıkların arasından başı uzatıp sokak yürüyen bir adama seslenmiş, “Hey sen, içerde ne var? Çok kalabalık mısınız?”

 
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Atlarla eşekleri aynı yarışta koşturmanın eşeklere haksızlık değil, atlara hakaret olduğunu anladığımız zaman
Bu yazıyı arkadaşına öner Bu yazıyı Facebook'ta paylaş

Bu yazıya toplam 55 yorum yapıldı.

Yorumlar :
MetinSAK - 26/EKİ/2007 09:31
.....................

Niye Tezkere İstediler?:

ASKERİ cıddıye almak istemeyenlerın bu satırları defalarca okuması gerekli!

Hani şu ASKERİ hele bir zayıflatalım edasında olanlar varya.....
Unutmasınlarki ASKER birgün onlarada lazım!

Unutmasınlar..... Bahsettığiniz hırsız onlarında adresini biliyor!

...............

Bu Mesleği Bıraksam mı?:

SAKIN ha! derim Fatıh Bey!

sizin gibilere ıhtiyaç var.... hemde o kadar varki!

SAKIN Meydanı o Tosunlara bırakmayın !

TMSF Hükümetin arzusu doğrultusunda ILIMLI İslam Medyası yaratma yolunda dahada ilerlemeye çalışıyor!!!!

.................

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

ABD ve AB'ye boyun eğip ASKERİMİZE kafa tutmadığımız zaman!


kemal'im - 26/EKİ/2007 09:32
sayın altaylı
hayatta kabullenemediğim yegane şey maşalardır.bu maşa denen şeyler hiç bir şeye sahip olmayan,kaybedeceği bişey kalmayan insanlar.bunlara ya mafya ya terörist başı tipler derki,git şurayı vur.yakalanırsan veya ölürsen ailene maaş bağlanacak,en iyi şekilde yaşam olanağı sağlanacak veya ev,dükkan açılacak sen olmasanda ailen kurtulacak diyorlar.ve o adam da tutup ya tetikçi ya terörist oluyor.sonuçtada ailesine hakikaten bakılıyor.sorsan işini yaptı ailesini kurtardı.ama biraz yakından bakınca yaptığı katliam yüzünden başka aileleri yok ettiğini görmek içten bile değil.bence o zaman yapılacak tek şey kalıyor.maşa olanın yaptığının yanına yaptığının kar kalmaması.bunun içinde bence öncelikle bu maşaların ailelerinin kökü kazınmalı.devletimiz bunu yapsa acaba ailesini arkada bırakıpta maşalığa kim soyunur.bence hiç kimse.kısasa kısas.
bugün sakık teröristi açıklama yapıyor.ne diyor.ahmet türk terör örgütüne adam veriyor diyor.dağda akrabası ölene belediyeler iş veriyor diyor.diyorda diyor.bunları sadece bizmi okuyoruz.devlet bilmiyormu.niye bunları budamıyor.


mesut sever - 26/EKİ/2007 09:55
sayın altaylı hırsız benzetmenizi doğru kabuledersek silahın çekmecede kilitli olduğu tespitiniz yanlış olmuş oluyor.çünkü teskere hırsıza evde müdahale için istenmiyorki hırsız kaçtıktan sonra takip edebilmek için veya hırsızı ininde basabilmek için isteniyor yani şimdilik evdeki hırsızla teskerenin bir alakası gözükmüyor. evdeki hırsıza müdahale etmek için bence teskereye ihtiyaç yoktur en azından ben böyle düşünüyorum....
saygılar.

beberuhi - 26/EKİ/2007 10:22
selam;
askerimizin tezere alması herşeyden önce baskı unsurunun dahada artması alamında son derece etkili olmştur. Hatta yaşanan diplomatik hareketlilikte payı yadsınamaz. Uluslar arası yapıda askerimizin elinin kuvvetli olması bu tezkereye bağlıydı.
Bence tezkerenin alınması hemen kullanılmasını gerektirmez. Zaten hemen kullanmasınlar da. Koşullar oluşmalı ve bugün itibariylede zaten haklılığımız herkes tarafından onaylandı ve engel kalmadı. Sınır ötesi çin hiçbir engel kalmadı.
Sınır ötesi harekat yapılmalı. Allahherkese kuvvet versin....

eskici - 26/EKİ/2007 10:37
1960 lı yıllardan itibaren sağ-sol 80lerin başından itibaren pkk ve bölücü terör arada garnitür olarak verilen dinci terör örgütleri. en az 40 yıldır bu ülkede yaşayan ve yetişen nesilleri terörle yaşamak zorunda bırakan ve bu konuda vebali olan içeride ve dışarıda kimler varsa allah hepsinin belasını versin.

Ne zaman adam oluruz biliyor musunuz? Adam gibi yürekli bir şekilde ortaya çıkıp hesap sorduğumuz zaman. siyasetçilerin, asker-sivil bürokratların goygoyculuğunu yapmadığımız zaman.

ülkede 40 yıldır yaşanan kaos ortamından kimlerin nemalandığı açıkça ortadayken ve halk sürekli sağ-sol, kürt-türk, laik-antilaik, başı kapalı-başı açık şeklinde biribirlerine düşürülürken bu işler daha çook sürecek gibi.


eskici - 26/EKİ/2007 10:40
bence mesleği bırakın fatih bey. çok daha karlı ve sıkıntısız işler yapmak için hem nakitiniz hem tecrübeniz hem çevreniz vardır. ortada yeterince abdurrahman çelebi dolaşıyorken bırakın memleket sorunlarını hayatın tadını çıkarın:)))

orkunuslu - 26/EKİ/2007 10:48
Bu da bizim Rüyamız...

Fatih bey dünkü yazınızda demişsiniz ya, Barzani efendi buyurmuş 'Rüyalarınız olmadan yaşanmaz" diye.

Aşağıda linkini verdiğim haritada bizim rüyamız. Nede olsa rüya olmadan yaşanmaz.

İtiraz eden çıkarsa...
Çeşitli senaryolara göre çıkardığımız haritalardan biri der geçeriz...

http://www.cakal.net/showthread.php/ bu_harita_kendini_bilmezlere_armagan_olsun-42511.html

aycankizgir - 26/EKİ/2007 11:36
merhaba fatih bey gazeteciler için yaptığınız yoruma katılmıyorum
neden derseniz rtük yayın yasağı koyduğu zaman kanaltürk tv den sayın tuncay özkan dan başka medya temsilcisi yokmuydu
medya devi tuncay özkan mı yoksa? tek başına dava açıyor diğer kuruluşların sesi soluğu çıkmıyor

basın mensupları önce kendilerine uygulanan sansüre tepki koysunlar.
otomatik olarak birbirlerini savunma mekanizması devreye girmiş olur sanırım

haytt - 26/EKİ/2007 11:48
Artık alınan tezkerenin bir hükmü yok demir tavında dövülür bu kadar uzun süre gündemi işgal ettirdilerki artık herkes boş konuşuyor, başkalarını bilmme ama herkes terör uzmanı her akşam her kanalda emekli general görmek istemiyorum bir kaçı hariç samimiyetlerinede inanmıyorum ortalık toz duman..

doruk - 26/EKİ/2007 11:53

TURK-KURT KARDESTİR. BUNU BOLEN KALLESTİR.


pkk belasinin ve efendilerinin temel amaci:
yuzyillardir suren turk-kurt kardesligini
kardes kavgasina donusturmektir.
etle tirnaki birbirinden ayirmaktir.

barzanin türkiyenin dogusunu da icine alan
harita hayalinin baska turlu gerceklesmesi
imkasiz oglu imkansizdir.

ortam musaittir.
bin kisi icinde kahrolsun kurtler diye 20 kisi bagirsa
emin olunuzki o psikolojiyle
5 dakika icinde 20 kisi, 500 kisilik bir koroya donusur.
bu oyuna gelmemek lazim.

kolay mi, degil.
dun denizgezmis rumuzlu yorumcunun yazgidigi gibi
protesto eylemleri ulkuculerin mitingi ya da govde gosterisi
sekillerine donusuyor.
o zihniyet de bu tur provaksyona
en kolay gelecek kisilerden olusuyor?

peki bu durumun suclusu kim?
ulkuculer mi.. elbette hayir.
peki bu ulkeyi sevmek icin
illa isi zaman zaman kafatsciliga kadar goturen
ulkucu mu olmak gerek...
ona da hayir.

yillardir pkk'nin entelluktuel zeminde savunuculugunu
buyuk bir saflikla yapan turk solu, turk aydini icin
sokaga cikma, teroru lanetleme vaktidir.

bu ayni zamanda solun halka inmesi,
halkla butunlesmesi
icin de bir firsattir.
kullanabilirler mi?
sanmiyorum.

yıllardir pkk zulmunun aslinda en buyugunu yasayan,
gelismesi, hizmet gormesi
pkk yuzunden gerceklestirlemeyen
kurtlerin de sokaga cikma vaktidir.
pkk bizim temsilsimiz degildir demelerinin vaktidir.
diyebilirler mi, sanmiyorum.
meclisteki ozellikle akpli bolge vekillerinin hali ortadadir.
yok mu iclerinden cikabilecek, bir kac cesur yurek.
umutsuzum.

insan haklari dernekleri,
cumartesi analari vesaireler
siz nerdesiniz?

sehitligin en onemli mevki kabul oldugu
muslumaklik uzerine siyaset yapan oy kapan
din tacirleri siz nerdesiniz?

herkes sapkasini takkesini alip basinin onune koysun.
bu ulke hepimizin.
ama hep birden sahip ciktigimiz zaman.
yoksa ya sev, ya terket derler adama.



fantom - 26/EKİ/2007 12:02

PKK
1- 30 yıldır savaşıp bir metrekare toprak alamayan, faşist, emperyalist maşası bir örgüttür.
2- Sol kisvesi altında aşırı milliyetçidir.
3- Halkın içinde bomba patlatan örgüt olup, faşistinde en kötüsüdür.
4-Askerin yanısıra öğretmen, işçi, çiftçi ve bebek katilidirler.
5- Elemanları hitler örgütü gibi lünpen ve cahillerden
oluşmuştur.
6- ABD.nin taşaronudur.
7- Bir lokma bir hırka felsefesiyle huzurlu bir yaşam isteyen Anadolu topraklarındaki insanların son belalısıdır.( Bu topraklarda çok savaş olmuş)

Son söz Sayın Ufuk Urasa PKK nasıl bir örgütki tezkereye hayır dedin.Bi açıkla lütfen.Açıkladında belki biz okumadık!!

cemil çağrı çınargil - 26/EKİ/2007 12:04
Ne zaman adam oluruz....
' Biz adam olmayız...!'

diye bir gun yazmanızı bekliyorum acıkçası gerçek bu...
Gazatemi oda ne aylardır ne gazete alıyorum nede okuyorum artık bu ülkede hiçbir şey yapılmazda T.C. olarak gelmışiz dünyaya! T.C. = TALİHSİZ ÇOCUK...
uni. 4 sınıf öğrencisi...

Ergin Çırak - 26/EKİ/2007 12:08
Sayın altaylı

Ben Sayın Genel Kurmay başkanımızında ordu komutanlarınında bu yapılanların unutlmaları sürecini beklediğini düşünüyorum Dün gece star televizyonunda bir pkk itirafcısı vardı dinlerken tüylerimiz diken diken oldu yaralı bebekleri bile ölmesini beklemeden kurşuna dizmişler ve bu ülke bunlarıda yaşamış ozamanda unutulması beklenmiş şimdide sonra önemli bir konuda kış aylarının geldiği bir mevsimde savaş ortamına geçersek sayon paşalarımız ister istemez oralara gitmek durumunda kalırlar ÜŞÜRLER Fener maçlarını seyretmek varken Hakkarinin soğuğunda ne işimiz var diye düşüne bilirlerde.
Biz Bunlara layık değiliz diye düşünsekte malesef senelerdir milletce verdiğimiz YALANDAN tepkilerle biz bunlara fazlasıyla layığız.
Saygılarımla
Ergin

fuat001 - 26/EKİ/2007 12:54
Sayın Altaylı;

Yazınızda hükümetin kapalı kapılar ardında istenen tezkere için kulak tıkadığını, yüksek sesle istenenleri bile meclisin garip yasa çıkarma sırasına soktuğunu, Toplu katliamlar sonrası ise hızla geçirildiğini ama kullanılmadığını yazmışsınız. Sadece bütün bunların bile tek başına acz göstergesi yani iş bilmezlik olduğunu, kısır iç çekişmelerin nasıl dış politika ve ülke güvenliğinin dibe vurmasına neden olduğunu gösteriyor.

Genelkurmay bir taraftan iktidar olandan kapalı kapı ardında tezkere istiyor, diğer taraftan iç siyaset ile ilgili ültimatom veriyor. yani her yere yetişmeye çalışıyor.
Hükümet ne yapıyor? iç siyasetteki ültimatom nedeniyle tezkereyi görmezden geliyor.
Sonucu en iyi malesef pkk değerlendirmiş olacakki, artık 3-5 kişiyle değil büyük gruplarla gelip toplu katliam yapıyor. Eğer minibüste katledilen aileden sonra tezkere ile kuzey ırak'a girilmiş olsaydı durum ne olurdu?

Bizde sadece yapılanlar değerlendirmeye alınıyor. Yapılmayanları kimse görmüyor.sınır güvenliği için yapılması gereken bir sınır boyu yol çalışması için 3 milyar dolar gerekiyormuş. 25 yılda gidenin yüzde 1'i kadar. Casus uydu yok. İnsansız ucak yok. sınırı gözleyen elektronik sistemler yok. Sıradan bir sınır güvenlik bölgesi için 3 milyar dolar gerekiyor ama o bile suriye tamamlanıp ırak sınırında sadece 25 km yapılmış ve durdurulmuş. para yok.

Ama her şeye rağmen Bin yıldır bir arada yaşayan, haçlı dahil her türlü saldırı ve düzenbazlığa birlikte karşı gelen bir toplum olduğumuzu unutmazsak, Çanakkale şehitliğindeki isimleri yeniden hatırlarsak, her başımız sıkıştığında gidip oraları (çanakkale)görüp beraberliğimizi pekiştirirsek başımıza hiç bir şey gelmez.

Son birşey daha,

Çok şehit verirmiyiz gibi bir endişe var.1923 yılında 13 milyon nüfustan şehit sayımıza bakın, bir de saldıranlara bakın. şimdiki saldıranlara ve nüfusumuza bakın. Ülkenin durumunu da gözardı etmeyin.

Kenan1905 - 26/EKİ/2007 13:03
Sayın Altaylı;

Biraz önce hakkari bölgesinden bir duyum aldım. İddiaya göre Hakkaride düzenlenen baskında 12 değil 54 askerimiz şehid edilmiş.

Size göre bunun doğruluk oranı nedir. Genelkurmay 34 terörist öldürüldü diyor ama ortada ne teröris cesedi var ne de öldüğünü kanıtlayan bir gelişme. Neler oluyor orada kimse bilmiyor.

Herkes bir şeylerin üstünü örtme peşinde. Hükümet top askerde diyor askerden hiç ses çıkmıyor. Artık askerimizde mi birilerinden icazet alır duruma geldi.

Genel kurmayın bir an önce bu konularla ilgili bizleri bilgilendirmesi gerekiyor. Ben gebertilen her terörist in cesetlerini görmek istiyorum. Bakalım kim doğru kim yalan söylüyor.

Lütfen bu konuyu araştırın ve en azından siz insanlara doğru bilgi ulaştırın.

jurnal - 26/EKİ/2007 13:11
PKK sanki son On gündür tehlikeli, sanki son Altı aydır Kuzey Iraktan sızıyor. 24 yıllık bir geçmişi yok mu PKK'nın? şimdi sıkıntı, Kuzey Irak bölgesinde bir Kürt devletinin oluşması. Tehlike artık PKK değil. Talabani ve Barzani ne müdahalesinden söz ediyor, Irak’a müdahale! Hani biz PKK için oraya girecektik, PKK için bile olsa, Kuzey topraklarda Türk askerini istemiyorlar. ABD girme diyor, AB önce diyalog diyor. Hani terör konusunda uluslar arası dayanışma nutukları. Her şey aleyhimize, olaya terör olarak bakmıyorlar da ondan.
Tezkere; Cumhurbaşkanlığı seçimi, Genel Seçim, Anayasa değişikliği gibi, AKP nin yurt içi diğer planları ile yurt dışı çekinceleri nedeniyle ötelendi. Biz terör ve şehitlerle canı yanmış, içi yanmış bir halde mücadele ederken, rejim değişikliğinin ilk adımı atıldı, gündemde bile yok. Atamaları ve kadrolaşmaları hala devam ediyor. Anayasa değişikliğini unuttuk. Yarın önümüze gelirse, sersem bir şekilde oy kullanmaya gidecek bu millet.
Daha düne kadar, asker işini yapsın, askerlik yan gelip yatma yeri değildir gibi anlaşılmaz tavırları olan, ABD ile tam bir uyumla çalışan ve hatta ABD'ye itaat eden hükümet bugün ne oldu da, Genel Kurmay'ın diliyle ABD'ye kafa tutar halde.
Bizim menfaatlerimizi savunabilecek siyasiler tarafından yönetilmiyoruz. Genel Kurmay son kalemiz, onu yıpratmanın bir yolu daha vardı, şimdi onu servis ettiler önümüze, girerse olmadık propaganda yöntemleri ile saldıracaklar orduya, girmezse caydırıcılığı kalmayacak. Geç alınmış tezkere, beceriksiz bir idarenin elinde ancak böyle patlar.
Sınır Ötesi Harekat adıyla bir müdahale olmayacak. Lozan’ı tanımayan ABD Sevr’i yürürlüğe koymaya kararlı, ve içerde de çok sayıda iş birlikçisi var. Belki 10 belki 20 yıl sonra ve belki 80 yıl sonra bile olsa ABD kendi başkanı Wilson’un çizdiği Orta Doğu haritasının hayata geçirmeye çalışacak. Diplomasi AKP’nin işi değil, zaten beceriksizlikleri yüzünden ABD planlarını daha da erken uygulama kararı aldı.
Ve sayın ALTAYLI, siz gazeteciliği bırakamazsınız. Böyle konuşursanız, kaleminizin mürekkebi soluk dökülür kağıtlara. Ne bırakması, hele böyle bir zamanda. Gazeteciler kovulurken hele, hele sansür uygulanmak istenirken, hele AKP gibi karanlık bir kadro ile yönetilirken. Kalem kılıçtan keskinse, ki öyle, siz yazacaksınız, yazmalısınız. Ha siyasete girmek gibi başka bir tercih nedeniyle ise… yine de yazmalısınız…

ÇOBAN - 26/EKİ/2007 13:27
SN; ALTAYLI,
tamda adam gibi bir gazete çıkarmanızı beklerken, okumaya susamışken, bir rehberimiz bir yol gösterenimiz var derken, ülkemizde olup bitenlerden sizin sayenizde haberdar oluyorken, dostumuzu düşmanımızı sizinle anlamaya çalışmaya başlamışken, sizin sayenizde iyiyi alkışlayıp kötüyü eleştirirken, bizi yorumlarınıza alıştırmışken, ertesi günü yazacaklarınızı sabırla beklerken, beraber hırsızın, çulsuzun ipini pazara çıkarırken , iyiki Fatih ALTAYLI ve diğer cesur gazeteciler var derken, ülkemiz için iyi birşeyler yapmaya çalışırken, değerli okuyucularınızın yorumlarını zevkle okumaya alışmışken, Cumhurbaşkanının 367 yle seçilip, nasıl oluyorda refarondum sonucuna göre görev süresinin 5 yıla indirilme sebebini daha anlamamış iken, daha yapacak çok şeyler var iken BU GİTMELER GİTME DEĞİLDİR.

loveyougs - 26/EKİ/2007 13:50
merhaba fatih bey
söylediklerinizin büyük bölümüne katılıyorum ancak sabah kadorusuyla ilgili "Gazetede yazar diyebileceğimiz bir Hıncal Uluç kaldı, bir de Umur Talu. " yorumunuzda neden Erdal Şafak'a yer vermediğinizi merak ettim. Erdal Bey çok geniş bilgi dağarcığı olan ve çok iyi bir araştırmacı "gazatecei"dir bence.
saygılarımla,

kku55 - 26/EKİ/2007 13:54
Fatih bey lutfen aselsanda intahar eden 3 muhendisin akibetini gundeme getirin... Ozellikle bu gunler...Bu 3 muhendisimiz intiharmi etti? intiharsa tesadufmu? yok degilse; kimler tarafından neyi engellemek icin bu 3 tane odtu mezunu pırıl pırıl muhendisler katledildi?? LUTFEN SİZE YALVARIYORUM...VE BUNU GUNDEME TASIYANA KADARDA BU YORUMLAR DEVAM EDECEK???

GulayDurmaz - 26/EKİ/2007 15:29
Muhalefet partileri ne mi yapıyor... Siz gazetecilerin muhalefete yaptığını....Etme bulma dünyası....CHP'yi ne zaman desteklediniz ki şimdi ondan destek bekliyorsunuz...
Yanlış anlamayın, bu sözlerim şahsınıza değil... Cumhuriyeti kareköklerine bölmeye çalışan, cumhuriyetlerden cumhuriyet beğenen, emperyalist maşası yazarcıklarımız, patron yalakası gazetecilerimizden bahsediyorum...Elbetteki muhalefet bu duruma isyan etmelidir ve ediyor da benim gördüğüm kadarıyla... Ama basın, elindeki kontrolsüz güce güvenerek hem halkını hem muhalefeti felaketlere sürüklerken, bu gücünü yitirdiğinde muhalefet nerede deme hakkına şu anda sahip değil.... Basın bugüne kadar olması gereken yerde olsaydı muhalefeti aramasına gerek kalmazdı....Toplum olarak bizler birbirimizi kaybettik.... Bugün gün geçmiyor ki bir gazetede CHP'de parti içi kavga var haberi çıkmasın, bir yazar Baykal'ı hedef almasın, CHP'ye saldırmasın... CHP'yi yok etmeye bu kadar meraklı bir basın varken daha çooook ararsınız... CHP'yi yıkmayı başardığınızda bu temenninizde havada kalacak... Çünkü muhalefet kalmayacak... Diğer partileri muhalefet saymıyorum zaten...Onların muhalefetine kaldıysak kapatalım dükkanı, tabelayı değiştirelim.... Ortadaki en çıplak gerçek budur... Basın bindiği dalı kesmiştir... Acı çekmeden halkın yaşadığı acıları anlaması mümkün değildir...
Dilerim Hürriyetin karşısına çıkaracak kalite de bir gazete çıkarırsınız...Hıncal Uluç ve diğer iyi gazetecileride bünyenize katarsınız... Sabah gazetesi de posa halinde hükümetin elinde kalır...Bu dersin verilmesi gerekiyor....

Cumhur Eray (banned) - 26/EKİ/2007 15:39
Saygilar fatih altayli
Tezkere Erdogan'nin cebinde ama kullanmak icin birilerinin emirlerini bekliyor:

CONDERELLA RİCE’e SORMAM

Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan dün (25.10) aslanlar gibi kükrüyor:
“Ben sinir ötesi harekatini yapip yapmayacagimi ABD Dişisleri bakani Conderralla Reice’e sormam, o kim oluyormus ki!”
Erdoganin usaklari Cengiz Candar, Mehmet, Ahmet Altan, Fahri Koru, Nazli Ilicak, Ahmet Hakan, Ertugrul Özkök, Hasan Cemal, Mehmet Ali Brand, İsmet Berkanlar, Melih Meric, Mehmet Barlas ve daha birçoklari gazetelerde, televizyonlarda hep bir agizdan “Yasa Padisahim yasa, senin gibi cesur, ülkesini seven, kahramanlar kahramani hiçbir kimse Basbakanlik yapmamistir, Türkiye seninle gurur duyuyor...” ve arkadan soruyorlar: “Pasam Rice’se sormazsin tabii, ama ne yaparsin? Tayyip Erdogan büyük bir gururla cevap veriyor: “Bush’a sorarim.” Gene usaklar yasa naralariyla ortaligi inletiyorlar...
Cumhur Eray 26.10.2007

piyanocu - 26/EKİ/2007 15:40


Kendi düşen ağlamaz. Bu mesleği siz bu hale getirdiniz.

Patronlar tafaından gazetecinin bütün yasal haklarının elinden alınmasına seyirci kaldınız.

O zaman mesleğin bu duruma düşeceğini anlamalıdınız.

Medyadaki durum ise.


Muhabir kovulunca- muhabirler ağlar.

Editör kovulunca - editörler ağlar

Köşe yzarı kovulunca - herkes göbek atar.

Niye acaba.



haytt - 26/EKİ/2007 15:46
Sayın ALTAYLI boşverin SABAH ı ATV yi onlar bu saatten sonra hayır etmez çünki Nazlı ILICAK yazmaya başladı nasılsa yakında dagılır kapanır gider sizden adam gibi bir gazete bekliyoruz YENİ SABAH ve KANAL 1 i digerlerinin alternatifi yapabilirsiniz meslegi bırakmakta ne oluyormuş.

x_aysener - 26/EKİ/2007 17:36
Gerekirse evinizi satarsınız,gerekirse arabanızı satarsınız,gerekirse saatinizi satarsınız,kanınızın son damlasına kadar mücadele edersiniz,ben bu mesleği bırakacağınıza inanmıyorum,bu mesleği bırakmamalısınız...

özer kaya - 26/EKİ/2007 18:02
sn ALTAYli
nazli ılıcak ve fehmi korunun ne olduklarini herkes tarafindan bilinmektedir sabah ve atv satılacaği zaman bu insanlar acaba boşta kalacaklari zaman TSM bu sefer hangi kanal veya gazeteye el koyar bunlar işziz kalmasin diye merak ediyorum.

ayselozdemir - 26/EKİ/2007 18:34

Sayın Altaylı iyi akşamlar dilerim size ekibinize ve değerli editörünüze...

Demek ki gerçekten de ne pahasına olursa olsun ordunun güçlenmesini yada halk nazarında daha fazla prestij kazanmasını istemiyorlar. Bunu herkes görmüştür artık KRALDAN ÇOK KRALCI OLANLAR HARİÇ TABİİ...

Bu mesleği asla bırakmaması gereken çok az sayıda insandan birisiniz. Zaten ciddi olarak böyle bir soru sormuş da olamazsınız.

Değilmi ki onlar güvenliğimizi geleceğimzi demokratik kazanımlarımızı kendi iktidar hırsları uğruna hiçe sayorlar
Değilmi ki bu günümüzün ve geleceğimizin temnatı Türk Silahlı Kuvvetleri' ne şu son gelişmelerle çok iyi anlamış bulunuyoruz ki ölesiye nefret besliyorlar...
Dışarıdan bakınca deli diye algılanma pahasına da olsa ne siz ne de biz O SUDAN İÇİP ASLA VE ASLA ONLARA BENZEMEYECEĞİZ. Daha fazla genci ve yetişkin kadın ve erkekleri inandıklarıma inandırmak için ölümüne mücadele edeceğim. İster deli desinler ister ne yaparlarsa yapsınlar. Yolumdan dönmeyeceğim.Birileri göbi kürsülerden elimde Kuran ağlayarak yapmasam da ( ne dediğimi herkes biliyordur ) Çok iyi hatip olduğumdan zerrece tevazu göstermem, santim santim işlerim genç beyinleri ve kadınları ve erkekleri...

Aysel ÖZDEMİR


Fatih Altaylı - 26/EKİ/2007 21:38
Yok hayır gayet ciddi sordum. Gayet ciddi düşünüyorum. Çocuklara masal kitabı yazmak daha iyi olabilir.

baris23 - 26/EKİ/2007 18:37
Arkadaslar bbc nin web sayfasiba grip bugun yayinladiklari yazilara bir bakin!
ben sok oldum okuyunca!
guyya muhabir kuzey Irakta halkla sohbet etmis..
pkk naıl mazbut, ne kadar masum gosterilmis inanamazsınız!!
Turkiye Cumhurriyeti Saddam rejimine benzetilmiş..
ve daha neler neler..
bir okuyun, dusmanlik nerelere varmis anlayin..

omerhayyam - 26/EKİ/2007 19:15
GülayDurmazın yazdıklarının altına imzamı atıyorum. Ellerine sağlık, duygularıma tercüman olmuş.
Baykalı en zayıf anında vurmaya çalışan muhalefet, sürekli CHP başkanlığına oynayan kişiler (Sarıgül en başta), bu referandum da halkı neden yönlendirmedi acaba, herkesin kafası karışıktı ne yapacağına dair. Akıllı birine en ihtiyaç duyulan zamandı.
Bir kere çıkıpta şöyle yapın dedilermi?
Sürekli bölünen sol partiler (Murat Karayalçın, Yaşar Nuri Hocamız) çıkıpda refarandumda şunu yapın dedilermi?
CHP ve MHP den başka birisi oyunuz şu şekilde kullanın dedimi? Ama arkadan vurmaya (bilerek yada bilmeyerek) gelince hepsi birden sıraya geçerler.
Baykal'a oy vermeyen, oy verenlerin kafasını iyice karıştırmak için elinden geleni yapan, oyum CHP ye ama Baykala haram olsun diyen medyanın, şimdi nerde muhalefet demeye hiç hakkı yok.
Bu arada, mecliste Ufuk Uras da var, medya onu iyice şişirirken, şimdi neden ona bir şey sormuyorlar. Referandumda ne yapalım diye neden sormazlar. Her gün bir ocağa ateş düşüyor, bu PKK yı nasıl yok edelim diye neden fikrini almıyorlar. Seçimden önce oyların bölünmesi için ellerinden gelen desteği vermedi mi güzel medyamız. Sormazlar, çünkü medyada biliyor onların Türkiye için yapacağı hiç bir şey yoktur.

promise23 - 26/EKİ/2007 20:45
---KOLTUK GİDENE KADAR---

TMSF SABAH a 6-7 ay kadar önce el koyana kadar
genel yayın yönetmeni olarak görev yaptınız ve
yazar kadrosunda da o gunden bugune cok
buyuk degisiklikler yok ve simdi çıkmış diyorsunuz ki
gazetede yazar diyebilecegimiz 2 kişi kalmış durumda.

O zaman adama sormazlar mı;Türkiye nin EN ÖNEMLİ yayın organında ve bu kadar önemli bir görevdeyken neden yazar sınıfına sokulmayacak kişilerle çalışıyordunuz???

Koltuk gider akıl başa mı gelir yoksa koltuk gider karalama mı başlar?

Sizde ki durum HANGİSİ???

Fatih Altaylı - 26/EKİ/2007 21:37
Ne diyeyim çok haklı ve sağduyulusunuz.
Mehmet Barlas, Murat Bardakçı, Yılmaz Özdil ve Fatih Altaylı nın Sabah'tan ayrılmış olması yazar kadrosunda bir eksiklik olduğu anlamına gelmez.
Tolstoy, Hugo, Dstoyevski falan ayrılmalıydı ki, yazar ayrıldı diyebilelim.
Saçmalamışım. Özür dilerim yazımı geri alıyorum.
Sizden ricam, bir daha bu siteye de girmeyin.
Ne de olsa biz yazar sayılmayız.
Yazar olmayınca okura da gerek yok.

uAsmyrna - 26/EKİ/2007 21:13
sayın altaylı tek bi sorum var.pkk terör örgütü niye eme niye 23 yıldır bitirilmek istenmiyor?biliyorum bunuda koymayacaksınız yorumlara ama artık gerçekler ortaya çıkmaya başlıyor.türkiye cumhuriyeti devleti pkk nın yok edilmesini istemiyor.

fixed - 26/EKİ/2007 21:36
siz mesleğinizi bırakırsanız ben yerınıze talıbım.

Aydın beyde benı gerı alıp sızdekı yetkılerı verırse ooooo.


vallahı ne derlse yapacagım yaz derlerse yazacagım sat derlerse satacagım saldır derlerse onuda yapacagım.

jeep olarak ıtıbar olarak bana gerı gelır herhalde.

bırde yuklu maas.


arada olmadı yasa varol nıdaları ıle fehmı beyın gomlekcısıne gıderım. ne bıleyım bırseyler yaparım. bır kapıdan geceyımde hedefe gıden her yol helal olur.

çok param olurmu?

ıtıbarım?

arabam?

rodosta bayram?

of ya.

talayalkansu - 26/EKİ/2007 22:53
KİM AKILLI........

BAZEN SEVDİĞİNİZ,BEZEN DE PEK SEVMEDİĞİNİZ TALAY ALKANSU'NUN AHHA AŞAĞIDA DİYECEKLERİNE DE AZ BİRAZ KULAK VERİN NE OLUR....
....
DANDİK ANADOLU'NUN SİTE ŞEHİRLERİNDEN BİRİNDE PARLAMENTOYA GELEN BİR BİLGE,YAKIN BİR ZAMANDA TERÖRİST SALDIRILARININ VE VERİLEN ŞEHİTLERİN SAYISININ ARTACAĞINI,SONUCUNDA DA HAFTALARCA,AYLARCA SÜRECEK BİR HALK AYAKLANMASININ,YÜRÜYÜŞLERİNİN FALAN BAŞLAYACAĞINI,BUNU CİDDİYE ALMAYANLARIN BELALARINI BULMALARININ DA KAÇINILMAZ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ...
BUNUN ÜZERİNE HEMEN TOPLANMIŞ BAŞTAKİ İKTİDAR VEKİLLERİ VE KENDİLERİYLE YANDAŞLARINI,BİLHASSA DA GÖBEKTEN BAĞLI OLDUKLARI OKYANUS ÖTESİ DOSTLARI! KORUYACAK ÖNLEMLERİN İVEDİLİKLE ALINMASINI,GEREKİRSE DE MEDYAYA SANSÜR BİLE KONMASINI KARARLAŞTIRMIŞ...
BİR SÜRE SONRA GERÇEKTEN DE ARTMIŞ VERİLEN ŞEHİTLERİN SAYISI VE HEMEN HER CEPHENİN İÇİNDE OLDUĞU HALK YÜRÜYÜŞLERİ BAŞLAMIŞ...
SİTE İÇİNDE YAŞAYANLARSA,KORUMA KALKANLARININ ARKASINA SAKLANMIŞLAR,BAŞKA BİR SÜRÜ İNCE İŞLERLE,TÜM ÜLKEYİ ELE GEÇİRME PLÂNLARIYLA MEŞGUL OLDUKLARINDAN DA PEK FAZLA ETKİLENMEMİŞLER BU OLUP BİTENLERDEN...
ANCAK SİTENİN DIŞINDA YAŞAYANLAR,OLAYLARIN TAM GÖBEĞİNDE OLDUKLARINDAN VE ACILARIN TAMAMINI YÜREKLERİNDE TAŞIYIP ÇEKTİKLERİNDEN DOLAYI ÇOK ETKİLENMİŞLER,ÖFKE YOĞUNLUĞU NEDENİYLE DE DELİRİR GİİBİ OLMUŞLAR....
ÜLKEDEKİ HEMEN HERKES YERİNDE DURAMAZ OLUP ELLERİNDEKİ EN YÜCE DEĞER OLAN VATANLARINI DAHA ÇOK SAHİPLENİNCE DE İKTİDARLA HALK ARASINDAKİ FARKLILIK DAHA BİR BELİRGİN OLMUŞ...
BİR SÜRE SONRA DA DIŞARIDAKİLER DAHA NORMAL,İKTİDARDAKİLER ANORMAL MUAMELESİ GÖRMEYE BAŞLAMIŞLAR...
ARADAKİ FARK SONUNDA O KADAR BÜYÜMÜŞ VE DAYANILMAZ HÂLE GELMİŞ Kİ,İKTİDAR GRUBU HEMEN TOPLANMIŞ VE "BU BÖYLE GİTMEZ.HEMEN TAKTİK DEĞİŞTİRELİM VE ÇOK SIKLIKLA KULLANDIĞIMIZ İKİ YÜZLÜLÜK OLAYINI SERGİLEYEREK ABD'YE KAFA TUTAR GİBİ YAPALIM,BÖYLE YAPARAK DA DIŞARIDAKİ GARİBANLARA YAKLAŞMIŞ İZLENİMİ VERELİM." KARARINI ALMIŞ...
...........

ACABA TÜRKİYE'DE DE SAHNEYE KONULAN,BU MÜTHİŞ,BİR TARAFTA ASİL BİR HALKIN,DİĞER TARAFTA DA AKILLI OLDUKLARINI ZANNEDEN BİRİLERİNİN OLDUĞU BİR SENARYO MU,YOKSA,GERÇEĞİN TA KENDİSİ Mİ?...
KAÇINILMAZ OLAN MI?...
DOLAYISIYLA DA BİR DÖNÜM VE DÖNÜŞÜM NOKTASI MI?...
...................

Hepbirlikte Huzur - 26/EKİ/2007 23:06
Sn Altaylı mesleği bırakmak ta nereden çıktı??

Öyle hemen genç yaşta havlu atmak varmı?
Nazlı sabaha gelmiş.F.Koru ATV ye gelmiş. Bunlar Mesleği bırakmaya gerekçe olmamalı bence. Ülkeye verilecek daha çook hizmetiniz var diye düşünüyorum. Nazlı Hanımlar,Fehmiler, de olacakki Fatih Altaylılıarın değeri ortaya çıksın. Onlar olmazise mücadelenin tadı olmaz.

Her şarta ve her zeminde MÜCADELEYE devam...!
Selamlar

ayselozdemir - 26/EKİ/2007 23:56

Demek oluyor ki arıza bizde, yani biz kimleri önemsediğimizi yeterince iyi anlatamıyoruz, halkımıza kendini tepede zanneden AŞAĞIDAKİLERE, kimseye anlatamadık değer verdiklerimizi ve gerçekten de değerli olanları. Ben diyorum ki Fatih bey o lafın şakası bile olamaz, yani siz bıraksanız da biz sizi bırakmayız, gerçekleri cesaretlle dile getirenler ve dile getirilmesini isteyenler sizi asla bırakmazlar. Hem bu işler öyle kovmayla yıldırmayla baskıyla da ancak bir yere kadar gider. Bıçak kemiğe dayanır ok yaydan çıkar gün gelir ki O GÜN MUHAKKAK GELİR HESAP DÖNER.GÜÇ SARHOŞLUĞU İÇİNDE BAŞI DÖNENLERE VE ONLARIN ANCAK ayak takımı diye nitelendirdiği DALKAVUKLARINA DUYRULUR. Bilhassa bu memleketin yakın tarihine bir baksınlar burda hiçbir hoyratlık yoktur ki HESABI SORULMASIN.

Saygılarımla

Aysel ÖZDEMİR

nihatural - 27/EKİ/2007 00:13
GülayDurmazın yorumu ne kadar şık olmuş anlatamam.Fatih bey bence siz ana muhalefet partisinden hiş bir şey istemeyin.Çünkü hakkınız yok.Ecevit'i, zamanında sağlığını bahane edip ölmeden mezara koydunuz ,benzer muhalefeti Baykal'a yaptınız.Baykal gibi donanımı zengin ve bilgili, zeki ,geleceği çok iyi görebilen bir kişi karşısında ne olduğu belli olmayan, külhanbeyi gibi davranan ,devleti şirket gibi gören RTE yi desteklediniz.Baykala karşı sistemli bir şekilde psikolojik savaş uyguladınız.Doğrusunu söylemek gerekirse başarılıda oldunuz.Ama Aziz Nesin'in aptal olarak tanımlamadığı yüzde yirmilik kesim oyunu Baykal'a verdi.

Bülent Serin - 27/EKİ/2007 00:40
Haysiyetsiz patronlara; hükümet piyonu TMSF ye yazmaktansa, bu ortamda düşünceleri okurlarla paylaşmak bence en onurluca olanıdır. Son zamanda Ertuğrul Özkök'ün yazılarını okudukça, bir insan ancak bu kadar alçalabilir diyorum. Son günlerdeki yazıları hernekadar benim düşüncelerimle örtüşsede, hükümet yalakalığı yaptığı yazılarını unutturamaz. Bugünde kalkmış orduya yalakalık yapmaya çalışıyor. Galiba birileri onun kulağına Emin Çölaşan'a söylediği; gibi artık köprünün geçilmek üzere olduğunu fısıldadı. Ekonomik durumunuz buna müsaitse bence burda devam edin derim, yada haysiyetli ve çizgisinden şaşmayan bir gazetede.

ayenor - 27/EKİ/2007 00:57
şu ana kadar kim deli bilemiyorum ama yakında halkta akılı kalmıyacak

Stigma - 27/EKİ/2007 05:10
Acikcasi yaz yaz, ayni tas ayni hamam...oku oku, ayni tas ayni hamam...Hem siz yazmayi birakin, hem biz okumayi...

Olur mu öyle sey...Ne diyor Cemil Meric: "Kaya homurdanir, mermer gülümser...Konusan yalnizca kitap...." Hic ölmemek icin bir sansiniz var...kullanin iste bu sansi...

Daha optimist yazilar dilegi ile...




cengiz38 - 27/EKİ/2007 06:47
ben baska bir konuya taktim ya allh iskina su operasyon kelimesinin türkce karsiligi yok mu da herkes bu kelimeyi kulaniypor milli suhurdan söz edenler önce kendi dilimzle konussunlar cok rica ediyorum sain altayli size de sesleniyorum son günlerde o kelime okadar kulanildiki yeni yetisen cocuklarimizi düsünün lütfen .

omerhayyam - 27/EKİ/2007 08:54
Sevgili Editor ve Sevgili Altaylı,
Ben burada bazı yorumcuların (bugün uAsmyrna nın yazdığı gibi) yorumlarının yayınlanmadığını okuyorum. Benim buraya yazdığım bütün yorumlar yayınlandı. Hürriyete gazetesine yazdığım yorumların ise %90 ı yayınlanmıyor, belkide daha fazlası. Acaba sizin yayınlamadığınız yorumlardan bir kaç örnek bize gönderseniz yada ayrı bir yerde yayınlasanız. Biz de ona göre bir değerlendirmede bulunsak burda gerçekten sansür varmı yokmu diye.

EDİTÖRDEN:
Sayın ömerhayyam,
Sayın uAsmyrna'nın neye istinaden böyle bir yorum yaptığını bilmiyorum.
Bu sitede belli kurallarımız var, ki bunları "Site Kuralları" başlığı altında inceleyebilirsiniz, bu kuralları çiğnemediğiz sürece her tür fikir ve düşünceyi yayınlıyoruz.
Tereddüt ettiklerimizi bile yayınlamak suretiyle sizlere sunuyor, gelen tepkilere göre o yorumun kalmasına veya kaldırılmasına karar veriyoruz.
Şahsi filtreler veya sansür uygulamıyoruz.
Yayınlanan yorumlardan sizler de fark etmişsinizdir ki burası benzerlerinin aksine Sayın Altaylı'ya övgü sitesi değil düşüncelere saygıyı temel alan bir fikir ve tartışma platformudur. Bu nedenle Sayın Altaylı'ya karşı olan fikirler dahi yerini bulmaktadır.
Saygılarımla

oguztolga - 27/EKİ/2007 10:04
Sakın bırakma lütfen.Eksikliğinle ,patavatsızlığınla,zaman zaman yalpalamanla ama en önemlisi dürüst olmaya gösterdiğin çabayla bu pis dünyanın içinde en azından beyaz kalmaya çaba göstermiş nadir insanlardansın.Lütfen gitme,kişisel gelirinle bağımsız kalabilen böylece ona buna el açmak zorunlulupu olmayan nadşir gazetecilerdensin.Dünyayı biliyorsun ince ve zarif zevklerin var,bunları da hiç sıkılmadan yazabiliyorsun.Aşağılık kompleksi veya populist yalakalığı olmayan nadir insanlardansın.
Lütfen devam et.En azından bizim cephe bir eksilmez:))

promise23 - 27/EKİ/2007 11:37
---KOLTUK GİDENE KADAR---

TMSF SABAH a 6-7 ay kadar önce el koyana kadar
genel yayın yönetmeni olarak görev yaptınız ve
yazar kadrosunda da o gunden bugune cok
buyuk degisiklikler yok ve simdi çıkmış diyorsunuz ki
gazetede yazar diyebilecegimiz 2 kişi kalmış durumda.

O zaman adama sormazlar mı;Türkiye nin EN ÖNEMLİ yayın organında ve bu kadar önemli bir görevdeyken neden yazar sınıfına sokulmayacak kişilerle çalışıyordunuz???

Koltuk gider akıl başa mı gelir yoksa koltuk gider karalama mı başlar?

Sizde ki durum HANGİSİ???

DİYE YAZDIM VE......

Fatih Altaylı - 26/EKİ/2007 21:37
Ne diyeyim çok haklı ve sağduyulusunuz.
Mehmet Barlas, Murat Bardakçı, Yılmaz Özdil ve Fatih Altaylı nın Sabah'tan ayrılmış olması yazar kadrosunda bir eksiklik olduğu anlamına gelmez.
Tolstoy, Hugo, Dstoyevski falan ayrılmalıydı ki, yazar ayrıldı diyebilelim.
Saçmalamışım. Özür dilerim yazımı geri alıyorum.
Sizden ricam, bir daha bu siteye de girmeyin.
Ne de olsa biz yazar sayılmayız.
Yazar olmayınca okura da gerek yok.

--DİYE CEVAP YAZMIŞSINIZ.

Bir daha bu siteye girmeyin temenninizi son zamanlarda ki aykırı seslere hoşgörüsüz olmanıza bağlıyorum.Bunu yazdığınız için değil yazacak psikolojide olduğunuz için üzüldüm.

Ben giden 2-3 kisinin yazarlıklarını elestirmedim
Kalanlara yaptığınız haksızlığa değinmiştim ama
ANLAYAMAMIŞSINIZ.

Gidenlerin arasında iyi yazar olarak Yılmaz Özdil i
yazarken eliniz ve vicdanınız titremedi mi???
Bu adamın neresi iyi yazar sadece gaza getirici yazar

omerhayyam - 27/EKİ/2007 11:54
Yılmaz Özdil benim sevdiğim bir yazardır. Aynı şekilde Fatih Altaylı, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan da sevdiğim yazarlardır. Bu arada Sabahı Fatih Altaylı ve Yılmaz Özdil için okurdum, onlar sayesinde diğer yazarları da okurdum. Onlar gidince hiç uğramaz oldum.

bagimsiz - 27/EKİ/2007 12:06
merhabalar sayin Altayli

Fatih bey bence dediginiz gibi yazarligi birakin!!

Turkiyede zaten yazar olmak iki ucu keskin bicak gibir, yazarsiniz bicagin bir ucunu size dayatirlar, yazmazsaniz zaten yazarliginiza bicak dayanir. Bir bilgim yok ama acaba siz yazdiginiz yazilar yuzunden hic yargiyla karsi karsiya geldinizmi. Fatih bey Turkiyede keskin kalemlere gecmiste neler oldugunu biliyoruz, yazara ne dusundugunu degilde nasil dusunecegini yazdiran bir ulkede ister FAtih Altayli olun ister Tolstoy, Hugo, Dstovyeski olun pekte onem tasima gerek. Turkiyede 301 oldugu surece yazar olmak neye yarar, bizim yargilyarak mukafatlandirdigimiz yazarlarimiz baskalari tarafindan Nobel odulu ile mukafatlandirilir, iste Turkiyede yazarlarimiza verilen deger farki.
Fatih bey birakin bu isi, inanin Turkiyede pek bir onemi yok.... Zaten Turkiyedeki mevcut ortamda biz bir yazarimizi kaybediyoruz diye kendilerini paralayacak degiller, adamlarin umrunda olmaz, nede olsa onlar farkli!!!! (halktan kimse ustune alinmasin, patronlardan, ve yazar grubuna diyorum)

Saygilar

pusat savaş - 27/EKİ/2007 17:21
merhaba;
Siteye yeni üye oldum.
Hasan Tahsin rumuzlu yorumcunun tavsiye ve salikiyle geldim. Birkaç yazıyı ve bazı yorumları okudum. Tavsiye ederken fikirlerin tartşıldığından yorumlar yapıldığından bahsetmişti. Umarım bilgi bazında faydalanmak nasip olur.
Herkese saygılar.

eserguzel - 27/EKİ/2007 22:06
Artık benim gözümde Sabah diye bir gazete yoktur!!!

Ben sadece Hıncal Abimin yazılarını okurum.

Gazeteden çok bir partinin yayın organı gibi olmuş. Basın sözcüleri toplanmış.

Hani derler ya kadrolaşma. Sabahta kadrolaşmanın Allah'ı var!!!

Maalesef Türkiyede güvenilecek elle gösterilecek bir tane kurum kalmadı. Nereye el atsanız ya vurdumduymazlık yada kadrolaşma var...

Maalesef kurumlarımız laftan ve şekilden başka hiç bir iş yapmıyorlar!

Prestige diye bir sihirbazlık filmi vardı. Orda çok güzel bir söz var....

Siz Gerçeği görmek değil kandırılmak istiyorsunuz!




oguztolga - 27/EKİ/2007 23:42
Fatih bey
Ertuğrul Özkök'ü basın Konseyine ve TGC ne şikayet ettim ve Çölaşan'ın kitabıyla Oktay Ekşinin demeçlerini kanıt gösterdim.Detayları serbest kürsü bölümünde görebilirsiniz.Sık sık telefonla soruyorum konseye bi haber yok.Acaba sizin bu konuda fikriniz nedir çok merak ediyorum.

kku55 - 28/EKİ/2007 01:37
herkese merabalar....
HUSEYİN BASBİLEN:makine muhendisi...7 agustos 2006'da ankara da otomobilinde bileği ve bogazı kesilmis olarak bulunDu...
HALİM ÜNSEL ÜNAL:Elektirik muhendisi....17 ocak 2007'de eymür golu kenarında olu bulundu..Ünal kafasından aldıgı tek kursunla öldü..
EVRİM YANCEKEN:Elektirik muhendisi...26 ocak 2007 de altıncı kattan atlayarak intihar etti..
Bu 3 muhendiste ASELSAN'dan...3'ude ODTU mezunu....
3'ude ASELSAN'da gizli yürütülen silah projeside gorev yapıyordu..ASELSAN muhendisleri,ucak tanıma sistemlerinin millilestirilmesi konusunda basarısından sonra benzer bir basarıyı ABD güdümlü elektronik sistemlerin kontrol dışı bırakılması,uydu mudahalesini bertaraf edecek sistemlerin gelistirilerek silahlı gücümüzün millilestirilmesi icin calısıyorlardı.. Boylece ABD nın havaddaki tahtı sallantıya girmisti..
SİMDİİİİİİİİİİİİİİİİ..... Buraya kadar yazdıklarımın hepsini google den rahatlıkla bulabılecegınız bılgıler... Benim merak ettıgım bu meselenın sonu...Aselsan veya ordu bu olumlerde sonra ne yaptıgı??? Ulke savunması sadece sadece cok yurekli ve cesur askerlerle olmuyo...
Bu beyınlere kim kıydı?????
Nıye askerıye bu ısın pesını kovalamadı?????
sadece uzuluyorum...Bu ulkede hain bır deil bin... En cokta bu ulkeyi sevıyorum dıyenler... YAZIKLAR OLSUN...

b.sancak - 28/EKİ/2007 11:30
Bir efsane adam yaratan trajedi..
O sahneleri New York, geçin, Amerika, geçin, dünya unutur mu?.. Bir bilim kurgu filmini canlı yayında seyrederek gibiydik..
Uçaklar birbiri ardına New York'un dünyaca ünlü ikiz kulelerine, Dünya Ticaret Merkezi'ne giriyorlardı..
Patlamalar.. Yangın..
Sonra o iki muhteşem binanın iskambil kâğıdından kuleler gibi çöküşü..
3500 kişi ölmüştü.. 3500 sivil bir anda kurban gitmişti teröre..
İşte o facia bir efsane adam yarattı Amerika'da..
Rudy Giuliani!..
New York'un o zamanki Belediye Başkanı.. Şimdi Amerika Başkanlığı'na oynuyor..
Ne yaptı Rudy?..
Yenilmedi.. Yenilgiyi kabul etmedi..
Okyanuslar ötesindeki Amerika, o müthiş güvenlik sistemleri, o olağanüstü istihbaratıyla, böyle şeylerin çok dışındaydı. O, savaşa bile ülke dışında girerdi..
Bu yüzden böylesi bir saldırıya moral olarak hiç hazırlıklı değildi..
Panik müthişti.
Amerika çöküyor muydu?..
İşte tam bu anda ortaya çıktı Rudy.. Kendini New York sokaklarına attı..
Şoklar içindeki sağa sola koşuşan, ne yapacaklarını şaşıran New Yorklular, başkanlarını aralarında görünce, onun her şeye hâkim olduğuna şahit olunca, sakinleşmeye başladılar.
Giuliani televizyonlara koştu..
"Paniğe kapılırsak, günlük yaşamımızı değiştirirsek, terör amacına ulaşmış olur.. Acımız büyük. Ama onlara yenilmediğimizi göstermek zorundayız" dedi.. "Bunun yolu da dimdik ayakta kalmak ve New York'ta günlük yaşamın aynen devam ettiğini dünyaya, bu arada o alçaklara göstermektir."
Rudy o gece sabaha kadar ayakta ve kentin her tarafındaydı. Hiçbir eğlence yerinin kapanmasına izin vermedi.. Kapalı kapıları bizzat açtı. Sinemalar, gece kulüpleri, barlar, özellikle o gece çalışmaya devam etmek ve bunu teröristlere göstermek zorundaydılar..
Amerika Rudy Giuliani'ye o günden sonra nerdeyse taptı!..
Bir soğukkanlı, bir akıllı, bir mantıklı adam, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük terör eylemini gerçekleştirenlerin umdukları zaferi kazanmalarını önlemişti.
Terör 3500 sivili en beklenmedik yerde ve en beklenmedik anda öldürmüş, ama o ülkenin insanını, insanlığı mağlup edememişti. Çünkü o kentin Giuliani'si vardı. Bilmem anlatabildim mi Sevgili Dostlarım?.
HINCAL ULUÇ

Cumhur Eray (banned) - 28/EKİ/2007 18:52
Sayin Altayli
Düsüncenize Birakiyorum

Tayyip Erdogan‘in çok geç olan, bugünlerdeki kükremesi beni aldatamaz. Özde söyleyip söylemedigi tartisilirr ama, “Allah Birdir“ demesine inaniyorum.
Eger Türkiye Basbakanı Tayyip Erdogan, cebinde gezdirdigi Sinir Ötesi Operasyon izin teskeresini Ordumuza verirse, ABD Baskanı Bush, AKP’nin 22 Temmuz seçimlerini hangi illegal yollardan, neleri kullanarak kazandiginiı!! bir çok araciyla Türk halkına açiklayacak. Erdoganda bu korku var. Eger Erdogan tezkereyi yürürlüge koymazsa düsünün bakalim ne olacak??? Cumhur Eray 28.10.2007

Dinçer Karatepe - 28/EKİ/2007 21:54
Sayın Altaylı

Güçlü bir kaleminiz ve müthiş bir muhalefet yeteneğiniz var...
Sizin de artık yurtsever insanların saflarında olmanız çok sevindirici.

Saygıyla

fantom - 28/EKİ/2007 21:58
kadrolaşma:
1- Kadrolaşma her yerde var. Örnek; Milli eğitim bir felaket hiç ses çıkıyormu,babalarının çifliği gibi yönetiyorlar.Ne liyakat, ne sınav kalmış. Diğer kurumlarında bir farkı yok.
2- Haliyle devlet gazete sahibi olunca , bedavadan borazan bulmuş oluyor.Sabah gazetesi de o misal.
3- F. Altaylı yakında cinerle birlikte medyaya döner tasalanmayın.
4- Açık olan şu hiçbirmedya grubu açıkça hükümeti eleştiremiyor, çünkü bunları sıkıştıracak kozlar hükümetin elinde her zaman var.
Cinerin kuyruğu TMSF'de
Aydın Doğan vergiden Malyey kaptırmış
Çukurovanın kuyruğuda TMSF de

eee geriye nekaldı..



TIMUR - 28/EKİ/2007 22:09
Merhaba Sayin Fatih Altayli
Kisisel e girebilir ama yinede yazayim dedim.

Bana bugunku gelen maili yolluyorum .

Ben size daha evvel soyledigim gibi Londrada yasadigim icin bazi konulari sicak bir sekilde takip edemiyorum.

Ama yinede ben size yazayim dedim belki baska bir sekilde kullanirsiniz ;




pes valla.


Animsayalim:

1. Körfez Savaşı'nın ardından bir grup pesmerge, CIA
tarafından Irak'tan toplanip ABD'nin Guam Adası'ndaki ussune goturulmustu. Burada egitilip, ileride kurulması muhtemel Kurdistan'ın "elitini" olusturacaklardi.
Guam'a goturulen bu Kurt pesmergeler orada 10 yıl egitildiler ve 2. Korfez Savasi sirasinda Kuzey Irak'a geri getirildiler. Guam'a goturulen bu Kurt pesmergeler ile CIA yetkilileri arasındaki tercumanlik gorevini kim yapiyordu sizce?

O gunun ABD buyukelciligi'nde gorevli tercuman,bugunun devlet bakani

Mehmet Simsek.





YAHU HALA NEDEN BU SALDIRILARA SASIRIYORSUNUZ, ANLAMIYORUM!!!

omerhayyam - 29/EKİ/2007 07:48
Cumhur Eray'ın yapmış olduğu yorumu çok önemli buluyorum.
1 yıldır asker teskere istiyor ama hükümet sürekli oyalıyor. Barzani ile damatların ticari ilişkilerinden dolayı oyalıyor diye düşünüyordum. Ama kendimi onların yerine koyuyorum, sadece ticari çıkarlarım var diye bu kadar olaya göz yummazdım. Ticari ilişkimi bitirir ve gereğini yapardım. Fakat yapamıyorlar, daha farklı bir sırların ortaya çıkacagından korkuyorlar. Ama ne, işte bunu bilemiyorum.


Ali Hasdemir - 30/EKİ/2007 13:19
Zor zamanlar...
Zor kararlar...
Sayın Fatih Altaylı, birinci yazınızdaki düşüncelere iştirak etmemek için hiçbir neden bulamadım. İkinci yazınıza ise özellikle bir yanıt vermemek için kendimi zor alıkoydum.
Mesleği bir an bıraktığınızı varsaysanız, yazmamanız halinde, kimleri, hangi çevreleri ne kadar çok sevindireceğini bir düşünün. Her türlü bilgi kirliliğinin ve international iletişimdeki dezenformasyonun doruk yaptığı şu anda herkesin doğruları (hatta doğruya en yakın bilgiyi de aç durumda) öğrenebilme gereksiniminin nasıl büyük bir özleme dönüştüğünü çok iyi görüyor ve çok iyi biliyorsunuz.
Konuya bu açıdan yaklaşınca, size bize uzak bir kasaba ya da köyde başını dinleme alternatifi epeyce uzak görünüyor, anlaşılan. Bu nihai karar, hep hayal gibi kalıyor.
Başka bir mesleğe geçme planı, derseniz ona hiç ihtimal vermem, bu işi layıkıyla yapan biri, başka tür alanda iş yapamıyor çünkü. Bu birçok tecrübeyle de sabittir.
Gizliliği seçen, doğruları çarpıtan ve saman altından su yürütmeyi meslek edinenlere, yani böyle bir olasılıkta etekleri zil çalacak olanlara nispet, bırakılabilir mi, üstelik bu süreçte, ciddi bir düşünmek lazım.
Esenlikler dilerim.


*Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekiyor. Eğer kayıtlı üyemizseniz her sayfanın üst bölümünde yer alan kullanıcı adı ve şifre alanlarını doldurarak giriş yapınız.

**Kayıtlı değilseniz üye olmak için tıklayın.
AnketSonuçlar
Bayram tatiliyle çakışan 12 Eylül günü nerede olacaksınız?

Oy vermek için sandık başında
Şehir dışında tatilde
Sandık harici herhangi bir yerde

Spor
Siz batırın, biz çıkarırız
Nasılsa içinden çıkamadığınız hale gelince ben ve benim gibi Galatasaraylılar yine gelir, yine kulüb ...
Rüya Otomobiller
Ford Kuga
Bir SUV'da olması gereken herşey Kuga'da ...
Seçtiğim Yazarlar
Ahmet Hakan
Hanefi Avcı’nın 7 küçük günahı
Bekir Coşkun
‘Evet’ borsası...
Ertuğrul Özkök
Hürriyet okuru çok haklı
Murat Bardakçı
Yaşını başını almış Twitter müptelâları