Tüm zamanların en iyi Ferrari'si hangisidir sorusuna yanıt vermek oldukça zordur.
Yıllar önce Fiorano'da, yani Ferari'nin test pistinde Maranello 550'yi test ederken direksiyondan inen Michael Schumacher'e sormuştum bunu.
"Galiba bu" demişti 550 için.
Ama sonları bir yerlerde galiba 430 için benzer bir şey söylediğini okudum.
Ama bence yapılmış en egzotik iki Ferrari'den biri Dino, ki asla bir Ferrari değil o bir Dino'dur, diğeri ise 250 GTO'dur.
1960'ların başında üretilemine başlanan ve hemen tamamlanan 250 GTO GT yarışları için tasarlanmış ve üretilmiş otomobildi.
GTO harfleri Grand Tourismo Omologato anlamına gelir.
GT yarışlarına katılacak otomobillerin homologasyonu için 100 adet üretilmiş olma şartı aranırken bu otomobilden topu topu 39 adet yapılmış ve bir efsane olmuştur.
250 GTO'ların hemen hepsi birbirinden küçük küçük farklarla ayrılır.
Ancak hepsinin altında kırmızı motor kapakları nedeniyle "Testa rossa' yani kırmızı kafa olarak anılan 3 litrelik 300 beyfir gücünde 12 silindirli Ferrari motorlar vardır.
Gövdenin yapımını bugün hala Ferrari ile çalışan Scaglietti firmasının yatronu Sergio Scaglietti yapmıştır.
Otomobil yarışlar boyunca sürekli geliştirilmiş, gövdelerde bazı yeniliklere gidilmiştir.
39 250 GTO'nun 4 tanesi 4 litrelik motora sahiptir ve bunlara 330 GTO denmesi adet olmuştur.
İlginçtir bu otomobilnde kullanılan ve motor dışında kalan pek çok parçayı Enzo Ferrari ve mühendisi Mauro Forghieri FİA 500'den almıştır.
1962 yılında üretim bandından çıkan GTO'ların ilk yarışı Sebring 12 Saat olmuştur.
Ferrariler bu yarışta ilk iki sırayı almış ardından 1962, 1963 ve 1964 yıllarında GT markalar şampiyonu olmuştur.
Benim de bu otomobille ilgili ilginç bir anım vardır.
Yıllar önce bir Ferrari almayı hayal ederken ve buna paramın asla yetmeyeceğini keşfedip elden düyme belki bulurum diye dolaşırken Los Angeles'ta bir galeride eski bir Ferrari gördüm.
Baktım üzerinde 1962 model olduğu yazıyor.
"İşte buna param yeter" diyip galeriye daldım.
Galerideki adam "Açık arttırma ile satılacak. Bir suçlunun otomobili FBI satıyor" diyince iyice umutlandım.
Satış günü galerideydim.
Açık arttırma başladı ve yanlış hatırlamıyorsam otomobil 2,2 milyon dolara satıldı.
Yanımdaki arkadaşımın bana hala güldüğünü hatırlarım. çnkü benim cebimdeki para bunun yüzde biri bile değildi.
Daha sonra GTO'ların rekor fiyatlara satıldığına şahit oldum.
O gün 2,2 milyona satılan otomobil daha sonra 5,5 milyon dolara el değiştirdi. Bir başkası 13 milyon dolara yakın bir fiyata satıldı.
Rekor ise bir İngiliz tarafından 24 milyon pounda satın alınan GTO'da.
Rüya garajın gerçek rüyası bu. Hatta rüya bile olamayacak kadar güzel ve pahalı...
1965'te Pinin Farina Paris Auto Fuarinda Berlinetta propotipi sunuyor... V6 Dino Motor, arkada yer aliyor. 1966’da Torino fuarinda araba güncelle$tirilmi$ (motor $ase izasina göre arka/ortasinda yer aliyor) ve ismi Dino GT oluyor. 1967 yine Torino fuarinda bildigimiz Dino 206 GT(V6-2 litre-180 ps) görücüye çikiyor 2 litrelik motoru yanlamasina oturtulmu$ (arabanin yapiminda aluminium hakim).
1969 Geneva fuarinda 246 GT sergileniyor, motoru 2,4 litrelik, 6 silindir, $ase « Mutitubulaire » (Borular ile yapilmi$ iskelet) ve aluminium yerine (kaput hariç) çelik kullanilmi$.
Gücü : 195 PS (beygir) / 7600 tr/min (devir/dak) yani 81 PS/litre (8000 tr/min çikilabiliyor)
Araba sogukken hassas ve dikatli kullanilmasi gerekiyor, vites kutusu çok sert… Dino’yu ancak yagi isindiktan sonra tam anlamiyla kullanabiliyorsunuz (o zamanin bir çok arabasi gibi) ve 0’dan 100 Km hiza 7 saniyede ula$abiliyorsunuz (hiz 240 km/h).
Motor öyle monte edilmi$ ki, bakim yaptirmak çok zor (Motor’u çok hassas). Islak zeminde arabayi sürmek bol dua ve soguk kanlilik gerektiriyor!
Enzo Ferrari 12 silindir olmayan arabalara Ferrari logosunu vemiyordu! 1956’da ölen Dino Ferrari’nin ismi V6 motorlarda kullaniliyordu…246 GT’ye verdigi önemi göstermek için (ve konseptine ters dü$memek adina)…oglunun adini arbaya takti…
Not: Miura’ya kar$ilik, Ferrari ile Pinin Farina Daytona modelini çikarttilar… O zamanin en iyi arabalardan biri !
metalium - 02/MAR/2010 14:41
Rakamlara bakmadığınız sürece “ en iyi “ hep göreceli bir kavramdır. Rakamlar da hisleri ölçmez maalesef... Schumacher aynı zamanda çok zeki bir Pazarlamacı olduğu için söylediği doğru, yani “sonuncusu daima en iyisidir” çünkü satılacak güncel araçtan bahsediyorsunuzdur. Italia’yı kullandıktan sonra da “en iyisi bu” demiş olabilir. (Muhtemelen bundan sonra da aynı şeyi SLS için söyler.)
Teknolojik açıdan “en iyi” Ferrari şu an için Italia, ama Enzo dışında F355’den bu yana neredeyse son 15 yıldır tek düzgün araç tasarımı yapamamış bir firma için teknoloji tek başına nereye kadar yeter bilemem. Bir zamanlar (bilgisayarla ve mantıkla değil) kalple ve elle yapılan tasarımlar artık tarih oldu. 250 ve Dino bu tür tasarımlara ait örnekler, sadece bu nedenle bile saygıyı hak ediyorlar.
“Egzotik” ise başka bir kavram. Genelde spor otomobiller için kullanılsa da “Egzotik” kelimesini hakeden araçlar genelde prototiplerdir. (Artık yayınlanmasa da bir zamanlar yalnızca sıradışı otomobilleri tanıtan “Exoticcars quarterly” diye harika bir dergi bile vardı, meraklılara naçizane tavsiyemdir.) Sözkonusu marka Ferrari olunca hemen tüm modeller bir nedenle sıradışı olmakla beraber, bu markanın bir modelini Egzotik yani “yabancı, alışılmadık, tümüyle farklı” olarak nitelendireceksek ilk sırayı bence tartışmasız olarak ‘69 yılında tanıtılan 512 S Berlinetta Speciale alır. Sonraları Ghia’da ünlenen tasarımcı Filippo Sapino’nun “magnum opus” u olan bu araç, öncesinde ve sonrasında yapılan seri veya prototip tüm Ferrari’lerden uzak ara “egzotik”tir. Çağdaş Ferrarilerden bahsedeceksek, Pininfarina’da çalışırken Enzo’yu da tasarlayan Ken Okuyama’nın 550 Maranello üzerine Pininfarina’nın 70. yıldönümü anısına 2000’de tasarladığı “Rossa”, “Miss Exotica” tacını takar.
Ümit Pehlivan - 02/MAR/2010 18:00
Araba ile devam edelim, bu sefer vahim bir marketing hatasi anlatmak istiyorum
-----------------
Renault yeni bir SUV piyasa sürdü adi "Koleos"...
Sorun bakalim Ilber Ortayli'ya veya Murat Bardakçi'ya Koleos ne demek eski yünanca'da...
Ferrari yetkilileri, halka satılmak üzere ortadan motorlu bir spor otomobil üretmeyi hemen hemen Lamborghini ile aynı anda düşünmüşlerse de, Enzo Ferrari’nin çok güçlü ve ortadan motorlu bir spor aracın, sıradan sürücüler için tehlikeli olacağı yönündeki iddiası nedeniyle, bu düşünceyi nispeten “güçsüz” motorlu Dino’da uygulayıp Miura’ya kendi klasik üretim şekilleri olan, önde uzunlamasına V12 motora sahip Daytona ile yanıt verdiler. Daytona, performans olarak Miura’dan aşağı değildi ama tasarımı ve konsepti nedeniyle Miura’nın daha çok ses getirmesinin ardından, Ferrari de ortadan 12 silindirli güçlü bir motora sahip 365 GT4BB’yi üretip geliştirmeye çalıştı. Ama bu araç, piyasaya çıkışı 70’lerin ilk yarısında başlayan petrol krizine denk gelince ekonomik durgunluğun kurbanı oldu.
Hem büyük rakamlarla üretilen “bilinen” Dino, hem Daytona, hem de BB, o yıllarda Pininfarina’da çalışan Leonardo Fioravanti’nin tasarımlarıdır. Ama Dino’nun klasikleşen tasarımının ana hatlarının ilk kez görüldüğü araç, Aldo Bravarone’ye ait olan ve pek sergilenmeyen bir tasarım çalışması protipidir. (1965’te, McLaren F1’den 25 yıldan uzun süre önce 3 adet üretilen, 3 kişilik ortadan V12 motorlu süperspor bir Ferrari olan 365 P’de de bu çizgiler neredeyse aynen kullanılmıştı)
Fuarlarda ilk sergilenen Sarı renkli prototip Dino ise, Le Mans’ta yarışmış şasi üzerine yapılan bir araçtır. Pininfarina’da o dönem yeni işe başlayan 23 yaşındaki Paolo Martin’in şirketteki ilk tasarımı olup üretilen Dino’lardan çok farklıdır.(P.Martin, daha sonra Ferrari’nin en “aykırı” prototiplerinden biri olan Modulo’yu da tasarlamıştır) Bu iki “Dino”msu tasarımdan sonra da Fioravanti, büyük adette üretilen ve bugün Dino dendiğinde akla gelen güncel tasarımı oluşturmuştur.
Kıssadan hisse; Evrim, yalnızca insanlara veya reklamlarında bu ögeyi hep kullanan Porsche’ye has bir gelişim değildir. Ferrari, Jaguar, Lotus, Aston Martin gibi diğer firmalar da tarih içinde modellerini evrimleştirerek bugünlere gelmişlerdir. Tabii hiçbiri Porsche kadar tek bir modeli sürekli evrimleştirmeyi kafaya takmadan..
Bu arada, Otomobil tarihinde Koleos öncesi de "isim" faciaları oldu. İlk aklıma gelenler, Chevrolet "No va" ya da Buick " Lacrosse"
Ümit Pehlivan - 06/MAR/2010 14:39
Ispanya'da ve ispanyolca konu$an ülkelerde Mitsubishi PAJERO çok "ayip" bir model idi !
:)
Ho$çakalin
Ümit Pehlivan
*Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekiyor. Eğer kayıtlı üyemizseniz her sayfanın üst bölümünde yer alan kullanıcı adı ve şifre alanlarını doldurarak giriş yapınız.