DÜN "Bülent Arınç'ın bana ve Deniz Baykal'a kızması, arka bahçesine girmiş olmamızdan mı acaba" diye sordum. Bülent Arınç hemen aradı.
"Hiç alakası yok. Herhalde siz yanlış anladınız ya da ben iyi ifade edemedim. Sizin Cübbeli Ahmet'i konuk etmeniz çok güzel. Bir dönem Türkiye'de öcü olan insanların öyle olmadığı ortaya çıkıyor. Deniz Bey'in Cübbeli Ahmet'e geçmiş olsun demesi de öyle. Eskiden olsa bu mümkün değildi. Bana göre Deniz Bey'in hatası, Cübbeli'yi izleyip eğleniyorum demesi oldu. Yoksa geçmiş olsun demesi Türkiye'de artık öcülerin olmadığını gösteriyor" dedi.
Teke Tek Özel programlarını kaçırmadan izlediğini, programın Türkiye'de herkes tarafından izlendiğini, kendisi izleyemese bile eşinin her programı mutlaka izlediğini anlattı.
Ben Bülent Arınç'a, Balçiçek Pamir'in dün yazdığı "Ya Münevver Arınç'ın odasını birisi bassaydı" başlıklı yazıyı sordum. Çok samimi yanıt verdi:
"Aslında oda basma falan yok. Orada iç içe iki oda vardır. Birinde oturulur. Ben de orada oturdum yıllarca. Başkanvekilleri oturur. Milletvekilleri gider oturur. Her zaman kuru pasta falan vardır. Arkasında da oturumu yönetmek için mecburi olan kıyafetleri giyinmek için bir oda vardır. O odada namaz kılmak isteyenler için de bir seccade bulunur. Ben herkesin girip çıktığı o odaya girdim. Baskın falan değildi. Hatta ben girdiğimde içeride Murat Özkan da oturuyordu. Selamlaştık. Hoşgeldiniz dediler. Fakat şimdi düşünüyorum da, galiba ben biraz fazla sert girdim söze. Ayıp ettim galiba.
Yani sert derken eleştirimi sert yaptım. Biraz daha düşük tonda konuşabilirdim. Hatam orada oldu. 'Bu nasıl yönetim' mi dedim, 'Böyle mi yönetilir' mi dedim tam hatırlamıyorum ama biraz sertçe konuştum. 'CHP'li gibi davranıyorsunuz. Tarafsız olun biraz. Bu gidişle kavga çıkacak. Bunun sonu iyi değil' dedim. Ama tonlamam biraz hatalı oldu herhalde. Belki de Güldal Hanım'a, daha doğrusu bir hanıma söylememem gereken bir şey söyledim. 'Meral Akşener'i örnek alın' dedim. Galiba bu sözüm kadın psikolojisine biraz aykırı oldu. Bir kadına başka bir kadını örnek göstermek, Güldal Hanım'a ağır bir örnek gelmiş olabilir.
Şimdi 'Biraz daha düşük tonda konuşabilirdim. En azından biraz hoşbeş edip sonra uyarılarımı yapabilirdim' diyorum."
Bülent Bey'den anladığım, Güldal Mumcu'ya söylediklerinin değil ama söyleyiş biçiminin özeleştirisini yapmış ve kendini "hatalı" bulmuş.
Bu bile önemli.
Bavuldan ihbarcı çıkabilir
TARAF Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu'nun Balyoz Planı'nın belgelerini savcılığa götürürken kullandığı bavul da ayrı bir inceleme konusu oldu.
Bavulun markası "Faith" yani "İnanç".
Bu durum hem Baransu'nun hem de ilgili savcıların dikkatini çekmiş.
Belgeler Baransu'ya bu bavulla gelmiş. Geri gitmiş. Sonra tekrar gelmiş.
Son gelişinde Baransu bavulu savcılara götürmüş.
Savcılar şimdi bu bavuldaki parmak izlerini inceleyerek, bavulu getireni, yani gerçek ihbarcıyı ortaya çıkarmayı düşünüyorlar.
Bavulun alındığı yer de belli: Miray Çanta.
Eğer gerçekten isteniyorsa, Miray Çanta'da kesilen faturalardan ya da kredi kartıyla yapıldıysa bavul için yapılan ödemeden bavulu kimin aldığına ulaşılabilir. Bunlar yoksa bile en azından alındığı gün belirlenirse MOBESE kayıtlarından ihbarcı bulunabilir.
Ancak şunu da unutmamak lazım; bavulun kimin tarafından alındığı ya da gerçek ihbarcının kimliği, bavulun içindeki belgelerin önemini ortadan kaldırmıyor.
Olmadı Bardakoğlu
BU ülkede herkes kuyuya taş atmaya bayılıyor.
Son "taşçı" Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu. Bugüne kadar "aklı başında" bir adam olarak bildiğimiz Ali Bardakoğlu, "Akşamları yarım saat televizyonu kapatın. O saatte herkes evde Kuran okusa, Kuran okumayı bilmeyen evlerde kasetten Kuran dinlense" buyurdu.
Bu kabul edilemez bir açıklamadır.
Elbette ki, canı isteyen Kuran okuyabilir. Aşk-ı Memnu'da kim kimi götürecek diye merakla izlemeyi tercih edenlere alternatif olarak "Televizyonlar kapatılsın" denemez.
Kuran okumak isteyen için sabahtan akşama Kuran okunan radyolar, televizyonlar zaten var.
İsteyen bunları izler, dinler.
Kimseye zorla Kuran veya başka bir kitap okutamazsınız.
Okutursanız, o rejimin adı "laik, demokratik cumhuriyet" olmaz. Böyle bir zorlama din devletlerinde bile yoktur.
Bardakoğlu çok talihsiz bir açıklama yapmıştır.
Hem de çok talihsiz.
Bu açıklamayı yapan birinin, laik bir cumhuriyetin Diyanet İşleri Başkanı koltuğunda oturması züldür.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gereksiz konuşmanın başa bela olduğunu anladığımız zaman
Yalnız, çıkanlar içerisinde Yasemin CONGAR' ın CIA ajanı kocasıda çıkabilir.
M. Bahaddin DOĞAN
ANTALYA
Hursit - 08/ŞUB/2010 02:37
Sayın Altaylı,
Bülent Arınç aslında sizi hiç sevmez ;
bunu NTV de 'Güldal Mumcu' olayın ile savunmasını yaparken apaçık ortaya vurdu ve hiç alakasız bir konuyu ortaya attı :
-alıntı-
' Bunlar böyledir işine geleni gündeme oturturlar, o malum kanalda nasıl bir hoca efendiyi işlerine geldiği gibi 1 numaralı gündem yaptılarsa, bu konuyu da istismar ediyorlar'
Prof. Ali Bardakoğlu'nun sözlerinin çarpıltığına inanmak istiyorum; konuşmasının tümünü okumak isterdim.
Pembe dizilerle kadınlarımızın, 'Polatlarla' gençlerimizin manipüle edildiğinden hepimiz yakınıyoruz.
Sanırım Bardakoğlu aslında bu toplumsal probleme işaret etmek istemiş olabilir.
Faith serisi bugünlerde promosyonda 3 lü set % 50 indirimli web sitelerinde satılıyor.
İnsan güzel bir 'hardcover' Samsonite almaz mı ?
Sam amcanın işi böyledir, cimriliği tutarsa hep bunu yapar.
:::))))
Hursit - 08/ŞUB/2010 03:11
Güzel başlıkları görünce bugünlerdeki asıl uluslarararası gündem maddelerini gözden kaçırmayalım:
Münihteki Uluslararası Güvenlik Konferansı başlıkları :
Rasmussen (Nato Genel Sekreteri) : NATO global aktör olmalıdır.
Von Guttenberg (Alman Savunma Bakanı):
NATO nun oybirliği ile karar alma kuralını değiştireceğiz.
Ukrayna ve Gürcistanı NATO üyesi yapacağız.
Liebermann (ABD Senatörü ) :
İran'a askeri darbe kaçınılmaz.
Ahmedinejat (İran Cumhurbaşkanı ) :
% 35 zenginleştirilmiş Uranyum üreteceğiz
Kovaçev (Rus Delegasyon Başkanı) :
Gürcistan ve Ukrayna NATO üyesi olursa ve NATO global aktörlüğe soyunursa, soğuk savaştan çok daha kritik günler olabilir.
...
Bu başlıklardan ne ortaya çıkıyor ?
Almanya Rasmusseni Genel Sekreter yapmakla NATO yu ele geçirmeyi hedefliyor.
Gürcistan ve Ukraynaya , AB adayı Türkiyeden çok daha fazla iltimas ve seyahat serbestisi tanıyan Almanya aynı 1917 (Enverland) döneminde gibi KAFKASYA ve Orta Asyaya göz dikmektedir.
Almanya'nın Afganistanda gitgiderek yoğunlaşan ANGAJMANI bu planın bir parçasıdır.
Türkiye dış politika üretmekle avunuyor, ama NATO da Rasmussen olayında boyun eymekle ve Fransanın askeri yapıya müzakeresiz geri alınmasına izin vermekle;
iki çok büyük hata yapmıştır.
(1. kritik hata Evrenin haigin sözüne inanıp Yuanistanın geri dönüşüne izin vermesi idi - o zaman AB ye üyelikte en önmeli kozu elimizden vermiştik)
Kritik döneme 1 az sonra gireceğiz, BM İran hakkında karar verecek. Türkiye asıl o zaman RENK vermeye zorlanacak.
Ya ABD ile beraber olacak , ya da ABD ye karşı duracak.
Belki Mart ayı AKP iktidarının ve Türkiye'nin dönüm noktası olabilir.
Güçlü ve moralli TSK ne her zamankinden fazla ihtiyacımız olacağın kimse unutmasın.
Polis ve Jandarma daki tarafsızlık mutlak sağlanmazsa;
ülke içerden boşaltılır.
ABD karşıtı olacaksak ve İrana askeri müdahaleye karşı çıkacak veya en azından tarafsız kalıp topraklarımızı kullandırmayacaksak;
içerde mutlak güvenliği sağlamamamız lazım. Kuzey Irak'ta da PKK ya karşı onlar harekete geçmeden mutlak darbe vurulmalıdır.
Yoksa PKK da İrana karşı ABD saflarında yer alırsa;
Barzani gibi ABD nin İrana karşı vazgeçilmez müttefiği olabilir ve Türkiye'nin bölünmesine ABD start verebilir.
.......
GÜNDEM suni konularla sulandırılmayacak kadar KRTİK ve CİDDİ
Direk mail atsam muhtemelen umursamayacak veya işine gelmeyecek. Hem de insanlara ulaşmamış olacak çelişkisi. O sebeple buradan Ali Bulaç'ın 'Din Hanesi' yazısına bir yorum yazmak istiyorum. Kendi gazetesinin web sitesinde yok...
Ne yazmış Ali Bulaç?
****************
1) İnsanların dinî inançlarından dolayı ayrımcılığa uğraması kabul edilemez. Yasalarda ve mevzuatta buna ilişkin hükümler varsa, bunların düzeltilmesi gereklidir. Bunun için dinî inancı bütünüyle yok saymak gerekmez.
2) Dinî inancın açığa vurulması temel bir haktır. Ucuz bir propaganda sonucu "kimse dinî inancını açığa vurmaya zorlanamaz" deniyor. Fakat "kimse dinî inancını gizlemeye de zorlanamaz". Ben kişisel olarak dinî inancımı gizlemek istemem. Dinimin nüfus cüzdanımda da yazılmasını isterim. Dinim benim asli kimliğimdir, başka hiçbir kimlik (etnik, bölgesel, şehir, dil, cinsiyet, meslekî, siyasî vs.) dinî kimliğimden daha önemli değildir. İnanmış Müslümanlar Kur'an-ı Kerim'de açıkça yer aldığı üzere "O (Allah) sizi Müslüman olarak isimlendirdi." ayetinin hükmüne can-ü gönülden inanırlar, bağlanırlar ve Allah'ın bize verdiği bu şerefli ismi/kimliği üzerlerinde taşırlar. AİHM, biri istemiyor diye milyonlarca insanı bundan mahrum etme hakkını nereden kendisinde bulur? Biri şeker hastası, AİHM milyonlarca insana tatlı yasağı koyuyor.
**********************
Birinci madde son derece doğru, ikinci maddede ise sayın Bulaç kasıtlı bir çarpıtma yapıyor. Nedir?
Bir kere nüfus cüzdanlarından din hanesi çıkartılınca insanlar dini inançlarını gizlemeye zorlanacakmış gibi bir izlenim uyandırma gayretinde, sırf islam olmayan veya inanmayanlar üzerindeki baskılarını sürdürebilmek için...
Nüfus Cüzdanında din hanesi yer almadığında isteyen 'Benim dinim bu' diye elinde davul zurnayla gezebilir, gazetelere parası karşılığında ilan verebilir, gittiği devlet dairesinde 'Benim dinim şu kardeşim' diyebilir. Buna karşı bir yasak gelmiyor. Gelseydi o zaman sayın Bulaç haklı olurdu. Ama dinini beyan etmenin önünde bir engel yok...
Mevcut durumda ise Nüfus Cüzdanlarında din hanesinin bulunması, farklı inançlara sahip veya inanmayan kimselerin hayatlarını zorlaştırmakta ve onlara bunu beyan zorunluluğu getirmektedir. Din hanesinin olmamasının insandan götürdüğü birşey yoktur. Bununla birlikte olmasının götürdüğü pek çok şey vardır.
Diyorlar ki bir kısım 'Boş bırakın'...
Peki Nüfus Cüzdanında Din hanesini kaç kişi boş bırakmayı göze alabilir? Devlet dairesine gidince bakacak oradaki muhafazakar, din hanesi boş. Yokuşa sürecek.
Polis çevirip kimlik soracak, bakacak din hanesi boş, kıllık yapacak.
İşe başvuracak vatandaş. Herşey olumlu, tam başlayacak, firmanın veya devlet dairesinin personel müdürü bir bakacak din hanesi boş, anında vaz geçecek vatandaşı işe almaktan.
Sayın Bulaç aklınca bir de çözüm önermiş, herkesin dini yazılsın 'Hristiyan, Musevi, Müslüman, Agnostik, Ateist, Budist vs.' diye.
Sorarım size, ilk 3'ü haricindeki herhangi bir inanç biçimini gidip de yazdırmaya cesareti olan var mı?
İnsanın çoluk çocuğunun bile burnundan getirirler alim allah...
Peki bu korku ve ısrar neden? Niçin din hanesi kalkmasın istiyorlar ısrarla? Yazalım...
1. Yıllardır bir '%99'u müslüman ülkeyiz' yalanının meydana çıkmasından korkuluyor.
2. Yarın ola ki 'Herkes inandığı gibi yaşayacak' söylemini gerçekleştirmek gerekirse, ateist bile olsanız din hanesinde müslüman yazdığı için islami bir hayat tarzına zorlanabilmeniz için
3. Din hanesi kalkınca bir süre sonra ibadethaneler de devlet kontrolünden çıkacak ve bağışlı sisteme geçecek. O zaman da bu kadar ibadethanenin gerekli olmadığı ortaya çıkacak.
Daha çok sayılabilir...
Ama temelde yatan sebep, 3 büyük din dışındaki inanışlara sahip insanlar üzerinde baskı oluşturmak, cesaret eden olursa da daha büyümeden ezerek yok etmektir.
Burada sayın Başbakanımızın tutumunu takdirle karşılıyorum. Kendisi ilk söyleminde özgürlük ve demokrasi adına gerçekten kendi içinde bir tutarlılığa sahip olduğunu gösterdi. Darısı yakın zamanda yenilenecek olan Nüfus Cüzdanlarına bunun uygulanmasının başına...
Herkese sevgi ve saygılarımla
Hursit - 08/ŞUB/2010 04:10
Az önceki mesajımla birleştirilmesi uygun olabilir :
Yazarın demek istediği ve kast ettiği Cumhuriyet Çocukları = O..çocukları !
' Bu, toplumu yukarıdan-aşağıya dönüştürmeyi amaçlayan “Kemalist devrim”dir. Hattın bir yanında bu devrimin bekçiliğini yapan “devlet” ve bu bekçilikten çok memnun olan “Cumhuriyet çocukları” yer alır.'
Yazarın açıkca hakaretine bakınız :
Apaçık askere haydut , CHP ye faşist diyor.
'CHP titreyip genlerine döndü ve Recep Peker’in 30’lu yıllarda İtalyan faşizminden ilhamla geliştirdiği “Altı Ok”a yeniden sarıldı. Üniformalı haydutlar ise yeniden bıçak bilemeye başladılar; bu kez DP’den bile daha “karşı devrimci” saydıkları AKP’yi devirebilmek için.'
Alttada MHP ye yağdanlık yapıyor
'Ben, hiç MHP’li olmamış, ama yine de en azından büyürken “ülkücülük” dünyasından çok da uzak kalmamış biri olarak, bu duruma MHP adına üzülüyorum. Düşünce dünyama büyük katkıları olmuş rahmetli Erol Güngör gibi büyük mütefekkirler yetiştirmiş milliyetçi geleneğin, “millet”ten ziyade “devlet”i esas alır gözükmesini, trajik buluyorum.'
Bu yazar alçakca Devletin kurumları olan TSK ne ve ana muhalefet partilerine ve şahsiyetlerine hakaret ediyor.
TIMUR - 08/ŞUB/2010 09:48
Sayin Arinc
Zaten her zaman yumusak tonda konusuyor?
Yoksa Avukat bey Akilli Sayin Arinc
Kendisinin agir tonda konustugunu net olarak soylememismi??
Evet insan kendini dokunulmaz ve her seyin ustu olarak gorurse er veyahut gec kendi kendinin suclulugunu kendi agizindan soylemesinden baska dogal bir sey yoktur....
TIMUR - 08/ŞUB/2010 09:52
Bavulu kim aldi
Bavulu kim satti
Bavulu kim kime verdi
Bavul bu tarikatin su tarikatin olsa ne yazar??
Isin asli su
'TARAF GAZETESI' nin matbaasi kim??
'TARAF GAZETESI' sini sen kendi matbaanda basarmisin? bedavaya??
'TARAF GAZETESININ' BAS YAZARI KIMDIR?? BU BEY 5 SENE EVVEL NE TUR kitaplar yaziyordu?? da simdi sadece tek konulu haber yapior??
Soksa sayin yazar parayi buradanmi buldu?? ne kadar buldu??
Diye arastirma yapilsa her sey net olarak gorunur..
TIMUR - 08/ŞUB/2010 09:56
Peki Sayin Bardakoglu
Bu ulkede aksama kadar ilahi okuyan
dini filim izleten
gunun en az 16 saatinde kuran okuyan kanallardan haberdar olmayan bir diyanet baskanimiz??
Bu vahimdir??
Yoksa maasa zammi istiyor sayin Bardakglu...
Dersimiz : Din
Konumuz: Muhammedin hayati
Ucretimiz: Oy ve zam
Para nederen gelecek????
Is nereden bulunacak??
Degirmenin suyu nereden gelecek??
Allah verir..diyerek yasiyacagiz oglemi?????
Iyi evde otur kuran oku Allah versin...........
Uyanin uyan artik millet uzaya otel yapiyor...
Biz hala dogru durust milletvekillerinin dokunulmazliklarini kaldiramiyoruz??
Hala uyuyormuyuz??
Yoksa artik para yag cekme politikasinda oldugunu herkez gordumu??
Peki ne yapmaliyiz??
hayyamyam - 08/ŞUB/2010 10:32
İLK BAKIŞTA
güzel gibi görünüyor tam gün yasası...
ama her yaptıkları düzenlemede olduğu gibi buda bubi tuzakları ile dolu...
detaylara girmeye gerek yok.
tayyip baba nın çok yakın akrabası olan bizim patronun doktor kızı ve damadı bile ateş püskürüyorsa bu işte kesinlikle falso vardır
hemde roberto carlos :)))) falsoo suu.
bu düzenlemede bizi (sigorta acenteleri) de bakkal hasan a çeviren bir düzenleme var...
neymiş
efendim doktoların hepsi mesleki sorumluluk sigortası yaptıracak..ne güzel...
ama primin yarısını ya döner sermaye yada özel sağlık kuruluşu karşılayacak... vay anasını beaaa
buda nedemek
birileri toplu olarakk bu sigortaları düzenleyecek...bazıları yeni bir yeme kanalı bulmuş olacak...
komisyon %25 çünkü.....
biz burada bakkal hasan olarak kalacağız....
brokerler ve yandaşlarda avm olacak..........
şimdi söyleyin bana ben böyle başbakanı nasıl seveyim.....
yarabbim bana sabır verr elimden bir kazaa kaza çıkmasınnn
sen bana sabır verrrr sen bana sabır verrr
bana hakim olmasın kötü fikirler....
sevgilerr....
Ümit Pehlivan - 08/ŞUB/2010 10:58
Fransada bir kaç sene evvel bir kitap çikti:
"La CIA en France: 60 ans d'ingérence dans les affaires françaises" Fransada CIA: 60 yil fransiz içi$lerine yönledirme çabalari...
Ne yaziyor o kitap?
2. dünya sava$indan sonra Fransayi nasil izaya sokup ABD ekseninde tutmak için amerikan ajanlarin neler yaptigini ve onlar ile hangi fransiz politikacilar hareket edip kendi ülkelerine kar$i casuzluk ve destabilizasyon yaptiklarini ele aliyor...
Zengin i$ adamlari büyük $irketler kurup hem i$ hayatina hem sosyeteye yakinla$iyorlar..çevre yapiyorlar...
Medya'ya giriyorlar veya yakinlarini sokuyorlar...
ve Türkiye'de son 40 yil olan bitene çok benzeyen durumlar...
Dün ak$am Fatih bey soruyordu... böyle bir olu$um olabilir mi...
Zayif ülkelerde olur!
Ama o ülkeye kar$i zor olur... o ülkenin bir kismi buna izin verecek hatta yardim edecek... yoksa CIA MIA gibi ajanslar hiç bir $ey yapamazlar... sorun onlarda degil... sorun bizde!
iki örnek vereyim:
Kuba 1961 Bahía de Cochinos (Domuzlar körfezi) CIA Fidel Castro'yu indirmek için çikarma düzenliyor... askerlerin çogu öldürülüyor ve CIA kaçiyor... O gün bu gün Kuba bildiginiz komünist ada !!!
$ili 1973 Salvador Allende...Sol egilimli hükümet... ABD rahatsiz ve CIA destabilizasyon yapiyor... $ili Subaylarin yardimiyla Allende'yi Devlet sarayinda kistirip intihar ettiriyorlar ve Pinochet yerine oturtulmu$tur!
Ho$çakalin
Ümit Pehlivan
Not: 2012'de Milli Takimimiz bütün maçlarini evde oynayacak !!!
oguztolga - 08/ŞUB/2010 12:25
Başbakanın gerçek gündemden ödü kopuyor,hükümetin de.
Bu nedenle sun'i gündem pompalanıyor ve gerçek gündem halının altına süpürülmek isteniyor.
Tekel işçilerinin hali pür melqlinin bu derece gerçek destek görmesi hükümetin paniğine neden oluyor.
Genel Grev olursa çuvallayacaklarını düşünüyorlar.
tekelcilere para yerine mühlet vermeyi bu nedenle istediler.
Bülent Arınç,Başbakanın karısının 3yıllık GATA macerası ,alevi çalıştayı vs hikaye.
Ödleri patlıyor gerçeklerden
%20 işsiz.
İşli olanlar sendikasız.
Sendikalı olanların çoğu sarı sendika vari AKPE ye kurban edilmeye hazır.
Din ivmesine rağmen,tüm mağdurşuk edebiyatıuna rağmen,yeteneksiz ve iktidarsız CHP/MHP muhalefetine rağmen oyları düşüyor.
GİDİYORLAR
Sari Lacivert - 08/ŞUB/2010 12:54
Bulent Arinc’in ozru kabahitinden buyuk. Yok daha yumusak tonda konusabilirmismiste yok bilmemneymiste.
Yahu Bulent Arinc sen kimsin, Guldal hanim’a isini ogretmek yada ona akil vermek senin haddinemi dusmus?
Birincisi bir bayanin odasina oyle dalinmaz ikincisi bir bayanla boyle konusulmaz.
Tabi bu raconlari bilmeniz icin ilk once hanimlara sayginiz olucak ama koylerinde kadinlara ikinci sinif insan muamelesi yapmaya alismis bu kafalarin meclis koridorlarinda ve odalarinda bu tur cirkinliklerinede sasmamak lazim.
AKP’de acaba kac tane bayan milletvekili var? Adamlar parti olarak kac tane hanimi aralarina almis iste bu sorunun yanitini buldugunuzda zaten bu kafalarin hanimlara niye 2.sinif insan muamelesi yaptiginida ogrenirsiniz.
Merve Kavakci’yi sarip sarmaliyip mumya gibi meclise sokup turbani siyasi simge olarak kullanmasini bilenler ilk once bir hanimin odasina nasil girilecegini ogrensinler.
Simdi burda beyin jimnastigi yapalim ve bir soru soralim;
Eger Guldal hanim basi kapali bir hanim olsaydi Bulent Arinc onun odasina ayni sekilde girip ayni uslupla konusabilicekmiydi?
Tabiki hayir, o zaman Bulent Arinc’a diyorumki ya oldugunuz gibi gorunun yada gorundugunuz gibi olunuz laf salatasiyla milleti uyutmaya kalkmayiniz..
***
Fatih bey demiski;
“Bavulun kimin tarafından alındığı ya da gerçek ihbarcının kimliği, bavulun içindeki belgelerin önemini ortadan kaldırmıyor.”
Valla Fatih bey modern hukukta kanunsuzca ve hirsizlikla elde edilen hic bir belge mahkemede islem gormez.
Mesela illegal suc orgutleriyle mucadele eden FBI-MI5 gibi devletin resmi guvenlik birimleri bile, eger hakimden izin almadan bu suc orgutlerinin telefonlarini dinlediyse, bunlari mahkemede delil olarak gosteremez cunku bu delillerin elde edilisi ‘kanunsuz’ yollarla olmustur.
Peki Turk Silahli Kuvvetlerini ve Genelkurmayimizi soyup sogana cevirip bu ulkenin bekasi ve ordumuzla ilgili bilgi ve belgeleri Cumhuriyet dusmani medya mensuplarina peskes cekmek ne kadar kanuniki o belgelerin onemi ortadan kalkmiyor?
Oyle ya Turk Silahli Kuvvetlerinden belge ve bilgi calip yandas medyaya servis yapicak kadar serefsiz olanlarin o belgelerde oynama yapma ihtimalini soylemeye dahi gerek yok dolayisiyla o belgelerin hic bir hukuki hukmu yoktur.
Bugun Ingiliz Ordusundan, birakin bavulu falan, bir dosya kagidi boyutunda belge calinsa ulke ayaga kalkar bunu yapanlari bulur ve vatan hainliginden yargilarlar ama bizim ordumuzdan BAVUL BAVUL evrak belge caliyorlar ve hic kimse cikip su soruyu soramiyor;
‘Bizim ordumuzdan bu belgeleri hangi serefsiz calmis ve bunlari calan vatan hainlerinin daha baska belgeleride calip Yunan Gizli Istihbahrat Servislerine satmadiginin bir garantisi varmi?’
Cogu duzmece belgelerle bu ulkenin ordusuna saldiran rejim dusmani Taraf gazetesi agizlarina yakismiyan demokrasi kavramlarini ve palavralarini bir kenara biraksinda, kendilerine o belgeleri peskes ceken ve bu ulkeyi 3 kurusa satmayi hazir olan vatan hainlerinin isimlerini aciklasin..
***
Diyanet isleri baskani herkez aksamlari televizyonlari kapatip yarim saat kuran okusun fetvasi vermis!.
Hic sasmadimda hic kizmadimda cunku adamlar acik secik ilk once dini somuren siyasetcilerle, sonra mahalle baskisiyla, gunluk yasamdan devlet kurumlarina dini degerleri referans alma ve dikta etme mucadelesine zaten girmislerdi ve bu mucadelenin evlerdeki yasam bicime sicramasinada an kalmisti.
Masallah Ali Bardakoglu, citayi biraz daha yukari cekerek, insanlarin mahremi olan evlerine bile dini degerleri dikta etmeya basladi ya helal olsun.
Bulent Arinc yada Tayyip bey bugun nerdeler acaba Ali Bardakoglu’nun teklifinede bir yorum yapsalar ya;
‘Laik, demokratik bir Cumhruriyette insanlarin mahremi olan evlerinde ne yapip ne yapmiyacaklari konusunda racon kesmek Diyanet isleri baskaninin haddinemi dusmus’
diyerek hesap sorucak yetkili varmi bu memlekette yoksa, yandas medya gibi, yandas Diyanet Isleri Baskanidami dokunulmaz?..
TIMUR - 08/ŞUB/2010 13:37
Devamli
Alcak ses tonunda ve yumusak sesli
Sayin avukatlarimizdan sayin Arinc bey .Bu tonda cok yol almistir .Ve bu duruma sesi sayesinde ve kivrak zekasi sayesinde gelmistir
Ama o gercek olmayan tavrini TBMM si baskanina ses tonunu yukselterek kendinin ustun oldugunu ima etmesi demek
Sucunu kabul etmek demek degilmidir??
Bu aci bir ibare degilmidir??
Bu duruma er gec dusecegini ben biliyordum ama yinede yumusak inis yapti
Ve SUCUNU KABUL ederek ozur diledi.........
Ammmmmmmmaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Dahe Sayin Arinc beyden bakalim neler gorecegiz??
oguztolga - 08/ŞUB/2010 13:47
Bardakoğlu değilmiydi ;
Zincirlikuyu mezarlığının kapısına ""Herfani birgün ölümü tadacak""lafını yazdırıp ordan geçenlere din dersi veren.
Bardakoğlu değilmiydi 1950 ylında yılbaşına """DENK""gelen ve her yıl kamer takvimine göre zaman değiştiren Hazreti Muhammedin doğum yıldönümünü 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na denk getirtip(!) sabitleyen .
Bardakoğlu değilmiydi halifemiz ru-i zemin adayımızın doğum günü mü Peygamberimmizin doğumgünü mü?Sorularına zahmet edip cevap yazmayan.
Bu dincilerin kafaları akılsızlıkla malul.
Düşünmye bile korkuyorlar allah çarpar diye.
Onların kafasındaki allah ,Humeyni cisminde.
Asan kesen öldüren yakan filan.
Hiçbirisi adam olmaz ,bakan da olsa meclis başkanı da diyanet işleri başkanı da ,cumhurbaşkanı veya başbakan da olsalar olmaz.
Kalkıp şunu söyleyemiyor;
Ey Türk halkı 5-7yaşlarındaki 12-14yaşlarındaki sabi sübyana anlamadığı dilde kuranı kerim ezberletmeyin.
Akılını kelepçelemeyin.
Bırakın zamanı gelince o Türkçe okuyup anlasın.
Kalben iman önemlidir ama bırakın aklen de iman etsin ve imanı tam olsun.
Körü körüne Arapça metinleri ne olduğunu bilmeden ezberleyip o oyunla geçmesiş gereken zamanları harcamasın.
Ozaman diyanet işleri başkanı olur yoksa son görüntüsü sıradan bir Ofli hoca.
En son müslüman oldular diye arayı yobazlıkla kapatmaya çalışan.
hakanyildirim - 08/ŞUB/2010 13:51
simdi rica minnet kuran okumayi tavsiye ediyorlar ,5 yil sonra zorla okuturlarsa hic sasirmayin..))
sadison - 08/ŞUB/2010 14:17
Şimdilerde dinci ve yandaş medyada MHP ye karşı ilginç bir karalamaya kampanyası başlamış durumda. Türbana dil uzattığından başlıyorlar,dinsizliğe kadar suçluyorlar partiyi ve yöneticilerini.Ne deyim çok iyi oluyor MHP ye. Zamanında bunlara destek vermişti Gül denen adam Çankaya'ya çıksın diye. Ne deyim MHP kendin ettin kendin buldun,dostunu düşmanını iyi bil. Dinciden milliyetçi insana dosta olur mu,sonra böyle besle kargayı oysun gözünü durumu yaşarsın:)
lavelli - 08/ŞUB/2010 15:08
sayın altaylı yalandan,kim olmüş şimdiye kadar,arınçın,uslubu biraz fazla kaçırmış laf,bunlar.
bavul olayına gelince, bavul teslim edildi, gündemden,düştü artık, anında bir olay patladı, sayın emine ERDOĞAN. türban, olayı, oda mecliste,kavgayla son, buldu. şimdi yeni,bir bomba geleçek derken, ahmet TÜRKÜ. vurun olayı, patladı, kafasına,ikitane sıkın diye, biri talimat vermiş. habertürk, kanalında duydum. yeniden taraf muhabirleri,ortaya dökülecek.
sayın bardakoğluda, bu işlere alet oldu, gündemi değiştirmek, için sanki,kurulmuş, bir, ortam,germe makinası.önümüzdeki, gündem,bunlar olacak,
Safak Eren - 08/ŞUB/2010 16:16
Merhaba,
24 Aralik 2009 Cuma günü, Zürich kantonunan bagli bir belediyede bulanan, Diyanete bagli bir camii'ye Cuma namazi kilmak icin gittim. 24 aralik ayni zamanda Noel oldugundan tatil günüydü.
Neyse ben de bu firsattan yararlanarak cuma namazina gitmeye karar verdim ve Diyanete bagli bu camiye gittim.
Hoca vaazini verirken söyle cok ilginc bir cümle söyledi: "Sevgili cemaat, biliyorsunuz, icinde bulundugumuz bu hafta, bunlarin Noel bayramini ve yeni yili kutladigi haftadir. Bunlar bu hafta icinde en cok fuhus yaptiklari ve alkol ictikleri zamandir."
Diyenate bagli olan bir camide ayni zamanda yabanci bir ülkede olan bir camide böyle konusulmamasi gerektigine inaniyorum.
Insallah Diyanet daha ciddi cuma vaazlarini ele alir.
saygilarimla
jedan - 08/ŞUB/2010 17:53
Sari Lacivert - 08/ŞUB/2010 12:54
Sarı Lacivert'in sorduğu bu iki soru ve olası cevapları çok önemli. Bu cevapları bilmek de her vatandaşın hakkıdır.
1-)‘Bizim ordumuzdan bu belgeleri hangi serefsiz calmis
2-) Bunlari calan vatan hainlerinin (bu bavulu ve/veya) daha baska belgeleride calip Yunan (veya herhangi başka bir ülkenin) Gizli Istihbahrat Servislerine satmadiginin bir garantisi varmi?
Taraf Gazetesinin bu konuda bir fikri var mıdır aceba???????
lewiss - 08/ŞUB/2010 19:00
Oguz Tolga nin yorumuna ek bende bir sey yazmak istiyorum , Laik bir ulkede Diyanet Isleri Baskanliginin varligini anlamak mumkun degil , hic bir laik ulkede boyle bir baskanlik yok , olmamalida .
Safak Eren in anlattigi hoca vaazi , ne duzeyi dusuk bir vaaz . O ulkede minareler yasaklandi , adamlarin ulkesinde bir Turk imaminin konusmalarina bakin , adamlar her seyi farkinda zaten , sana ne bireylerin ozel hayatindan ???
sabriaras - 08/ŞUB/2010 21:08
Sayin Altayliyi birisi aramis.
Aman ne laflar etmis ne laflar.
Ne ince konusmalar ne ozurler ne efendilikler... Bini bir paraya gitmis o konusmada.
En istemedigim sey oldu. Olay kisisellesti.
Halbuki ne ben sizi tanirim ne siz beni.
Ben yazilarimda sizi ihtham etmedim soyle yapiyorsunuz boyle yapiyorsunuz diye. Soyle yapan boyle yapan doktorlari genelledim. Onlari itham ettim.
Kaldiki sizde benimle ayni fikirdeydiniz.
-Uc bes yamuk adam yuzunden bu yasa cikartiliyor arada yaslar da yaniyor.- diyen sizdiniz.
Hah iste o uc bes adam size gore uc bes adam.
Bize gore uc bin bes bin adam.
!!!
Hukumete gore daha fazla adam olsa gerek ki tutmus yasa cikartmis bunun icin.
!!!
Niye bireysel niye kisisel aliyorsunuz soylenilenleri?
Ben geneli yaziyorum.
Ogretmenlerin hatalarini yaziyorum, adam gibi ogretmenin biri cikip gonul koyuyor:
-Ben oyle miyim ulan.- diye.
!!!
Askeri elestiriyorsun askerin biri cikiyor:
-Gel ulan kafama sikayimda gor. Biz hicbir seyden korkmayiz korkmadik.- diyor.
!!!
Hakimi elestiriyon hakimin birisi cikip:
-Anam avradim olsun hayatimda tek kurus haram lokma aldiysam.- diyor.
!!!
Eee doktorlari elestirdik bu seferde siz kustunuz.
-Gel bak bakalim kacta isten cikiyorum kacta ofise geciyorum gel izle.- diye.
!!!
Kusura bakmayin, sorunlar bu sekilde cozulmuyor.
Sen yanmasan, ben yanmasam, o yanmasa nasil cikacak karanliklar aydinliga demisler.
Illa birileri yanacak arada.
O bugun sen olursun yarin ben olurum.
Yeterki aydinliga cikalim.
...
Olayi kisisellestirmeyelim.
En sonunda isi benim babam senin babani dovere baglamayalim.
...
Bu ulkede, devlet hastahanesindeki isini adam gibi yapmayip ozel muayenehanesinde is kotaran doktorlar var mi yok mu?
Var.
Kabak gibi var hemde.
Oyle parmak sayisiyla uc bes tanede degiller.
Her mahallede uc bes taneler.
O derece coklar.
O yuzden bu yasa bu anlamda iyi.
Daha iyisini daha guzelini siz onerecektiniz.
Olmadi isin bu asamaya gelmesine siz engel olacaktiniz.
Isini gucunu tasini taragini toplayip ozel muayenehanesine gidene, hastalari kaz gorup yolmak icin cebinden saga sola kartvizit dagitanlara siz engel olacaktiniz.
-Yahu bu uc bes cigersiz yuzunden yarin obur gun bizim basimiz yanacak, biz topun ucuna gidecez.- diye dusunecektiniz, siz orgutlenecektiniz.
En az, serefsizler kadar sizlerde yurekli olacaktiniz.
Bu siz olurdunuz, mesai arkadasiniz olurdu, hastahane arkadasiniz olurdu, okul arkadasiniz olurdu, braans arkadasiniz olurdu...
Sesiniz cikmis olsaydi, bu konuda bir onleminiz bir yaptiriminiz bir ugrasiniz olmus olsaydi, uc bes cigersiz karaktersiz doktor bozuntusu adam hukumetin gozune batmaz, butun doktorlari baglayan bir yasayi tek kalemde cartttt diye gecirmez, arkasinada hastaliktan muzdarip hastane kapilarinda surum surum surunen milleti takmaz onlardan destek alamazdi.
Yaniliyor muyum?
Ama herkes isine geldigi sekliyle yasamayi tercih ediyor.
Aman canim adama dokunmayalim ozel muayenesine gidiyorsa gidiyor bize ne? Biz namusuzmuzla saat dortta cikiyoz ya, kime ne? Hem adamin arkasi saglam simdi sikayet ederiz bizi surerler buradan falan fesmekan... vs. vs. vs. korkusu olmasaydi bazi doktorlarda bu gunlere gelinirmiydi yinede?
???
Bu ulkede herkes ektigini biciyor.
Herkes.
Bire bir ne ekiyorsa onu biciyor.
Sonra bugday yerine daha kolay diye cimen eklenler hasat zamani bugday yerine ucun birini gorunce sari sari basaklar yerine yesil yesil ot u gorunce basliyor kizip kopurmeye.
!!!
Hukumetlere falan kiziyorlar:
-Ya biz baklava ekmistik fare b.ku cikti.- diye.
Hadi len...
Ne ekiyorsak onu biciyoruz bu ulkede.
Sen ben o bu su herhes. Ama herkes.
Bunu anlamadigimiz surece daha cok tartisiriz daha cok birbirimizi kirariz daha cok gelen oper giden oper bizi.
...
Istifa edecekmissiniz.
Hayirlisi olsun.
Insallah bu vesile ile parasal sorunlariniz azalmis olur.
En azindan kazanciniz artmis olur.
Ne diyelim.
Millete hayirli olur insallah.
Sevgiler.
sabriaras - 08/ŞUB/2010 21:58
Yahu bosverin simdi bardaklari camlari mamlari.
Birtek bizde yok bu acubeler.
Gavrda bile var.
Hatta onlar isin mokunu falan cikartmis ozel ulke falan kurmuslar bu ugurda.
Secimler falan yapiliyor milyonlarca insan bir araya gelipte.
Isi ticarete bile dokmusler.
Nolmus yani bizde bir Diyanet Isleri Baskanligi olmussa.
Atla deve mi?
Tuvalatte sakiz cignese gunah olur mu olmaz mi yi bilmeyen bir millete sevabi gunahi kim ogretecekti kuzum?
Maliye bakanligi mi?
Yanlislikla su icilirse oruc bozulur mu bozulmaz mi bu millet nereyi arayacak?
800 lu hatlari mi?
Diyanet isleri ve ona bir baskan lazim ki hala duruyor orada.
Bakin baska adamlara da papa lazim ki duruyor hala orada.
Sorun durup durmamasi degil.
Nerenize ne kadar taktiginiz meselesi.
...
Adam:
-Aksamlari biraz Ilyada okuyun sonra azicik tango yapin gunun stresinden kurtulun!- deseydi cikip alkislayacak miydiniz adami?
???
Adam din ve diyanet isleri baskani yahu.
Teksas Tommiks okuyun diyecek degildi ya be gulum.
!!!
Bizim millet bir alem.
Hayatlarini onun bunun sunun dedigine gore yasiyorlar,
Onun bunun sunun korkusunda gore sekillendiriyorlar,
Oculere, boculere, cinlere, seytanlara, cisssslara gore altlarina doldura doldura yasiyorlar,
Sonra adamin biri mekani zamani karistirip dengesiz bir laf edince kopuruyorlar.
!!!
Bizim millet bir alem yahu.
Karadenizlilere gulup egleneniyoruz fikraya sohbete Karadenizlileri ekleyip gulup egleniyoruz ama eminim Karadenizliler bize bakip bakip bizden daha cok egleniyorlardir.
!!!
Su icin su.
Korkmayin gecti gecti...
:)))
Sevgiler.
atadan - 08/ŞUB/2010 22:08
sayın Başbakan ailesi üzerinden siyaset yapılmasına HAKLI olarak çok tepki gösteriyor..
güzel.
ama merak ediyorum.
eşi suikaste kurban gitmiş bir hanımefendinin odasına paldır küldür girerek,o hanımefendinin beyanı ile;
DARP a varacak kızgınlıkla bağıra,çağıra TALİMAT veren yardımcısı hakkında ne düşünüyor...
pek duyamadık ta...
o bakımdan merak etmekteyiz...
sabriaras - 08/ŞUB/2010 22:24
Ziiiirrrrr.
Ziirrrrrr.
-Selamun aleykum.
-Eeee iiii uuuu ben Baykal.
-Sen kimsin kardesim ne istiyorsun?
-Ben Baykal.
-Anladik sen Baykalsin. Kimsin ve ne istiyorsun?
-Ben Baykal Baykal. Hani CHP vaaar hani alti ok vaaar hani solun sahini var ya. Hani Karaoglanin ak olani. Deniz Baykalim ben.
-Ooo Baykal beyefendi buyurun efendim. Ne arzu etmistiniz?
-Eee duydum ki iiiii buyuk alim buyuk ilim adami buyuk ustad medari iftaharimiz hocamiz ameliyat olmus. Bir gecmis olsun dilemek icin aradim. Sen o musun?
-Hayir Baykal beyefendi. Ben hoca efendi hazretlerinin ozel kalem muduruyum. Suan kendisi doktorlarin gozetiminde istirahatte. Sizden once zaten Amerikayla bir gorusmesi olmustu cok yoruldu hoca efendimiz. Bilmem ki sizinle konusur mu?
(Karsidan bu aciklamaya bir bozulma sessizligi gelir...)
-Siz yinede hoca efendi hazretlerine bir sorun bakalim. Musaitse cok yormadan bir gecmis olsun dileklerimi iletecegim.
-Sanmam ama hadi bir soralim.
(Fisir fisir sesler gelir arka fondan.-
-Selamun aleykum oho oho oho.
-Hocam ben Baykal.
-Kim?
-Baykal Baykal.
-Haaa bizim Baykal.
-Evet hocam. Ellerinizden operim. Gecmis olsun hocam.
-Oho oho oho. Allah razi olsun evladim.
-Hocam size stend takmislar, niye oksuruyorsunuz ki?
(Hastalik diyince aklina oksurmek dusen hoca bu soze bozulur.)
-Ben hastahaneye yatip kalp ameliyati olmadan once soguk almistim, o yuzden oksuruyorum Baykalcim.
-O zaman duble gecmis olsun hocam.
-Fesuphanallah. Duble muble bunlar yanlis isler Baykal. Bak demedi deme Baykal. Olmuyor ama Baykal.
-Aman hocam affola. Bilemedim. Benim senden bir ricam olacak hocam.
-Estafurullah. Allah izin verirse Allah istegini dogru yola adanmis bir emel olarak gorurse bizede bu istegi yerine getirmek icin sihhat verirse... (hoca yarim saat konusur ise ise ise...) biz de elimizden geleni yapariz allahin izni ile.
-Horrrr.
-Alo alooo kime diyorum ben.
-Hah hocam sizi dinliyordum bende can kulagi ile. Ha istegim su ki sizin muritlere bi diyiverseniz de onlarda sagda solda bir citlatsa.
-Neyi?
-Benim sizi aradigimi size gecmis olsun dedigimi?
-Sen beni ben oldugum icin mi aradin, benim sirtimdan prim yapmak icin mi? Bana bak Baykal, ben seni reytingimle doverim. Ayda uc bes defa tiviye cikip ozel program yapiyorum ben. Milllet beni senden daha cok taniyor ve dahi seviyor. Benim sirtimdan prim yapmak icin arama kardesim beni. Git Bulent Ersoy u ara. Ne de olsa eski hukukun var onunla. O yardimci olsun sana.
Catttt.
Ertesi gun gazetelerde surmanset basliklar atilir.
Baykal Cubbeli Hocayi aradi.
Gecmis olsun dileklerini iletti.
Hocayla Baykal telefonda birbirlerine Temel fikrasi anlattilar cok gulduler cok eglendiler.
Aman masallah nazar degmesin insallah.
!!!
Sevgiler.
atadan - 08/ŞUB/2010 22:27
Hursit - 08/ŞUB/2010 08:57
bizlere 'CUMHURİYET ÇOCUĞU''diyen yazar, ne çocuğuymuş acaba...
merak ettim...
sabriaras - 08/ŞUB/2010 22:45
Imza kurumus.
:)))
ADLİ Tıp Kurumu, Üst Kurulu, İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ndaki ıslak imzanın Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'e ait olduğuna karar verdi.
Üst Kurul'un imzaya ilişkin verdiği rapor belli oldu. Buna göre 11 kişiden oluşan Adli Tıp Üst Kurul’un 4'e karşı 7 oyla İrtica ile Mücadele Eylem Planı'ndaki imzanın Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu bildirdi.
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Dursun Çiçek'in talebi üzerine yürüttüğü soruşturma kapsamında söz konusu belgeyi Üst Kurul'a göndermişti. Kurul, 5 Şubat 2010'da günü kararını verdi.
Kararın henüz kendilerine ulaşmadığını belirten Ergenekon savcılarından Zekeriya Öz ile Fikret Seçen, konuya ilişkin, “Dursun Çiçek'in talebi üzerine gönderdik. İlk raporu Adli Tıp İhtisas Kurulu vermişti. Şimdiki kararı Adli Tıp Genel Kurulu verdi. Zaten bizim için imzanın Dursun Çiçek'e ait olduğu kesindi" diye konuştular. Taraf Gazetesi'nde 12 Haziran 2009’da İrtica İle Mücadele Eylem Planı belgesine ilişkin Dursun Çiçek 2 kez tutuklanıp daha sonra edilmişti.
...
...Ergenekon savcılarından Zekeriya Öz ile Fikret Seçen, konuya ilişkin, “...Zaten bizim için imzanın Dursun Çiçek'e ait olduğu kesindi" diye konuştular.
!!!
Eger gazeteciler bir taraflarindan uydurmadi ise yukaridaki sozlere bakarsak durum vahim.
Koskoca savcilar -Adli Tibi kim takar, bilirkisiyi kim takar biz zaten biliyorduk onun oyle oldugunu.- anlamina gelen aciklamalarda bulunmuslar.
Anladik savcilik makami iddia makamidir ama rabbinin onlara cilivlanti gostermesi gibi ermis yetenekleri yoksa ekstradan, savcilarin bu sozleri hukukun cignendiginin ihlal edildiginin kabak gibi belgesidir.
Biz zaten boyle oldugunu biliyorduk.
(Imza atilirken yanindalarmis sanirim kurmay albayin! Ya da kamera takmis izliyorlarmis!)
!!!
Bosuna yordular Adli Tibi!
Bundan sonra bu savcilar ne derse o olsun.
Nasil olsa onlar zaten biliyorlar herseyi.
Rableri onlarin gonul gozlerini acmis bi kere.
Bosuna zaman ve para harcamaya gerek olmasin.
Hakime mahkemeyede gerek olmasin bundan gari.
Bu kadar otu bocegi bilen savcilik makami, sucladigi adamlarin ne kadar ceza alacaginida biliyordur uc asagi bes yukari.
Yakaladigini soksun kodese.
Mahkemeye ne gerek var bosu bosuna!?
Evrak sahte mi degil mi bakmaya gerek yok. Sen yargilansan kesin 5 yil yersin aslanim. Atin bunu bes yil iceri. Katiksiz.
Bak kardesim bu parmak izi senin. Biz biliyoruz. senin gozunden belli bu bikere. Simdi seni mahkemeye versek yargilatsak su icinde 7 senen var senin. Atin sunu alti seneligine iceri. Hadi yine iyisin bugun iyi gunumdeyim.
Bak kardesim senin su su su sahisla devleti ve milleti bolmeye yonelik, mesru hukumeti devirmeye yonelik sakincali telefon konusmalari yaptigin soyleniyor. Biz zaten bunun boyle olduguna inaniyoruz. Gel zorluk cikarma ot bulbul gibi. Ugrastirma bizi ozel izinle mizinle telefon kayitlari ile evrak ile. 9 sene yerine 7 sene verelim sana yat adam gibi.
!!!
Ulkeyi ne guzel yonetiyorlar yahu.
Ne guzel hukuk isletiyorlar yahu.
Demokraside nasil kabak cicegi gibi aciliyoruz yahu.
Insan hayran kaliyor valla.
Sevgiler.
cingizhan - 08/ŞUB/2010 22:55
İŞTE BUGÜNLERDEKİ KAVGANIN GERÇEK NEDENİ …………………………………….
AKP-MHP KAVGASININ ASIL NEDENİ!..
Mehmet Tezkan – Milliyet
8 Şubat Pazartesi 2010
Meclis’te bir cümleyle başlayan tartışmanın bu noktalara geleceğini kimse beklemiyordu..
Polemik biraz itiş kakışa neden olsa da orada biter beklentisi fazlaydı..
Öyle olmadı..
‘Faşist’ kelimesinin bile kullanıldığı başka bir boyuta taşındı..
Hem de en üst düzeyde..
Erdoğan-Bahçeli seviyesinde..
Neden?
Nedenini bulmak için 2009 yerel seçim haritasını iyi okumak gerekir.. AKP- MHP kavgasının start noktası bu seçimdir..
Niye mi?
Daha bir yıl bile olmadı, yerel seçimde gördük ki, batı da sahil bandının hemen arkasına MHP yerleşmiş..
Isparta, Uşak, Manisa, Balıkesir gibi iller MHP’ye geçti..
Kuzey’de Gümüşhane, Kastamonu, Karabük örneği gösterilebilir..
Yani..
AKP seçmeni bu illerde MHP’ye kaydı..
* * *
Yerel seçimdir, parti kadar aday da önemlidir denilebilir; doğrudur.. Ama şunu da biliyoruz..
Seçmen yerel seçimlerde genellikle iktidar partisini tercih ediyor.. Hele o iktidar yüzde 47 gibi büyük bir potansiyelle ülkeyi yönetiyorsa..
* * *
AKP’yi düşündüren bu gelişmenin üzerine Kürt açılımı geldi..
Temelde doğru olan ama büyük hatalarla yanlış başlayan bu girişimin..
Hele hele ‘Habur Şovu’nun AKP tabanını rahatsız ettiğini herhalde kimse inkâr edemez..
Özellikle iç Anadolu’daki muhafazakâr seçmenin milliyetçilik vasfı daha ağır basan başka bir muhafazakâr partiye kayacağını tahmin etmek zor değil..
İki kere iki dört gibi..
* * *
Başbakan belki de bu nedenle; bir süre önce partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada uzun uzun ‘milliyetçilik’ anlayışlarının ne olduğunu anlattı..
MHP’ye gönderme yapmadı ama farklarını anlattı.. ‘Kafatasçı milliyetçik’ kavramını kullandı..
AKP belki de bu nedenle; açılımı tabanına, örgütüne anlatmak için hazırladığı kitapçıkta MHP’yi suçladı..
* * *
AKP- MHP savaşı durduk yerde çıkmadı..
* * *
Bu yüzden din argümanı, kutsal değerler, muhafazakâr aile hassasiyeti ön plana çıkartılıyor..
Veya çıkartılmak isteniyor..
* * *
Nereye kadar gider derseniz..
Seçime kadar gider..
Bundan önceki seçimler ağırlıklı olarak laiklik üzerinden AKP-CHP atışması ekseninde geçti..
Önümüzdeki seçimde muhafazakârlık, milliyetçilik bandında AKP-MHP kavgasına tanık olacağız..
* * *
Son hadise..
Öncü depremdir!
……….
EH, NASILSA BİR GÜN EKONOMİYE İŞSİZLİĞE SIRA GELİR.
oktayum - 09/ŞUB/2010 01:02
Bilmem hatırlarmısınız?
367 li oylamada,oturumu yöneten başkan
(yeterli çoğunluk vardır,dışarı çıkmış olabilirler)gibi bir şeyler demişti.
soru 1-O başkan kimdi?
soru 2-O oylamada CUMHUR BAŞKANI seçilmişti.
soru 3-Bu oturum ne içindi?
Hadi ben söyliyim.
Oturumun konusu çalışma bakanı ile ilgili gensorudur.
Sahi biz kimiz?
Hangi yıldayız?
Burası neresi vs.vs.
cümlemize geçmiş olsun.
atadan - 09/ŞUB/2010 04:19
SİZİN NAĞMELERİNİZ DE Mİ TIRIŞKADAN
*******
çuvalcı abd li Ankara da..törenle karşılanmış..haydi siyasileri zaten bir kenara bırakmıştık..
çünkü onlar;NE NOTASI MÜZİK NOTASI MI..BÜYÜK DEVLETLER ÖZÜR DİLEMEZLER diyerek, daha o zaman net tavırlarını abd den yana koymuşlardı..
zaten başka şansları olmadığından değişik bir şey söyleyemezlerdi..
içimiz sızlayarak ta olsa normal karşılamıştık..
ama ortada,sözde müteffikimiz abd tarafından elleri kelepçelenen,başlarına çuval geçirilip tekmelenen ve 3 gün boyunca sorguya çekilen TÜRK ASKERLERİ vardı..
ve bu rezil emri veren abd li general, sırıtarak ve adeta en kutsal değerlerimize edilmiş küfür gibi başkentimize geldi elini kolunu sallayarak..
yetmiyormuş gibi,siyasilerimiz de ziyaretine gitmişti ve beraberce bir toplantı düzenlemişlerdi..hem de ATATÜRK ün resmini hiç yüzleri kızarmadan arkalarındaki duvara asarak..
dayanma sınırlarımızın sonuna geldiğimizi düşündüğümüzde ne kadar yanıldığımızı gördük..
çünkü masada,bu en aşağılık muameleye tabi olan askerlerin silah arkadaşları da yer almıştı üniformaları ile..
pes dedik..pes..
yahu biz kime güveneceğiz..kim koruyacak onurumuzu böylesine rezil durumlarda..
hani;'yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıydınız',hani, cehennem kudursa dönmezdiniz..'hani,'1283 diyince RAPPPP diye ayağa kalkıp;'İÇİMİZDEEEE'diye bağırırdınız..nasıl olacak bütün bunlar..silah arkadaşlarınızın kafasına çuval geçirilme emrini veren abd li generalin elini sıkıp toplantı yaparak mı..
yoksa siz harbiye marşınızı, sadece uygun adım ile yürüyebilmek için mi söylüyorsunuz..
yüreğimiz yaralı ve kendimizi çok yalnız hissediyoruz..
haberiniz ola..
sancak1967 - 09/ŞUB/2010 08:29
CHP Dini Siyasete Alet Ediyor
Alevi dernekleri ve cemevlerini ziyaret ederek, açık açık vatandaşlardan oy isteyen CHP'lilere neden kimse ses çıkarmıyor? CHP'ye dini siyasete alet etme ruhsatını kim verdi?
Geçen hafta CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu Düzce'nin Gölyaka ilçesinde Hacı Bektaş Veli Derneğini ziyaret ederek, vatandaşlarla sohbet etti. Burada ettiği laflar tüm medyada haber oldu. Ne demişti hatırlayalım: "'Biz hükümeti çok rahat silkeleriz. Biz sizden hafif bir destek bekliyoruz. Gerçi bu saatten sonra bizim silkelememize gerek kalmadı. Hükümet zaten dökülmeye başladı'
Daha önce de Deniz Baykal'ın Merdivenköy Şahkulu Sultan Dergahı'nı ziyaretini hatırlıyoruz. Dikkatinizi çekelim bu dernek de değil "dergah"...
Hacı Bektaş Veli Derneği deyince burasının hangi amaçla kurulmuş ve faaliyet gösteren bir dernek olduğu konusunda Türkiye'de herkes hemfikirdir sanıyoruz. Alevi ve Bektaşi vatandaşlarımızın inançlarını, kültürlerini, korumak ve yaşatmak için kurduğu pek çok dernekten bir tanesi.
Pek çok cemevi dernek adı altında hizmet veriyor. Gündemin önemli konularından biri de hükümetin "Alevi açılımı" ve önemli maddelerden biri cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi.
Yani bu derneklerin pek çoğu, Alevi vatandaşlarımız için birer cemevi, yani dua ettikleri kutsal bir mekan.
Peki Baykal ve Kılıçdaroğlu'su bu mekanları ziyaret ettiklerinde ne yapıyorlar? Resmen, açıktan oy istiyorlar. Siyaseti dinin ta içine kadar sokuyorlar.
Herhangi bir sol görüşlü olmayan parti, acaba herhangi bir tasavvufi kökleri olan derneği aynı şekilde ziyaret edip, benzer şekilde konuşmalar yapsalar, "Bu muhalefeti rahat yeneriz. Ama destek de bekliyoruz" falan deseler neler olurdu? CHP'nin koparacağı yaygarayı bir düşünün. Hele bir de bir "dergah"ı, bir "tekke"yi ziyaret etseler de benzer konuşmalar yapsalar... İrtica hortlayıp, şeriat geliverirdi manşetlerde.
CHP ne düşünüyor gerçekten merak ediyoruz?
CHP'liler, cemevi olarak kullanılan ve adıyla, sanıyla, faaliyetleriyle, dini kimlik taşıyan bu dernekleri ziyaret edip, açık açık oy isteyerek ve siyasi rakiplerini kötüleyen konuşmalar yaparak, yani siyasi faaliyette bulunarak, cemevlerini içinde ibadet edilen, kutsal mekanlar olarak görmediklerini mi ifade etmiş oluyorlar?
Yoksa, "burası elbette dini bir kimlik taşıyan, ibadethane hükmündeki bir yerdir. Ama bize dine siyaset, siyasete de din bulaştırmak serbesttir. Bizim dışımızdakilere yasaktır." mı diyorlar?
Daha da garibi Alevi vatandaşlar bu saygısızlığa neden izin veriyor?
Ve niye hiç bir yazar bunu dile getirmiyor? Hiç bir yorumcu bu konu hakkında iki kelam etmiyor?
LİBERALSES
sancak1967 - 09/ŞUB/2010 08:31
Adli Tıp: İmza Dursun Çiçek'in
Adli Tıp Kurumu "İrtica ile Mücadele Planı'ndaki imza Dursun Çiçek'e ait" sonucuna vardı.
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu Ergenekon Savcılığı'nın talebi üzerine toplandı ve Dursun Çiçek'in imzasını taşıyan İrticayla Mücadele Eylem Planı hakkında kararını verdi.
Heyet, inceleme sonucunda 7’ye karşı 4 oyla “İmza Dursun Çiçek’e ait” sonucuna vardı. Muhalif kalan üyeler herhangi bir görüş belirtmediler.
Albay Dursun Çiçek, İrticayla Mücadele Eylem Planı'yla ilgili soruşturma kapsamında iki kez tutuklanıp serbest bırakılmıştı.
Taraf gazetesinin 12 Haziran 2009 tarihli sayısında, 'AKP ve Gülen'i Bitirme Planı' başlıklı haberde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca (CMK 250. madde ile yetkili bölümü) yürütülen soruşturma kapsamında bir şüphelinin ofisinde yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen bir belgeye istinaden Genelkurmay Harekat Başkanlığı Bilgi Destek Dairesi 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü'nde 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' adı altında bir çalışma yapıldığı, çalışmayı içeren belgenin altında 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in paraf ve imzasının bulunduğu iddia edilmiş ve belgeye ait fotokopiler yer almıştı.
Taraf gazetesinde yayımlanan haber üzerine Genelkurmay Başkanlığı'nca soruşturma emri verilmiş ve aynı gün Askeri Savcılık tarafından olayla ilgili soruşturma başlatılmıştı.
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi'nce aynı gün belgenin içeriğiyle ilgili 'yayım yasağı' konulmuştu.
Liberal Ses
atadan - 09/ŞUB/2010 08:38
SAYIN BÜLENT ARINÇ I TEBRİK YAZISIDIR
düşünün ki;
1-kadın
2-kendine güvenli
3-erkeklerle aynı kulvarda
4-başı açık
5-üstelik seçilmiş
6-meclis başkan vekili
7-kültürlü
8-laik
9-cumhuriyetçi
10-Atatürk ilkelerini savunuyor
11-chp li
12-muhalif
13--Rahmetli Uğur Mumcu nun eşi
14-saygın
bulmuşun böyle bir hanımefendi..çakmışın omuzu odasının kapısına..girmişin içeri..öfkeden gözün dönmüş bir halde..boğazının damarlarını şişirerek bağırmaya başlamışsın..hatta darp teşebbüsüne çok yakınsın..bir tokat patlatsan ve hatta bir yumruk, 14 maddenin intikamınla soğutacaksın içini..
ama işte burada SAĞ DUYUSUNU kullanmış sayın;ARINÇ..
ertelemiş İNTİKAM duygularını..düşünmüş İNTİKAM soğuk yenen yemektir..
iradesine hakim olmuş..sadece avazı çıktığı kadar bağırmakla yetinmiş..
bu kadar zor durumda ve bu kadar kışkırtıcı maddeler arka arkaya sıralanmışken, böyle bir iradeyi göstermek herkese nasip olmaz..
tebrikler sayın BÜLENT ARINÇ
sancak1967 - 09/ŞUB/2010 09:21
10 yaşında hamile kalıyorlar Paylaş
hurriyet.com.tr/DIŞ HABERLER 9 Şubat 2010
İngiltere'nin en büyük sorunlarından biri ergenlik dönemindeki kız çocuklarının hamile kalması. Son araştırma hamile kalan kızların yaşlarının 10'a kadar gerilediği yönünde.
Araştırmaya göre, son 8 yıl içinde henüz ilkokulu bitirmemiş 54 kız çocuk hamile kaldı. Bu çocuklardan 15'i sadece 10, 39'u ise 11 yaşındaydı.
8 YILDA 63 BİN DOĞUM
Hükümet rakamlarına göre, her yıl İngiltere ve Galler’de 13 ve 13 yaş altı 300 kız çocuk hamile kalıyor. 2002'den bu yana ise 15 yaş altı 63 bin 587 çocuk doğum yaptı.
İngiltere'de Bilgi Alma Özgürlüğü Yasası çerçevesinde basına açıklanan verilere göre, 2002’den bu yana hamile kalan 63 bin 587 çocuğun yaş dağılımı şöyle: 12 yaşında 268, 13 yaşında 2 bin 257, 14 yaşında 14 bin 777 ve 15 yaşında 45 bin 861.
Veriler hamile kalan kızların yüzde 60’ının kürtaj yaptırdığını ortaya koyarken, kayıtlara geçmeyen çok sayıda doğum ve kürtaj olduğu ifade edildi.
"TRAJİK" BİR DURUM
İngiltere, tüm Avrupa ülkeleri arasında 16 yaş altında en fazla hamileliğin görüldüğü ülke. Yetkililer bugüne kadar milyonlarca sterlin harcanmasına rağmen bu sorunun önüne geçemezken, Kent Üniversitesi öğretim üyesi Frank Furedi, durumun “trajik” olduğunu belirtti.
Furedi, “Bu durum çocukların cinselliğe ne kadar batmış olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
Aile eğitimi uzmanı Norman Wells de, kız çocukların, erkek arkadaşlarını ellerinden kaçırmamak için istemeden de olsa cinsel ilişkiye girdiklerini söyledi.
taciksoz - 09/ŞUB/2010 10:07
Bunlar Islamiyet'te zorlama olmadigini bilirler de, bilmezden gelirler. Yavas yavas, derinden, sinsice kazarlar Turkiye'yi icine dusurmek istedikleri kuyuyu. Dayatmaya calistiklari seyin Islamiyet olmadigini da bal gibi bilirler, ama islerine oylesi gelir, bu garabete utanmadan din derler. Bunlarin yaptigi isin dinle alakasi filan yoktur, bunlar bir ticarethanenin ortaklaridir, baska bir sey degil. Bir de her daim magdur vaziyettedirler, ortalikta aglayip zirlayip oy isterler, maalesef de alirlar o oylari. Ama bu millet de bu numaralari daha ne kadar yer bilmem artik.
Tartışmamızın başından ben, "bilgilendirmeye" çalışıyorum. Siz ise aşağılamaya..
Karşısındaki "hikaye okumakla", "yalan dolan yazmakla" vs suçlayan ben değilim. Açın tekrar okuyun, kim ne demiş göreceksiniz.
Sülalenizin yarısının doktor olmasına rağmen, doktorların çalışma sistemi hakkında bu kadar bilgisiz kalmanız çok ilginç. Sanırım doktor akrabalarınızla ya hiç görüşmüyorsunuz, ya da sizin ailedeki doktorlar sizin tarif ettiğiniz doktor tipine çok uyuyorlar.
Tamgün yasası ile ilgili konuşmaları, getirip doktorların ne kadar ahlaksız olduğu, ve bu yüzden haklı bir yasa olduğu şeklinde bağlamanız, konuyu anlama şansınız konusunda beni ümitsizleştirdi. O yüzden daha fazla uzatmayacağım. Tavsiyem, Hasan Tevfik Bey'in yazılarını en azından bir kere daha okumanızdır.
Siz, meslek etiğine uymayan "karakoyun" hekimlerin bu yasa ile melekleşeceğini beklemeye devam edin.
Çok beklersiniz:)
Saygılar.
Not: Maddi sıkıntılarım konusundaki iyi dilekleriniz için teşekkürler; ama şükür ki öyle bir sorunum yok. Tüm yazdıklarım, daha iyi bir sağlık sistemi arayışıyla ilgiliydi, kişisel arayış için değil.
sevda_0635 - 09/ŞUB/2010 14:12
Sancak bey ilk defa bir yazınızı tam okudum,cinsel kimlikleri oluşmadan cinsel olgunluk yaşına erişmeden çocukların cinselliğe bulaşmalarını doğru bulmayan biriyim.
Bana göre ingiltere de çocukların yaşadığı cinsel sapkınlıktır ama cinsel istismar değildir.Bu cinsel olaylar çocukların ve gençlerin kendi aralarında yaşadıkları rızaya dayalı olaylardır.Uygun bir cinsel eğitim,çocuklara gösterilecek biraz daha fazla ilgi ile bu sorun kolayca aşılır.
Ülkemizde ve islam toplumlarında ise çocuklara karşı yapılanlar ise tam bir cinsel istismardır. Koca koca adamların küçücük kız çocukları ile evlendirildikleri ve bunun normal bir şey olarak karşılandığı bir toplum hastalıklı ve iğrenç bir toplumdur. Üstelik çoğu dini tarikat ve dini yapılanma bunu bir sünnet olarak görmekte ve uygulamaktadır.Yazık ve trajik olan durum budur.
FBI 'ın yayınladığı internet pornosu suçlarında hep islam ülkelerinin önde gitmesi, çocuk pornosunun ve diğer sapkın pornoların en çok Türkiye ve diğer islam ülkelerinde indirilmesi, çocukların aile içi cinsel istismarlara uğramalarına en çok islam ülkelerinde rastlanması,üstelik bunların büyük çoğunluğunun adliye ve polise yansıtılmamış olması müslüman halkların halletmesi gereken bir sorundur.
Yani sancak bey ingiltere veya başka bir ülkeye çamur atarken önce kendi haline bakmak lazım.Ne demişler yılan kendin eğri bilmez deveye boynun eğri dermiş. Bu ülkede onbinlerce genç kız 15 yaşın altında evlendiriliyor hem de imam nikahı ile.
Hasan Tevfik - 09/ŞUB/2010 19:36
Sn. tristesse, sevgili Sabri kardeş'e benim "tam gün yasası" ile ilgili yazdığım yazıları bir kez daha okumasını önermiş ama Sabri Kardeş o yazıları anlamadığını ifade etmişti...
Bu nedenle bence çok fayda sağlamayacaktır yazıları yeniden okumak...
Ben de çok zorlamayacağım açıkçası anlaması için...
Zira yazıların anlaşılabilir olduğunu düşünüyorum...
Ama tabii ki Sabri Kardeş anlamamakta özgür...
Anlamayabilir de, anlamak istemeyebilir de...
Hatta bu yasanın, tristesse'nin de dediği gibi yamuklukları düzelteceğini sanabilir de...
Benim de yanıtım aynı olacak:
Bekleyen, daha çok bekler...
Bu hükümet hangi yamukluğu düzeltmiş ki, bu yamukluğu düzeltsin...
Üstelik, onlar iktidara geldiklerinden beri düz olan şeyler de yamuldu...
Devenin bile düz olan yerleri var...
Selamlar;
atadan - 09/ŞUB/2010 20:40
sevgili UĞUR MUMCU,
eşinin odasını basmalarından ve eşine fırça atmalarından ve hatta fiziki darp a teşebbüs bile edecek bir sinir krizi içinde olmalarından dolayı boşuna üzülme..
neden mi...
eğer yaşasaydın şimdi silivride hapis yatmaktaydın biliyor musun..
suçun ne miydi..
bu da sorumu sevgili UĞUR..
çok basit...
KEMALİST olman...
KEMALİSTLERİN beyin takımından olman..
şaşırdın değil mi..evet..yaşadığımız zamanlarda suç oldu artık KEMALİST olmak..
nasıl mı...abd nin emriyle tabi..
abd TAK emreder..bunlarda ŞAK yerine getirir..her ülke gerçeğinde olduğu gibi..
olmaz öyle şey deme..
suçumu bulamazlardı deme..
sadece ATATÜRK çü olduğu için, bir cerrahın can kurtaran neşterini bile silah kabul edip,hakkında hüküm olmadan dünya çapında bir BİLİM İNSANINI hapiste yatıran zihniyet, seni çoktan içeri tıkmıştı..
bu günkü iktidarın zamanında,KEMALİST, ATATÜRKÇÜ, ULUSALCI, MİLLİYETÇİ, MİLLİCİ olamaktan daha büyük bir suç var mı sanıyorsun...
pkk lı terörristleri bile sınırda kurdukları özel mahkemelerde sadece yedi dakikada AKlayan bu zihniyet,KEMALİSTLERİ,senelerden beri içerde yatırmaktadır hakkında bir mahkeme hükmü olmadan bile..
senin haberin yok ama,abd ye, ' deliğe süpürme, kullan'diye ricada bulunanlardan söz etmekteyim...
ATATÜRK ün KALPAKLI resminin bulunduğu TÜRK BAYRAĞI bile SUÇ UNSURU olarak kabul edilmekte bu zamanlarda....ve dahi NUTUK bulundurmakta dahil..
şaşırıyorsun değil mi..
biz şaşkınlık sınırını çoktan geçtik..
acı acı gülme zamanlarındayız...
evet..inanmayacaksın ama böyle..
çünkü emperyalistlerin ağababası abd ve saz arkadaşları, böyle talimat veriyor emrindekilere...
milliciler,ulusalcılar,milliyetçiler; emperyalistlerin,sömürücülerin,mandacıların talimatı ile tu kaka oldular hepsi... sevgili arkadaşım UĞUR MUMCU..
abd başta olmak üzere, bütün emperyalistlerin, ülkemizdeki iradeleri ve kişilikler satın alınmış kuklaları ve dahi satılmışları, ULUSALCI veya MİLLİYETÇİ veya MİLLİCİ olarak kendilerini ifade edenlere,sabah akşam küfür edip sahiplerinden AFERİN beklemekteler..
sadece onlar mı..TÜRK ASKERİ nin kafasına ırakta çuval geçirip tekmelenme emrini verenler,Ankara da törenle karşılanmakta..ve hatta bu karşılayanların arasında, kafasına çuval geçirip tekmelenen askerlerin SİLAH ARKADAŞLARI bile var...
çok şaşırıyorsun değil mi...
ne şanslısın ki sen bir defa öldün...
ne yazık ki bu yaşadıklarımızın karşısında biz her gün ölüyoruz...
NUR İÇİNDE YAT SEVGİLİ ARKADAŞIM..
atadan - 09/ŞUB/2010 20:43
SİZİN NAĞMELERİNİZ DE Mİ TIRIŞKADAN
***********
çuvalcı abd li Ankara da..törenle karşılanmış..haydi siyasileri zaten bir kenara bırakmıştık..
çünkü onlar;NE NOTASI MÜZİK NOTASI MI..BÜYÜK DEVLETLER ÖZÜR DİLEMEZLER diyerek, daha o zaman net tavırlarını abd den yana koymuşlardı..
zaten başka şansları olmadığından değişik bir şey söyleyemezlerdi..
içimiz sızlayarak ta olsa normal karşılamıştık..
ama ortada,sözde müteffikimiz abd tarafından elleri kelepçelenen,başlarına çuval geçirilip tekmelenen ve 3 gün boyunca sorguya çekilen TÜRK ASKERLERİ vardı..
ve bu rezil emri veren abd li general, sırıtarak ve adeta en kutsal değerlerimize edilmiş küfür gibi başkentimize geldi elini kolunu sallayarak..
yetmiyormuş gibi,siyasilerimiz de ziyaretine gitmişti ve beraberce bir toplantı düzenlemişlerdi..hem de ATATÜRK ün resmini hiç yüzleri kızarmadan arkalarındaki duvara asarak..
dayanma sınırlarımızın sonuna geldiğimizi düşündüğümüzde ne kadar yanıldığımızı gördük..
çünkü masada,bu en aşağılık muameleye tabi olan askerlerin silah arkadaşları da yer almıştı üniformaları ile..
pes dedik..pes..
yahu biz kime güveneceğiz..kim koruyacak onurumuzu böylesine rezil durumlarda..
hani;
'yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıydınız',
hani,
'cehennem kudursa dönmezdiniz.'
hani,'1283 diyince RAPPPP diye ayağa kalkıp;'İÇİMİZDEEEE'diye bağırırdınız..'
nasıl olacak bütün bunlar..
silah arkadaşlarınızın kafasına çuval geçirilme emrini veren abd li generalin elini sıkıp toplantı yaparak mı..
yoksa siz harbiye marşınızı, sadece uygun adım ile yürüyebilmek için mi söylüyorsunuz..
yüreğimiz yaralı ve kendimizi çok yalnız hissediyoruz..
haberiniz ola..
sancak1967 - 10/ŞUB/2010 11:33
Yanlışın insanı da ülkeside olmaz...
Yanlış yanlıştır...
Kimse yanlışı savunmasın...
Bizim düşmanlığımız yanlışa olmalıdır insana olmamalıdır...
Buradaki tartışmalarda görüyorum ki kötüye ve yanlışa düşmanlık yerine insana düşmanlık var.
sancak1967 - 10/ŞUB/2010 11:38
"Kötü kişi hakikaten tövbe ederse dostum olabilir ama kötülük düşmanımdır”
Hz Mevlana...
Tartışmanın özü bu olmalıdır...
sevda_0635 - 10/ŞUB/2010 17:50
Yanlış yanlıştır.
Yanlışa düşman olmaya yanlış yerden başlamak yanlıştır.
Kendi evinin önü bataklık iken komşuya evinin önünde biraz çamur var demek yanlıştır.
Kendi yanlışlarını gizlemek sürekli başkalarının yanlışları üzerinden propoganda yapmak yanlıştır.
Ne demiş atalarımız; iğneyi kendine çuvaldızını ele batır
ama bizde atasözüne bakan kim:)
*Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekiyor. Eğer kayıtlı üyemizseniz her sayfanın üst bölümünde yer alan kullanıcı adı ve şifre alanlarını doldurarak giriş yapınız.